05 Haziran 2009 için Arşiv
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 11
05 Haziran 2009Navala reş’ın başlangıcı ; GİDİŞ (Nusaybin)
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 11
Yezid bin Cabir (r.a.) diyor ki; Ben Muaz bin Cebel (r.a.) den şöyle işittim.
Buyurdu ki;
-“Ne kadar çok ilim öğrenirseniz öğrenin, bunlarla amel etmedikçe öğrendiğiniz ilimden sevap alamazsınız.”
Yine Muaz bin Cebel (r.a.) buyurdu ki;
-“Üç şey, Allah-u Teâlâ’nın gazabına sebep olur, Bunlar; Hikmetsiz gülmek, uykusu gelmediği halde sabaha kadar ibadetsiz vekit geçirmek ve karnı acıkmadığı halde fazla yemek yemek.”
Reca bin Hayve (r.a.) şöyle bildiriyor; Bir zamanlar Muaz bin Cebel (r.a.) in bir sohbetinde bulunmuştum.
İlim hakkında şöyle buyurdu;
-“Size benim vasiyetim olsun! İlmi, ancak Allah rızası için öğrenin! Zira Allah rızası için öğrenen ilim, takvayı (Allah’tan korkmayı) hasıl eder. Bu niyetle ilim aramak ibadettir. Bu ilmi müzakere etmek tesbihtir. Bu ilmi müzakere etmek tesbihtir, ilimden konuşmak, Allah yolunda cihaddır. BİLMEYENE İLİM ÖĞRETMEK SADAKADIR. Bir mecliste bulunanlara ilimden bahsetmek, Allah-u Teâlâ’ya yakınlıktır. Zira ilim, helal ile haramın terazisi, Cennet ehlinin minaresi, gurbette insanın arkadaşıdır. Bir insan, bir yerde yalnız kaldığı zaman, ilim ona sıkıntıyı gideren bir arkadaş olur. Sıkıntı ve genişlik zamanlarında ilim sahibine delildir. İlim düşmanlara karşı çok iyi bir silahtır. İlim büyüklerin yanında dindir. Dostlarının yanında insanın süsüdür. Cenab-ı Hak bir kavmi, ilim ile yükseltir. İnsanı ilimle başkalarına rehber, öncü yapar ve ona itaat ederler. Melekler dahi ilim sahiplerinin dostluklarını arzular ve kanatlarını onların üzerine gererler. Canlı ve cansız her ne varsa, hatta denizlerdeki balıklar ve diğer hayvanlar, havada uçan kuşlar, karadaki bütün hayvanlar, Alimlere istiğfar ederler. Çünkü ilim, insanın kalb gözünü açar. Gözleri karanlıktan aydınlığa kavuşturan bir nurdur. İlim ile amel eden insan, seçilmiş kimselerin makamlarına yükseltir. İlim sahipleri, dünya ve ahrette yüksek derecelere erişir. İlimde tefekkür, nafile oruç tutmak gibidir. İlmin öğretilmesi nafile namaz kılmaktan sevaptır. İlim ile, helal ve haram olan şeyler ayırt edebilir, İlim amellerin imâmıdır. Amel, ilme tabidir. İlimsiz amel olmaz. İlim, cennet yoluna ışıktır. Cehennemlik olanlar, ilimden mahrum kalanlardır. Dünya ve ahiret saadetinin kaynağı ve bütün ibadetlerin efdali, en üstünü ilimdir.”
Hazret-i Muaz bin Cebel (r.a.) oğluna şöyle vasiyet etmişti;
-“Ey oğlum! Bir namazını kıldığın vakit, o namazın senin kıldığın son namazın olacağını düşün! Bir daha böyle bir namaz vaktine yetişeceğini ümit etme!”
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 12
05 Haziran 2009Navala reş giriş yolu GİDİŞ (Nusaybin)
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 12
Hazret-i Muaz bin Cebel (r.a.) oğluna şöyle vasiyet etmişti;
-“Ey oğlum! Bir namazını kıldığın vakit, o namazın senin kıldığın son namazın olacağını düşün! Bir daha böyle bir namaz vaktine yetişeceğini ümit etme!”
-“Ey oğlum! Mü’min olan bir kimsenin iki hayırlı iş arasında ölmesi lazımdır. Yani bir hayırlı işi yaptığı zaman, ikinci hayırlı işi yapmak niyetinde ve kararında olmalıdır.”
-“Şeytan, pazarda, yalan, hile, hiyanet ve yemin ettirerek Müslümanları günaha sokmaya çalışır. Önce gidip, geç çıkanlara dahi asılır.”
Hazret-i Muaz bin Cebel (r.a.) e;
-“Falanca, Kur’an-i kerim yazıp satıyor.”
Dediklerinde,
-“Bu Kur’an-i kerim satmak değildir. Kağıt ve işçilik ücreti istemektir. Kur’an-i kerim’i satmak demek, onu para ile, ücret ile öğretmektir.” Buyurdu.
-“Allah’ın buğzettiği kimseler, mescidlerde dilenenlerdir. Yani onlar, Allah’ın evlerinde, yüce ve münezzeh olan Allah’tan değil de, başkalarından isterler. Bir de istediklerini vermeyenlerin günahlarına girmiş olurlar.”
-“Bir din kardeşini sevdiğin zaman onunla munakaşa etme! O’na fena harakette bulunma ve onun hakkında, başkasına (Bu nasıl adamdır) diye sorma! Olur ki, onun bir düşmanı ile karşılaşırsın da, onda olmayan bir şeyi sana bildirir. Böylece seninle onun arasını açmış olur.”
Birisi Muaz bin Cebel (r.a.) e;
-“Bana öğüt ver!” deyince
Muaz bin Cebel (r.a.);
-“Merhametli ol ki, ben de senin Cennet’e girmene kefil olayım.” Buyurdu.
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 13
05 Haziran 2009Navala reş’in giriş yolu GİDİŞ (Nusaybin)
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 13
Muaz bin Cebel (r.a.) şöyle anlatıyor;
Bir gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın huzuruna varmıştım
bana;
-“Ey Muaz! Sen, bu akşam nasıl sabahladın?” buyurdu.
Ben de;
-“Ya Resulallah! Allah-u Teâlâ’ya iman etmiş olarak sabahladım.” Dedim.
Bunun üzerine Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Ey Muaz! Senin her sözünün doğruluğuna bir delilin vardır. Bu sözünün doğruluğunun delili nedir?” buyurdular.
Ben de şöyle cevap verdim;
-“Ya Resulallah! Ben, geceden, gündüze çıktığım zaman, bir daha akşamı beklemem. Akşam olduğu zaman da , sabaha kadar yaşayacağımı hiç ümit etmem. Bir adım attığım zaman, ikinci adımı atacağımı sanmam. Her insanın bir eceli olduğunu bilirim. Ecelinin saati geldiği zaman, o anda ecelimin ona yetişeceğini bilirim. Bütün insanlar mahşerde haşr olunurlar. Kimisi Peygamberi ile beraberdir. Kimisi de taptıkları ile beraber olacaktır. Ben ise, kendimi sanki cehennemdeki insanların azaplarını ve cennetteki insanların ni’metlerini her an görüyorum gibi düşünüyorum.”
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;
-“Ey Muaz! Sen çok iyi yapmışsın. Böyle düşünmeye devam et ve bundan hiç ayrılma!”
Muaz bin Cebel (r.a.);
-“Sırat köprüsünü geçinceye kadar mü’minin huzuru olmaz.” Buyrudu.
İmâm-i Tavus bin Keysan (r.a.), geceleri ibadet ve zikir ile geçirir, tefekkür ederdi. Sabaha kadar kıbleye karşı oturdu.
Ve;
-“Cehennemi hatırlamak, korkanların uykusunu unutturmuştur.” Buyururdu.
Bir defasında Muaz bin Cebel (r.a.) i de ağlarken gördüler
Ve;
-“Niçin ağlıyorsun?” diye sordular.
Muaz bin Cebel (r.a.) buyurdu ki;
-“İnsanlar iki guruptur. Biri Cennetlik, diğeri cehennemlik. Acaba ben hengisinden olacağım? Diye ağlıyorum.”
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu


