04 Temmuz 2009 için Arşiv
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 2
04 Temmuz 2009Resulullah (s.a.v.) ın mübarek dişleri sehid olunca kaldığı mağara (Medine)
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 2
Uhud gazâsından dönüşte Peygamberimiz (s.a.v.) i nasıl karşıladıklarını Ebû Said’i Hudri (r.a.) şöyle anlatmıştır;
-“Annem ile birlikte peygamber efendimiz (s.a.v.) i karşılamağa, O’nun mübarek cemâlini görmeğe gittiğimizde, babamın şehid olmakla şereflendiğini öğrenmiştik.”
Peygamberimize bakarken O da bizi gördü.
Rsulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bana buyurdu ki;
-“Sen, Sa’d bin Mâlik misin?”
Ben de;
-“Evet babam, anam sana feda olsun Ya Resulallah.” Dedim.
Resulullah (s.a.v.) at üzerinde idi yanına yaklaştım, mübarek dizlerinden öpmekle şereflendim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bana;
-“Allah-u Teâlâ, babana ecrini versin.” Buyurdular
Babasının şehadetiyle evin bütün yükü Hazret-i Ebû Said (r.a.) in omuzlarına yüklendi. Evin geçimini sağlayacak kimse olmadığı için, ailesi bir haylı sıkıntıya düştü.
Annesi ile çok sabırlı olduklarından dertlerini sıkıntılarını kimseye söylemezlerdi. Aç kaldıkları zaman karınlarına taş bağlayarak, açlıklarını gidermeye çalışırlardı.
Bir gün annesi dayanamamış;
-“Evladım, Resullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine başvuranları hiç geri çevirmiyor, onlara yiyecek bir şey bulup veriyor. Sen de git, balki hakkımızda hayırlı olur” diyerek
Ebû Said (r.a.) i Resulullah (s.a.v.) a gönderdi.
Resulullah (s.a.v.) ı eshabına nasıhat verirken buldu. Oturup dinlemeğe başladı.
Bir ara Resulallah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Kim Allah-u Teâlâ’dan başka her şeyden yüz çevirir ve her şeyi Allah-u Teâlâ’dan beklerse, Allah-u Teâlâ onu, ganî eyler, zengin kılar. Sabırdan üstün bir rızık yoktur. Eğer sabra razı değilseniz isteyiniz vereyim.” Buyurdu.
Bu mübarek sözleri işiten Hazret-i Ebû Said’i Hudri (r.a.), Pygamberimiz Efndimiz (s.a.v.) den bir şey isteyemedi.
Eve gelip durumu annesine olduğu gibi anlattı. Ebû Said’i Hudri (r.a.) bu haraketinden sonra işleri yolunda gitti. Medine’nin en zenginlerinden oldular.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 3
04 Temmuz 2009Henek (Medine-i Münevvere)
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 3
Ebû Said’i Hudri (r.a.) beni mustalak gazasına, sonra da Hendek gazâsına katılıp, gösterdiği kahramanlıkları Peygamberimiz (s.a.v.) pek beğenmişti.
Ebû Said’i Hudri (r.a.) Hendek savaşının hafiflediği bir öğle üzeri, Resulullah Efendimiz (s.a.v.) den evine kadar gitmek için izin istedi.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) izin verip buyurdu ki;
-“Yanına silahını al. Beni Kureyza Yahudilerinin sana zarar vermelerinden korkarım.” Buyurdu.
Hazret-i Ebû Said’i Hudri (r.a.) de emir gereğince silahını alarak evine gitti. Hanımı kapıda duruyordu. Kıskançlık gayretiyle hanımının içeride durması gerekirken niçin dışarıda beklediğini sorunca;
Hanımı;
-“Niçin bana kızıyorsun? İçeriye gir de gör.” Dedi.
Eve girdiklerinde yatağın üzerinde kocaman siyah bir yılan yatıyor gördüler.
Ebû Said’i Hudri (r.a.) mızrağını çekip yılana batırdı. Sonra yılanı yataktan kaldırınca, yatak üzerinde yılanın yerine bir gencin yatmakta olduğu görüldü.
Mızrağın ucundaki yılanı bahçeye çıkarıp astılar. Yılan titreyerek öldü. İçerde yataktaki genç de can çekişerek öldü. Yılanın mı, yoksa o gencin mi önce öldüğünü tesbit edemediler.
Hazret-i Said’i Hudri (r.a.) hemen gelip, peygamber Efendimiz (s.a.v.) e hadiseyi bildirdi.
Ve;
-“Ya Resulallah onun dirilmesi için Allah-u Teâlâ’ya yalvarır mısıniz?” dedi.
Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) de;
-“O medine’deki Müslüman cinnilerindendir. Onlardan bir şey görürseniz, onlara oradan gitmesi için üç gün musade ediniz. Bundan sonra, size tekrar görünecek olursa, onu öldürünüz. Çünkü, o, şeytandır.” Buyurdu.
Hendek gazâsında müşrikler çok şiddetli saldırıyorlardı. Hazret-i Said’i Hudri (r.a.) bir ara Peygamberimiz (Sallallahu alyhi ve sellem) e yaklaşarak;
-“Ya Resulallah, yüreğimiz ağzımıza gelmiş bulunuyor, okyacağımız bir duâ ver mıdır?” dedi.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Evet! Var. Ey Allah’ım, açık ve korkulu yerlerimizi kapa, bizi, bütün korktuklarımızdan emin eyle, diyerek duâ ediniz.” Buyurdular.
Hepimiz duâ ettik, yalvardık.
Çok geçmeden şiddetli bir fırtına esdi, düşman karargahını alt üst ederek düşman hezimete uğradı, dağılıp gitti.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 4
04 Temmuz 2009Okçular tepesinden bir başka görünüş (Medine-i Münevvere)
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 4
Ebû Said-i Hudri (r.a.) 9 (M. 630) senesinde Aklama bin Muhrez (r.a.) in emri altında küçük bir sefere çıktılar.
Bu seferi Hazret-i Ebû Said’i Hudri (r.a.) şöyle anlattı;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Aklama (r.a.) yı bir sefere göndermişti. Ben de seferde bulundum. Hedefe yaklaştığımız sırada, kumandanımız askeri ikiye ayırdı. Bir kısmını Abdullah bin Huzafe (r.a.) ye verdi. Ben de onunla birlikte idim.”
-“Abdullah bin Huzafe (r.a.) Bedir gazâsına katılmış kahramanlardan olup, ÇOK ŞAKACI BİR KİMSEYDİ. Yolda bir yerde, dinlenme molası verildi. Ateş yakıldı. Kimimiz ateşle ısınıyor, kimimiz de ateşte bazı işlerimizi görüyorduk.”
Bir ara Hazret-i Abdullah bin Huzafe (r.a.) askerlere dedi ki;
-“Sizler bana itaât etmekle vazifelisiniz, öyle değil mi?”
Onlar da;
-“Evet.” Dediler.
Hazret-i Abdullah (r.a.);
-“Öyleyse her dediğimi yapmalısınız.” Deyince,
Onlar da;
-“Elbette yaparız.” Dediler.
Hazret-i Abdullah bin Huzafe (r.a.);
-“Şimdi size emrediyorum. Hepiniz bu yanan ateşe giriniz.”
Bunun üzerine, askerlerin çoğu hemen yerlerinden kalkıp ateşe atılmaya hazırlandılar.
Hazret-i Abdullah (r.a.), yerlerinden kalkan bu askerlerin emre itaatteki gayretlerini görüp çok sevindi.
Ve Buyurdu;
-“Durunuz! Ben sizin itaatınızı denemek için böyle söyledim.” Dedi.
Bu seferden dönüşte, bu ateş hadisesini Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e anlattık.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;
-“Size bir günahı emredene itaât etmeyiniz.”
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 5
04 Temmuz 2009Bab-üs-Selam kapısının görünüşü (Medine-i Münevvere)
Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 5
Hazret-i Said’i Hudri (r.a.), 30 kişilik bir seriye kumandanlığına getirildi. Bu seriye Medine’den haraket etti. Yolda Müslüman olmayan bir Bedevi gurubuna rastladılar ve onlara misafir olmak istedilerse de kabul etmediler.
Müslümanlar orada istirahat ederlerken bu Bedevilerin reislerini bir akrep soktu. ORADAKİLER REİSLERİNİ KURTARMAK İÇİN BİR ÇOK ÇARELERE başvurularsa da şifa hasıl olmadı.
Bedevileren bazıları;
-“Şu karşıda istirahat eden kafileye gidip, akrep sokmasına karşı yapılacak tedaviyi soralım. Belki bilen vardır.” Dediler.
Bir kimse Eshab-i Kiram (r.anhüm) a gelip;
-“Ey insanlar! Reisimizi biraz önce akrep soktu. Bildiğimiz çarelere başvurduk, fakat şifa hasıl olmadı. İçinizde bu işi bilen var mı?” dediler.
Ebû Said’i Hudri (r.a.);
-“Evet ben bu işi haledebilirim. Fakat önce siz bizim talebimizi red ettiniz, bizi misafir kabul etmediniz. Buna karşılık sizden bir sürü koyun alırız.” Dedi.
Reisin yanına vardılar. Ebû Said’i Hudri (r.a.) reisin yarasına yedi defa FATİHA SURESİNİ okudu. Okuma biter bitmez, reis hemen ayağa kalkıp ileri-geri yürümeğe başladı. Artık üzerinde hiçbir hastalık eseri kalmadı.
Bedeviler, Eshab-i Kiram (r.anhüm) a anlaştıkları sürüyü verdiler. Sonra da sürüyü aramızda paylaşalım diyen Eshab-i Kiram (r.anhüm) a ;
Hazret-i Said’i Hudri (r.a.);
-“Hayır Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e bu hadiseyi anlatırız, koyunları da kendilerine arz ederiz, Nasıl emir buyururlarsa öyle haraket ederiz.” Dedi.
Sefer dönüşünde bu hadiseyi Resulullah (s.a.v.) a anlatılar.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Fatiha’nın bu kadar tesirli bir duâ olduğunu sana kim öğetti?” buyurarak taltif ettiler. Sonra iyi haraket ettiklerini açıkladılar.
Hazret-i Said’i Hudri (r.a.) bu gazâlardan başka Hudeybiye, Hayber, Mekke, Huneyn, Tebük gazâlarına da iştirak etti.
Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) le birlikte 12 (Oniki) gazâ’ya katılmakla şereflendiği açıklanmıştı.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu



