08 Temmuz 2009 için Arşiv
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh);
08 Temmuz 2009Revda-i Muttahhara (Medine-i Münevvere)
Seb’ül Mesacid (Hendek)
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh);
Eshab-i Kiram’ın büyüklerinden, peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in sırdaşı.
Asıl ismi, Ebû Abdullah Huzeyfet’übnü Yemân’dır. Babasının adı Huseyl olup, Yemân lakabıyla meşhurdur.
Doğum tarihi bilinmemektedir. 36 (M. 656) senesinde Hazret-i Osman (r.a.) ın şehid edilmesinden 40 gün sonra vefat etti.
Huzeyfet’übnü Yemân (r.a.), Hayber ile Teyme arasında yaşamakta olan Beni Abs kabilesine mensuptu. Bu kabile, İran Kısrası Nuşirevan zamanında hiristiyanlığı kabul etmişti.
Fakat bunlar arasında bulunan âlim bir zât, Muhammed Aleyhis selam’ın, Peygamber olarak gönderileceğini haber vermişti. Onlar da beklemeye başlamışlardı.
Ancak Muhammed Aleyhis selam’a Peygamberlik verilince, Hicret’e kadar bundan haberdar olamadılar.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in HİCRETİNİ İŞİTİR İŞİTMEZ, içlerinden dokuz kişilik bir heyet Medine’ye gelerek, Müslüman oldular.
Hemen bunların arkasında Huzeyfet’übnü Yemân (r.a.), çok yaşlanmış olan babasını da yanına alarak Medine’ye gelip, Müslüman oldu. Ensar (r. Anhüm) den sayıldı.
Huzetfet’übnü Yemân (r.a.) Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Uhud savaşına katıldı. Bu savaşa, çok ihtiyar olmasına rağmen ‘belki şehidlik nasib olur’ diyerek babası da katılmıştı.
Fakat Medine’ye yeni gelmiş olduklarından herkes tarafından tanınmıyordu. İslam odusundan bir asker onu Mekkeli müşriklerden zanederek, farkında olmadan öldürmüştü.
Huzeyfet’übnü Yemân (r.a.) iye babasının diyeti verildiğinde, almak istemedi ve verilen diyeti fakirlere dağıttı.
Bu haraket Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in çok hoşuna gitti.
Uhud savaşından sonra, Mekke’li müşriklerin Müslümanlar üzerine yaptıkları son saldırı olan Hendek savaşına da katılan Huzeyfet’übnü Yemân (r.a.), bu savaşta görülmemiş bir cesaret ve büyük bir kahramanlık gösterdi.
Bir ay süren bu savaşta, müşrikler yavaş yavaş çözülmeye ve geri dönmeye yüz tutmuşlardı.
Huzeyfet’übnü Yemân (r.a.), tam bu sırada müşriklerin durumunu kontrol edip, haber getirmek üzere, peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından vazifelendirildi.
Bu hizmetini bizat kendisi şöyle anlatmıştır;
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 2
08 Temmuz 2009Sab’ül Mesacid (Hendek)
Seb’ül Mesacid (Hendek)
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 2
Bu hizmetini bizat kendisi şöyle anlatmıştır;
-“Hendek savaşının en şiddetli safhaya ulaştığı bir sırada, bir gece yarısı Eshab-i Kiram (r.anhüm) den bir gurup olarak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) in yanında idik.”
-“Müşriklerin ordusu üst tarafımızda, savaş sırasında savunma andlaşmasını bozarak İhanet eden Medine’deki Kureyza Yahudileri de alt tarafımızda hazır bulunuyorlardı.”
-“Çoluk çocuğumuzun üzerine saldırmalarından endişe ediyorduk ki, ondan daha karanlık bir gece görmemiştik. Bu şiddetli karanlıkla birlikte gök gürültüsünü andıran korkunç bir rüzgar da esmeye başlamıştı.”
-“Bu sırada müşrik ordusu, telaşa kapılıp, kendi aralarında anlaşmazlığa düşmüşlerdi.”
-“Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) bize onların bu halini haber verdi. Biz, şiddetli soğuktan, açlıktan ve gecenin dehşetinden ayağa kalkamıyor, olduğumuz yerde üzerimize bir şeyler örterek bekliyorduk.”
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) gecenin bir kısmını namaz kılarak geçirdikten sonra, bize döndü.”
Ve şöyle buyurdu;
-“İçinizden, müşrik ordusunun yanına gidip, durumlarını inceliyerek, bana HABER GETİRECEK OLAN VAR MIDIR? Bu haberi getirenin Cennette BANA ARKADAŞ olmasını Allah-u Teâlâ’dan dileyeyim.”
-“Sonra, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) benim yanıma geldi. Soğuktan ve açlıktan iki dizim üzerine çöküp büzülerek oturuyordum.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) bana dokunarak;
-“Bu kimdir?” buyurdu.
Ben;
-“Huzeyfe’yim Yâ Resulallah (s.a.v.).” dedim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Sen benim sesimi işitmedin mi?” buyurdu.
Ben;
-“Seni Peygamber olarak gönderen Allah-u Teâlâ’ya yemin ederim ki, açlıktan ve şiddetli soğuktan dolayı emrinizi yerine getirecek güç ve takatı kendimde bulamadım.” Dedim.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Git şu kavim ne yapıyor bir bak! Yanıma dönüp gelinceye kadar onlara ok ve taş atma. Mızrak ve kılıç vurma.” Buyurdu.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 3
08 Temmuz 2009Seb’ül Mesacid (Hendek)
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 3
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Git şu kavim ne yapıyor bir bak! Yanıma dönüp gelinceye kadar onlara ok ve taş atma. Mızrak ve kılıç vurma.” Buyurdu.
Bunun nüzerine şöyle dedim;
-“Yâ Resulallah onlar beni öldürürler diye korkmuyorum, esir alıp, yapacakları ezâ ve cefâ’dan çekiniyorum.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Sen benim yanıma dönüp gelinceye kadar ne soğuktan, ne sıcaktan zarar görmiyeceksin, esir edilip, işkenceye de uğramayacaksın.” Buyurdu.
-“Artık anladım ki, bana hiç bir zarar gelmeyecek. Kılıcımı, yayımı aldım. Gitmek üzere hazırlandım.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) benim için duâ etti;
-“Allahım, onu önünden ardından, sağından, solundan, üstünden, altından koru.” Buyurdu.
-“Müşriklere doğru yürümeye başladım. Sanki hamamda yürüyör gibiydim. Vallahi içimde ne korku, ne de bir üşüme, ne de bir ürperti hisetmiyordum.”
Nihayet müşriklerin ordugahına vardım.
-“Kumandanları Ebû Süfyan ve diğerleri ateş yakmışlar başında ısınıyorlardı. (Ebû Süfyan daha sonra Mekke’nin fethinde Müslüman olmuştur.)
Ebû Süfyan;
-“Buradan çekip gitmeli.” Diyordu.
Hemen aklıma onu orada öldürmek geldi.
-“Ok çantamdan bir ok çıkarıp, yayıma yerleştirdim. Ateşin ışığından faydalanarak onu vurmak istedim.”
Tam ok atacağım sırada Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın;
-“Benim yanıma dönüp gelinceye kadar bir hadise çıkartmayacaksın.” Buyurduğunu hatırladım.
Ve onu öldürmekten vazgeçtim.
-“Bundan sonra kendimde kuvvetli bir cesaret buldum. Müşriklerin yanına sokulup ateşin başına oturdum. Görülmemiş derecede şiddetli rüzgar ve Allah-u Teâlâ’nın görülmeyen ordusu (melekler) onlara yapacağını yapıyordu.”
-“Rüzgarda, kapkaçları devriliyor, ateşleri ve ışıkları sönüyor, çadırlar başlarına yıkılıyordu.”
Bir ara müşrik ordusunun kumandanı Ebû Süfyan ayağa kalkıp;
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 4
08 Temmuz 2009Seb’ül Mesacid (Hendek)
Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 4
Bir ara müşrik ordusunun kumandanı Ebû Süfyan ayağa kalkıp;
-“İçinizde gözcüler ve casusular bulunabilir, dikkat ediniz, herkesin yanındakinin kim olduğuna baksın! Herkes yanında oturanın elini tutsun.” Dedi.
Ebû Süfyan aralarına bir yabancının girdiğini sezer gibi olmuştu.
-“Hemen ellerimi uzatıp, sağımda ve solumda bulunan iki kişinin ellerinden tutup, onlardan önce isimlerini sordum. Böylece tanınmamı engelledim.”
Nihayet Ebû Süfyan ordusuna şöyle hitap etti;
-“Ey Kureyş’liler, siz durulacak gibi bir yerde değilsiniz. Atlar, develer kırılmağa, ölmeğe başladı. Kıtlık her tarafı sardı. Rüzgardan, başımıza gelenleri görüyorsunuz. Hemen göç edip gidiniz? İşte ben gidiyorum.” Diyerek devesine” bindi.
-“Müşrik ordusu perişan bir halde toplanıp, Mekke’ye haraket etti. RÜZGARDAN ÜZERLERİNE YAĞAN TAŞ VE ÇAKIL sesini işitiyordum.”
Müşrik ordusu çekip gidince ben de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın yanına döndüm.
-“Yolun yarısına geldiğimde karşıma yirmi kadar beyaz süvari (melekler) çıktı.”
Bana;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a haber ver. Allah-u Teâlâ düşmanı perişan etti…” dediler.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın yanına dönüp geldiğimde bir kilim üzerinde namaz kılıyordu.
-“Fakat ben döner dönmez, gitmeden önceki üşüme ve titreme halim tekrar başlamıştı.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) namazdan sonra;
-“Ne haber getirdiğimi” sordu.
Bende;
-“Müşriklerin içine düştükleri perişan hali ve çekip gittiklerini,” haber verdim.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Bu haber üzerine güldü, sonra yattı. Beni de yanına alıp üzerindeki kilimin bir ucunu üzerime örttü. O gece öylece uyuyarak sabahladık.”
Sabah namazı vakti girince;
-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) beni uyandırdı. Sabah baktık ki müşrik ordusundan hiçbir kişi kalmamıştı. Onlar Mekke’ye yaklaşıncaya kadar peşlerinden şiddetli rüzgar esti. Arkalarından hep tekbir sesleri işittiler…”
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu





