17 Kasım 2009 için Arşiv
Muhammed Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 33
17 Kasım 2009Eski Zem sem kuyusundan su çekme sistemi
Muhammed (Aleyhis selam)- 33
İkinci misal olarak; Hazret-i Ömer (r.a.) in kızı Hafsa (r.anha) dul klamıştı. Hicretin üçüncü yılında, Hazret-i Ömer (r.a.) Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Osman (r.anhüm) a
-“Kızımı alırmısın?” dediklerinde
-“Düşüneyim.” Demişlerdi.
Bir gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem), her üçü ve başkaları yanında iken;
-“Ya Ömer! Seni üzüntülü görüyorum, sebebi nedir?” diye sordu.
Bir şişedeki mürekkebin rengi kolay görüldüğü gibi, Resulullah (s.a.v.) de, herkesin düşüncesini, bir bakışta anlardı. Lüzüm görürse sorardı. O’na, hatta herkese doğru söylememiz farz olduğundan,
Hazret-i Ömer (r.a.) de;
-“Ya Resulullah (s.a.v.) kızımı Ebû Bekir’e ve Osman (r.anhüm) a teklif ettim, almadılar.” Gibi cevap verdi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) en çok sevdiği üç Eshabinin üzülmesini hiç istemediğinden, onları sevindirmek için hemen buyurdu ki;
-“Ya Ömer! Kızını, Ebû Bekir’den ve Osman’dan daha iyi birisine versem ister misin?”
Hazret-i Ömer şaşırdı.
Çünkü, Hazret-i Ebû Bekir’den ve Hazreti-i Osman’dan (r.anhüm) daha iyi kimse olmadığını biliyordu.
-“Evet Ya Resulullah!” dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“Ya Ömer, kızını bana ver!” buyurdu.
Bu suretle, Hafsa (r.anha), hazret-i Ebû Bekir’in ve Hazret-i Osman (r.anhüm) ve bütün mü’minlerin anneleri oldu ve bunlar, O’NA HİZMETÇİ OLDU. Hazret-i Ebû Bekir ve Hazret-i Ömer ve Hazret-i Osman (r.anhüm) birbirlerine daha yakın ve daha sevgili oldular.
Üçüncü bir misal, hicretin beş veya altıncı senesinde, Beni Mustalak kabilesinden alınan yüzlerce esir arasında, Cüverriyye (r.anha), kabilenin reisi Haris’in kızı idi.
Bunu satın alıp âzâd ederek, kendilerine nikah edince,
Eshab-i Kiram (r.anhüm) in hepsi,
-“Biz, Resulullah (s.a.v.) ailesinin, annemizin akrabasını cariye olarak, hizmetçi olarak kullanmaktan haya ederiz.” Dediler.
Hepsi, esirlerini âzâd etti.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu
Muhammed Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 34
17 Kasım 2009Hacer-ül-esved
Muhammed (Aleyhis selam)- 34
Bu nikah yüzlerce esirin âzâd olmalarına sebep oldu.
Cüveyriyye (r.anha) bu hali her zaman söyleyerek öğünürdü.
Aişe (r.anha)
-“Cüveyriyye’den DAHA HAYIRLI, DAHA BEREKETLİ bir kadın görmedim.” Derdi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) in çok evlenmesinin mühim sebebi de, şeraiti (İslam dinini) bildirmek içindi.
Hicab ayeti gelmeden, yani kadınların örtünmeleri emir olunmadan önce, kadınlar da Resulullah (s.a.v.) a gelip, bilmediklerini sorar, öğrenirlerdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) birinin evine gitse, kadınlar da gelir, oturur, dinler, istifade ederlerdi.
Hicap ayeti gelip, kadınların yabancı erkeklerle oturmaları, konuşmaları yasak edilince, yabancı kadınları kabul etmedi. Onların bilmediklerini, mübarek zevcesi Hazret-i Aişe (r.anha) den sorup öğrenmelerini emir eyledi.
Gelip soranların çokluğundan, Hazret-i Aişe (r.anha) , hepsine cevap yetiştirmeğe vakit bulamıyordu. Bu mühim hizmeti kolaylaştırmak ve Hazret-i Aişe (r.anha) nin yükünü hafifletmek için olduğu kadar hanımı nikah etti.
Kadınlara ait yüzlerce nazik bilgileri, Müslüman kadınlarına, mübarek zevceleri yolu ile bildirdi.
Zevceleri bir olsaydı, bütün kadınların O’ndan sorması güç ve hatta imkansız olurdu. Allah-u Teâlâ’nın dinini tam olarak bildirmek için, çok evlenmek yükünü de omuzlarına aldı.
Muhammed Aleyhis selam Hazret-i Hadice (r.anha) ile evlendikten sonra da Mekke’de ticaretle meşgül olurdu. Ticareti, Saib bin Abdullah ile ortaklık şeklinde yürütürdü. Kazançlarıyla MİSAFİRLERİ AĞIRLARLAR, YETİMLERE VE FAKİRLERE YARDIM EDERLERDİ.
Muhammed Aleyhis selam yine bu sıralarda Hazret-i Hadice (r.anha) nin kölesi Zeyd (r.a.) i o zaman küçük yaşta bulunan Hazret-i Ali (r.a.) yi de yanına alıp evladı gibi yetişmiştir.
Otuz beş yaşında bulunduğu sırada Kâ’be’nin duvarları iyice yıpranmış, bir yangın sebebiyle de tahribata uğramıştı. Bu durum üzerine Kureyş kabilesi Kâ’be’yi İbrahim Aleyhis selam’ın yaptığı temele kadar yıkıp yeniden yapmaya başlamıştı. Her kabileye bir bölümünü vererek duvarları yükselttiler.
Bu işin BÜYÜK BİR ŞEREF olduğunu bilen kabileler Hacer-ül-esved taşını yerine koyma hususunda anlaşamadılar. Her kabile böyle BİR ŞEREFE sahip olmak istediğinden, aralarında gittikçe artan büyük anlaşmazlık çıktı. Dört beş gün süren bir anlaşmazlık sebebiyle nerdeyse kan dökülecekti.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu

