03 Kasım 2009 için Arşiv

Arapların, cahiliyet devrinde kızlarını diri diri gömdükleri Arabistan çölü

Muhammed (Aleyhis selam)- 5

Abdullah (r.a.) Âmine (r.anha) ile evlenince alnında parlayan nûr , Hazret-i Âmine (r.anha) ye intikal etti.

Abdullah (r.a.) ın evlendiği geceye (Türkiye’de ve birçok İslam ülkelerinde bir asırdan beri ‘Regaib kandili’ ismi verilmekte ise de BU YANLIŞTIR.)

Regaib gecesi, Recep ayının İLK CUM’A gecesidir. Allah-u Teâlâ bu gecede mü’min kullarına, ragibetler, yani ihsanlar yapar. Bu gece yapılan ibadetlere kat kat sevab verilir.

Muhammed Aleyhis selam’ın nûr’u ise Hazret-i Âmine (r.anha) ye Cemaz-il-âhır ayında intikal etmiştir.

Cahiliye devrinde ve İslamiyet’in ilk yıllarında, Arapların harbi haram saydıkları aylarda, harb etmek istedikleri zaman ayların ismini ve sırasını değiştirmeleri, yâni Cemaz-il-âhır ayına o sene Receb demeleri, Recep ayını bir ay ileri almaları sebebiyle, halk içinde BU YANLIŞLIK YAYILMIŞSA da dinen ve ilmen bir kıymeti yoktur.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in nûr’unun Âmine (r.a.) validemiz (r.anha) e intikali şimdiki Cemaz-il-âhır ayındadır. Regaib gecesinde değildir.

Hazret-i Âmine (r.anha) nin Muhammed Aleyhis selam’a hamile olduğu sırada Kureyş kabilesinde büyük bir darlık, kıtlık ve pahalılık olup, çok sıkıntı içerisinde idiler.

Muhammed Aleyhis selam’ın ana rahmine düşmesiyle

O’nun hürmetine Allah-u Teâlâ Kureyş kabilesinin bağ ve bahçelerine, mahsüllerine öyle bereket verdi ki, hepsi zengin oldular.

Araplar o seneye ‘Senet-ül feth ve’l ibtihac’ yani (sevinç ve bolluk yılı) dediler.

Hazret-i Âmine (r.anha) hamile iken kocası Abdullah (r.a.) ticaret için Şam’a gitmişti. Dönüşünde hastalanıp Medine’ye geldiği sırada dayılarının yanında onsekiz yaşında iken vefat etti. Bu haber mekke’de duyulunca çok büyük bir üzüntüye sebep oldu.

Eshab-i Kiram’dan Abdullah ibn-i Abbas (r.a.) şöyle bildirmiştir;

-“Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in babası Abdullah, oğlu doğmadan önce vefat edince melekler; (-“Ey Rabbimiz, Resulün yetim kaldı.”) dediler.

Allah-u Teâlâ;

-“O’nun koruyucuzu ve yardımcısı benim.” Buyurdu.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu

19. yüzyıl sonlarında Mescid-i Haram (eski resim)

Muhammed (Aleyhis selam)- 6

Muhammed Aleyhis selam’ın doğmasına iki ay kadar zaman varken Fil vak’ası meydana geldi.

İnsanlar her taraftan akın akın gelip Kâ’be’yi ziyaret etmesine engel olmak isteyen Yemen Valisi Ebrehe, Bizans imparatorluğunun da yardımı ile San’a da büyük bir kilise yaptırdı. İnsanların bu kiliseyi ziyeret etmelerini istedi.

Araplar ise eskiden beri Kâ’be’yi ziyaret etmekte olup, Ebrehe’nin yaptırdığı kiliseye hiç itibar etmediler. Hatta hakaret gözüyle baktılar. İçlerinden biri de o kiliseyi kirletti. Bu hadiseye kızan Ebrehe, Kâ’beyi yıkmaya karar verdi ve bu maksatla büyük bir ordu hazırlayıp Mekke üzerine yürüdü.

Ebrehe’nin ordusu Mekke’ye yaklaşınca, Kureyşin mallarını yağma etmeye başladılar. Abdulmuttalib’e ait ikiyüz deveye de el koymuşlardı.

Abdulmuttalib Ebrehe’ye gidip develerini istedi.

Ebrehe;

-“Ben sizin Mukaddes Kâ’be’nizi yıkmaya geldim. Sen onu korumak istemiyorsun da develerini mi istiyorsun?” dedi.

Abdlmuttalib;

-“Ben develerin sahibyim. Kâ’be’nin sahibi Allah’tır. Kâ’be’yi O korur.” Dedi.

Ebrehe;

-“Bana karşı O’nu koruyacak yoktur.” Dedi. Ve Abdulmuttalib’e develerini verip gönderdi.

Sonra Kâ’be’yi yıkmak için ordusunu harekete geçirdi. Ebrehe’nin ordusunun önde yürütülen ve böylece zafere kavuşulacağına inanılan (Mahmud) adında bir fil vardı.

Ebrehe, Kâ’be’ye saldırmaya başlayınca bu fil yere çöküp asla yürümedi. Yönü Yemen’e çevrilince koşarak geri dönüyordu. Böylece Mekke’ye yaklaşıp hücum etmek istediği halde hucüm edemeyen Ebrehe’nin ordusu üzerine Allah-u Teâlâ ‘Ebabil’ (Dağ kırlangıcı) denilen kuşlardan bir sürü gönderdi.

Ebabil kuşlarının her biri, biri ağzında ikisi de ayaklarında olmak üzere nohut veya mercimek büyüklüğünde ÜÇ TAŞ taşıyorlardı. BU TAŞLARI Ebrehe’nin ordusu üzerine bıraktılar. TAŞLAR başlarından girip altlarından çıkıyordu. TAŞ isabet eden her asker, anında yere düşüp ölüyordu.

Ebrehe kaçmak istedi. TAŞLARDAN ona da isabet edip, kaçtıkça etleri parça parça dökülerek öldü.

Bu husus Kur’an-i Kerim’de Fil suresinde bildirilmektedir.

Böylece Kureyş kabilesi doğmak üzere olam Muhammed Aleyhis selam’ın hürmetine büyük bir düşmanın şerrinden kurtulmuştur.

Muhammed Aleyhis selam’ın geleceği Adem Aleyhis selam’dan itibaren her Peygambere ve ümmetlerine müjdelene gelmiş ve doğması yaklaşınca birçok haberler ve müjdeler verilmiştir.

Çeşitli hadiseler meydana gelmiştir.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu