15 Temmuz 2009 için Arşiv

Hudeybiye (Biat-ür-Rıdvan) Biat yapılan mevki-i

Câbir bin Abdullah (Radiyallah-u anh)- 5

Hakkı söylemede, adaletten ayrılmaz, emr-i ma’ruf ve nehy-i münkeri bildirmede çok gayret gösterirdi.

Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) nasıl namaz kıldığını görmek isteyen O’na gelir, Câbir (r.a.) da onlara tarif ederdi.

Câbir bin Abdullah (r.a.) buyurdular ki;

-“Resul-i Ekrem (s.a.v.) Mekke’de on sene kalarak herkesin toplandığı Ukdağ ve Mecene gibi panayırlarda ve Mine dağına çıkarak;”

Halka hitaben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Rabbimin, Risaletini tebliğ için bana kim yardım ederse, cenneti kazanır.” Buyururdu.

Fakat, Ebû Cehil, Ebû Leheb gibi kafirler;

-“Bizi bunun için mi çağırdın, sakın inanmayın.” Der, İnsanları aldatıyorlardı.

Nihayet biz Yesrib’den gelerek Resul-Ü Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) i bulup, O’na inanmış olarak yardım ederdik.

Gelen Müslümanlara Resül-ü Ekrem (s.a.v.), Kur’an-i Kerim okurdu. Onlar da döndüklerinde ailelerine İslamiyet’i tebliğ eder, onların iman ile şereflenmelerini sağlarlardı.

Gönülleri İman ile dolu olan, peygamberimiz (s.a.v.) i her şeyden çok seven Müslümanlar toplanarak;

-“Resül-ü Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) e müşrikler tarafından hakaret, eziyet edilmelesine ne zamana kadar musaade edeceğiz.” Dediler.

Bunun üzerine içimizden 70 (yetmiş) kişi Hac mevsiminde Medine’den haraket ederek Resül-ü Ekrem (Sallallahau aleyhi ve sellem) i bulduk. Resul-ü Ekrem (s.a.v.) ile ‘Akabe’de’ mülakat etmek üzere anlaştık.

Birer, ikişer o mevkide toplandık.

Resül-ü Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) e;

-“Size Biat edeceğiz.” Dedik.

Resül-ü Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Bana iyi ve fena zamanında itaat etmek, darlık ve bolluk zamanında infak etmek, emr-i bil Ma’ruf ve nehy-i anil münker’e riayet etmek, her sözü Allah-u teâlâ için söyleyerek, bu yolda bir şeyden korkmamak bana yardım etmek, canlarınızı, mallarınızı, çocuklarınızı her neden koruyorsanız beni de öyle korumak üzere biat ediniz, Mükâfatınız Cennet’tir.” Buyurdu.

Resulullah (s.a.v.) sözlerini bitirdikten sonra kalkıp O’na biat ettik.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Câbir bin Abdullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Okçular tepesinden Resulullah (s.a.v.) ın kaldığı mağara

Câbir bin Abdullah (Radiyallah-u anh)- 6

Resulullah (s.a.v.) sözlrini bitirdikten sonra kalkıp O’na biat ettik.

Câbir bin Abdullah (r.a.) Bizaat Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) den işiterek rivayet ettiği hadis-i Şeriflerden bazıları şunlardır;

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Birinin evi önünde nehir olsa, hergün beş kere bu nehirde yıkansa üzerinde kir kalır mı?” diye sordu.

Eshab-i Kiram (r.anhüm);

-“Hayır Yâ Resulallah.” Dediler.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“İşte, beş vakit namazı kılanların da böyle küçük günahları affolunur.”

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Allah-u teâlâ benim ümmetime, Ramazan-i Şerif’de beş şey ihsan eder ki, bunları HİÇ BİR PEYGAMBER’E VERMEMİŞTİR.”

-“1-Ramazan’nının birince gecesi, Allah-u teâlâ mümlere rahmet eder. Rahmetle bakdığı kuluna hiç azab etmez.”
-“2-İftar zamanında, Oruçlunun ağız kokusu, Allah-u Teâlâ’ya, her kokudan daha güzel olur.”
-“3-Melekler, Ramazanın her gece ve gündüzünde, oruç tutanların afv olması için duâ eder.”
-“4-Allah-u Teâlâ, Oruç tutanlara, Ahiret’te vermek için, Ramazan-ı Şerif’de Cennet’de yer tayin eder.”
-“5-Ramazan-ı Şerif’in son günü, Oruç tutan mü’minlerin hepsini afv eder.” Buyurdu.

Medine’de Mescid’de dikili bir odun vardı. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.) hutbe okurken, bu direğe dayanırdı. Mimber yapılınca, direğin yanına gitmedi. Odundan ağlama seslerini, bütün cemaat işittiler.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mimber’den inip direğe sarıldı. Ağlama sesi kesildi.;

-“Eğer sarılmasaydım benim ayrılığımdan kıyamete kadar ağlayacaktı.” Buyurdu.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Paranız ile, önce kendi ihtiyaçlarınızı alın, artarsa çoluk çocuğunuzun ihtiyaçlarına sarf edin. Bundan da artarsa, akrabanıza yardım edin.” Buyurdu.

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Câbir bin Abdullah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Resulullah (s.a.v.) Medine’ye hicret ederken ilk önce uğradığı Kuba köyü Camisi

Abdullah bin Selâm (Radiyallah-u anh);

Eshab-i Kiram’dan. Ensar’ın büyüklerinden. Hicret’ten sonra Müslüman oldu.

Müslüman oluşu İBRETLİDİR.

Cennetlik olduğu Hadis-i Şerifte bildirildi. 43 (M. 663) de Medine-i münevvere’de vefat etti.

Hazret-i Yusuf Aleyhis Selam soyundan ve Medine’deki Yahudi Beni Kaynuka kabilesinden idi.

Cahiliyet devrinde Husayn olan ismini Müslüman olunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) “Abdullah” olarak değiştirdi.

Nesebi;

Abdullah bin Selâm bin Haris Ebu Yusuf el-Israili el-Ensaridir. Tevrat ve İncil’i iyi bilen Hazret-i Abdullah bin Selâm (r.a.) iman etmeden önce Yahudi âlimlerindendi.

Kendisi Müslüman oluşunu şöyle anlatır;

-“Ben Tevrat’ı ve tefsirini babamdan okumuş, öğrenmiştim. Birgün âhir zamanda gelecek olan Peygamberin sıfatları, alametleri ve yağacağı işleri bana anlattı.”

Ve;

-“Eğer O, Harun evladından gelecek olursa O’na tabi olurum, yoksa tabi olmam!” dedi Ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın Medine’ye gelişinden önce öldü.

Abdullah bin Selâm (r.a.) sözlerine şöye devam etti.

-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın Mekke’de nübüvetini ilân ettiğini işittiğim vakit O’nun sıfatlarını ismini ve geleceği vakti biliyordum. Bu sebeple O’nu gözleyip duruyordum.”

-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın Medine yakınında Kuba denilen yerdeki Amr bin Avf oğullarının evinde misafir olduğunu birinden öğreninceye kadar bu halimi Yahudiler’den saklayıp sustum.”

-“Birgün ben kendi hurma ağacımın üzerinde uğraşıp, yaş hurma toplarken.”

Nadir oğullarından birisinin;

-“Bugün, Arapların adamı geldi.” Diye bağırdığını duydum.

Bunları duyunca;

-“Beni bir titreme tuttu.”

Hemen;

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Selâm (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Resulullah (s.a.v.) hicret ederken ilk uğradığı Kuba köyü Camisi

Abdullah bin Selâm (Radiyallah-u anh)- 2

Bunları duyunca;

-“Beni bir titreme tuttu.”

Hemen;

-“Allahü Ekber.” Diyerek tekbir getirdim. O anda Halam Halide binti Haris, hurma ağacının altında oturuyordu. Kendisi çok yaşlı bir kadındı.”

Tekbirimi işitince;

-“Allah seni umduğuna kavuşturmasın, elini boşa çıkarsın? Vallahi sen Musa bin İmran (a.s.) in geleceğini işitmiş olsaydın bundan fazla sevinmezdin.” Diyerek bana çıkıştı.

O’na dedim ki;

-“Ey Hala! O, Vallahi Musa bin İmran (Aleyhis selam) ın kardeşidir. Ve O’nun gibi bir Peygamberdir. O’nun dinindedir ve O’nun gönderildiği TEVHİD ile gönderilmiştir.” Dedim.

Bunun üzerine Halam bana;

-“Ey Kardeşimin oğlu! Yoksa O kıyamete yakın gönderileceği bize bildirilen PEYGAMBER MİDİR?” dedi.

Ben;

-“Evet.” Dedim.

Halam da;

-“ Öyleyse haklısın.” Dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Medine’ye HİCRET ettiği zaman halk etrafında toplandı.

-“Resulullah (s.a.v.) geldi!”

Denilince

-“O’nu görmek için hemen halkın arasına karıştım.”

O’NU GÖRÜR GÖRMEZ;

-“O’nun yüzü yalancı bir yüz olamaz.” Dedim.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) toplanan insanlara İslamiyeti anlatıyor, nasihatler veriyordu.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Selâm (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu