22 Haziran 2009 için Arşiv

Hudeybiye Kuyusu Bia’t-ür-Rıdvan

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 9

Ebû Süfyan;

-“Yalnız bir Allah’a ibadet etmeyi, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamayı emr ediyor, atalarımızın taptığı şeylere (putlara) tapmaktan bizi men ediyor. Namaz kılmayı, doğru olamyı, fakirlere yardım etmeyi, haramlardan sakınmayı, ahde vefayı, emanete hiyanet etmemeyi, akrabaya ziyaret etmeyi emr ediyor.” Dedi.

Kilise de bu konuşmalar olmuş.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın mübarek mektubu okunmuştu.

Rumlar arasında gürültüler çoğaldı.

Kayser Ebû Süfyan ve yanındaki Kureyş’lileri dışarı çıkarılmasını emretti.

Daha Müslüman olmayan Ebû Süfyan burada yeminle Peygamberimiz (s.a.v.) in davasının başarıyla sonuçlanacağına inandığını söylemiştir.

Dihye (r.a.) o mübarek güzel yüzü ile HERAKLİÜS’ÜN KARŞISINA GEÇİP TATLI SESİ İLE;

-“Ey Kayser beni sana Humus’dan bir kimse (Haris) gönderdi ki; O SENDEN HAYIRLIDIR. Allah-u Teâlâ’ya yemin ederim ki, beni O’na gönderen zât (Resulullah) ise hem ondan hem de senden dha hayırlıdır. Sen benim sözlerimi alçak gönülülükle dinleyip verilen nasihatları kabul et. Çünkü sen alçak gönülülük edersen nasihatları anlarsın. Nasihatları kabul etmezsen insaflı olamazsın.” Dedi.

Herakliüs;

-“Devam et.” Dedi.

Dihye (r.a.);

-“Öyle ise ben seni, Mesih (a.s.) in kendisine namaz kılmış olduğu Allah’a da’vet ediyorum. Ben seni Mesih (a.s.) in annesinin karnında iken gökleri ve yeri yaratan ve onlara hakim olan Allah’a da’vet ediyorum.”

(Dihye (r.a.); bu sözüyle Hiristiyanlara göre üç Allah’dan (haşa) ikincisi diye söyledikleri ve inandıkları Hazret-i İsa (a.s.) nın bir ilah olmadığını ve O dünyaya gelmeden âlemleri yaratan, biri olan Allah-u Teâlâ’ya iman’a davet ediyordu.)

-“Ben seni ÖNCEDEN MUSA (a.s.) NIN ONDAN SONRA DA İSA (a.s.) NIN GELECEĞİNİ MÜJDELEYİP HABER VERDİĞİ ŞU ÜMMİ PEYGAMBER (s.a.v.) e İMAN’A DA’VET EDİYORUM. Eğer bu hususta sen bir şey biliyorsan ve eğer kendin için dünya ve ahiret seadetini kazanmak istiyorsan onları gözlerinin önüne getir. Yoksa ahiret seadetin elinden gider. Dünyada küfür ve şirk içinde kalırsın. Şunu da bil ki, senin RABBİN OLAN Allah Cebbarları helak edici ve ni’metleri değiştiricidir.” Dedi.

Herakliüs, Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in mektubunu okuyunca öpüp gözlerine sürdü va başına koydu.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Abdullah bin Cahş ile dayısı Hazret-i Hamza (Radiyallah-u anhüm) kabri

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 10

Herakliüs, Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in mektubunu okuyunca öpüp gözlerine sürdü va başına koydu.

Sonra da;

-“Ben, ne elime geçen bir yazıyı okumadan, ne de yanıma gelen bir âlimden bilmediklerimi sorup öğrenmeden bırakmam. Böylece hayır ve iyilik görürüm. Sen bana Mesih (a.s.) in kandisine Namaz kıldığı zât’ı düşünüp buluncaya kadar mühlet ver.” Dedi.

Herakliüs daha sonra Dihye (r.a.) yi yanına çağırıp baş başa konuştu.

Kalbinde olanı izhar etti.

Dedi ki;

-“Ben biliyorum ki seni gönderen Zât, kitablarda geleceği müjdelenen ve gelmesi beklenen âhir zaman Peygamberidir. Yalnız ben O’na (s.a.v.) uyarsam; Rumların beni öldürmesinden korkuyorum. Seni onların içinde en büyük âlimleri ve benden daha ziyade itibar gösterdikleri bir kimse vardır. SAFATIR derler. O’na göndereyim Bütün Hiristiyanlar O’na tabi’dir. Eğer o imân ederse, bütün hepsi O’na uyup imân ederler. Ben de o zaman kalbimde olanı ve itikadımı açığa vururum.”

Bundan sonra Herakliüs bir mektup yazıp, Dihye (r.a.) ye verip SEFATIR’a gönderdi.

Setafır, Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in vasıflarını işitince hazret-i Musa (aleyhis selam) ın ve Hazret-i İsa (Alayhis selam) nın geleceğini haber verdikleri AHIR ZAMAN PEYGAMBERİ olduğundan hiç şüphesi olmadığını söyledi

Ve İMAN ETTİ. Evine gitti, kapandı ve her Pazar yaptığı vaazlara üç hafta çıkmadı.

Hiristiyanlar;

-“Safatır (r.a.) a ne oluyor ki o Arabla görüştüğünden beri dışarı çıkmıyor, O’nu istiyoruz.” Diye bağırdılar.

Safatır (r.a.) üzerineki siyah Papaz elbisesini çıkardı Beyaz elbise giydi ve eline âsâsını alıp kiliseye geldi. O beldedeki Hiristiyanları topladı.

