02 Temmuz 2009 için Arşiv
Mikdâd bin Esved (Radiyallah-u anh)- 8
02 Temmuz 2009Mescid-i Kuba (Medine-i Münevvere)
Mikdâd bin Esved (Radiyallah-u anh)- 8
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a tekrar;
-“Ya Resulallah içiniz?” dedim.
Resulullah (s.a.v.) da içti ve kabı bana verdi. Ben de geriye kalan sütü içtim.
Resulullah (s.a.v.) ın içtiği sütün hoş kokulu olduğunu anladıktan sonra, biraz önceki duâ’ya mazhar olduğumu düşünerek, sevincimden yere yatıncaya kadar güldüm. Memnuniyetimin haddi hesabı yoktu.
Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana bakarak;
-“Ne oldun, ey Mikdâd?” dedi
Ben de, bütün olanları anlattım.
Bana cevap vererek;
-“Bu hal Cenab-ı Hakkın rahmetidir. Maden ki, Allah-u Teâlâ’nın bu rahmetine nail olduk! Niçin uyuyan arkadaşlarımızı uyandırmak için bana haber vermedin? Onlar da hisselerini alırlardı.” Buyurdu.
Ben de dedim ki;
-“Allah-u Teâlâ’nın rahmetine, sizinle birlikte kavuştuktan sonra geride kalanların ona kavuşup kavuşmamasını düşünemedim.”
Bir gün Hazret-i Mikdâd bin Esved (r.a.), Halife Hazret-i Osman (r.a.) nın yanında bulunuyordu. O’nun yanında birkaç kişi gelerek, Hazret-i Osman (r.a.) ı yüzüne karşı methetmeye, övmeye başladılar.
Hazret-i Mikdâd bin Esved (r.a.), bunların sözlerini dinlerken yerden bir avuç toprak alarak onların yüzüne savurdu.
O’na niçin böyle yaptığını sordukları zaman, şu cevabı vermişti;
-“Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki; (-“İnsanı yüzüne karşı övenler türediği zaman, onların yüzünü toprakla bulayınız.”
Hazret-i Mikdâd bin Esved (r.a.), herkesin hakkında son derece ihtiyatlı konuşurdu.
Ancak işlerinin neticesine bakarak hüküm verirdi.
Bu hususta kendisi şöyle bildiriyor;
-“Ben, bir adamın sonunu görmeden O’nun hakkında iyi veya fena bir şey söylemem!”
Çünkü buna dair Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) den bir şey sorulmuştu da
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şu cevabı vermişti;
-“İnsan kalbı kadar değişen bir şey yoktur!”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Mikdâd bin Esved (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh);
02 Temmuz 2009Mescid-i Kuba Mihrabı (Medine-i Münevvere)
Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh);
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın Vâlilerinden, İsmi Abdullah’tır. Ebû Musa künyesi ile tanınmış olup, babasının adı kays, annesinin adı ise, Tayyıbe binti Vehb bin Ak’tır.
Nesebi; Abdullah bin Kays bin Selim bin Hasar bin Harb bin Amir bin Vâil bin Naciye bin el-Cemahir bin el-Eş’ar’dır.
Bi’setten önce Yemen’in Zebid bölgesinde doğduğu bilinmekteyse de tarihi belli değildir 42 (M. 663) yılında Kufe, diğer bir rivayette Mekke-i Mükerreme’de vefat etti.
Ebû Musa el-Aş’âri (r.a.), Müslüman olmasını, Buhari ve Müslim (r.a.) in ittifakla bildirdiği Hadis-i Şerif’te şöyle anlatılmaktadır;
-“Biz Yemen’de iken Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in ortaya çıkışı haberi bize ulaştı. Ben iki ağabeyim (Ebû Bürde ve Ebû Rûhem olup, ben onlardan küçük idi.) ve Eş’ari kabilesinden 52 veya 53 kişi bir gemiye bindik ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ı görmek için yola çıktık.”
-“Ancak gemimiz hava muhalefeti sebebiyle bizi Habeşistan’a çıkardı. Orada Cafer bin Ebi Talib (r.a.) ile buluştuk ve Müslüman olduk.”
Cafer (r.a.);
-“Resulullah bizi, buraya gönderdi. Burada bir müddet oturmamızı emretti. Siz de bizimle burada bir müddet oturunuz.” Dedi.
-“Bunun üzerine bizde orada oturduk. Daha sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın Musadesiyle Habeşistan hükümdarı Necaşi (r.a.) bizi iki gemiye bindirip, Medine’ye gönderdi. Biz Medine’ye geldiğimizde, Resulullah (s.a.v.) hayber fethinde bulunuyordu. Bu savaşta yanında bulunmayanlara hisse vermediği halde biz ganimetten hisse verdi…”
Eş’ariler, Medine’ye gelmekte oldukları sırada Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) eshabına;
-“Yanınıza öyle bir kavim gelecektir ki onlar, İslamiyet için sizden daha yufka yüreklidirler.” Buyurdu.
Bunların arasında Ebû Musa el-Eş’ari (r.a.) de vardı. Eş’ariler Medine’ye yaklaştıkları zaman;
-“Yarın sevgililere, Muhammed (s.a.v.) le Eshabına kavuşacağız.” Diye şiir söyliyorlardı.
Eş’ariler Medine’ye gelince Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) biát ettiler.
Müslümanlar arasında ilk defa musafahayı yapanlar onlardı.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh)- 2
02 Temmuz 2009Mescid-i Kuba (Medine-i Münevvere)
Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh)- 2
Müslümanlar arasında ilk defa Musfahayı yapanlar onlardı.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) onları Medine’de Botham meydanlığı’na yerleştirdi.
Ve Onlara buyurdu ki;
-“Sizin hicretini iki defadır. Biri Necaşi’nin ülkesine, ikincisi de yurduma yapılan hicrettir.”
Eş’ariler yatsıdan geç vakitlere kadar ibadet ettiklerinden, Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın yanına giderler ve O (s.a.v.) onların yanına gelirdi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Eş’ariler’e namaz kıldırdıktan sonra;
-“Allahın size olan nimetlerindendir ki, insanlardan bu saatte başka bir kimse namaz kılıyor değildir. Bu namazı sizden başka kılan kimse yoktur!” buyurur, onları takdir ve teşvik ederdi.
Ebû Musa el-Eş’ari (r.a.) bu iltifatlardan çok memnun olur, Allah’ın Resulune (s.a.v.) ve Müslümanlara sevgisi kat kat artardı.
Kur’an-i Kerim’im Maide suresi ellidördüncü (54) ayet-i Kerimesindeki;
-“Allah’ın onları seveceği ve onların da Allah’ı seveceği bir kavim getirir.” Buyurduğu hakkında
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Onlar işte budur! Yani Ebû Muse’l Eşâri’nin kavmidir.”
Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Seferlerde yoldaşlık eden Eş’ari cemaatının gece vakti evlerine girdikleri zaman okudukları Kur’an-i, seslerinden çok iyi tanırım. Sefer halinde, geceleyin onların kondukları yerleri de gündüz görmemiş olsam bile Kur’an seslerinden anlarım. Buyurdu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın mübarek hanımlarından Aişe-i Sıddıka (r.anha) ile bir gece bir yere gidiyorlardı.
Ebû Müs’el-Eş’ari (r.a.) nin evinin hizasına gelince durdular.
O kur’an-İ Kerim okuyordu. Okumasını bitirinceye kadar beklediler.
Hazret-i Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), o’nu gündüz görünce akşam ki hadiseyi anlatıp, Eshabına;
-“Buna muhakkak Davud’un güzel seslerinden bir ses verilmiş.” Buyurarak meth etti.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh)- 3
02 Temmuz 2009Mescid-i Kuba (Medine-i Münevvere)
Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh)- 3
Ehl-i Sünnet itikadındeki iki mezhep İmâmlarından biri olan Ebû’l-Hasan-i Eşari hazretleri (r.a.) Eş’ari kavmindendir. Ebû Musa el-Eş’ari (r.a.) nin amcası Ebû Amir (r.a.) de, Rsulullah (s.a.v.) ın kumandanlarındandı.
Mekke-i Mükereme’nin fethinden sonraki Huneyn gazâsındaki harbe amcasıyla katıldı. Ebû Amir (r.a.) İslâm ordusu’nun Evtas’taki birlik kumandanıydı, bu harbde yaralandı.
Ebû Mus’ei Eşari (r.a.) amcasını yaralayanı öldürdü. Amcası Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a selam, istiğfar etmesi vasiyetiyle, Onu mücahitlerin kumandanı tayin ettikten sonra şehadet şerbetini içti.
Evtasi’de zafer kazanan Ebû Mus’el Eşari (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın yanına dönüp, durumu arz edip, amcasının vasiyetini de söyledi.
Bundan sonrası Ebû Mus’el Eşari (r.a.) şöyle anlatır;
(Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.) abdest suyu istedi ve abdest aldı.) Sonra ellerini kaldırıp;
-“Allahım! Kulcağızın Abû Amir’i afv eyle!” Diye dua etti.
Dua ederken
-“(Ellerini o kadar kaldırmıştı ki) ben iki koltuğunun beyazlığını gördüm.”
Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Allahım, kıyamet gününde Ebû Amir kulunu şu yarattığın insanlardan çoğunun üstünde âli bir makama kıl.” Niyazında bulundu.
Bunun üzerine;
-“Ya Resulullah, benim için de mağfiret dile!” diye dua istedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) benim için de;
-“Rabbim, Abdullah ibni Kays’ın günahını afv eyle! Kıyamet gününde O’nu en yüksek ve güzel makama koy!” diye duâ buyurdu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında Zebid, Aden ve yemen valiliklerinde bulundu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi vesellem) Muaz bin Cebel ile birlikte Yemen’e vali gönderirken ikisine şöyle buyurdu;
-“Yemen’e vardığınızda halka kolaylık gösteriniz ve güçlük göstermeyiniz! Sevindirin de nefret ettirmeyiniz. Muhabbet ediniz de ayrılmayınız.”
Hazret-i Muhammed (s.a.v.) ile Zatür-Rika gazasında, Mekke’nin fethinde, Huneyn gazâsında bulundu.
Hazret-i Ömer (r.a.) in hilafetinde Kufe, Basra valiliklerine tayın olundu. Burada Vâli iken Ehvaz, İsfahan ve Nusaybin fethedildi.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu



