06 Temmuz 2009 için Arşiv

Bab-üs-Selam kapısı (Mescid-i Nebevvi)

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 10

Yine Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Sünnete uygun olarak ezan okuyan müezzinin sesini duyan, insan ve cinler, taşlar, tuğlalar, kıyamet günü o Müezzin için şehadet ederler.”

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Bir kimse, hoşlandığı bir ruya görürse, o, Allah’tandır! Allah’a Hamdetsin. Onu sevdiği kimseye anlatsın. Sevmediği bir ruya görürse, o da şeytandandır!. Şeytanın şerrinden Allah’a sığınsın. Bu ruyasını da hiç kimseye anlatmasın. Böyle yaparsa, görmüş olduğu KÖTÜ RUYA KENDİSİNE ZARAR VERMEZ.”

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Sizden evvelkiler içinde bir adam vardı. DOKSAN DOKUZ KİŞİ ÖLDÜRMÜŞTÜ.

Sonra;

-“Dünyanın en büyük âlimi kimdir?”

Diye soruşturdu.

-“O’na bir rahip gösterildi.”

Bunun üzerine rahibin yanına gitti.

-“Doksan dokuz adam öldürdüm, tevbe etsem kabul olur mu?” Diye sodu.

Rahip;

-“Tevben kabul olunmaz.”

Dedi.

-“Bunun üzerine o adam, rahibi de öldürdü. O’nunla yüzü doldurdu. Sonra yeryüzünün halkının en büyük âlimini sorup soruşturdu.”

O’na;

-“Âlim bir kimseyi tavsiye ettiler.”

Âlim’e sordu;

-“Yüz adam öldürdüm. Tevbe etsem kabul olur mu?”

Âlim;

-“Evet, seninle tevbe arasına kim engel olabilir? Filan yere git, Orada Allah-u Teâlâ’ya ibadetle meşgül olan insanlar vardır. Onlarla beraber Allah-u Teâlâ’ya ibadet et. Memlekitine dönme. Zira orası fena bir yerdir.” Dedi.

Bunun üzerine adam yola çıktı.

-“Yarı yola vardığında öldü. Rahmet melekleri ile azab melekleri bu adam hakkında münakaşa ettiler.”

Rahmet melekleri

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Ravda-i Muttahhara (Medine-i Munevvere)

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 11

Rahmet melekleri;

-“Bu adam candan tevbe ederek geldi.” Dediler.

Azab melekleri;

-“Bu adam hiçbir iyilik işlememiştir.”

Dediler.

-“Bunun üzerine insan kıyafetinde bir melek bunların yanına geldi.”

Melek şöyle dedi;

-“İki taraftaki mesafeyi mukayese ediniz. Hangi tarafa daha yakın ise adam o tarafındır.”

Mesafeyi ölçtüler.

-“Adamı varacağı yere daha yakın buldular. Bundan dolayı onu RAHMET MELEKLERİ aldılar.”

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Eshabıma dil uzatmayınız. Allah-u Teâlâ’ya yemin ederim ki, sizden biriniz Uhud dağı kadar altın sadaka verse, Eshabımdan birinin bir müd (875 gr.) hatta yarım müd sadakasına yetişemez.”

Ebû Said’i Hudri (r.a.) nin âzâd ettiği bir kimse anlatır;

-“Ben, Ebû Said (r.a.) ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) mescide girmiştik. Birisi mescidin ortasında dizlerini karnına yapıştırarak parmaklarını kenetlemiş, mescidin ortasında oturuyordu. Hazret-i Pygamber (s.a.v.) işaret etti ise de o kimse işareti fark etmedi.”

Bunun üzerine Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) Ebû Said (r.a.) e dönerek;

-“Herhangi biriniz, parmaklarını kenetlemesin. Çünkü parmakları kenetlemek şeytanın işidir. Biriniz mescide bulunduğu müdetçe, mescidden çıkıncaya kadar namazda sayılır.” Buyurdu.

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Sizden biriniz esnediği zaman, elini ağzına koysun. Çünkü şeytan ağzınıza girer.”

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Allah için tevazu edeni Allah’u Teâlâ yükseltir. Kibir edeni de Allah alçaltır. Allah’ı çok zikredeni Allah-u Teâlâ sever.”

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Mescid-i Nebevvi avlusu (Medine-i Münevvere)

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 12

Yine Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Mezar, ya Cennet bahçelerinden bir bahçe veya Cehennem çukurlarından bir çıukurdur.”

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Giyiniz, yiyiniz, içiniz fakat mideniz’i yarıya kadar doldurunuz. Çünkü, az yemek, nübüvvet’den bir cüzdür.”

Biri, Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın ardında namaz kıldı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) den evvel rükû’a varıyor yine ondan evvel başını kaldırıyordu.

Hazret-i Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) namazdan sonra;

-”Bunu yapan kim idi?” Diye sordular.

O kimse;

-“Benim Ya Resulallah.” Dedi.

Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Namazın noksan olanından sakınınız. İmâm rükûa vardığında rükûa varınız. BAŞINI KALDIRDIĞINDA BAŞINIZI KALDIRINIZ.” Buyurdu.

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Merhamet etmeyene Merhanet olunmaz.”

Yine Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“İki huy vardır ki, bir mü’minde bulunmazlar. Biri cimrilik, diğer de kötü ahlaktır.”

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Hastaları ziyaret ediniz, cenazeleri de takip ediniz. Bu size ahireti hatırlatır.”

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Mescid-i Nebevvi avlusu (Medine-i Münevvere)

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu)- 13

Ebû Said’i Hudri (r.a.) buyuryor ki;

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem), neşelenip eğlenen bazı insanları görünce Buyurdu ki;

-“Eğer ölümü düşünseydiniz, lezzetler size tatsız gelirdi ve bulunduğunuz şu halden ayrılırdınız.”

Hazret-i Said’i Hudri (r.a.) anlatıyor;

-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın huzuruna gittim. Kadife ile örtülmüş idi. Sıtma harareti o kadifeden çıkıp, his olunurdu. Elimizi, mübarek bedenine koyamazdık. Hayret ettik.”

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“En şiddetli sıkıntı Peygamberlere olur. Ama Peygamberlerin sıkıntılara sevinmesi, sizin ihsanlara sevinmenizden fazladır.”

Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“Bir kul (La ilahe İllallah) ve (Allah-ü Ekber) dediği zaman”

Allah-u Teâlâ (c.c.);

-“Kulum doğru söyliyor. İbadete layık olan ilah ancak benim.” Der.

Kul;

-“La ilahe İllallahü vahdehü la şerike leh. Dediği zaman”

Allah-u teâlâ (c.c.);

-“Kulum doğru söyliyor. BENDEN BAŞKA İLAH YOKTUR. Şerikim, benzerim, dengim yoktur.” Der.

Kul;

-“La İlahe illallah ve la havle ve la kuvvete illa billah dediği zaman.”

Allah-u Teâlâ (c.c.);

-“Kulum doğru söyliyor. Güç ve kuvvet benimdir.” Buyurur.

Bu kelimeleri ölüm anında söyliyen kimseyi CEHENNEM ATEŞİ YAKMAZ.”

Yine Ebû Said-i Hudri (Radiyallahu anhu) rivayetinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

-“İnsanlara TEŞEKKÜR ETMİYEN Allah-u Teâlâ’ya şükretmez.”

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Said-i Hudri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu