14 Haziran 2009 için Arşiv
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 7
14 Haziran 2009Bore Beşire Mecido (Girnavas mevki-i)
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 7
Ebû Zer Ğıfari (r.a.) Resulullah Efendimiz (s.a.v.) e bi’at ederken;
-“(Hak Teâlâ’nın yolunda hiçbir kötüleyicinin kötülemesine aldanmıyacağına, ne kadar acı olursa olsun daima doğru sözlü olacağına)” söz vermişti. Ömrünün sonuna kadar hep böyle kaldı.
Bu hususta Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Dünyaya Ebû Zer’den daha sadık kimse gelmedi.” Buyurmuşlardır.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a anlatılmayacak derecede muhabbeti ve bağlılığı vardı.
Bir defasında şöyle demiştir;
-“Ya Resulullah (s.a.v.) benim kalbim yalnız Allah-u Teâlâ’nın ve sizin muhabbetinizle doludur. Bu muhabbet o derecede ki insanın kalbi ancak bu kadar muhabbetle dolu olur.”
İki ilim denizinin birleştiği nokta ve ilmin kapısı olarak vasıflandırılan Hazret-i Ali (r.a.);
-“Ebû Zer (r.a.) ilimde deryadır. İnsanların anlamaktan aciz olduğu çok ilmi biliyordu. Sonra ilmin üzerini kırba bağlar gibi bağlayıp ondan hiç sızdırıp zâyi eylememiştir.” Buyurdu.
Hazret-i Ömer (r.a.);
-“Ebû Zer (r.a.) in ilmi çok yüksektir.” Buyurdu.
Abdullah İbn-i Mes’ud (r.a.) da onun ilim hususunda bu ümmetin en ileri gelenlerden olduğunu bildirmiştir.
-“O, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın zamanında dinde fetva verenlerden idi.”
Tebük muharebesinde Ebû Zer Ğıfari hazretleri (r.a.) nin devesi pek zayıf ve dayanıksız olduğu için geride kalmıştı. Yolun ortasında devesi çöküp kalınca, devesinden indi. Eşyasını sırtına yükleyerek ordu’ya yetişti. Yalnız başına tenha bir yerde oturdu.
Paygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) Ebû Zer (r.a.) i böyle tenhada görünce;
-“Allah-u Teâlâ, yalnız başına yürüyen, yalnız başına vefat edecek olan ve yalnız başna haşrolunacak olan Ebû Zer’e rahmet eylesin.” Buyurmuşlardır.
Mekke’nin fethine de kendi kabilesinin sancağını taşıyarak katılmıştır.
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 8
14 Haziran 2009Bore Beşire Mecido (Girnavas mevki-i) Nusaybin
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 8
Ebû Zer Ğıfarı (r.a.), dünyaya hiç değer vermezdi. Son derece kanaatkar, fakir ve yalnız yaşardı.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) ona; “Mesih-ül-İslâm” lakabını vermişti.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) e tam bağlanıp, O’nun sevip, beğendiğini seven, Onun sevmediğini ve beğenmediğini sevmeyen Ebû Zer (r.a.) Resulullah (s.a.v.) ın vefatında da yanında bulunmuştur.
Peygamberimiz (s.a.v..) in vefatından sonra da bir köşeye çekilip, son derece mahzun ve yalnız yaşadı. Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in halifeliği devrinde de böyle yaşayıp, O’nun vefatından sonra Şam’a gitti. Oraya yerleşti. Hazret-i Osman (r.a.) halifeliğine kadar orada kaldı.
Sonra Medine-i Münevvere’ye geldi.
Şam halkına din bilgilerini öğretmekle meşgül oldu. Şüphelilerden ve haramlardan son derece sakınırdı. Evinde bir günlük nafakasından fazlasını bulundurmaz, hep fakirlere dağıtırdı.
Hatta Şam’da bulundukları sırada bir gün Şam valisi tecrübe etmek için onbin dirhem altın göndermişti. Ebû Zer hazretleri (r.a.) altınları hemen fakirlere dağıttı. Yanında tek altın bile saklamadı.
Ertesi gün Vali’nin hizmetçisi gelip,
-“Aman efendim, dün sana getirdiğim altınlar meğerse başkasına gidecekmiş. Yanlışlıkla sana getirmişim.” Deyince
Ebû Zer (r.a.);
-“Oğlum onları fakirlere dağıttım. Sen vali’den iki üç gün mühlert iste, ben bu parayı hazırlarım, iâde ederiz.” Dedi.
VALİ’NIN ADAMI DURUMU VALİ’YE ANLATTI. Vali Ebû Zer (r.a.) in doğru sözlü olduğunu anladı.
Fakat oranın zenginleri Ebû Zer (r.a.) in bu durumunu beğenmediler. Oradan gitmesi için Hazret-i Osman (r.a.) a mektup ile bildirdiler.
Böylece Medine-i Münevvere’ye davet edildi.
Hazret-i Osman (r.a.), Şam halkının kendisinden şikayet sebebini sordu. Ebû Zer (r.a.) de hadiseyi olduğu gibi anlattı.
Bunun üzerine Hazret-i Osman (r.a.);
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 9
14 Haziran 2009Aşke keşe (Baverne yolu) Nusaybin
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 9
Bunun üzerine Hazret-i Osman (r.a.);
-“Yâ Ebû Zer (r.a.), halkı zühd yoluna zorla sokmak imkansızdır. Benim vazifem, onlar arasında Hak Teâlâ hazretleri’nin emriyle hükmetmek ve onları çalışma, iktisat tarafına teşvik eylemektir.” Buyurdu.
Sonra Ebû Zer (r.a.) hazret-i Osman (r.a.) a
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bana;
-“Binalar Sel dağı’na ulaştığı zaman, sen Medine’den ayrıl.” Diye emretmişlerdi. İzin verirseniz, ben Medine’den gideyim.” Dedi.
Hazret-i Osman (r.a.) müsaade buyurdular ve bir deve sürüsü ile iki köle verdiler. Yetecek miktarda yiyecek ve hadiyeler ile Medine-i Münavvere yakınlarındaki ‘Rebeze’ adındaki yere gitmesini söylediler.
Ailesi de Şam’dan buraya gönderildi. Ebû Zer Ğıfari (r.a.) buraya bir mescit yaptırdı. Vefat edinceye kadar, gelenlere İslâm dinini öğretti. Hadis-i Şerifler rivayet eyledi. Kalan ömrünü burada geçirdi ve orada da vefat etti.
Vefatı pek garip oldu.
Hanımı ona bir elbise aradığında
Ebû Zer (r.a.);
-“Bana elbise deği kefen lazımdır, deyip Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın kendisine nasıl vefat edeceğini söylediğini bildirdi.”
-“İYİ BİR HABER VAR, YAKINDA RESULULLAH (Sallallahu aleyhi ve sellem) A KAVUŞACAĞIM.”
Ve;
-“Ey ölüm çabuk gel ruhum Rabbime kavuşmak sevgisiyle çırpınıyor.” Dedi.
Hasta olduğu bir gün, kızı veya hanımına dönüp;
-“Dışarıdan gelen olup olmadığını” sordu.
Dışarı çıkıp baktıklarında bir şey görünmediğini bildirdiler.
Bunun üzerine;
-“Vefat zamanın henüz gelmedi. Şimdi siz bir koyun kesip hazırlayın. Cenazemde Salih bir topluluk bulunacak. Onlara ikram edersiniz. Yemeği yemeden gitmelerini benim tenbih ettiğimi söylersiniz.” Buyurdu.
Arzusu yerine getirildi.
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu


