08 Kasım 2009 için Arşiv
Muhammed Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 15
08 Kasım 2009Beni Sa’d vadisi (Mekke-i Mükerreme)
Muhammed (Aleyhis selam)- 15
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) in doğduğu sene da yaylalarda yaşayan Beni Sa’d kabilesinden bir çok SÜT ANALAR MEKKE’YE GELDİ. Her biri emzirmek üzere birer çocuk almıştı. Beni Sa’d kabilesi Mekke civarındaki kabileler arasında şerefte, cömertlikte, mertlik ve tevazuda ve Arapçayı düzgün konuşmakta meşhurdu.
Kureyş kabilesi’nin ileri gelenleri çocuklarını daha çok bu kabileye vermek isterlerdi. O sene Beni Sa’d kabilesinin yurdunda şiddetli bir kuraklık ve kıtlık olmuştu. Bu sebeple ücretle çocuk emzirip sıkıntılarını gidermek üzere her senekinden daha ÇOK SÜT ANNESİ mekke’ye gelmişti.
Bilhassa zengin ailelerin çocuklarını alıyorlardı. Gelen kadınların her biri birer çocuk almışlardı. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yetim olduğu için fazla ücret alamamam düşüncesiyle, O’na talip olan çıkmamıştı.
Gelen kadınlar içinde iffeti, temizliği, Hilmi (yumuşaklık), hayası ve güzel ahlakıyla tanınmış HALİME HATUN (r.anha) adında bir kadın vardı. Binek hayvanları zayıf olduğu için diğer SÜT ANALARAINDAN DAHA SONRA MEKKE’YE ULAŞMIŞLARDI.
Kocası ile Mekke’de dolaşarak zengin ailelerin çocuklarının alınmış olduğunu görünce eli boş dönmemek için bir çocuk arıyorlardı. Nihayet görünüşü ile hürmet celbeden ve siması çok sevimli olan bir zat ile karşılaştılar. Bu zat Peygamberimiz (s.a.v.) in dedesi Abdulmuttalib idi. O’nunla torununu almak üzere anlaştılar.
Abdulmuttalib, HALİME HATUN (r.anha) yı Hazret-i Âmine (r.anha) nin evine götürdü.
Halime hatun (r.anha) şöyle anlatır;
-“Çocuğun başucuna vardığımda yünden beyaz bir kundağa sarılı, yeşil ipekten bir örtünün üstünde mışıl mışıl uyuyordu. Etrafta MİSK kokusu yayılıyordu. Hayret içinde kalıp bir anda O’na öylesine ısındım ki, uyandırmaya bile gönlüm razı olmadı. Elimi göğsüne koydum, uyandı ve bana bakıp öyle bir tebessüm etti ki, kendimden geçtim. Annesi böylesine güzel ve mübarek çocuğu bana vermez korkusuyla derhal yüzünü örtüp kucağıma aldım. Sağ mememi verdim emmeğe başladı. Sol mememi verdim emmedi.”
Abdulmuttalib bana dedi ki;
-“Sana müjdeler olsun ki, hanımlar içinde senin gibi ni’mete kavuşan olmadı.”
Amine hatun (r.anha) da bana çocuğunu verdikten sonra;
-“Ey halime, üç gün evvel bir nida işittim ki, (-“Senin oğluna süt verecek kadın Beni Sa’d kabilesinden Ebi Zeybe soyundandır”) diyordu.
Ben de dedim ki;
-“Ben, Beni Sa’d kabilesindenim ve babamın künyesi Ebi Zeybe’dir.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu
Muhammed Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 16
08 Kasım 2009Beni Sa’d vadisindeki Hazret-i Halime (r.anha) nın evinin yeri
Halime-i Sa’diye annemizin mezarı (Cennet-ül Baki’)
Muhammed (Aleyhis selam)- 16
Halime hatun (r.anha) yine şöyle anlatmıştır;
-“Âmine hatun (r.anha) bana daha nice vak’aları anlattı ve vasiyette bulundu. Ben de Mekke’ye gelmeden önce bir ruya görmüştüm.”
Ruyam’da bana;
(-“Ey Halime, Mekke’ye var, orada çok faydalanırsın. Sana bir nûr, arkadaş olur. Bu ru’yayı henüz kimseye anlatma, gizle!)” denildi.
Mekke’ye gelirken de sağımdan solumdan sesler duyardım ve bana gaibden
(-“Sana müjdeler olsun ey Halime, o parlak nûr’u emzirmek sana nasib olacak.) diye seslenildi.”
Halime hatun (r.amha) şahit olduğu daha nice hadiseleri anlatmıştır.
Halime hatun (r.anha) der ki;
-“Muhammed (s.a.v.) i alıp Hazret-i Âmine (r.anha) nin evinden ayrıldım. Kocamın yanına gelince kocam O’nun yüzüne bakıp kendinden geçti.”
Bana;
-“Ey Halime bu güne kadar böyle güzel yüz görmedim.” Dedi.
O’nu yanımıza alır almaz kavuştuğumuz bereketler gelince de; Kocam;
-“Ey Halime bilmiş ol ki, sen çok mübarek bir çocuk almışsın.” Dedi.
Halime (r.anha) da;
-“Vallahi, bende zaten böyle dilerdim.” Dedi.
Halime hatun (r.anha), kocası ile birlikte Muhammed aleyhis selam’ı büyütmek üzere Merkke’den alıp yola çıktıkları anden itibaren O’nun bereketine kavuşmaya başladılar.
Çelimsiz ve hızlı gidemeyen merkepleri öylesine hızlı yürüyordu ki, beraber geldikleri kafile onlardan önce yola çıkıp çok uzaklaşmış olmasına rağmen kafileye yetişip onları geçip gitmişti.
Beni Sa’d yurduna vardıktan sonra görülmemiş bir bolluğa ve berekete kavuştular. Sütü az olan hayvanları bol bol süt veriyor. Bunu gören komşuları hayret edip, bunun emzirmek için aldıkları çocuk sebebiyle olduğunu açıkça anlamışlardı.
Kuraklık sebebiyle çok sıkıntıya düşünce yağmur duâsına çıktılar. O’nu yanlarında götürüp duâ ederek O’nun hürmetine bol yağmura ve berekete kavuştular.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) süt annesi, Halime hatun (r.anha) nun sağ memesini emer, sol memesini emmezdi. O’nu da süt kardeşi emerdi.
İki aylık iken emekledi. Üç aylık olunca ayakta durur, dört aylık iken duvara tutunarak yürürdü. Beş aylık iken yürüdü, altı aylık iken çabuk yürümeye başladı. Yedi aylık iken her tarafa gider oldu. Sekiz aylık iken anlaşılacak şekilde, dokuz aylık iken gayet açık konuşmaya başladı. On aylık iken ok atmaya başladı.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu


