18 Haziran 2009 için Arşiv
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 14
18 Haziran 2009Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın doğduğu ev (Mekke)
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 14
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Allah-u Teâlâ’ya iman etmek ve onun yolunda cihad yapmak.” Buyurdu.
Yine dedim ki;
-“Ya Resulallah İman bakımından en kamil mü’min hangisidir?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Ahlakı en güzel olanıdır.” Buyurdu.
Dedim ki;
-“Ya Resulullah (s.a.v.) mü’minlerin en emini kimdir?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“İnsanlara elinden ve dilinden zarar gelmeyen kimsedir.” Buyurdu.
Dedim ki;
-“Ya Resulallah en efdal hicret hangisidir?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Günahlardan uzaklaşmaktır.” Buyurdu.
Dedim ki;
-“Ya Resulallah (s.a.v.) en efdal namaz hangisidir?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Dua’sı fazla olan namazdır.” Buyurdu.
Ben dedim ki;
-“Ya Resulallah oruç nedir?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Ecrini, mükafatını bizzat Allah-u Teâlâ’nın katkat vereceği bir farzdır (ibadettir.)” buyurdu.
Dedim ki;
-“Ya Resulallah (s.a.v.) hangi cihad daha efdaldır?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 15
18 Haziran 2009Cebel-i Sevr (Mekke)
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 15
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Mal ve canı ile yapılan cihaddır.” Buyurdu.
Dedim ki;
-“Ya Resulallah (s.a.v.) hangi köleyi azat etmek daha efdaldır?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Madden ve manen kıymetli olanı.” Buyurdu.
Dedim ki;
-“Sadakanın en efdalı hangisidir Ya Resulallah?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Az da olsa fakirin gönlünü almak için verilendir.” Buyurdu.
Dedim ki;
-“Ya Resulallah Allah-u Teâlâ’nın indirdiği ayetler içinde en faziletlisi hangisidir?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-”Ayet-el kürsidir.” Buyurdu.
Ebû Zer hazretleri (r.a.) devam ederek Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e Peygamberler ve onlara gönderilen kitaplar hakkında da sualler sorup aldıktan sonra,
Sözüne şöyle devam etmiştir.
-“Ya Resulallah (s.a.v.) bana nasihat et.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Sana Allah’tan korkmanı tavsiye ederim. İşin başı budur.” Buyurdu.
Ben;
-“Ya Resulallah Biraz daha.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Sana Kur’an-i Kerim’i okumayı tavsiye ederim. O senin için yeryüzünde nur, gökte melekler övgüsüdür.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha, Ya Resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Çok gülmeyi terk et, çok gülmek kalbi öldürür, yüzün nurunu giderir.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha nasihat buyur Ya Resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 16
18 Haziran 2009Sevr mağarası yolu (Mekke)
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 16
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Susmayı tercih et sadece hayır söyle, bu şeytanı senden uzaklaştırır dine uymakta sana yardımcı olur.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha Ya resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem);
-“Cihad et, çünkü cihad ümmetimin zühdü’dür.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha Ya resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Miskinleri (fakirleri) sev onlarla bulun.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha Ya Resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Kendinden aşağı olanlara bak, senden üstün olanlara bakma, çünkü içinde bulunduğun hal senin için ni’mettir.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha Ya Resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Akrabanı ziyaret et, onlar seni ziyaret etmeselerde.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha Ya Resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Allah-u Teâlâ’ya itaat et, kınayanların kınamasına aldırma.” Buyurdu.
Ben;
-“Biraz daha Ya Resulallah.” Dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Acı da olsa Hakkı söyle.” Buyurdu.
Ben biraz daha istedim.”
Sonra da elini göğsüme koydu ve şöyle buyurdu;
-“Tedbir almak gibi akıllılık yoktur. Haramlardan el çekmek gibi vera yoktur. Güzel ahlak gibi de soyluluk yoktur.” Buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu);
18 Haziran 2009Sevr mağarası yolu (Mekke)
Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu);
Eshab-i Kiramın büyüklerinden ve sima olarak en güzellerinden, ismi Dıhye bin Hlife bin Ferve bin Fedale bin Zeyd bin İmrü’l-kays bin Hazrec olup, Dıhyet-ül Kelbi diye meşhur olmuştur. Doğum yeri bilinmemektedir. 50 (M. 670) senesinde vefat etti.
Dihye-i Kelbi (r.a.) ticaretle meşgül olup, çok zengindi. KABİLENİN REİSİYDİ, Müslüman olmadan önce de Resulullah (Sllallahu aleyhi ve sellem) severdi.
Ticaret için Medine’den ayrılıp her dönüşünde Resulullah (s.a.v.) ı ziyeret eder ve hadiyeler getirirdi.
Fakat Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) bunlara kıymet vermez ve;
-“Ya Dihya eğer beni memnun etmek istiyorsan iman et, Cehennem ateşinden kurtul.” Buyururudu.
O’nun iman etmesini isterdi. Dıhye (r.a.) ise zamanı olduğunu söylerdi. Peygamber Efendimiz (Sallallahua leyhi ve sellem) o’nun hidayet bulması için duâ ederdi.
Bedir gazasından sonra birgün Cebrail aleyhisselam Dihye (r.a.) nin iman edeceğini Resulullah (s.a.v.) a haber vermişti.
İmanla şereflenmek için huzur-u saâdetlerine girince Resulullah (s.a.v.) üzrindeki hırkasını Dıhye (r.a.)nin oturması için yere serdi.
Dihye-i Kelbi (r.a.), Resulullah (Sallallahau aleyhive sellem) a hürmeten Hırka-ı Seâeti kaldırıp, yüzüne gözüne sürdükten sonra başının üzrine koydu.
Resulullah (s.a.v.) duâları bereketiyle kalbinde iman nuru doğmuş ve öylece Resulullah (s.a.v.) a gelmişti.
Cebrail Aleyhis selam çok defa O’NUN SÛRETİNDE GELİRDİ.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Beni Ümeyye’den üç kimseyi üç kimseye benzetti ve buyurdu;
-“Dıhye-i Kelbi (r.a.), Cebrail Aleyhis selam’a Urve bin Mes’ud-es-Sekafi (r.a.), İsa Aleyhis selam’a Abdül Uzzi ise Deccal’la benzer.”
Yine bir gün Cebrail Aleyhis selam Hazret-i Dihye (r.a.) sûretinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) e geldi.
Bu sırada Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mescid-i Nebi’de bulunuyordu.
Daha çocuk yaşta olan Hazret-i Hasan ile Hazret-i Hüseyin (r.anhüm) de mescid’de oynuyorlardı. Dihye (r.a.) yi görünce hemen O’na koştular. Cebrail Aleyhis selam’ı Dihye zannedip yanına vardılar ve ceplerine ellerini sokup, bir şeyler aramaya başladılar.
Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;
-“Ey kardeşim Cebrail! Sen benim bu torunlarımı edepsiz zanetme. Onlar seni Dihye sandılar. Dıhye ne zaman gelse hediye getirirdi. Bunlar da hediyelerini alırlardı. Bunları öyle alıştırdı.”
Cebrail Aleyhis selam bunu işitince üzüldü.
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu



