11 Temmuz 2009 için Arşiv
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 2
11 Temmuz 2009Revda-i Muttahhara (Bab’ül Baki’) Medine-i Münevvere
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 2
Bu çok bâtıl inançlarının yanında kız çocuklarına sahib olmayı da bir YÜZ KARASI SAYIYORLARDI.
İnsanların böylesine bunaldığı çaresiz kaldığı bu sıralarda artık İSLÂM GÜNEŞİNİN DOĞMASINA VE ÂLEMİ AYDINLATMASINA ÇOK AZ BİR ZAMAN, hatta sayılı günler kalmıştı.
Bunun ilk işaretlerinden biri de Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in Hazret-i Bilâl-i Habeşi (r.a.) ile ticarete çıkışlarında belirmişti.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.), Şam’da bulunduğu sırada bir ruya görmüştü. Bu ruyasını tâbir ettirmek üzere bir rahib’e gitti. Giderken yanında Bilâl-i Habeşi (r.a.) yi de götürmüştü.
Rahib’ın yanına vardıklarında Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) ruyasını anlattı.
Rahib Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) e;
-“Senin ruyan sadık bir ruyadır. Bir peygamber gönderilecek sen o’nun hayatında yardımcı, vefatından sonra da halifesi olacaksın.” Dedi.
Bilâli Habeşi (r.a.) Rahib’in sözlerini ibret ve hayretle dinledikten sonra;
-“Putlar mı gönderecek.” Dedi.
Rahib;
-“HAYIR, SEMÂVÂTI, ARZI VE HER ŞEYİ YARATAN ALLAH göndercektir. O Peygamber, eşi ve benzeri olmayan Allah’a ibadet etmeyi ve putların kırılmasını emredecek.” Dedi.
Bilâli Habeşi (r.a.) derin derin düşündükten sonra
-“Putların kırılacağı gün diye.” Mırıldandı.
Rahib;
-“Evet onların hepsini kıracak.” Dedi.
Bu kervan Şam’dan Mekke-i Mükerreme’ye döndüğünde artık İSLÂM’IN NURU ÂLEMİ AYDINLATMIŞTI. İnsanlar birer ikişer Müslümân oluyordu.
Bilâl-i Habeşi (r.a.) bir gece yarısından sonra kaldığı evin kapısının yavaş yavaş çalındığını;
Ve;
-“Bilâl! Bilâl!.” Diye fısıldayan bir ses duydu.
Bilâl (r.a.);
-“Gecenin bu saatında nedir bu ses.” Diye doğruldu
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 3
11 Temmuz 2009Ebû Bekir (r.a.) Mescidi (Medine-i Münevvere)
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 3
Yine;
-“Bilâl! Bilâl! “ diye fısıldayan sesi işitti.
Karanlıkta ürperek sesin geldiği yere yaklaştı.
-“Kimsin?” dedi.
Dışarıden gelen ses;
-“Ben Ebû Bekir.” Deyince.
Bilâl (r.a.);
-“Gecenin bu satında ne istiyorsun? Ne söyliyeceksen sabah söyliyemez miydın? Dedi.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.);
-“Hayır Yâ Bilâl! Söyliyeceğim, sahibinin yanında sana açamam.” Dedi.
Bilâli Habeşi (r.a.);
-“Nedir öyleyse o haber?” dedi.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.);
-“Bu ümmetin peygamberi (Sallallahu aleyhi ve sellem) geldi.
Bilâli Habeşi (r.a.);
-“Bu ümmetin Peygamberi!” diye tekrar edince
Ebû Bekir (r.a.);
-“Evet Yâ Bilâl!” dedi.
Bilâli Habeşi (r.a.);
-“Peki kimdir o?“ deyince
Ebû Bekir (r.a.);
-“Muhammed bin Abdullah (s.a.v.) dır.” Dedi.
Bilâli Habeşi (r.a.);
-“Nasıl bildin.” Dedi.
Haret-i Ebû Bekir (r.a.);
-“O (s.a.v.) Peygamber olduğunu söyliyor ve gizlice insanları Allah-u Teâlâ’ya imân etmeye çağırıyor.”
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 4
11 Temmuz 2009Ebû Bekir (r.a.) Mescidi (Medine-i Münevvere)
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 4
Ben kendisine;
-“Yâ Ebel Kasım bir haber duydum.” Dedim
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Ne duydun.” Dedi.
Ben de;
-“İnsanları Allah-u Teâlâ’ya imân etmeye davet ettiğini ve O’nun Resulu olduğunu söylediğini duydum.” Deyince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-.”Evet Yâ Ebû Bekir Rabbim beni insanlara müjdeleyici ve korkutucu olarak, Hazret-i İbrahim’i gönderdiği gibi beni de bütün insanlara Peygamber olarak gönderdi.” Buyurdu.
Ben de;
-“Sen yüksek bir ahlaka sahipsin yalan söylemezsin.” Dedim.
Peygamber (s.a.v.) elini uzattı
-“Ben de elini tuttum ona tabi olup Müslüman oldum.”
Bilâli Habeşi (r.a.);
-“Hemen mi kabul ettin? Yoksa bundan bir menfaat mi bekliyor?” dedi.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.);
-“Hayır Yâ Bilâl O’nun mala mülke ihtiyacı yok. O Hadice (r.anha) nin ticaret kervanını yönetiyor ve kazancı yerinde.” Dedi.
Bilâli Habeşi (r.a.);
-“O, neye davet ediyor.” Deyince
Ebû Bekir (r.a.);
-“O, her şeyin yaratıcısı olan Allah’a ibadet etmeye davet ediyor. O’nun davet ettiği dinde üstünlük ancak İman ve kulluk iledır.”dedi.
Bilâli Habeşi (r.a.) başını eğip, bir müddet sesizce bekledi.
Sonra da Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in bildirdiği gibi Kelimeyi Şehadet getirerek Müslüman oldu.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 5
11 Temmuz 2009Ebû Bekir (r.a.) mescidi (Medine-i Münevvere)
Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anh)- 5
Bilâli Habeşi (r.a.) Müslüman olduktan sonra hayatında bambaşka bir safha başladı. Artık o Hak ile batıl arasında vuku bulmak üzere olan ÇETİN BİR MÜCADELENİN AZİMLİ BİR KAHRAMANI, yalnız bir mücahid’i olmuştu.
Bilâli Habeşi (r.a.) nin sahibi Ümeyye bin Halef O’nun Müslüman olduğunu öğrenir öğrenmez büyük bir dehşete kapılıp, ne yapacağını şaşırmıştı.
O’nun dininden döndürmek için ağır işkenceleri yapmaya başladı. Yoruluncaya kadar döverdi. Öğle vaktinde Arabistan’ın yakıcı sıcağı altında elbiselerini soyup bazen yüzüstü bazen sırtüstü sıcak kumlara yatırır, üzerine ağır taşlar kordu.
Bilâli Habeşi (r.a.) nin vucud sıcak kumlardan yanar, ağır taş altında nefesi kesilirdi. Görenler onun bu acıklı halınden ürperirdi. Fakat Bilâli Habeşi (r.a.) bütün bu ağır işkencelerin altında hep bir şey fısıldardı.
-“Ehadün! Ehadün!) Allah birdir, Allah birdir.” Derdi.
Bütün bu işkencelerle hıncını alamayan Ümeyye bin Halef O’nu böylece bitab, halsız düşürdükten sonra da boynuna bir ip takıp, çocukların eline verirdi.
Çocuklara Mekke sokaklarında dolaştırırdı. Müşrikler O’nunla alay ederlerdi.
Bilâli Habeşi (r.a.) garip ve kimsesiz olduğu için diğer müşriklerden de işkence görürdü. O’na ağır işkence yapanlardan biri de Ebû Cehil’dir. Bil’âli Habeşi (r.a.) onun ağır işkenceleri karşısında da;
-“Ehadün! Ehadün! Allah birdir, Allah birdir.” Diyerek, dinindeki sebatını gösterirdi.
Ümeyye bin halef yine bir gün Bilâli Habeşi (r.a.) ye işkemce yapmak için dışarı çıkarmıştı. Üzerindeki elbiselerini çıkarıp sadece bir don ile yakıcı sıcakta kızgın kumlar üzerine yetırıp, üzerine taşlar yığmıştı.
Müşrikler toplanıp ağır işkenceler yapıyorlardı.
-“Ya dininden dönersin veya seni öldüreceğiz.” Diyorlardı.
Bilâli Habeşi (r.a.) bu tahammülü zor işkenceler altında;
-“Ehadün! Ehadün! Allah birdir, Allah birdir.” Diyordu.
Bu sırada Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) oradan geçiyordu. Bilâli Habeşi (r.a.) nin halini görerek çok üzüldü.
-“Allah-u teâlâ’nın ismini söylemek seni kurtarır.” Buyurdu.
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) evine döndükten biraz sonra da Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) yanına geldi.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Bilâli Habeşi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu



