01 Kasım 2009 için Arşiv

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın doğduğu ev (Eski resim)

Muhammed (Aleyhis selam);

Allah-u Teâlâ’nın bütün dünyadaki insanlar arasında, her bakımdan, en üstün, en güzel, en şerefli olarak yarattığı ve bütün insanlara Peygamber olarak seçip gönderdiği, SON VE EN ÜSTÜN PEYGAMBER.

Her şey O’nun hürmetine yaratıldı. O, Allah-u Teâlâ’nın Resulü, SON PEYGAMBERİDİR. Allah-u Teâlâ bütün Peygamberlerine ismi ile hitap ettiği halde, O’na Habibim (Sevgilim) diyerek hitap etmiştir.

Allah-u Teâlâ bir i hadis-i Kudside;

-“Sen olmasaydın, sen olmasaydin, hiçbir şeyi yaratmazdım!”

Bütün mahlukatı O’nun şerefine yaratmıştır. Allah-u Teâlâ kullarına razı olduğu yolu göstermek için çeşitli kavimlere zaman zaman Peygamberler göndermiştir.

Muhammed Aleyhis selam’ı ise SON PEYGAMBER OLARAK BÜTÜN İNSANLARA VE CİNLERE GÖNDERDİ. Bunun için Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) “Hatem-ül Enbiyâdır.”

Her Peygamber, kendi zamanında, kendi mekânında, kendi kavminin hepsinden her bakımdan üstündür. Muhammed Aleyhis Selam ise her zamanda, her memlekette, yani dünya yaratıldığı günden Kıyamet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek bütün varlıkların her bakımından en üstünü, en faziletlisidir. Hiçbir kimse hiçbir bakımdan O’nun üstünde değildir.

Allah-u Teâlâ her şeyden önce Muhammed Aleyhis Selam’ın nûrunu yarattı.

Eshab-i Kiram’dan Abdullah bin Cabir (r.a.);

-“Ya Resulallah, Allahın her şeyden evvel yarattığı şey nedir, bana söyler misin?” deyince,

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu;

-“Her şeyden evvel senin Peygamberinin yani benim nûrumu kendi nûrundan yarattı. O zaman ne Levh, ne Kalem, ne Cennet, ne Cehennem, ne Melek, ne Semâ (gökler), ne arz (Yeryüzü), ne güneş, ne ay, ne insan, ne de cin vardı.”

Âdem Aleyhis Selam yaratılınca Arş-ı A’la’da nur ile yazılmış ‘Ahmed’ ismini gördü.

-“Ya Rabbi bu nur nedir?” diye sorunca

Allah-u Teâlâ;

-“Bu senin zürriyetinden bir Peygamberin nûrudur ki, Onun ismi GÖKLERDE Ahmed’ ve YERLERDE ‘Muhammed’dır. Eğer O, olmasaydı seni yaratmazdım.” Buyurdu.

Âdem Aleyhis Selam yaratılınca alnına Muhammed Aleyhis selam’ın nûru kondu ve O nûr, O’nun alnında parlamaya başladı.

Âdem Aleyhis selam’dan itibaren babadan oğula intikal ederek asıl sahibi Muhammed Aleyhis Selam’a ulaştı.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu


Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem’in doğduğu ev (eski resim)

Muhammed (Aleyhis selam)- 2

Muhammed Aleyhis Selam Hicret’ten 53 sene evvel Reb’ül-evvel ayının onikinci Pazartesi gecesi, sabaha karşı, Mekke’de doğdu.

Tarihçiler, bugünün Miladi sene ile 571 senesinin Nisan ayının yirmisine rastladığını söyliyor. Doğmadan birkaç ay önce babası, altı yaşında iken de annesi vefat etti.

Bu sebepten Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e Dürr-i Yetim (Yetimlerin incisi) lakabı da verilmiştir. Sekiz yaşına kadar dedesi Abdülmuttalib’in yanında kaldı. Sekiz yaşında iken dedesi de vefat edince, amcası Ebû Talib’in yanında kaldı.

Yirmibeş yaşında iken Hadicet-ül Kübra (r.a.) ile evlendi. Bu hanımından doğan ilk oğlunun adı Kasım idi. Bundan dolayı Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e Ebû’l Kâsım (Kasımın babası) da denildi. Araplarda böyle bir künye ile anılmak adetti.

Kırk yaşında iken, bütün insanlara ve Cinlere Peygamber olduğu Allah-u Teâlâ tarafından bildirildi. Üç sene sonra herkesi İmân’a çağırmağa başladı. Elli iki yaşında iken Mi’raç vukû buldu.

Milad’ın 622 yılında 53 yaşında olduğu halde Mekke’den Medine’ye HİCRET etti. Yirmiyedi kere muharebe yaptı. 11 (M. 632) senesinde Rebi’ül-evvel ayının onikinci Pazartesi günü öğleden evvel 63 yaşında iken vefat etti.

Soyu;

Muhammed Aleyhis Selam’ın nuru, Âdem aleyhis Selam’dan itibaren temiz babalardan ve temiz analardan geçerek gelmiştir.

Kur’an-i Kerim’de Şu’ârâ suresi ikiyüzondokuzuncu (219) ayetinde;

-“Sen, ya’ni senin nurûn, hep secde edenlerden dolaştırılıp, sana ulaşmıştır.” Buyurulmaktadır.

Hadis-i Şerif’te de Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);

-“Allah-u Teâlâ İNSANLARI YARATTI. Beni insanların en iyi kısmından vucuda getirdi. Sonra, bu kısımlardan en iyisini Arabistan’da yetiştirdi. Beni bunlardan vucuda getirdi. Sonra evlerden, ailelerden en iyisini seçip, beni bunlardan meydana getirdi. O hâlde, benim ruhum ve cesedim MAHLUKLARIN EN İYİSİDİR. Benim silsilem, ecdadım en iyi insanlardır.” Buyurdu.

Yaratılan ilk insan olan Âdem Aleyhis Selam, Muhammed Aleyhis Selam’ın zerresini taşıdığı için alnında O’nun nuru parlıyordu. Bu zerre Hazret-i Havva (r.a.) ya Ondan da Şit Alayhis Selam’a ve böylece, temiz erkeklerden temiz kadınlara ve temiz kadınlardan temiz erkeklere geçti.

Muhammed Aleyhis Selam’ın nuru da, zerre ile birlikte alınlardan alınlara geçti.

Melekler ne zaman Âdem Aleyhis Selam’ın yüzüne baksalar alnında Muhammed Aleyhis Selam’ın nurunu görürler ve O’na Salevat okurlardı.

Yani;

-“ Allahümme salli alâ seyidine Muhammed.” Derlerdi.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu