08 Aralık 2009 için Arşiv

DSC04992  Fuad Yusufoğlu Arafat meydanı

Arafat meydanı (Nemira camisi)

Muhammed (Aleyhis selam)- 75

Veda hutbesi-2 (Devam);

-“Ey insanlar!

-“Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve ifettlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, onların, aile mahremiyetinizi sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru bir şekilde, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.”

-“Ey Mü’minler!

-“Size bir emanet bırakıyorum ki, ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah’ın kitabı Kur’an-i Kerim’dir.”

-“Ey Mü’minler!

-“Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi muhafaza ediniz! Müslüman müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir tecavvuz, başkasına helâl değildir. Meğer ki, gönül hoşluğu ile kendisi vermiş olsun.

-“Eshabim!

-“Nefsinize (kendinize) de zulmetmeyiniz. Kendinizin de üzerinde hakkı vardır.”

-Ey İnsanlar!

-“Allah-u Teâlâ her hak sahibine hakkını (Kur’an’da) vermiştir. Varise vasiyete lüzüm yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmussa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına intisaba kalkan nankördür. Allah’ın gazâbına, meleklerin ve bütün insanların lânetine uğrasın! Cenab-i Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ile şehadetlerini kabul eder.”

-“Ey İnsanlar!

-“Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise, topraktandır. Allah yanında en kıymetliniz, takvası çok olanınızdır. Arabın arab olmayana bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.”

-“Ey insanlar!

-“Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz!”

Eshab-i Kiram (Radiyallah-u anhüm);

-“Allah’ın dinini tebliğ ettin. Vazifeni yerine getirdin. Bize vasiyet ve nasihatte bulundun, diye şehadet ederiz.” Dediler.

Bunun üzerine Resul-i Ekrem efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem mübarek şehadet parmağını kaldırıp, sonra cemaat üzerine çevirip indirerek;

-“Şahid ol yâ Rab! Şahid ol yâ Rab! Şahid ol yâ Rab!” buyurdu.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu

DSC_0711   Fuad Yusufoğlu Revda-i Mutahhara (Medine-i Münevvere)

Revda-i Mutahhara (Medine-i Münevvere)

Muhammed (Aleyhis selam)- 76

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) veda hutbesini okuduğu gün, Maide suresinin üçüncü ayeti;

-“Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize ni’metimi tamamladım. Size din olarak İslâm dinini seçtim.” Mealindeki ayet-i kerime nazil oldu.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu ayet-i kerime’yi Eshab-i kiram’a okuyunca, Hazret-i Ebû Bbekir (r.a.) ağlamağa başladı.

Eshab-i kiram (r.anhüm) sebebini sorunca;

-“Bu ayet, Resulullah (s.a.v.) ın vefatının yakın olduğuna delalet ediyor. Onun için ağliyorum.” Buyurdu.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’de 10 gün kalıp, Veda Haccı’nı yaptı ve Veda tavafı yaparak Medine’ye döndü. Veda Haccın’dan sonra Eshab-i Kiram geldikleri yerlere gidip, Resulullah (s.a.v.) ın bildirdiği ve emrettiği şeyleri onlara anlattılar.

Hicret’in onuncu yılında vuku bulan bir hadise de Peygamberlik iddiasında bulunan yalancıların ortaya çıkmasıdır. Bunlardan birisi Yemen’de ortaya çıkan Esved-i Ansi’dir

Peygamberimiz (s.a.v.) in emri üzerine Esvad-i Ansi Yemen’deki Müslümanlar tarafından evinde öldürürldü. Diğeri de Müseylemet-ül Kezab’dır.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) in vefatından sonra Ebû Bekir (r.a.), Müseyleme üzerine Halid bin Velid kumandasında bir ordu gönderdi. Müseylemet-ül Kezzab da Vahşi (r.a.) tarafından öldürüldü.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) hicretin onbirinci yılında hastalanıp, vefatından kısa bir zaman önce, Müslümanlar için büyük bir tehlike olan Bizans üzerine gönderilmek üzere Usame bin Zeyd (r.a.) komutasında bir ordu hazırladı. Ordu hareket etmek üzere iken Resulullah (s.a.v.) ın hastalığının artması üzerine hareket etmedi.

Bu ordu daha sonra Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) in halifeliğinin ilk günlerinde Bizans üzerine gidip parlak zaferler kazandı. Sevgili Peygamberimiz Muhammed Aleyhis selam’ın vefatı da bu yılda oldu.

Resulullah Slallallahu aleyhi ve sellem’in Vefatı;

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) Veda Haccında Mina’da bulunduğu sırada;

-“Allah’ın yardımı ve zafer günü gelip insanların Allah’ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek, tesbih et! O’ndan af dile! Çünkü O, tevbeleri daima kabul eder.”

Meâlindeki en son ayet nazil olan Nasr suresi indiğinde Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) kızı Fatima (r.anha) yı çağırıp;

-”Bana kendi vefatım haber verildi.” buyurdu.

Bunun üzerine ağlamaya başlayan Hazret-i Fatima (r.anha) ya;

-“Ağlama zira benim ehlimden bana ilk kavuşan sen olacaksın.” Buyurdu.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri son Peygamber olan Habibi Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ın şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu