03 Temmuz 2009 için Arşiv

Resulullah (s.a.v.) dişleri şehid olduğu zaman kaldığı mağara (Uhud dağı)

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu);

Eshab-i Kiramdan. İsmi Sa’d, nesebi Sa’d bin Mâlik bin Sinan bin Uneyd bin Sa’lebe bin Elcebr bin afv bin Haris bin Hazrec’dir. Kendisi ve babası sahabendir. Babası Uhud gazâsında şehid oldu.

Uhud savaşında onüç yaşında idi. Diğer gazâlarda bulundu. 64 (M. 683) de vefat etti. Kabrinin İstanbul’da Kariye Cami yanında olduğu bildirilmektedir.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in hicretinden on sene önce doğdu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret edince annesi Hazret-i Enise (r.anha) ve babası Hazret-i Mâlik bin Sinan Müslüman oldular.

Ebû Sid’i Hudri (r.a.) Müslüman anne ve baba’nın bulunduğu bir evde büyüdü. Bu sebeple islmiyet’i çocukluğundan itibaren kabul etmiş, İslam terbiyesiyle yetişti.

Ebû Said’i Hudri (r.a.) peygamberimiz (s.a.v.) in hicretinden sonra yapılan medine’de Mescid-i Nebevi’nin inşasında çalışmıştı. Yaşı küçük olması sebebiyle Bedir ve Uhud gazalarına katılmadı.

Bedir gazâsına bası Mâlik bin Sinan (r.a.) katıldı. Şehid olmak için ön saflarda kahramanca çarpıştı.

Ebû Said’i Hudri (r.a.) Uhud harbine katılmak için babasıyla Peygamber Efndimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e muracaat ettiler.

Bu hadiseyi Ebû Said (r.a.) şöyle anlattı;

-“Uhud günü Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e arz olunduğum zaman onüç yaşında idim.”

Babam beni Resulullah (s.a.v.) ın yanına götürüp;

-“Ya Resulallah! Bu yavrumun yaşı her ne kadar küçükse de iri kemiklidir. Vucudu gelişkindir. İzin verirseniz, bizimle gelsin.” Dedi.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) beni yukardan aşağıya kadar süzdükten sonra;

-“O’nu geri çeviriniz.” Buyurdular.

Benim gibi yaşı küçük olanlar

-“Medine’de kadınları ve çocukları korumakta vazifelendirdiler.”

Babası Hazret-i Mâlik bin Sinan (r.a.) Uhud gazâsında, Resulullah Efendimiz (s.a.v.) yaralanınca mübarek yanaklarından akan kanı emmekle şereflenmişir.

Bunun üzerine Pygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) Hazret-i Mâlik için;

-“Kanım kanına dokunan, karışan kişiye Cehennem ateşi dokunmaz.” Buyurdu.

Babası Mâlik bin Sinan (r.a.) bu Gazâda şehid oldu.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Mescid-i Kuba (Medine-i Münevvere)

Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh)- 6

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Ümmetim, rahmet olunmuş, bir Ümmettir. ahrette onlar için azab yoktur. Allah-u Tâlâ onların cezalarını, zelzele ve kargaşalıklar gibi şeylerle, acele olarak dünyada verir. Kıyamet günü olduğu vakit ümmetimden her birinin yerine Yahudilerden biri getirilir ve Cehenneme atılır.”

Birgün Peygamberimiz (s.a.v.) Ebû Musa el-Eşâri (r.a.) ye;

-“Cennet hazinelerinden (ve diğer rivayette) arşın altındaki hazinelerden bir hazineye seni irşad edeyim mi?”

Ebû Musa el-Eşâri (r.a.);

-“Evet Ya Resulallah irşad buyur.” Demesi üzerine

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“La havle vela kuvvete illa billah de” diye buyurdu.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Allah-u Teâlâ gece günah işleyene sabaha kadar gündüz günah işleyene de, tevbe etmesi için akşama kadar, mühlet verir. Güneş batıdan doğuncaya kadar böyle devam eder.”

Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Dünyayı seven ahretine zarar verir, ahretini seven dünyasını zararlandırır. Bu böyle olunca, siz bâkiyi fâni üzerine tercih ediniz.”

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Her kim Allahın rızasına kazanmak için bir mescid binâ ederse, Allah-u Teâlâ da ona Cennet’te onun gibi bir ev bina eder.”

-“Mü’minler birbirini bağlayıp destekleyen bir binanın taşları gibidir.”

-“Sizden birisi bir cenazeye rastlarsa, ayağa kalksın. Bu kalkması cenaze için olmayıp, cenaze ile beraber bulunan melekler içindir.”

-“KIRK GÜN HELÂL YİYENİN kalbini Allah-u Teâlâ nurlandırır ve hikmet sözlerini kalbinden lisanına akıtır.”

-“Kişi sevdiği ile beraberdr.”

-”Kıyamete yakın ilim kalkar, cehalet hertarafı kaplar ve öldürme olayları artar.”

-“Yaşlılara saygı göstermek, Allah-u Teâlâ’yı tazimdendir.”

-“Kötü arkadaş, demircilerin körükleri gibidir. Şayet üflediği ateş kıvılcımları seni yakmazsa, kokusu sana bulaşır.”

-“Dirinin ağlamasıyla muhakkak ölü azab olunur.”

Peygamber Efendimiz ipeği sağına altını soluna koydu ve;

-“Bu ikisi Ümmetiminkadınlarına hlal, erkeklerine haramdır.”

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Mescid-i Kube Mezarlığı (Medine-i Münevvere)

Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh)- 5

Ebû Musa el-Eşâri (r.a.) çok güzel Kur’an-ı Kerim okuması müfessir, müctehid olması ve peygamberimiz (s.a.v.) in iltifatlarına mazhar olması sebebiyle şöhreti vaazı çok kalabalık olurdu.

Ebû Musa el-Eşâri (r.a.) buyurdu ki;

-“Kur’an-i Kerim’e ta’zimle çok hürmet ediniz. Zira bu Kur’an-i Kerim şizin için ecirdir. Kur’an-i Kerim’e uyun. O’NU KENDİNİZE UYDURMAYINIZ. Kim Kur’an-i Kerim’e uyarsa, Kur’an-i Kerim O’nu cennet bahçelerine götürecektir. Kim Kur’an-i Kerim’i KENDİNE UYDURURSA (anladığı ve hesabına geldiği gibi kabullenmek, mânâ vermek) CEHENNEMİN ALT KATLARINA BAŞ AŞAĞI DÜŞECEKLERDİR.

Ebû Musa el-Eşâri (r.a.) buyurdu ki;

-“Âdem oğlu iki dere dolu altını olsa yine de tamam, yeter demez. Üçüncü bir dereyi doldurmaya çalışır. Adem oğlunun karnını birazcık topraktan başka bir şey doldurmaz.”

Yine Ebû Musa el-Eşâri (r.a.) buyurdu ki;

-“İnsan dünyalık için acele ederse ahretten uzaklaşır.”

Ebû Musa el-Eşâri (r.a.) buyurdu ki;

-“İnsanların çoğu para kazanmak hırsıyla helak oldular.”

Yine Ebû Musa el-Eşâri (r.a.) buyurdu ki;

-“Kıyamet günü güneş, insanların tepesinde olacak ve iyi ameller de gölge edecek.”

Ebû Musa el-Eşâri (r.a.), üçyüzaltmış hadis-i şerif rivayet etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın kendisine Hazret-i Osman (r.a.) ın başına felaket geleceğini ve Cennete gireceğini haber verdiğini rivayet etti.

Güneş tutulunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) mescid-i şerife gelip, namaz kıldıktan sonra;

-“Allah-u Teâlâ’nın irsal ettiği bu ayetler hiçbir kimsenin ne ölmesinden ne de hayatından dolayıdır. Lakin Allah-u Teâlâ bu ayetlerle kullarını tahvif eder (korkutur). Bu kabilden, (tabii) bir hadise gördüğünüzde Allah’a niyaza, Allah’a karşı istiğfara (koyulup) itlice ediniz (dönünüz)

Kıyamet günü, ibadet ehli müminlerin Allah-u Teâlâ’nın Cemâl-ini göreceği hususunda;

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) gökyüzündeki ay’a bakıp;

-“Şu ay’ı nasıl hiçbiriniz mahrum olmaksızın görüyorsanız, Rabbinizi de öyle göreceksiniz Artık güneşin tulû’unda da, gurûbundan da evvelki namazların hiç birinden alıkonmamak elinizden gelirse (ona) çalışınız.” Rivayetinde bulundu.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Mescid-i Kuba (Medine-i Münevvere)

Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u Anh)- 4

Hazret-i Ömer (r.a.) in hilafetinde Kufe, Basra valiliklerine tayın olundu. Burada Vâli iken Ehvaz, İsfahan ve Nusaybin fethedildi.

Hazret-i Osman (r.a.) ın Halifeliği esnasında önce Basra daha sonra da Kufe valiliğine tayin edildi.

Hazret-i Ali (r.a.) zamanında da Küfe valiliğine devam etti. Cemel vak’asına katılmadı. Sıffın muharebesinden sonra, sulh için Hazret-i Ali (r.a.) nin vekili oldu. Hazret-i Muaviye (r.a.) nin hilafeti zamanında vefat etti.

Ebû Musa el-Eş’ari (r.a.), Kur’an-i kerim’in bütün surelerini ezbere bilirdi. Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in hilafetinde Kur’an-i Kerim’i toplayan heyetteydi.

Safvan bin Süleyman (r.a.) diyor ki;

-“Resul-i Ekrem Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında Hazret-i Ömer (r.a.) ile Hazret-i Ali (r.a.) den ve Muaz (r.a.) ile Ebû mûs’el-Eşâri (r.a.) den başkaları fetva vermezdi.”

İslam takvimini yazılarında ilk defa O kullandı. Haya sahibi olup, çok edebliydi.

Kendini Kur’an-i Kerim’in Meryem suresi seksendördüncü ayetindeki;

-“Biz onların ecel günlerini sayıyoruz (Bu muayyen bir müddettir.)” Mealindeki hal üzerinde bulunurdu. Her an son nefesini düşünürdü.

Dünyaya hiç değer vermezdi. Her halinde ve davranışıda Allah-u tâlâ’dan çok korktuğunu ifade eder, son nefesi imanla teslim etmekten başka bir şey düşünmezdi.

Bu haline akrabaları;

-“Kendine biraz acısan”

diye tavsiyede bulunduklarında;

-“Atlar koştuğu vakit, son noktaya gelince nasıl bütün imkanlarını kullanırsa, ben de son noktaya geldiğimde bütün imkanlarımı kullanmak mecburiyetindeyim.” Buyururudu.

Böyle yaşayıp bu hal üzerine vefat etti.

Hanımına;

-“Azığını hazırla, Cehennemin üzerinden geçilecek bir vasıta yoktur.” Buyururdu.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Musa’l Eş’ari (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu