18 Kasım 2009 için Arşiv

Hacer-ül-esved

Ukaz panayırının kalıntıları

Muhammed (Aleyhis selam)- 35

Bu sırada Abdulmuttalib’in dayısı ve yaşlı bir zat olan Huzeyfe’nin;

-“Ey Kureyş topluluğu! Anlaşamadığımız iş hakkında hüküm vermek üzere, şu kapıdan İLK GİRECEK zat’ı aranızda hakem yapın.” Diyerek Kâ’be’ye açılan Beni Şeybe kapısına işaret etti.

Orada bulunanlar bu teklifi kabul ettiler ve Beni Şeybe kapısına bakarak İLK GİRECEK ve işin en nazik anında bu işi haledecek kimseyi beklemeye başladılar.

Nihayet kapıdan, doğruluğunu, ÜSTÜN AHLAKINI son derece takdir ettikleri ve ‘El-Emin! (güvenilir) dedikleri Muhammed Aleyhis selam’ın geldiğini gördüler.

-“İşte El-Emin. O’nun hükmüne razıyız.” Dediler.

Durum Muhammed Aleyhis selam’a anlatılınca, bir örtü istedi. Hacer-ül-esved’i bu örtü üzerine koyup;

-“Her kabileden bir kişi bir ucundan tutsun.” Buyurdu.

Hacer-ül-esved taş’ın konulacağı yere kadar kaldırttı. Sonra da kendisi Taşı kucaklayıp yerine koydu.

Mekke’de çıkmak üzere olan büyük bir harbin böylece önlendiğini gören kabileler, O’nun bu hareketinden çok memnun oldular. Sonra da yarım kalmış olan duvarları yaparak tamamladılar.

Bi’seti (Peygamberliği)

Muhammed Aleyhis selam daha otuz yedi yaşında iken gaibten;

-“Ya Muhammed.” Diye nida olunduğunu duyardı.

Otuzsekiz yaşında iken de bir takım nurlar görmeye başladı. Bu halini sadece Hazret-i Hadice-tül-Kübra (r.anha) ye anlatırdı.

Muhammed Aleyhis selam’a Peygamberliğin verilmesinin yaklaştığı bu sırada, O zamanın meşhur ediblerinden Kus bin Sa’de, Ukkaz panayırında deve üzerinde büyük bir kalabalığa karşı okuduğu hutbede O’nun geleceğini müjdelemişti.

Bu hutbeyi dinleyenler arasında Muhammed Aleyhis selam da bulunuyordu.

Kus bin Sa’de bu meşhur hutbesinin bir bölümünde şöyle demiştir;

-“Ey insanlar! Geliniz, dinleyiniz, bekleyiniz, ibret alınız, yaşayan ölür, ölen fena bulur, olacak olur… Kulak veriniz iyi dinleyiniz? Gökte haber var, yerde ibret alacak şeyler var… Allah’ın indinde bir din…ve Allah’ın gelecek olan bir Peygamberi vardır ki, gelmesi pek yakın oldu. Gölgesi başınızın üstüne geldi. Ne mutlu o kimseye ki, O’na iman edipde O dahi O’na hidayet eyleye. Vay O’na İSYAN VE MUHALEFET EDEN BEDBAHTA! Yazıklar olsun ömürleri GAFLET ile geçen Ümmetlere!…”

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu

Hira dağı’nın uzaktan görünüşü (Cebel-ün-Nur)

Cebel-ün-Nur’daki Hira mağarası

Muhammed (Aleyhis selam)- 36

Muhammed Aleyhis selam otuzdokuz yaşında iken SADIK RUYALAR görmeye başladı. Ruyasında ne görürse aynen çıkardı.

Bu hal altı ay devam etti

Vahiy gelmesi yaklaşınca;

-“Ya Muhammed” diye sesler işitirdi.

Bundan sonra yalnızlığı sevip insanlardan uzaklaşarak Hira Dağ’ında bir mağarada TEFEKKÜR’E DALARDI.

Bazen Mekke’ye gelir, Kâ’be’yi tavaf ettikten sonra evine gelirdi. Evinde bir müddet kalıp yanına biraz yiyecek alarak yine Hira Dağı’nda mağaraya gidip TEFEKKÜR ve ibadetle meşgül olurdu.

Bu halini gören Mekke’liler

-“(Muhammed Aleyhis selam, Rabbine aşık oldu)” demişlerdi.

Muhammed Aleyhis selam, KIRK YAŞINDA iken yine bir Ramazan ayında Hira dağı’ndaki mağaraya çekilmiş ve TEFEKKÜR’E dalmıştı.

Ramazan’ın 17. Pazartesi gecesi, gece yarısından sonra kendisini adıyla çağıran bir SES işitti. Başını kaldırıp etrafa baktığı sırada ikinci defa bir SES işitti ve etrafı birden bire bir NUR kapladığını gördü.

Sonra Cebrail Aleyhis selam karşısına geldi;

-“Oku!” dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Ben okumuş değilim.” Cevabını verdi.

O zaman Melek Muhammed Aleyhis selam’ı tutup takatı kesilinceye kadar sıktı

Ve;

-“Oku!” dedi.

Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Ben okumuş değilim.” Cevabını verdi.

Cebrail Aleyhis selam üçüncü defa sıktı ve sonra bıraktı;

Ve;

-“Oku! Herşeyi yaratan Rabbinin ismiyle ki. O, insanı pıhtılaşmış kandan yarattı! Oku! ki senin Rabbin kalemle yazı yazmayı öğreten, insana bilmediğini öğreten bol kerem ve ihsan sahibidir.” Mealindeki Alak süresinin İLK BEŞ AYETİNİ getirdi.

Muhammed Aleyhis selam da O’nunla beraber okudu. İLK VAHİY bu suretle başladı ve bütün cihanı aydınlatan İslam güneşi doğdu.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu