05 Ocak 2010 için Arşiv

19- Fuad Yusufoğlu Kadi Muhammed Zahid (radiyallah-u anhu) nun kabirleri

Kadi Muhammed Zahid (radiyallah-u anhu) nun kabirleri

Kâdi Muhammed Zâhid; (Radiyallah-u anhu);

Evliyanın büyüklerinden. İnsanları Hakka da’vet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve “Silsile-i âliye” denilen büyük âlim ve velilerin “ondokuzuncusudr.”

Semerkand’lı olup, doğum tarihi bilinmemektedir. 936 (M. 1529) senesinde Semerkand’a bağlı Vahş köyünde vefât etti. Kabr-i şerifi oradadır.

Kâdı Muhammed Zâhid Semerkand (r.a.) i, silsile-i âliye büyüklerinden olan Ya’kub’-i Çerhi hazretleri (r.a.) nin kızının oğlu olup, torunudur.

Hocası, her ilimde söz sahibi Ubeydüllah-i Ahrar (r.a.) dır. Bu hocasının sohbetine kavuşmadan önce, çok gayretler sarfedip, nefs mücâhedesi yaptı. Nefsini ıslah etmek için uğraştı. Bu hali yıllarca sürdü.

Daha sonra Ubeydüllah-i Ahrâr (r.a.) a 883 (M. 1429) senesinde talebe oldu. On iki sene sohbetinde ve hizmetinde bulundu. Ondan feyz alarak kemâle erdi. Vefatından sonra da yerine irşad makamına geçip, insanlara feyz vermek üzere halifesi oldu.

Kâdi Muhammed Zâhid (r.a.). “Silseletül-ârifin” adlı eserinde, Ubeydüllah-i Ahrâr hazretleri (r.a.) ne talebe olmasını şöyle anlatmıştır;

-“Hocama talebe oluşum şöyle vukû’ bulmuştu.; Şeyh Ni’metullah adında bir ilim talebesi ile Semerkand’dan Hirat’a ilim öğrenmek için yola çıkmıştık. Şamdan köyüne varınca, havanın çok sıcak olması sebebiyle, günlerce o köyde kaldık. Biz burada iken, Ubeydüllah-i Ahrâr (r.a.) bu köye teşrif etti. Bir ikindi vakti ziyaretine gittik.”

Bana;

-“Sen neredensin?” buyurdu.

Ben;

-“Semerkand’danım.” Dedim.

Sonra sohbete başladı.

-”Çok güzel konuşuyordu. Konuşması sırasında benim kalbimden ve hatırımdan geçen şeyleri bir bir saydı. Hirat’a gitmek için yola çıkmamın sebebini de söyledi. Bunun üzerine kalbim ona tamamen tutuldu.”

Sonra bana dedi ki;

-“Eğer maksadın ilim öğrenmek ise, o iş burada kolaydır.”

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Kâdi Muhammed Zâhid (Radiyallah-u anhu) yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu

20- Fuad Yusufoğlu Derviş Muhammed (radiyallah-u anhu) ın mübarek kabirleri

Derviş Muhammed (radiyallah-u anhu) ın mübarek kabirleri

Derviş Muhammed (Radiyallah-u anhu);

Evliyanın büyüklerinden. İnsanları Hakka da’vet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine “Silsile-i âliyye” denilen büyük âlim ve velilerin “yirmincisidir.” Doğum tarihi bilinmemekte olup, 970 (M. 1562) senesinde vefat etti.

Ruh ilimlerinde mütehassıs idi. Büyük âlim ve kâmil bir “veli” olan dayısı Kâdı Muhammed Zahid (r.a.) den ders alarak yetişti. Dayısına talebe olmadan önce onbeş sene nefsinin isteklerinden kurtulmak için mücadele etmiş ve insanlardan uzak yaşamıştı.

Birgün ellerini açıp, âcizliğini ve çaresizliğini Allah-u Teâlâ’ya yalvararak arz etmişti.

Aniden Hızır Aleyhis selam gelip;

-“Eğer sabır ve kanâat istiyorsan, Muhammed Zahid (r.a.) in hizmet ve sohbetlerin kavuşmakta acele et. O sana sabır ve kanâati öğretir.” Buyurdu.

Hemen Muhammed Zâhid (r.a.) in yüksek huzuruna varıp, orada ilim tahsil etti. Güzel terbiye görüp, kemâle geldi.

Hocasının vefatından sonra yerine geçip, Semerkand’da, doğru yoldan ayrılanlara ve dine sonradan sokulan bid’atlerle uğraştı. Bid’atleri yok etti. Çok “veli” yetiştirdi. İnsanları Allah-u Teâlâ’nın yoluna çağırmada çok gayret gösterdi.

Talebelerinin terbiyesi hususunda, insan üstü bir kuvvet ve gayrete sahipti. 970 (M. 1562) senesinde, ikinci binin yenileyicisi İmâm-i Rabbani hazretleri (r.a.) nin dünyaya gelmesinden bir sene önce, Buster kasabasının Dasferar köyünde vefat etti.

İnsanları irşad için yetiştirdiği yüksek talebeleri pek çok olup, en büyüğü oğlu Hâce Muhammed İmkenki (r.a.) dir.

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Derviş Muhammed (Radiyallah-u anhu) yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin. Amin.

Fuad Yusufoğlu