31 Temmuz 2009 için Arşiv
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 3
31 Temmuz 2009Mescid-ül Haram
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 3
Hazret-i Suheyb (r.a.), Mekke’de kendi gayretleriyle büyük bir bir servet elde edip haylı zengin oldu.
Mdine-i Münevvere’ye hicret edeceği müşrikler tarafından haber alınınca yolu kesildi.
-“Sen Mekke’ye fakir olarak geldin. Çok mal ve servete kavuştun. Şimdi hem kendin gideceksin, hem de bunca malı götüreceksin buna izin vermeyiz.” Dediler.
Hazret-i Suheyb (r.a.) Müşriklere buyurdu ki;
-“EY Müşrikler, Beni iyi tanırsınız ki, çok iyi ok atarım. Eğer üzerime gelirseniz. Çantamdaki okların hepsini size atarım ve sonra kılıcımı çekerim. Bunlardan biri elimde bulundukça bana bir şey yapamazsınız kendiniz bilirsiniz.”
Bunun üezrine müşrkler korkarak geri çekildiler.
Fakat Hazret-i Suheyb (r.a.) in, Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e olan muhabbeti, bağlılığı ve O’NA KAVUŞMAK ARZUSU ve Medine-i Münevvere’ye gidip ibadetlerini rahatça edâ edebilmek isteği o kadar çoktu ki, yanında bulunan bütün mallarının ve alacaklarının, peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in SEVGİSİ yanında hiç kıymeti yoktu.
Bu sebeple hiç vakit kayıbetmemek, bunlarla oyalanmamak için onlara;
-“Yanımdaki ve Mekke’de bulunan mallarımı size versem önümden çekilir misiniz, yolumu açar mısınız? “ diye sordu.
Hak ve hakikatlerden nasibi olmayan müşriklerin de arzusu buydu.
Hemen;
-“Olur.” Dediler.
Hazret-i Suheyb (r.a.) yanında bulunan bütün malını verdi. Mekke’deki varlığının da yerini tarif edip müşriklerin elinden kurtuldu ve hiç parasız olarak yoluna devam etti.
Mekke ve Medine arasındaki yolda BİNBİR ZAHMET, tahammülü mümkün olmayan güçlüklerle karşılaştılar. Fakat Sevgili Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e kavuşmanın heyecanı ile bütün sıkıntılardan zevk alarak yol aldılar.
Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem), beraberlerinde Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) ve Hazret-i Ömer (r.a.) olduğu halde Hazret-i Gülsüm binti Herm (r.anha) in hanesine misafir olduklarında,
Hazret-i Ömer (r.a.);
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Suheyb-i Rumi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 4
31 Temmuz 2009Mescid-i Nebevvi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 4
Hazret-i Ömer (r.a.);
-“Ya Resulallah! Suheyb (r.a.) i göremiyoruz. Acaba nerede kaldı?” diye arz edince
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) durumu tahkik ettirdi. Yolda karşılaştığı şiddetli, açlık ve susuzluk ve diğer müşkülatdan dolayı, Kuba’ya zamanından çok sonra gelebildiği ve Hzret-i Sa’d bin Hayseme (r.a.) tarafından misafir edildiği anlaşıldı.
Hazret-i Suheyb (r.a.) Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in huzuruna gelince;
-“Ya Resulallah, Mekke’den, Medine’ye hicret etmek için yola çıktığım zaman, müşrikler beni yakaladılar. Onlara bütün servetimi teklif ettim. Onlar da kabul ettiler. Bütün malımı vererek kendimi ve ailemi kurtararak huzurunuza geldim.” Deyince,
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Suheyb kazandı, Suheyb kazandı.” Buyurdular.
Hazret-i Suheyb (r.a.) hakkında nazil olan;
-“İnsanlardan bir kısmı, Allah-u Teâlâ’nın rızasını isteyerek O’na ibadet yolunda canlarını sarfederler.” Bakara suresi ayet; 207 okudular.
Hazret-i Peygamber efendimiz (s.a.v.), Hazret-i Suheyb (r.a.) ile Hazret-i Haris bin Samme (r.a.) arasında DİN KARDEŞLİĞİ ilan etti.
Güzel huyları ve faziletleri kendisinde toplamış olan, hazır cevablılığı ve latifeleri ile tanınan kamil bir zat idi.
Bir defasında Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in de bulunduğu bir mecliste, hazır bulunanlara taze hurma ikram edilmişti. Herkes taze hurmalardan yemeğe başladı.
Peygamber efendimiz Hazret-i Suheyb (r.a.) e latife ile;
-“Gözlerinde rahatsızlık var, yine de hurma yiyiyorsun.” Buyurdu.
Hazret-i Suheyb (r.a.) de cevaben;
-“Ya Resulallah. Gözümün birisinin yarısı sağlamdır. O’nun hakkını yiyiyorum.” Deyince
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve orada bulunanlar bu cevab hoşlarına gittiğinden tebessüm etiler.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Suheyb-i Rumi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 5
31 Temmuz 2009Biat-ür-Rıdvan’ın yapıldığı Yer (Hudeybiye)
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 5
Hazret-i Suheyb’i Rumi (r.a.), nişan almakta ve ok atmakta çok mahir idi. Başta, Bedir, Uhud ve Hendek olmak üzere bütün gazâlarda bulundu. Çok büyük gayret ve kahramanlık gösterdi.
Buyurdu ki;
-“Her zaman, Resulullah (s.a.v.) ın yanında bulundum. Bütün biat’lerde, bütün gazâlarda ve seriyyerlerde hep etraflarında idim. Hiçbir zaman Resullah (s.a.v.) ile benim aramda bir düşman bulunmamıştır. O’NA BİR ZARAR GELMEMESİ İÇİN KENDİ VÜCUDUMU SİPER ETTİM. Bu durum, O AHİRETE İRTİHAL EDİNCEYE KADAR DEVAM ETTİ.”
Bir defasında, Hazret-i Ömer (r.a.) Hazret-i Suheyb (r.a.) e sordu;
-“Ey Suheyb Sizde ayıblıyacağım bir şey yoktur. Sizi ayıplamak için söylemiyiyorum. Ama sizde gördüğüm üç haslet var. Bunları sormak istiyorum.”
-“1-Arab olduğunuzu söyliyorsunuz. Fakat konuşmanız, aslen Arab olanların konuşmalarına benzemiyor.”
-“2-Oğulunuzun ismi Hamza olduğu halde, bir peygamberin isni ile (Ebû Yahya) kümyeleniyorsunuz.”
-“3-Malınızı çokça harciyorsunuz.”
Hazret-i Suheyb (r.a.) cevaben buyurdular ki;
-“Ben aslinda Arab’ım, lâkin küçükken beni Rumlar esir almışlar. Ben onların elinde yetiştiğim için onların dilini öğrendim. Ebû Yahya künyesini bana Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) verdiler. Çok harcamama gelince çok harciyorum ama, hep Allah yolunda sarf ediyorum.”
Hazret-i Ömer (r.a.) bu cevabdan çok memnun oldu. Hazret-i Ömer (r.a.) Hazret-i Suheyb (r.a.) i çok severdi.
Hazret-i Ömer (r.a.), Ebû Lü’lü kafiri tarafından yaralanınca, yerine geçecek halifeyi seçmek için şûra ehlini tayin edip, yeni Halife seçilinceye kadar Hazret-i Suheyb (r.a.) in kendisinin yerine vekil olması için ve Cenaza namazını kıldırması için vesiyyet eti.
Hazret-i Suheyb (r.a.), üç gün müddetle cemaate namaz kıldırdı. Bu mukaddes vazifeyi büyük bir ihtimam ve hasisiyetle yerine getirdi.
Hazret-i Ömer (r.a.) in cenaze namazını da kıldırdı. Bu esnada gösterdiği dikkat ve itine ile herkesin takdir ve tasvibini kazandı.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Suheyb-i Rumi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 6
31 Temmuz 2009Mescid-i Şemis (Hudeybiye)
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 6
Hazret-i Suheyb (r.a.) herkese iyilik eder, çok yemek yedirirdi. Bir defasında Hazret-i Ömer (r.a.) kendisine;
-“Ya Suheyb sen çok fazla yemek yediriyorsun. Bu israf olmuyor mu? Dedi.
Suheyb (r.a.) buyurdu ki;
-“Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyuruyorlardı ki;”
-“Sizin en iyiniz fakirleri doyuran ve Selamı alıp cevap verendir.” Diye cevap verdi.
İkram ve ihsanları çok idi.
70 (M. 658) de Medine-i Münevvere’de vefat etti. BAKİ’ KABRİSTANINA defnolundu.
Suheyb-i Rumi (r.a.); Orta boylu, buğday tenli, kırmızı benizli, saçları sık ve siyah yakışıklı bir zât idi.
Çocukları;
Habib, Hamza, Sa’d, Salih, Seyfi, Ubbad, Osman ve Muhammed (r.anhüm) dir. Bu çocukların hepsi, torunu Ziyad bin Vasfi, Eshab-i Kiram 8r.anhüm) den Hazret-i Cabir (r.a.) ve Tabiinden bazı zatlar, Hazret-i Suheyb (r.a.) den hadis-i şerif rivayet etmişlerdir.
Hazret-i Suheyb-i Rumi (r.a.) nin rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir;
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“İman edip güzel amel işleyenlere Cennet ve bir de Allah-u Teâlâ’nın CEMALINI GÖRMEK VAR. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır ne de bir zillet… İşte bunlar Cennetliktirler, kendileri orada EBEDİ OLARAK kalıcıdırlar.” Yunus suresi 26. ayetini okuduktan sonra,”
Buyurdular ki;
-“Cennet ehli Cennete girdikleri zaman, onlara şöyle nida edilecektir. –“Ey Cennet ehli, size Rabbınızın bir va’di, sözü vardır.”
-“Cennet ehli de;”
-“Bu ni’met, bu va’d nedir? Halbuki Allah-u Teâlâ bizim yüzümüzü ek ettirmedi mi? Bizi Cennete sokmadı mı?” diyeceklerdir.”
-“Bu karşılıklı nida üç defa tekrarlanacak, sonra Allah-u Teâlâ onlara Tecelli edecek ve Cennet ehli Rablarını mekansız ve cihetsiz olarak göreceklerdir. Bu nimet onların kavuştukları nimetlerin EN BÜYÜĞÜDÜR.”
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Suheyb-i Rumi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu



