20 Temmuz 2009 için Arşiv

Cennet-ül Müalle Hazret-i Hadice-tül Kübra (r.anha) nın kaldığı Hacun mezarlığı

Hadice-tül Kübrâ (Radiyallah-u anha)- 4

Hazret-i Hadice (r.anha) Peygamberimiz (s.a.v.) e karşı çok hürmetkar idi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ne buyurursa İTİRAZ ETMEDEN kabul ederdi. Bu her zaman böyle oldu.

Hatta birgün yine Hazret-i Hdice (r.anha) yı medh ederken, Hazret-i Aişe (r.anha) dayanamayıp;

-“Cenab-ı Hak size daha iyisini verdi.” Dedi.

Resülullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Hayır, O’ndan iyisi verilmedi. Herkes bana yalancı dediği günlerde, O bana inandı. Herkes bana eziyet verirken, O bana yâr oldu. Üzüntülerimi giderdi.” Buyurdu.

Hazret-i Hadice (r.anha) hayattayken, Peygamberimiz (s.a.v.) başka bir kadınla evlenmedi. O’nun akrabalarını gördüğü zaman HEMEN AYAĞA KALKAR, onları karşılar ve yanlarına otururdu.

Eline mal geçtiğinde, onları unutmaz, hemen hediye göndererek, unutmadığını hatırladığını belirtirdi.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) yine O’nun ve diğer üstün hatunlar hakkında buyurdu;

-“Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarının faziletlerinden üstündür. Meryem binti İmrân, Firavun’ın iman etmiş hanımı Asiye, Hadice binti Hüveylid ve Fatima binti Muhammed.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e vahiy gelmesinden sonra idi. Müşrik Araplar, Resulullah (s.a.v.) a pek düşmandılar. Hazret-i Hadice (r.anha) Resulullah (s.a.v.) ı devamlı koruyup aramaktaydı.

Peygamberimiz dışarıdayken, O’nu aramak için çıkmıştı. Hazret-i Cebrail Aleyhis selam bir insan kıyafetinde Hazret-i Hadice (r.anha) ye göründü.

Hazret-i Hadice (r.anha) O’na Peygamberimiz (s.a.v.) i sormak istediyse de, düşmanlardan olma ihtimalini hesaba katarak sormayıp, geri eve döndü.

Peygamberimiz (Sallallahau aleyhi ve sellem) i evde görünce, hadiseyi O’na anlattı.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Senin gördüğün ve beni sormak istediğin o zatın kim olduğunu biliyor musun? O, Cebrail Aleyhis selam idi. O’NUN SELAMINI SANA BİLDİRMEMİ SÖYLEDİ. Şunu da sana bildirmemi söyledi ki, Cennette senin için İNCİLERDEN YAPILMIŞ BİR BİNA HAZIRLANMIŞTIR. Tabii orada böyle üzüntülü, sıkıntılı ve zahmetli, külfetli şeyler bulunmayacaktır.”

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hadice-tül kübrâ (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

DSC06860   Fuad Yusufoğlu Fatimet-üz-Zehra Radiyallah-u Anha'nın hırkaları

Fatimat-üz-Zehra Radiyallah-u anha’nın hırkaları

Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha);

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın Hazret-i Hadice-Tül Kübra (r.anha) dan olan dört kızından en çok sevdiği.

Hicretten 13 yıl evvel Mekke’de doğdu. Hicretin ikinci yılında Hazret-i Ali (r.a.) ile evlendirildi. O zaman Hazret-i Ali (r.a.) yirmibeş , Hazret-i Fatima (r.anha) da onsekiz yaşına gelmiş idi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın soyu YALNIZ Hazreti Fatima (r.anha) dan olan Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin (r.a.) le devam etti.

Hazret-i Fatima (r.anha) nın Hasan ve Hüseyin, Muhsin (r.anhüm) isminde üç oğlu ile iki kızı oldu. Muhsin (r.a.) küçük yaşta vefat etti.

Hazret-i Ali (Keremallahu vecheh), Hazret-i Fatima (r.anha), Hasan ve Hüseyin (r.anhüm)e EHL-İ BEYT veya (Âl-i Âbâ) denir.

Hazret-i Meryem (r.anha) den sonra, bütün kadınların EN ÜSTÜNÜDÜR. Aklı, zekası, hüsnü cemalı (güzelliği) zühdü (dünyaya düşkün olmaması), takvası (haramlardan kaçınması) ve güzel ahlakı ile BÜTÜN İNSANLARA ÇOK GÜZEL BİR ÖRNEKTİR.

Yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan (ZEHRA) denildi. Zühd ve dünyadan kesilmekte EN İLERİ OLDUĞU içindir ki; (Betül), çok temiz demişlerdir. Ayet-i Kerim’e ve hadis-i şerifler ile MEDH OLUNDU.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın vefatından sonra güldüğü hiç görülmemiştir.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) den sonra altı ay daha yaşayıp, onbirinci yılda Ramazan-ı şerif’in 3. günü vefat etti.

Hazret-i Fatima (r.anha) Resul-i Ekrem (s.a.v.) e Peygamberlik geldiği sene dünyaya teşrif etmişlerdir. En küçük kızları idi. Annesi Hadice (r.anha) Resulullah (s.a.v.) ın ilk zevcesidir. (hanımıdır)

Hazret-i Hadice (r.anha) çok zengin ve âlim, akıllı idi. Bütün malını Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) a bağışladı. Yirmidört sene çok iyi hizmet etti. Hicretten üç yıl önce, altmışbeş yaşında Mekke’de vefat etti. İlk iman’a gelen HÜR KADINDIR.

Hazret-i Fatima (r.anha) annesi vefat ettiği zaman 10 yaşlarında idi. Allah-u Teâlâ Kur’an-i kerim’de Ehl-i beyt’e buyuruyor ki;

-“Allah-ü Teâlâ sizlerden ricsi yani her kusur ve kirleri gidermek istiyor ve sizi tam bir taharet ile temizlemek irâde ediyor.”

Eshab-i Kiram (r.anhüm) sordular.

-“Ya Resulullah! Ehl-i beyt kimlerdir?”

O esnada, İmâm-i Ali (r.a.) geldi

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Kâ’be-i Şerif

Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 2

Eshab-i Kiram (r.anhüm) sordular.

-“Ya Resulullah! Ehl-i beyt kimlerdir?”

O esnada, İmâm-i Ali (r.a.) geldi. Mubarek Âbâ’sı altına aldılar. Fatima-tüz Zehra (r.anha) da geldi. O’nu da yanına aldılar. İmâm-i Hasan geldi. O’nu da bir yanına, İmâm-i Hüseyin geldi. O’nu da öbür tarafına alarak;

-“İşte bunlar, benim Ehl-i Beyt’imdir.” Buyurdu.

Bu mübarek insanlara Âl-i Âbâ ve Âl-i-Resûl denir.

İmâm-i Hasan ve İmâm-i Hüseyin (r.anhüm) küçük iken hastalanmışlardı. Pederleri ve valideleri Fatima-tüz Zehra (r.anha) ve hizmetçileri Fıdda, çocuklar iyi olunca, üçü de hasta iken adadıkları orucu tuttular.

Birinci gün, iftar için hazırladıkları yemeği, o esnada kapılarına gelen yetimlere vererek yemek yemeden ikinci günün orucuna başladılar. O akşam iftarlığını da, yine o saatta kapıya gelen;

-“Allah için bir şey verin!”

Diyen fakir ve miskinlere verdiler.

O gece de yemek yemeden, üçüncü günün orucuna başladılar.

Bunun üzerine Ayet-i Kerime geldi ve;

-“Bunlar, adaklarını yerine getirdiler. Uzun ve sürekli olan kıyamet gününden korktukları için, çok sevdikleri ve canlarının istediği yemekleri miskin, yetim ve esirlere verdiler. ‘Biz bunları, Allah-u Teâlâ’nın rızası için yedirdik. Sizden karşılık olarak bir teşekkür, bir şey beklemedik, bir şey istemeyiz’ dediler. Bunun için Cenab-ı Hak, onlara şerab-ı tahû içirdi.”

Ehl-i Beyt’i Nebeviyi sevmek, ahrete İman ile gitmeğe, son nefeste selâmetle kavuşmağa sebep olur.

Server-i Âlem (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şerif’te buyurdu ki;

-“Ehl-i Beytim, Nuh aleyhis selam’ın gemisi gibidir. Onlara tabi olan, selâmet bulur. Geri kalan helâk olur.”

Bir Hadis-i şerifte de Buyuruldu ki;

-“Kızım Fâtima (r.anha) yı, Ali (r.a.) ye vermeği Rabbim bana emr eyledi. Allah-u Teâlâ her Peygamberin sülalesini kendinden, benim sülalemi ise, Ali (r.a.) den halk buyurdu.

Abdullah bin Mes’ud (r.a.) der ki;

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

İbrahim Aleyhis selam’ın makamı ve Kâb’e kapısı

Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 3

Abdullah bin Mes’ud (r.a.) der ki;

-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın Kureyş’e beddua ettiğini asla işitmedim. Yalnız bir gün Kâ’be-i şerif yanında namaz kılıyordu. Evû Cehil, kendi adamlarıyla bir yerde oturuyorlardı. O sırada bir kimse gelip ölmüş bir deve işkembesini oraya bıraktı.”

Ebû Cehil;

-“Bu kan ile bulaşmış işkembeyi, kim götürüp, Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) secdeye varınca arkasından koyar.” Dedi.

Onların içinde en ziyade Bedbaht Ukbe bin Ebi Mu’it,

-“Bu çirkin işe girişip, O’nu Hace-i âlem secdede iken üstüne koydu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) secdeden kalkmadı. O bedbahtlar gülüştüler. O kadar ki, gülmekten birbirlerinin üzerine düştüler.”

İbn-i Mes’ud (r.a.) der ki;

-“Ben uzaktan bakardım. Müşriklerin korkusundan yanına varamadım. Nihayet bir kimse Hazret-i Fatima (r.anha) ya haber verdi.”

Fatima (r.anha) gelip onu Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in üzerinden kaldırdı.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) namazdan kalkınca üç kere;

-Yâ rabbi! Kureyşi sana havale ediyorum.” Buyurdu.

Bir rivayette isimlerini söyleyip;

-“Yâ Rabbi! Sana bırakıyorum.” Buyurdu.

İbn-i Mes’ud (r.a.) der ki;

-“Allah hakkı için onları Bedir günü gördüm, hepsini katl edip, ayaklarından sürüyerek Bedir kuyusuna bıraktılar. Ümeyye ve Amr’i ise parça parça ettiler. Ammar ve Velid’i çok feci şekilde öldürüp Cehenneme gönderdiler.”

Hicretleri;

Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Medine-i Münevvere’ye, Allah-u Teâlâ’nın emriyle hicret ettikten sonra, hanımı Sevda (r.anha), Kızları Ümmü Gülsüm (r.anha) ve Hazret-i Fatima (r.anha) yı getirmeleri için, Zeyd bir Harise (r.a.) ile Ebû Râfi-i Mekke’ye geönderdi. Onlara 500 dirhem gümüş ile iki deve verdi.

Zeyd ile Ebû Râfi (r.anhüm) Mekke’ye gittiler. Hazret-i Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın kızları Ümmü Gülsüm, Fatim-tüz Zehra, Sevda (r.anha) Zeyd (r.a.) in zevcesi Ümmü Eymen (r.anha) i ve Oğlu Üsâme (r.a.) yi alıp beraber Medine’ye geldiler.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu