29 Temmuz 2009 için Arşiv

Arafat (Mekke-i Mükerreme)

Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anh)- 3

Hazret-i Ali (r.a.);

-“Melekler gurup gurup geliyorlardı. her biri bir dil ile konuşurlardı. Ve sayısını bildirirlerdi.” Dedi.

Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Allah aklını ziyade etsin Yâ Ali.” Buyurdular.

Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hüseyin (r.a.) doğduğu zaman, kulağına;

-“O Cennet çocuklarının efendisi (Seyidi) dir.” Diye seslenmişti.

Usâme bin Zeyd (r.a.), bir gece Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) i gördüğünü ve O’nun;

-“Bunlar benim oğullarımdır, kızımın oğullarıdır; Allahım, ben onları seviyorum, sen de onları sev ve onları sevenleri de sev.” Dediğini rivayet etmektedir.

Bir defasında da;

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Hüseyin benden, ben Hüseyin’denim, Allah-u Teâlâ Huseyin’i seveni sever.” Buyurmuştu.

Hazret-i Hüseyin (r.a.) daha bir çok Hadis-i Şeriflerle methedildi.

Allah-u Teâlâ Kur’an-i Kerimde, Ehl-i Beyt’e Buyuruyor ki;

-“Allah-u Teâlâ sizlerden ricsi, yani her kusur ve kirleri gidermek istiyor ve sizi tam bir taharet ile temizlemek irade ediyor.”

Eshab-i Kiram (r.anhüm) sordular;

-Ya Resulullah! Ehl-i Beyt kimlerdir?”

-“O esnade İmâm-i Ali (r.a.) geldi. Mübarek hırkasının altına aldılar. Fatima-tüz Zehra (r.anha) da geldi. O’nu da yanına aldılar. İmâm-i Hasan (r.a) geldi. O’nu da bir yanına, İmâm-i Hüseyin (r.a.) geldi. O’nu da öbür tarafına alarak; “İşte bunlar Ehl-i Beytim.” Buyurdular.

Bu ayeti Kerime ile ilgili Hadis-i Şerifler, Resulullah (s.a.v.) ın iki mübarek torununu sevmenin şart olduğunu bildirmektedir.

Hazret-i Hüseyin (r.a.) buyurdu ki;

-“Birgün yüksek dedemin huzuruna varmıştım. Ubey bin Ka’b (r.a.) da huzurunda idi.”

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bana;

-“Merhaba ey Ebû Abdullah, ey göklerin ve yerin süsü!” diye hitap etti.

Ubey bin Ka’b (r.a.);

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Mescid-i Nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)

Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anh)- 4

Ubey bin Ka’b (r.a.);

-“Ya Resulullah! Göklere ve yere senden başka süs var mıdır?” dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Beni insanlara Peygamber olarak gönderen Allah-u Teâlâ’nın hakkı için Hüseyin bin Ali, yeryüzünün merkezinin süsüdür. ONDAN ZİYADE SÜZ, göklerin tabakalarıdır.” Buyurdu.

Birgün Hazret-i Hüseyin (r.a.), Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in yanında idi. Annesine gitmek istiyordu. Hava yağmurlu idi.

Resulullah dua buyurdu. Hüseyin (r.a.) eve gidinceye kadar, yağmur ara verdi.

Birgün Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Hazret-i Hüseyin (r.a.) i sağ dizine, oğlu İbrahim (r.a.) i sol dizine aldı.

Cebrail Aleyhis selam gelip;

-“Hak teâlâ bu ikisinden birini alacaktır. Sen birini seç.” Dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Eğer Hüseyin vefat ederse, benim canım yandığı gibi, Ali (r.a.) nin ve Fatima (r.anha) nın da canları yanar. Eğer İbrahim giderse, en çok ben üzülürüm. Benim üzüntümü, onların üzüntüsüne tercih ediyorum.” Buyurdular.

Üçgün sonra oğulları İbrahim (r.a.) vefat etti.

Hüseyin (r.a.) Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın yanına her gelişinde onu öper ve;

-“Selamet ve Saadet o kimseye ki, Oğlum İbrahim’i ona feda ettim.” Buyururdu.

Hazret-i Hüseyin (r.a.) in ilk çocukluğu Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in derin sevgi ve şefkati içinde geçti. Ancak bu hal çok sürmedi.

Hüseyin (r.a.) bundan sonra ilmini ve edebini babasının yanında tamamladı. Beş çocuğu oldu.

Sırası ile;

Ali Ekber, Ali Asğer, Ca’fer (r.anhuma) Fatima ve Sekine (r.anha)

İmâm-i Hasan ve Hüseyin ile Abdullah bin Ca’fer (r.anhüm) Medine-i Münevvre’ye giderlrken yiyecekleri kalmadı.

Sahrada olduklarından yiyecek bir şey alınacak yer de olmayıp açlık ve sususzluktan iyice bunaldılar.

Sonra;

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bab-üs-Selam kapısı Mescid-i Nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)

Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anh)- 5

Sonra;

-“Allah’a tevekkül ettik.” Diyerek yoldan ayrıldılar.

Biraz ilerlemişlerdi ki, ovanın ortasında bir karartı gördüler. O’na doğru gittiler.

Siyah bir çadır, içinde ise, bir kadın vardı. Kadına Selam verdiler. Kadın selamlarını aldı. İyi karşıladı. Bu üç zat’ın dünyaya rağbetleri olmadığını anladı.

Kadına;

-“-“Hiç yiyeceğin var mı?” diye sordular.

Kadın;

-“Bir keçimiz var. Kendiniz sağın için.” Dedi.

Birisi sağdı her biri birer çanak içtiler.

Sonra kadına;

-“Başka yiyeceğin var mı?” diye sordular.

Kadın;

-“Keçiyi kesin yiyin.” Dedi.

Abdullah bin Ca’fer (r.a.) keçiyi kesti, pişirdi. Üçü beraber yediler. Allah-u Teâlâ’ya HAMD ettiler.

Atlarına binerlerken, kadına;

-“Medine-i Münevvere’ye geldiğinde muhakkak bize uğra, BİZ SEYYİDLERDENİZ. HAŞİMİLERDENİZ. Diyerek yola koyuldular.

Bir zaman sonra kadının kocası geldi. Keçiyi göremeyince;

-“Keçiye ne oldu?” diye sordu.

Kadın olup biteni anlattı.

Kocası üzüldü;

-“Biliyorsun o keçiden başka bir şeyimiz yok . Şimdi ne yapacağız?” diyerek kadını azarladı.

Kadın;

-“Allah-u Teâlâ Rahimdir. Kullarını aç bırakmaz. Böyle güzel yiğitler gelip te, onları misafir etmeden göndermek insafa sığmaz.” Dedi.

Daha sonra kadın, kocası ile Medine-i Münevvere’ye bir şeyler alıp satmak için gitiler.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Bab-üs-Selam kapısı Mescid-i nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)

Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anh)- 6

Hikmet-i İlahi;

Hazret-i Hasan (r.a.) a Ba’büs-Selam kapısı önünen geçerken rastladılar. Hasan (r.a.) kadını ve kocasını huzuruna çağırttı.

Kadına;

-“Beni tanıdın mı?” dedi.

Kadın;

-“Hayır.” Dedi.

Hasan (r.a.);

-“Bir zamanlar senin evine üç kişi gelmiştik. Bize süt ikram etmiştin. Bir de keçini kesmiştik. Onlardan biri benim.” Dedi.

Bunlara çok ikramda bulundu. Yanında fazla bir şeyi olmadığından, Beytül Mal eminine adam gönderip, bin dirhem gümüş ve yüz koyun borç istedi.

Getirdiler.

Bunların hepsini kadına bağışladı.

-“Bizi mazur görün.” Buyurdu.

Bu karı ve kocanın yanlarına adam vererek, Hüseyin (r.a.) e gönderdi.

Hazret-i Hüseyin (r.a.) de bunları iyi karşılayıp, yanına bulunduğu kadar ikram etti. Fazla olmadığından Beytül Mal emininden bin dirhem gümüş ve ikiyüz koyun borç istedi. Hepsini kadına verip özür diledi.

Yanlarına adam verip, Abdullah bin Ca’fer (r.a.) e gönderdi.

Abdullah bin Ca’fer (r.a.);

-“İki imâm’a uğradınız mı? Buyurdu.

Kadın ile kocası;

-“Evet.” Dediler.

Hazret-i Abdullah bin Ca’fer (r.a.);

-“Keşke daha önce bana uğrasaydınız. onarın yanında dünya malı bulunmaz. Belki sıkıntı çekmişlerdir.” Dedi.

Bunlar da imâmlar’ın (r.anhüm) yaptıkları ikramları söylediler.

Abdullah bin Ca’fer (r.a.) da ikibin dirhem gümüş ve dörtyüz koyun verdi

Mezkür karı-koca dörtyüz koyun ve dörtbin gümüş dirhemi alıp sevinerek evlerine döndüler.

Devam edecek….

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hüseyin bin Ali (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu