‘Cömertlik’ Kategorisi için Arşiv
Merhametin fazileti
08 Temmuz 2008Kasyane (Nusaybin)
Rivayet edilir ki;
İsa (aleyhisselam) bir gün dışarı çıkar. Bir elinde bal, diğer elinde kül olduğu halde şeytana rastlar.
İsa (aleyhisselam) iblise sorar:
-“Ey Allah (c.c.) ın düşmanı, bu bal ile külü ile ne yapıyorsun?”
Şeytan (Aleyhilla’net ) cevab verir:
-“Balı, giybet edenlerin dudaklarına sürerim taki giybet etmelerinde tat bulup ileri gitsinler, külü ise yetimlerin yüzüne serperim, ta ki herkes onlara öfkelensin.”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuştur ki;
-“Yetim dövüldüğü zaman, onun ağlamasından Allah (c.c.) ın arşı titrer.
Allah (c.c.) buyuruyor ki;
-“Ey Meleklerim, babasını toprakta kayıb ettiğim bu yetimi kim ağlattı?”
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyuruyor:
-“Kim ki, yemesinden, içmesinden yetime yedirir, içirirse, Allah (c.c) ona CENNETİ VACİP KILAR.”
Revzat-ül Ulema’da şöyle zikredilir:
Bir gün Hazreti Ali (radiyallahu anhu- Kerremellahü vecheh) ağliyordu:
Kendisine:
-“Niçin ağliyorsun?”denildi.
Hazreti Ali (Keremelahü vecheh) şöyle cevab verdi:
-“Yedi günden beri bana misafir gelmedi. Allah (c.c.) katında, itibarımın düşmüş olmasından korkuyorum.”
Resulullah (a.s.v.) buyuruyor ki;
-“Allah (c.c.) ın rızasını istiyerek kim bir aç’ı doyurursa O’na Cennet vacip olur. Kim ki, aç olan kimseden yemeği menederse, Allah (c.c.) kıyamet günü ona rahmet etmez. onu cehennemde azablandırır.”
Resulullah (a.s.v.) buyuruyor ki;
-“Cömert olan kimse, Allah (c.c.) a yakındır. Cennete yakındır, İnsanlara yakındır, cehennemden uzaktır. Cimri olan kişi ise, Allah (c.c.) tan uzaktır, cennetten uzaktır, insanlardan uzaktır, Cehenneme yakındır.”
Resulullah (a.s.v.) buyuruyor ki:
-“Allah (c.c.) katında, cömert olan cahil kişi, cimri olan ABİD’DEN DAHA SEVİMLİDİR.”
Resulullah (a.s.v.) buyuruyor ki;
-“CÖMERTLİK, cennet ağaçlarından bir ağaçtır, onun dalları yeryüzüne uzanmıştır. Kim onun dallarından birine yapışırsa, o dal onu CENNETE GÖTÜRÜR.
Cabir (r.a.) rivayet edilmiştir ki; Resulullah (a.s.v.) soruldu:
-“Ey Allah (c.c.) ın Resulu, amellerin hangisi daha efdaldır?”
Resulullah (a.s.v.) buyurdular:
-“Sabır ve cömertliktir.”
Kalblerin Keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Yediklerinden, içtiklerinden yetime ikram eden CÖMERT kullarından eylesin. AMİN…..
Fuad Yusufoğlu
Cömertlik- 2
17 Mayıs 2008Çağ-Çağ Barajı (Nusaybin)
Ebul Hasan Medain (r.a.) i Buyuruyor :
Hasan, Hüseyin ve Abdullah bin Cafer (Ridvanıllahı aleyhim ecmain.) Hacca gittiler. Deveyi bir yere otlatmaya bıraktılar. Aç ve susuz oldukları halde ihtiyar bir kadının yanına gidip,
-“İçecek bir şeyin var mi ? “ dediler,
İhtiyar kadın;
-”Var.” dedi.
Bir koyun vardı, sağdı ve sütünü onlara verdi .
-”Yiyecek bir şeyin varmıdır?” dediler
İhtiyar kadın;
-”Yoktur, bu koyunu kesin yiyin.” dedi. Koyunu kestiler yediler .
Ve;
-“Biz Kureyşdeniz. Bu seferden dönünce yanımıza gel sana iyilik yapalım.” dediler. Ve gittiler.
Kadının Kocası eve dönünce kızdı ve
-“Koyunu tanımadığın insanlara verdin.” Dedi..
Bir Zaman geçti
İhtiyar kadın ve kocası Fakirlik yüzünden Medine’ye düştüler. Yiyecek bir şey satın almak için deve gübresi toplayıp sattılar.
Günleri böyle geçiyordu. Bir gün ihtiyar kadın bir mahalleye gitti. Hazreti Hasan (r.a.) evinin kapısı önünde duruyordu. Onu tanıdı.
Ve;
-“Ey nine beni tanıyor musun? “ buyurdu.
İhtiyar kadın;
-”Hayır.” dedi
-”Ben senin filan zamandeki misafirinim.” Buyurdu. Sonrada bin koyun ve bin altın vermelerini söyledi. Onu kendi kölesiyle Hazreti Hüseyin (r.a.) yanına gönderdi.
Hazreti Huseyin (r.a.)
-”Kardeşim sana ne verdi?” Buyurdu.
İhtiyar kadın;
-”Bin koyun ve bin altın verdi.” dedi.
Hazreti Hüseyin (r.a.) da o kadar vermelerini söyledi. Ve kölesiyle Abdullah Bin Cafer (r.a.) gönderdi.
Abdullah (r.a.);
-”Sana ne verdiler.” Dedi
İhtiyar kadın;
İki bin koyun ile iki bin altın.” dedi.
O da iki bin koyun ve iki bin altın verdi
-“Eğer önce bizim yanımıza gelseydin, onlara sıkıntı vermezdiniz.” Emr eti iki bin koyun ve iki bin altın verdiler.
Kadın bu nimetlerle kocasının yanına geldi…
Kab (r.a.) buyuruyor:
-”Her gün herkese iki Müvekel melek vardır, seslenir:
-”Ya Rabbi, malı korur gözetirse malını telef eyle, Hayra harcarsa karşılığını ver.” derler…
Ebu Hanıfe (r.a.) Buyuruyor :
-”Bahil adil bilmem ve şahidliğinı kabul etmem. Çünkü: Bahillik ona mani olur ve hakkından fazlasını alır.”
Yahya bin Zekeriye (a.s.) Şeytanı gördü:
-”Kime daha düşmansın, kimi daha çok seviyorsun?” dedi.
Şeytan (aleyhil’lanet);
-”Bahil olan zahidı de çok severim çünkü bütün canını dişine takarak çalışır, ve bahilliği, yaptıklarını yok eder. Cömert olan günahkari hiç sevmem. Çünkü: istediğini yer, istediği yere gider, ama korkarım ki cömertliği ona rahmet eder ve tövbe ede.”
Abdullah bin Cafer (r.a.) bir defe yolculıkta bir hurma bahçesine uğradı.
Bahçenin bekçisi siyahi bir köle idi. Köleye üç parça ekmek getirdiler. Bir köpek geldi, birini ona attı köpek onu yedi, öbürünü de attı onu de yedi, üçüncüsünü de attı, onu da yedi.
Abdullah bin Cafer (r.a.) buyurdu.
-”Senin ücrettin nedir” dedi.
Köle;
-”İşte bu gördüğün üç parça ekmek.” dedi.”
Abdullah bin Cafer (r.a.);
-”Niçin hepsini köpeye verdin?” Buyurdu.
Köle;
-”Burada köpek yok idi. Bu köpek uzak yerden gelmiş idi. Aç durmasını istemedim. Dedi.”
Abdullah bin Cafer (r.a.);
-”Sen bugün ne yiyeceksin? Buyurdu.
Köle;
-”Sabredeceğim, bir şey yemiyeceyim.”dedi.
Abdullah bin Cafer (r.a.);
-“Sübhanallah, aşırı cömerdim diye beni ayıpliyorlar, bu köle benden daha cömerttir.” Buyurdu.
Abdullah bin Cafer (r.a.) Bunun üzerine o köleyi satın aldı . O hurmalığı da satın aldı. O köleyi azad eyleyip hurmalığı ona bağışladı.
İmami Şafi’i (r.a.) Mekke ‘ye gitti, yanında on bin altın vardı. Mekke’nin dışında çadır kurdu. O altınları eteğine doldurup kendisine SELAM verene bir avuç altın verdi.Yatsı namazına kadar böyle yaptı. Eteğin de bir tane bile kalmamıştı…
Kimya-yı Saadet (İmam-i Ğazali)
Allah’u Teala Hazrertleri (c.c.) bizleri ve sizleri bahilkten koruyup, Cömert kullarından eylesin. AMİN…
Fuad Yusufoğlu
Cömertlik
16 Nisan 2008
Sera’mdan yetiştirdiğim GÜL (Nusaybin)
Malı olmayanın hali, hırs değil kanaat olmalıdır. Malı olanın ise cimrilik değil, cömertlik olmalıdır.
Resülullah (s.a.v.) Buyurdu ki :
-”Cömertlik; Cennete bir ağaçtır. Cömert olan kimse onun dalına tutunur ve onu Cennete kadar götürür. Cimrilik; Cehennemde bir ağaçtır. Bahil olanı (cimriyi) Cehenneme kadar götürür. “
Yine (a.s.v.) Buyurdu:
-”Allah’u teala (c.c) iki hasleti sever:Cömertlik ve güzel huy.”
-”İki hasleti ise sevmez: Cimrilik ve kötü huy.”
Yine (s.a.v.) Buyurdu:
-”Allah’u teala (c.c) cimri ve kötü huylu bir veli yaratmamıştır.”
Yine (s.a.v.) Buyurdu;
-”Cömertin günahını, kusurunu afvediniz. Çünkü onun bir sıkıntısı olursa, yardımcısı Allah’u Teala (c.c) olur.”
Arabistan da cömertliği ile meşhur bir adam ölmüştü. Yoldan aç dönen insanlar kabrinin başına gittiler. Aç olarak uyudular. İçlerinden birisinin bir devesi vardı. O Kimse ölüyü ru’yasında gördü:
Kendisine;
-”Senin bu deveni, benim en iyi deveme satar mısın?” dedi
Adam:
-”Satarım “dedi.
Diğer deve için kendi devesini verdi. Ölen ve ruyada görülen o zat deveyi kesti. Uykudan uyanınca deveyi kesmiş buldular. Tencereyi getirip pişirdiler ve yediler. Döndükleri zaman bir kervana rastladılar. Kervandan birisi o devenin sahibine seslendi ve ismini söyleyip,
-”Filan ölüden bir deve satın aldın mı? dedi.
Adam:
-”Aldım ama ruyada idi deyip başından geçenleri anlattı.”
Adam kendi develerden en iyisini gösterip;
-”O iyi deve budur. Buyurun “.
Ben de:
-”Ru’ya da gördüm” dedim.
Adam:
-”Bende ruyada babamı gördüm. “
Babam bana;
-” Eğer benim oğlum isen benim bu devemi filan kimseye ver buyurdu. ” .
Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed Ğazali (Kimya-yi saadet.)
Allah’u teala hazretleri (c.c.) cennet kapısına Kendi kudret kalemiyle şöyle yazmış: Ente haramın âla deyyüz ve âla Bahil.
Allah-u Teala (c.c.) hazretleri bizleri ve sizleri cömert olan sevgili kulların yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv edip ADN cennetine o mubarek veli kullarına komşu eylesin. AMİN
Fuad Yusufoğlu