Ayağa kalkıp;

-“Ey Nasara, biliniz ki bize Ahmed (a.s.) den mektup geldi. Bizi Hak Dine davet etmiş. BEN AÇIKÇA BİLİYOR VE İNANIYORUM Kİ, o Allah’u Teâlâ’nın hak Resulüdür.” Dedi.

Hiristiyanlar bunu işitince hepsi Safatır (r.a.) ın üzerine hücüm ettiler ve onu döverek ŞEHİD ETTİLER.

Dıhya (r.a.) gelip durumu Herakliüs’e haber verdi.

Herakliüs;

-“Ben sana söylemedim mi? Safatır (r.a.) Nasara katında benden daha sevgili ve azizdir. Eğer duysalar beni de onun gibi katl ederler.” Dedi.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Abdullah bin Cahş ile dayısı Hazret-i Hamza (Radiyallah-u anhüm) Kabri (Şehidlik)

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 11

Buharı (r.a.) nin Sahihi’nde zikr ettiği ve Zühri (r.a.) nin rivayet ettiği haber şöyledir;

-“Herakliüs Humus’daki köşkünde Rumların büyüklerini çağırıp kapıların kapatılmasını emreti.”

Sonra yüksek bir yere çıktı;

-“Ey Rum cemâatı sizler seâdete, huzura kavuşmayı ve hakimiyetinizin temelli kalmasını, Hazret-i İsa (Aleyhis selam) nin söylediğine uymayı ister misiniz?” dedi.

Rumlar;

-“Ey bizim hükümdarımız, bunları elde etmek için ne yapalım” diye sordular.

Herakliüs;

-“Ey Rum cemâatı, ben sizleri hayırlı bir iş için topladım; Bana Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) in mektubu geldi. Beni dine davet ediyor. Vallahi O, gelmesini bekleyip durduğumuz, kitablarımızda kendisini yazılı bulduğumuz ve alâmetlerini bildiğimiz peygamberdir. Geliniz O’na tabi olalım da dünyada ve ahrette selamet bulalım.” Dedi.

Bunun üzerine herkes kötü sözler söyleyip homurdanarak dışarı kaçmak için kapılara koştular. Fakat kapılar kapalı olduğu için bir yere gidemediler.

Herakliüs Rumların bu haraketlerini görüp, İslâmiyet’ten böyle kaçındıklarını anlayınca, öldürülmesinden korktu,

Ve;

-“Ey Rum cemâatı benim biraz önce söylediğim sözler, sizlerin, dininize olan bağlılığınız ve beni sevindiren davranışınızı gözlerimle gördüm.” Dedi.

Bunun üzerine Rumlar Herakliüs’e secde ettiler, köşkün kapıları açıldı çıkıp gittiler.

Herakliüs, Dıhye (r.a.) yi çağırdı olanları anlattı. Bahşişler, hediyeler ve elbiseler verdi.

Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e bir mektup yazdı. Mektubunu, hazırlattığı hediyeleri Dıhye (r.a.) ile Peygamber Efendimiz (s.a.v.) e gönderdi.

Herakliüs Müslüman olmak istemiş, fakat makam ve ölüm korkusundan iman etmedi.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Okçular (Ayneyn) Tepesi

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 12

Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e yazdığı mektupta şöyle diyordu.

-“Hazret-i İsa (a.s.) nın müjdelediği Allah’ın Resulü Muhammed (s.a.v.) e Rum Hükümdarı Kayser’den; Elçin mektubunla birlikte bana geldi. Ben şehadet ederim ki sen Allah’ın hak Resulüsün. Zaten biz seni incil’de bulduk ve Hazret-i İsa (a.s.) seni bize müjdelmiş idi. Rumları sana İman etmeğe davet ettim. Fakat iman etmeğe yanaşmadılar. ONLAR BENİ DİNLESELERDİ MUHAKKAK Kİ BU ONLAR İÇİN HAYIRLI OLURDU. BEN SENİN YANINDA BULUNUP SANA HİZMET ETMEYİ VE AYAKLARINI YIKAMAYI ÇOK ARZU EDİYORUM.”

Dıhye (r.a.) Herakliüs’den ayrılıp Hisma’ya geldi. YOLDA Cüzam vadilerinden Şener vadisinde Huneyd bin Us oğlu ve adamları Dıhye (r.a.) yi soydular.

Eski elbiselerinden başka her şeyini aldılar. Bu mevkide Dübeyb bin Rifâe bin Zeyd ve kavmi, İslamiyeti kabul etmişlerdi.

Dıhye (r.a.) bunlara geldi. Bunlar Hüneyd bin Us ve kabilesinin üzerine yürüyüp Dıhye (r.a.) den aldıkları şeylerin hepsini kurtardılar.

Daha sonra Resulullah (s.a.v.) Zeyd bin Haris (r.a.) i Hüneyd bin Us ve adamlarının üzerine gönderdi. Bu mesele böylece kapandı. O BELDE DE OLANLARIN HEPSİ İMAN ETTİ.

Dihye (r.a.) Medine’ ye gelince evine uğramadan hemen doğruca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın kapısına gitti.

Kapıyı çaldı

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Kim o?” diye sordu.

Dıhye (r.a.);

-“Dıhyet-ül Kelbi.” Dedi.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“İçeri gir.” Buyurdu.

Dıhye (r.a.) içeri girdi ve bütün olanları anlattı.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) herakliüs’ün mektubunu okudu;

-“Onun için bir müddet daha (saltanatta) kalmak vardır. Mektubum yanlarında bulundukça, onların saltanatı devam edecektir.” Buyurdu.

Herakliüs daha sonra da Peygamberimiz (s.a.v.) e iman ettiğini bildiren mektup yazmış ise de,

Resulullah (Sallalahu aleyhi ve sellem);

-“Yalan söyliyor. Nasranı dininden dönmemiştir.” Buyurdu.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu