24 Temmuz 2009 için Arşiv

Revda-i Mutahhara (Sallallahu aleyhi ve Sellem)

Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 14

Hazret-i Ali buyurdu ki;

-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın hanemize teşrif buyurduğu gün gerdekten dört gün geçmiş idi. Bizimle sohbet eyledi.”

Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana dedi ki;

-“Yâ Ali! Su getir.”

Kalktım su getirdim.

Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem) bir ayet-i Kerime okudu ve;

-“Bu sudan biraz iç. Bir miktar kalsın.” Buyurdu.

Öyle yaptım.

-“Kalan suyu başıma ve göğsüme serpti.”

Tekrar bana Resul-i Ekrem (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Su getir.” Buyrudu.

YİNE SU GETİRDİM.

-“Bana yaptığı gibi, Fatima (r.anha) ya da yaptı.”

Sonra beni dışarı gönderdi.

Fatima (r.anha) ya benden sual eyledi.

Fatima (r.anha) dedi ki;

-“Babacığım, bütün kemâl sıfatlar kendisinden mevcuttur. Lakin bazı Kuryeş hatunları bana;”

(-“Senin erin fakirdir.”) diyorlar.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki;

-“Ey Kızım! Senin baban ve helalın fakir değildir. Bütün yer ve gök hazine ve definelerini bana arz ettiler. Kabul etmedim. Allah-u Teâlâ’nın katında makbul olanı kabul ettim. Ey kızcağızım. Eğer benim bildiğimi sen bilseydin, dünya senin nazarında hor ve aşağı olurdu. Allah-u Teâlâ’nın hakkı için, erin sahabe (r.anhüm) nin evvelidir. İslam’da büyüğüdür. İlimde en derinidir. Ey kızım! Allah-u teâlâ Ehl-i Beyt’ten iki kimse ihtiyar etti. Biri baban ve biri helalnıdır. Zinhar ona isyan eyleme ve emrine muhalefet etme.”

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızına nasihat etikten sonra Ali (r.a.) yi davet etti.

O’na da Fatima (r.anha) yı ismarladı;

-“Yâ Ali! Fatima (r.anha) nin hatırına riayet eyle. O BENDEN BİR PARÇADIR. ONU HOŞ TUT. Eğer onu üzersen, beni ÜZMÜŞ OLURSUN.” Buyurdu.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Revda-i Mutahhara (Sallallahu aleyhi ve Sellem)

Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 15

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızına nasihat etikten sonra Ali (r.a.) yi davet etti.

O’na da Fatima (r.anha) yı ismarladı;

-“Yâ Ali! Fatima (r.anha) nin hatırına riayet eyle. O BENDEN BİR PARÇADIR. ONU HOŞ TUT. Eğer onu üzersen, beni ÜZMÜŞ OLURSUN.” Buyurdu.

Resul-i Ekrem ikisini de Allah-u Teâlâ’ya ısmarladı. Sonra kalkıp gitmeğe azimet etmişti ki;

Hazret-i Fatima (r.anha);

-“Ya Resulallah! İçerinin hizmetini ben görürüm. Dışarısının hizmetini de Ali (r.a.) görür. Bana bir cariye ihsan ederseniz, bana bazı işlerimde yardımcı olur. Beni memnun edersiniz.” Dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;

-“Ey Fatima! Sana hizmetçiden daha iyi bir şey mi in’am edeyim. Yoksa hizmetçi mi ihsan edeyim?”

Fatima (r.anha);

-“Hizmetçiden iyisini ihsan eyle.” Dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sllem) buyurdu ki;

-“Her gün OTUZÜÇ KERE (Sübhanallah), OTUZÜÇ KERE (Elhamdülillâh), OTUZÜÇ KERE (Allahü Ekber) BİR KERE DE (Lâilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh. Lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir. Söyle. Hepsi yüz kelimedir. Kıyamette bin hasene (iyilik) bulursun. Mizan’da hasenatin ağır gelir.” Bunları söyleyip, evimizden çıkıp, Seâdetle gittiler.

Hazret-i Fatima (r.anha), Hazret-i Ali (r.a.) yi üzecek ve gadap verecek bir şey yapmadı. ASLA EMRİNE MUHALEFET ETMEDİ. Hazret-i Ali (Keremallahu vechehü) de Fatima (r.anha) nın gönlünü kıracak bir harakette bulunmadı.

Abdullah ibn-i Abbas (radiyallah-u anhüm) in bildirdiği hadis-i şerif’te Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Ben ilmin terazisiyim. Ali bu terazinin kefeleri, Hasan ve Hüseyin ipleri, Fatima, kefelerin asıldığı demiri ve benden sonra gelen halifeler düşey demiridir. Bu terazi ile dostlarımızın amelini tartarlar.” Buyurdu.

Bir başka Hadis-i şerifte Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Eğer Ali yaratılmasa idi. Fatima’ya münasip kimse bulunmazdı.” Buyurmuştur.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Mescid-i Nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)

Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha)- 16

Yine bir başka hadis-i şerifte Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Yâ Ali! Allah-u Teâlâ sana, fatima’yı zevce yaptı. YERYÜZÜNÜ O’NA MEHR KILDI. Sana buğz ederek yeryüzünde yürüyen kimsenin, bu yürümesi haramdır.” Buyurdu.

Bilâl-i Habeşi (r.a.) anlatıyor;

-“Bir gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mübarek yüzü ayın öndördünden daha parlak olduğu halde yanımıza geliyordu.”

Abdurrahman bin Avf (r.a.) Server-i âlemi karşıladı;

-“Babam anam sana feda olsun Yâ Resulallah! Bu ne nur’dur?” dedi

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Bu kardeşim, amcam oğlu ve dâmâdım hakkında Rabbimden gelen müjdedir. Allah-u Teâlâ, Fatimâ’yı, Ali’ye tezviç ettiği zaman, Cennetin sahibi olan Rıdvan adındeki meleğe Tubâ ağacını sallamasını emr buyurdu. Rıdvan’da salladı. Bizim dostlarımız sayısınca senetler saçıldı. Allah-u Teâlâ nur’dan Melekler yarattı. Her meleğe o senetlerden birer tane verdi. O senetlerde;(-”Resulümü ve Ehl-i beytimi halis sevenler, Cehennemden âzât olmuştur.”) Diye yazılmıştır.” Buyurdu.

Enes bin Mâlik (r.a.) rivayet etmiştir; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şerifte buyurdular ki;

-“Kıyamet günü halk aç, susuz ve çıplak iken biz dört kişi binek üzerinde oluruz. Ben kendi bineğim olan BURAK üzerine binerim. Salih Aleyhis selam DEVESİ üzerine biner. Fatimâ, benim ASBÂ ADINDAKİ DEVEME biner. Ali bin Ebi Talib de CENNET develerinden birine biner..”

Ebû Bekir Sıddık (r.a.);

-“Allah-u Teâlâ Ey Cennet! Senin dört köşeni, dört kimse ile süslerim. Biri Peygamberlerin üstünü Muhammed (Aleyhis Selam) dir. Biri Allah’tan korkanların üstünü Ali’dir. Üçüncüsü kadınların üstünü, Fatima-tüz Zehra’dır. Dördüncüsü köşedeki de temizlerin üstünü Hasan ve Hüseyin’dir” buyurduğunu bildirmektedir.

İbn-i Abbas (r.a.) bildiriyor ki;

-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın huzurunda idim.”

Hazret-i Fatima (r.anha) ağlayarak geldi;

-“Babacığım! Hasan ve Hüseyin evden çıkmışlardı. UZUN ZAMAN GEÇTİ Hâlâ gelmediler. Ali (r.a.) de evde yok ki gidip onları çağırsın, şimdi ne yapacağız?” dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Ya Fatima! Üzülme, Allah-u Teâlâ onları muhafaza eder.” Buyurdu.

Sonra ;

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Fatima-tüz Zehra (Radiyallah-u anha) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu