10 Kasım 2009 için Arşiv
Muhammed Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 19
10 Kasım 2009Ebva köyü (Hazret-i Âmine Radiyallah-u anha’nın vefat ettiği yer)
Muhammed (Aleyhis selam)- 19
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) altı yaşına kadar da Annesinin yanında büyüdü. Altı yaşında iken Annesi, Ümmi Eymen adındaki cariye ile birlikte akrabalarını ve babası Abdullah (r.a.) ın mezarını ziyaret etmek için Medine’ye gittiler.
Medine’de bir ay kaldılar. Bu sırada Muhammed Aleyhis selam Beni Neccar kuyusu denilen havuzda yüzmeyi öğrendi. Bu sırada Medine’deki bir Yahudi bilgin ONDAKİ nübüvvet alametlerini gördü.
Yanına yaklaşıp ismini sordu.
Muhammed Aleyhis selam;
-“Ahmed’dır deyince,
Yahudi bilgin;
-“Bu çocuk ahır zaman Peygamberi olacaktır.”
Gene orada diğer Yahudi alimlerinden bazıları da O’ndaki Peygamberlik alametini görmüşler ve Peygamber olacağını anlamışlardır.
Onların bu sözlerini duyan Ümmi Eymen (r.anha) durumu Hazret-i Âmine (r.anha) ye haber verince Hazret-i Âmine (r.anha) O’na bir zarar gelmesinden çekinerek O’nu alıp, Mekke’ye dönmek üzere yola çıktı.
EBVA denilen yere geldiklerinde Hazret-i Âmine (r.anha) hastalandı. Hastalığı artıp sık sık kendinden geçiyordu.
Başında duran oğlu Muhammed Aleyhis Selam’a bakarak şu beyitleri söyledi;
-“Eskir yeni olan, ölür yaşayan,
Tükenir çok olan, var mı genç kalan.
Ben de öleceğim, tek farkım şudur.
Seni ben doğurdum, şerefim budur.
Geride bıraktım hayırlı evlat,
Gözümü kapadım, içim pek rahat.
Benim nâmım kalır daim dillerde,
Senin sevgin yaşar hep gönüllerde.”
Biraz sonra vefat etti.
Orada defn edildi. Hazreti Âmine vefat ettiğinde Yirmi yaşında idi.
Ümmü Eymen (r.anha), Muhammed Aleyhis Selam’ı yanına alıp, birkaç gün süren yolculuktan sonra Mekke’ye getirip dedesi Abdulmuttalib’in yanına bıraktı.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu
Muhammed Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 20
10 Kasım 2009Beni Sa’d vadisindeki Halime Radiayallah-u anha’nın evinin yeri
Muhammed (Aleyhis selam)- 20
Muhammed Aleyhis Selam’ın babası ve Annesi İbrahim Aleyhis selam’ın dininde idi Yani Mü’min idiler.
İslâm âlimleri; ONLARIN İbrahim Aleyhis selam dininde olduklarını ve Muhammed aleyhis selam Peygamber olduktan sonra da O’nun Ümmetinden olmaları için dirilip, Klime-i Şehadet’i işittiklerini, söylediklerini ve BÖYLECE BU ÜMMET’TEN DE OLDUKLARINI BİLDİRMİŞLERDİR.
Muhammed Aleyhis selam sekiz yaşına kadar da dedesinin yanında büyüdü.
Dedesi Abdulmuttalib Mekke’de sevilen ve çeşitli işleri idare eden bir zat olup, heybetli, sabırlı, ahlaklı dürüst, mert ve cömert idi. Fakirleri doyurur, hatta aç, susuz kalan hayvanlara bile YİYECEK VERİRDİ. Allah’a ve ahret’e inanırdı.
Kötülüklerden sakınan, cahiliye devrinin çirkin âdetlerinden uzak duran bir zat idi. Mekke’de zulme, haksızlığa engel olur, oraya gelen misafirleri ağırladı.
Ramazan ayında Hira dağında inzivaye çekilmeyi âdet edinmişti. ÇOCUKLARI SEVEN VE SEFKAT SAHİBİ olan Abdulmuttalib, Muhammed (s.a.v.) ı bağrına basıp gece gündüz yanından ayırmadı. O’na büyük bir sevgi ve şefkat gösterirdi.
Kâ’be’nin gölgesinde kendisine mahsus olan minderinde onunla beraber oturur, mâni olmak isteyenlere;
-“Bırakın oğlumu, O’nun şanı yücedir!” derdi.
Peygamberimiz (s.av.) in dadısı Ümmi Eymen’e, O’na iyi bakmasını önemle tembih eder.
-“Oğluma iyi bak. Ehl-i kitab, benim oğlum hakkında bu Ümmetin Peygamberi olacak diyorlar.” Dedi.
Ümmi Eymen demiştir ki;
-“O’nun çocukluğunda ne açlıktan, ne de sususzluktan şikayet ettiğini görmedim. Sabahlayın bir yudum zemzem içerdi.”
Kendisine yemek yedirmek istediğimizde;
-“İstemem tokum.” Derdi.
Abdulmuttalib uyurken ve odasında yalnızken, ondan başkasının yanına girmesine musaade etmezdi. O’nu daima öper, okşar, sözlerinden ve haraketlerinden son derece hoşlanırdı. Sofrada O’nu yanına alır dizine oturtur; yemeğin en iyisini ve en lezzetlisini O’na yedirir ve O gelmeden sofraya oturmazdı.
O’nun hakkında nice ruyalar görüp bir çok hadiselere şahit oldu. Bir defasında, Mekke’de kuraklık ve kıtlık olmuştu. Abdulmuttalib, gördüğü bir ruya üzerine Muhammed Aleyhis selam’ın elinden tutup Ebû Kubeys dağına çıkıp;
-“Allahım, bu çocuk hakkı için, bizi bereketli bir yağmur ile sevindir.” Diyerek duâ etti.
Duâ’sı kabul olundu ve bol yağmur yağdı. O zamanki şairler bu hadiseyi şiirler yazarak dile getirmişlerdir.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu

