‘Mübarek Günler, Aylar’ Kategorisi için Arşiv
Ramazan Bayramı
29 Eylül 2008Haceril Esved (Kabe-i şerif)
Şevval’ın birinci günü olan Ramazan bayramı günü ile Zilhiccenin onuncu günü olan kurban bayramı gününe bayram dendi.
Resulullah (a.s.v.) ın ilk kıldığı bayram namazı HİCRETİN İKİNCİ SENESİİNDE ramazan bayram namazıdır.
Peygamber efendimiz (s.a.v.) bayram namazını hiç terk etmemiştir.
Ebu hüreyre (r.a.) den rivayet edilmiştir.:
Resulullah (a.s.v.) şöyle buyurmuştur:
-“Siz bayramlarınızı TEKBİRLE zinetlendiriniz.”
Resulullah aleyhis selatu ve selam buyuruyor ki;
-“Kim bayram günü üçyüz kerre, Subhanallah-i ve bihamdihi deyip sevabını müslümanların ölülerine hediye ederse, her kabre bin nur girer. Kendisi öldüğünde ise onun kabrine bin nur indirir.
Resülullah (a.s.v.) buyuruyor:
-“KİM BAYRAM GECESİ, SEVAB TALEB EDEREK İBADETLE GEÇİRİRSE, kalblerin öldüğü gün onun kalbi ölmez.”
Kalblerin keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) bizlerin ve sizlerin orucunu makbul ve kabul eylesin. Amin.
Bayramınız kutlu olsun.
Sevgilerimle…
Fuad Yusufoğlu..
Berat Kandili
15 Ağustos 2008Hürmüz nehri (Kasyan)
Sevgili Canım Kardeşlerim…
Yüce rabbımız (c.c.) dan bu gece hürmetine Günahlarımızın kefareti olan BERAT ilam’ını elimize vermesini niyaz ediyorum.
Berat kandiliniz kutlu olsun…
Sevgilerimle
Fuad yusufoğlu
Denilir ki;
-“Yer yüzünde Müslümanların iki bayramı olduğu gibi meleklerin de iki bayramı vardır. Meleklerin birinci bayramı BERAT GECESİ’DIR, O da şaban’ın onbeşinci gecesidir. İkinci bayramları ise, KADİR GECESİDİR. Müslümanların bayramları ise Ramazan bayramı ile kurban bayramıdır. Bunun için Şa’ban’ın on beşinci gecesine meleklerin bayramı denir.”
Şibli (r.a.) tefsirinde der ki;
-“Şa’banın on beşinci gecesi (beraat gecesi) bir senenin günahlarına kefarettir.
Münziri (r.a.) rivayet eder:
-“Bayram gecesi ile Şa’banın on beşinci gecesini ihya eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.”
Bunun için bu geceye “İHYA GECESİ” de denir.
Bu geceye “ŞEFAAT GECESİ” dahi denilir.
Çünkü;
Resülullah (Sallallahu aleyhi ve selem) Şa’banın on üçüncü gecesi Ümmeti için Allah(c.c.) tan şefaat istedi. Allah (c.c.) ona üçte birini verdi.
Şa’banın on dördüncü gecesi istedi. Allah (c.c.) ona üçte ikisini verdi.
Şa’banın on beşinci gecesi istedi. Ma’siyete ısrarla Allah (c.c.) kaçan ve uzaklaşanlar hariç bütün ümmetine şefaat etmesini verdi.
Bu geceye “MAĞFİRET GECESİ” de denir.
Bu geceye “takdir ve taksim gecesi” de denilir.
Çünkü;
Ata’ bin Yesar (r.a.) rivâyet eder:
-“Şa’banın onbeşinci gecesi olduğu zaman, bu Şa’ban ayından gelecek Şa’ban ayına kadar her ölecek olanın isim listelerini ihtiva eden dosya Azrail (a.s.)’a verilir. Kulun ne ekip biçeceği, kimin evleneceği ve ne işler yapacağı bu gece takdir olunur.
Kalblerin keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri; diğer bir adı ‘İhya gecesi’ de olan Berat gecesi hürmetine Günahlarımızı afv eylesin. AMİN…….
Fuad Yusufoğlu
Aşura günü fazileti
14 Temmuz 2008Girnavas Mevki-i (Nusaybin)
İbni Abbas (r.a.) dan rivayet edilmiştir.
Der ki;
-“Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem) Medine’ye geldikleri vakit Aşura günü Yahudilerin oruç tutmakta olduklarını gördü. Bunun sebebini sorunca,
Yahudiler şöyle dediler;
-“Allah (c.c.) Musa Aleyhis selam) ı ve İsrail oğullarını Fir’avunın şerrinden kurtardı. Biz ona hürmetten oruç tutuyoruz.”
Bunun üzerine Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem):
-“Biz Musa (Aleyhis selam) a sizden daha layıkız.” Buyurdu. Ve o gün oruç tutulmasını emretti.
Aşurenin fazileti hakkında, bir çok haberler varid olmuştur:
Adem (aleyhis selam) ın tevbesi o gün kabul olundu. Adem (aleyhis selam) Aşure günü yarartıldı. Cennete o gün girdi. Arş, kürsi, gökler, yer, güneş, ay, yıldızlar ve cennet Aşure günü yaratıldı.
İbrahim (Aleyhis selam) o gün doğdu. Ateşten o gün kurtuldu. Musa (aleyhis selam) ın ve beraberindekilerin kurtulduğu ve Fir’avnın ve beraberindekilerin boğulduğu gün de aşure günüdür.
Aşure günü, İdris (aleyhis selam) yüksek makama çıkarıldı. O gün Nuh (Aleyhis selam) ın gemisi Cudi dağının üzerine karar kıldı.
Yer yüzüne ilk yağmur Aşure günü yağdı. Aşure günün orucu Ramazandan önce farz kılınmıştı. Sonra bunun farziyeti Ramazan orucu ile kaldırıldı.
Resulullah (a.s.v.) hicretten önce Aşure günü oruç tutardı.
Medineye geldiklerinde onu talep etmekte ısrar etti. Hatta ömürlerinin son günlerinde şöyle buyurdular;
-”Eğer gelecek seneye kadar yaşarsam, Aşure günlerinin dokuzuncu ve onuncu günlerini oruç tutacağım.”
Resulüllah (a.s.v.) o sene Aşureye kavuşmadan ahirette intikal buyurdular.
Resulüllah (a.s.v.) onuncu gününden başkasını oruçlu geçirmezlerdi. Fakat dokuzuncu, onuncu ve onbirinci günlerinde oruç tutulmasını teşvik buyururlardı.
-”Siz aşure gününen bir gün önce ve bir gün sonra olarak oruç tutun. Yahudilere muhalefet edin.”
Bil ki;
Resulüllah (a.s.v.) ın torunu Hz. Hüseyin (r.a.) Aşure günü uğradığı musibet, onun Allah (c.c.) katında derecesinin yüksek olduğuna ve onu pak olan ehl-i beytin makamlarına ilhak ettiğne delalet eden bir şehidliktir.
O gün kim haz. Hüseyin (r.a.) ın maruz kaldığı musibeti hatırlarsa, Allah (c.c.) ın emrine uyarak “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.” Demesi gerekir. Rafizilerin, Şiilerin ve delalet ehlinden başkalarının yapmış olduğu şeylerle asla meşgül olmamalı. Ağlamak, sızlamak ve hüzünlenmek suretiyle matem tutmamalıdır. Zira bunlar Mü’minlerin ahlakından değildir.
Eğer Müslumanlıkta, ağlamak sızlamak, yas tutmak hüzünlenmek olsaydı, Hazreti Hüseyin (r.a.) ın dedesi (Kainatın efendisi Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve selem) ın vefatı günü buna daha layıktı. Allah Teala (c.c.) tek başına bize kafidir. O ne güzel vekildir.
Mükaşefetil Kulub (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Şahadet mertebesine kavuşan Hazreti Hüseyin (r.a.) ın yüzü suyu hürmetine Afv eylesin. AMİN…
Fuad Yusufoğlu
Zilhacce ayının fazileti- 2
14 Temmuz 2008Girnavas Şelalesi (Uzaktan) Nusaybin
İbni Mes’ud (r.a.) şöyle der:
-“Allah(c.c.) günlerden Dört gün Aylardan Dört ay, Kadınlardan da
dört kadın seçti.
-“Dört kişi cennete ilk gireceklerden olacak. Dört kişi de cennet müştak olacaktır.
-“Günlerden birincisi Cum’a günüdür…
Cuma günü öyle bir an vardır ki, o anı kim rast getirirp Allah (c.c.) a dünya ve ahiret işi için istekte bulunursa Allah (c.c.) dileğini verir.”
Dört günden ikincisi, Arife günüdür. Arefe günü geldiğinde Allah(c.c.) meleklere iftiharla şöyle der:-“Ey meleklerim, benim kullarıma bakın. Onlar toz toprak içine geldiler. Mallarını sadaka olarak infak ettiler. Vucutlarını yordular. Ben onları bağışladığıma sizi şahid tutarım.”
Günlerin üçüncüsü Kurban bayramın birinci günüdür. Kurban bayramın birinci günü geldiği ve kul kurnbanını kestiği zaman, kestiği kurbandan ilk damlayan kan damlası kulun işlediği her günaha kefaret olur.”
Günlerden dördüncüsü , Ramazan bayramının birinci günüdür.
Ramazan ayında oruç tutup, bayramlarına çıktıkları zaman Allah-u Teala (c.c.) meleklerine şöyle buyurur:
-“Muhakkak her işçi ücretini ister. Kullarım aylarınıoruçla geçirdiler. Bayramlarına çıktılar mükafatlarını istiyorlar. Sizi şahid kılarım ki, ben şübhesiz onları bağışladım. Sonra bir munâdi şöyle nida eder:
“Ey Muhammed ümmeti, dönünüz Sizin kötü amelleriniz iyi amellere çevrildi.”
-“Allah (c.c.) seçtiği aylar ise şunlardır:
Receb,
Zilka’de,
Zilhacce,
Muharram.”
-“Seçkin kadınlara gelince onlar şunlardır:
İmran kızı Meryem (radiyallahu anha)
Allah (c.c.) ve Resul (a.s.v.) üne bütün kadınlardan önce iman eden, Huveylidin kızı Hatice (Radiyallahu anha),
Fir’avunun karısı, Müzhim kızı Asiye (radiyallahu anha),
Cennet kadınların hanım efendisi olan Muhammed (a.s.v.) ın kızı Fatima.(r.a.)”
-“Cennete gireceklerin önünde gelenlerin ise, Her kavmın bir önde geleni vardır. Arap kavminin İlk önde geleni Efendimiz, Muhmmed (Aleyhis selam)dır.”
Acemlerin önde geleni; Selman (r.a.),
Rumların öne geleni Sühayb (r.a.),
Habeşlilerin öne geleni de Bilal (r.a.) dır.”
Kendilerine cennet Müştak olan dört kişi ise şunlardır:
Ebu talib’ın oğlu Ali (r.a.),
Selman-i Farisi (r.a.)
Ammar bin Yasır (r.a.)
Mikdad bin Esved (r.a.)
Resulüllah (a.s.v.) buyuruyor:
-“Kim TERVİYE günü (arife’den bir gün önceki gün) oruç tutarsa, Allah (c.c.) ona Eyyüb (Aleyhis selam) ın belalara sabrı için verdiği sevabı verir.
-“Kim ki, Arife günü oruç tutarsa , Allah (c.c.) ona İsa (Aleyhis selam) a verdiği sevab gibi sevab verir.”
Resulüllah (a.s.v.) rivayet edilmiştir:
Buyurdular ki:
-“Arife günü olduğu zaman Allah (c.c.) rahmetini saçar. O günden başka bir gün yoktur ki, Allah (c.c.) o günde daha çok kimseyi Cehennem ateşinden azad etsin.
-“Kim arife günü Allah (c.c.) tan dünya ve ahiret ihtiyaclarından bir şey isterse Allah (c.c.) ona verir. Arife gününe tutulan oruç, geçmiş ve gelecek sene içinde işlenen günahlara kefarettir.”
Kalblerin Keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri hacilerin Arafat’ ta yaptığı dualar hürmetine; Günahlarımızı Afv eylesin. AMİN……
Fuad Yusufoğlu
Zilhacce ayının fazileti
14 Temmuz 2008Girnavas (Cin tepesi) Nusaybin
İbni Abbas (r.a.) Rivayet edilir:
Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyuruyor:
-“Hiçbir gün yoktur ki, o günlerde yaptığım ameller bugünlerde (Zilhacce’nın ilk on günü) yaptığım ameller kadar bana sevimli olsun.”
Ashab (r.a.) dediler:
-“Allah (c.c.) yolunda (yapılan) cihad da mı?”
Resulüllah (s.a.v.) buyurdu:
-“Evet, Allah (c.c.) yolunda (yapılan) cihad da. Ancak Allah (c.c.) yolunda malı ve canı ile cihada ve geri dönmeyen (şehid) hariç.”
Cabir bin Abdullah (r.a.) dan rivayet edilmiştir.
Resulüllah (s.a.v.) buyuruyorlar ki,
-“Allah (c.c.) indinde, Zilhacce’nin ilk on gününden daha sevimli ve daha faziletli hiçbir gün yoktur.”
Soruldu:
-“Allah (c.c.) yolunda onlar gibi olanlarda mı?”
Resulüllah (a.s.v.) buyurdular ki;
-“Evet, ancak Allah (c.c.) yolunda (cihad ederek) kendini ve atını mahveden kişi hariç.”
Hz. Aişe (Radiyallahu anha) der ki;
-“Bir genç vardı ki, söze kulak verirdi. Bu genç ZİLHACCE AYI GİRDİĞİ ZAMAN ORUÇ TUTARDI. Bunun halı Resulüllah (a.s.v.) a ulaşınca,
Resulüllah (a.s.v.) onu çağırarak:
-“Bu günlerde seni oruç tutmağa sevk eden şey nedir?” buyurdu.
Çocuk şöyle cevab verdi:
-“Annam babam sana feda olsun Ey Allah (c.c.) ın Resulü. Onlar e’şar günleri, hac günleridir. Ümit edilir ki, Allah (c.c.) onların dualarına beni de katar.”
Resulüllah (a.s.v.) buyurdular:
-“Senin oruç tuttuğun her gün için Allah (c.c.) yolunda yüz köle (azad etmiş) kadar, yüz deve ve yüz at vermiş kadar sevab vardır. Terviye (arifeden bir gün önce) günü geldiği zaman , o günde senin için Allah (c.c.) yolunda bin köle (azad etmiş) bin deve ve bin at vermiş kadar sevab vardır. Arife günü geldiği zaman da senin için, Allah (c.c.) yolunda ikibin köle (azad etmiş) iki bindeve ve iki bin at vermiş kadar sevab yazılır.
Resulüllah (s.a.v.) buyuruyorlar ki:
-“Arefe günü oruç tutmak iki sene (oruç tutmağa) muaddildir. Aşure günü oruç tutmak ise bir sene (oruç tutmağa ) eşittir.
Müfessirler:
-“Musa ile otuz gece (bize münacatta bulunması için) sözleştik, ve ona bir on (gece) daha kattık.” Mealındeki ayet hakkında derler ki;
-“Ona bir on (gece) kattık” tan murad zilhicce’nın ilk on günüdür.
İbni Mes’ud (r.a.) şöyle der:
-“Allah(c.c.) günlerden dört gün, Aylardan dört ay, Kadınlardan da dört kadın seçti.
-“Dört kişi cennete ilk gireceklerden olacak. Dört kişi de cennet müştak olacaktır.
-“Günlerden birincisi Cum’a günüdür….
Devam edecek….
Kalblerin Keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri hacilerin Arafat’ ta yaptığı dualar hürmetine; Günahlarımızı Afv eylesin.AMİN……
Fuad Yusufoğlu
Bayram fazileti
11 Temmuz 2008Geliye Şam’e Navale
Şevval’ın birinci günü olan Ramazan bayramı günü ile Zilhiccenin onuncu günü olan kurban bayramı gününe bayram dendi.
Çünkü:
Mü’minler, bu günlerde, Ramazan ayındeki Oruç farzını eda ederek, Allah (c.c.) ın taatında Şevval’ın altı gününün Oruç tutarak Resuülullah (a.s.v.) ın taatına ve gene farz olan Haccı eda ederek Allah (c.c.) ın taatından Resülullah (a.s.v.)ı ziyaret etmeğe hazırlandıkları için Resülullah (a.s.v.) taatına avdet ettiler.
Her sene bayramlar tekkerrür eder. Allah (c.c.) ın o günlerde ihsanı çoktur. Bayram günleri gelince sevinç ve neşe de gelir.
Resülullah (a.s.v.) buyuruyor ki:
-“Kim bayram günü üçyüz kerre, Subhanallah-i ve bihamdihi deyip sevabını müslümanların ölülerine hediye ederse, her kabre bin nur girer. Kendisi öldüğünde ise onun kabrine bin nur indirir.
Resülullah (a.s.v.) buyuruyor:
-“KİM BAYRAM GECESİ, SEVAB TALEB EDEREK İBADETLE GEÇİRİRSE, kalblerin öldüğü gün onun kalbi ölmez.”
Rivâyet edilir ki:
Hz.Ömer (r.a.) bir bayram günü oğlunu gördü, üzerinde eski bir gömlek vardı. Hz. Ömer ağlamaya başladı.
Oğlu:
-“Niçin ağlıyorsun?” diye sorunca.
Hz. Ömer (r.a.) şu cevabı verdi:
-“Ben, bayram günü seni çocuklar bu gömlek ile gördükleri zaman kalbinin incinmesinden korkuyorum.”
Bunun üzerine oğlu şu mukabelede bulundu:
-“Ancak Allahın (c.c.), ondan kendi rızasını yok ettiği, anasına, babasına âsi olan kişinin kalbi kırılır. Ben senin rızan sebebi ile Allah’ın benden razı olmasını dilerim.”
Bunun üzerine Hz. Ömer tekrar ağladı, çocuğu bağrına basarak onun için dua etti.
Şair ne güzel söylemiş:
Derler ki, yarın bayramdır ne giyeceksin?
Dediler, (Rabbimin) Hil’atını (büyüklerin küçüklere iltifat olmak için giydikleri elbise) ki, (O) kulunu yavaş yavaş suladı.
Fakirlik ve sabır öyle elbisedir ki,
Aralarında bulunan kalb sahibi bütün bayramları görür.
Ey emelim,
Eğer sen kaybolursan, bayram bana mâtemdir,
Eğer sen bana görürsen işte o gün bayramdır.
Rivâyet bulunur ki:
-“Ramazan bayramı sabahı Allah melekleri gönderir. Melekler yeryüzüne inerler. Sokak başlarında durarak, insanlar ve cinlerden başka bütün mahlükatın işiteceği bir sesle şöyle nida eder:
-“(Ey Muhammed (s.a.v.) ümmeti, Kerim olan Rabbinize çıkın. O, büyük ihsanlarda bulunup, büyük günahı bağışlıyor.”
Müminler namaz kılmak için camilere taplandıkları vakit Allah (c.c.) meleklere şöyle buyuruyor:
-“İşçi çalıştığı zaman karşılığı olan mükafatı nedir?”
Melekler:
-“Onun ücretinin verilmesidir.”derler.
Bunun üzerine Allah (c.c.):
-“Sizi şahit tutuyorum ki, ben onlara sevap olarak Mağfiretimi ve rızamı verdim” buyurur.
Kalblerin Keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ramazan orucunun kendilerinden Davacı olmayan, Taatında ve ibadatında kendi rızasını gözeten kullarından eylesin. AMİN…
Fuad Yusufoğlu
Kadir gecesi’nin fazileti
11 Temmuz 2008
Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)
Bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini Dinimize, Devletimize, Milletimize ve bütün Müslümanlara Hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbımızdan Niyaz ediyorum…
Kadir Geceniz Kutlu olsun…
Kadir Geceniz Mutlu olsun…
Fuad Yusufoğlu
KADİR GECESİ’NİN FAZİLETİ
İbni abbas (r.a.) tan rivayet edilir,
Der ki;
-“Resulüllah (a.s.v.) a İsrail oğullarından bir adamın elinde silah ile bin ay Allah (c.c.) yolunda savaştığı anlatıldı.
Resulüllah (a.s.v.), bu adamın işine taaccüp ederek aynı şeyi Ümmeti için temenni etti ve şöyle niyazda bulundu:
-“Ey Rabbim, benim ümmetimi, ümmetlerin en kısa ömürlüsü, amel bakımından da en az amellisi kıldın.”
Bunun üzerine Allah-u Teala (c.c.) ona ve ümmetine kıyamete kadar, İsrail oğullarındaki, elinde silahı ile, Allah (c.c.) yolunda BİN AY savaşçının amelinden daha hayırlı olan Kadir gecesini verdi. Kadir gecesi bu ümmete has olarak verilenlerden biridir.
Enes (r.a.) den rivayet edilir,
Der ki;
Resulüllah (a.s.v.) buyurdu:
-“Kadir gecesi olduğu zaman Cebrail (aleyhisselam), meleklerden bir topluluk ile iner. Mü’minler için İstiğfar ederler. Ayakta ve oturarak Allah (c.c.) ı her zikredene selam verirler.”
Ebu hüreyre (r.a.) şöyle der:
-“Kadir gecesinde yeryüzüne sayılmayacak kadar çok melek iner. Onların inmeleri için gök kapıları açılır. Nurlar yükselir büyük bir tecelli hasıl olur. Kadir gecesinde Meleküt aynen beyan olur.
-“Bu halde insanların durumu birbirine uymaz. İnsanlardan bir kısmına göklerin ve yerin sırrı açılır, onun için göklerden perdeler kaldırılır, göklerde melekleri kendi suretlerinde kıyam halında, oturur halde, ruku, secde eder halde zikreder, tesbih ve tahlil eder, şükr eder halde görür,
-“İnsanlardan bazısına cennet; bütün içindekileriyle ayan beyan olur. Cennetteki evleri, köşkleri, hurileri, ırmakları, ağaçları ve meyveleri görür.
-“Bu kimse, Allah(c.c.) ın arşını, peygamberlerin, velilerin, şehid ve sıdıkların makamlarını da müşahede eder. Bu meleküt alemine hayran kalır. Rahmet deryasından seyreder.
-“Cehennemi ve cehennemin azap çukurlarını kafirlerin makamlarını da müşahede eder. O gece de mü’minlerin bir kısmına Allah (c.c.) cemalıni müşahede etmek için perdeler kaldırılır. O kimse yalnız Allah(c.c.) ı müşahede eder.”
Hazreti Ömer-ül Faruk (r.a.) rivayet eder;
Resulüllah (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdular:
-“Bir kimse Ramazan ayının yirmi yedinci gecesini sabaha kadar İHYA ederse, o benim için Ramazan ayının bütün gecelerini ihya edenden daha sevimlidir.”
Hz.Fatima (radiyallah-u anha) dedi:
-“Ey babacığım, kadınlardan ve erkeklerden o geceyi ihya etmeğe gücü yetmiyen zayıflar ne yapar?”
Resulüllah (a.s.v.) buyurdu:
-“Onlar yastıklarını koyup üzerlerinde oturarak bu gecenin saatlerinden bir saati Allah (c.c.) a Dua ederek geçirmez ki, o benim için bütün ümmetimin ramazan ayının geceleri ihya etmelerinden daha sevimli olmasın.”
Hz Aişe (r.a.) dan rivayet edilmiştir. Der ki;
Resulüllah (a.s.v.) buyuruyor:
-“Kim Kadir gecesini ihya eder, iki rekat namaz kılarak istiğfar ederse Allah (c.c.) onun günahlarını affeder. O kimse Allah (c.c.) ın rahmet deryasına dalar. Cebrail onu kanadiyle sıvazlar. Kim Cebrail (a.s.) kanadiyle sıvazlarsa Cennet’e girer.”
Mükaşefe-tül Kulub (İmam-i Ğazali)
Kutlamakta olduğumuz KADİR GECESİ ‘nde bu dua yı Hep beraber yapalım…
Çok makbul bir dua’dır;
“Allahumma;
inneke a’fuvvun,
kerimün,
tuhibbül a’fva
fa’fu anna.”
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Ramazan-i şerif hurmetine, Bin aydan HAYIRLI olan Kadir gecesi hurmetine; Dünyada başkalarına muhtaç olmayacak kadar helal rızık, geniş ve gönül zenginliği ile donanmış zikirle meşgül olan bir kalb, İbadetlerimizi yapmak için sıhhat ve afiyet İhsan Eylesin….Bu kadir gecesi hurmetine de günahlarımızı afv eylesin…..AMİN…..
Fuad Yusufoğlu
Şaban-ı Şerif Ayının fazileti
10 Temmuz 2008Şahinşah (Şanişe köyü)
Bu aya Şa’ban denildi.
Çünkü:
Bu ayda çok hayırlı yollar meydana çıkar.”Şa’ban” kelimesi dağ yolu anlamına gelen ŞAİBDEN alınmıştır ki, manası HAYIR YOLUDUR.
Ebu Ümame el- bahiliden (r.a.) rivayet edilmiştir:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdular ki;
-“Şaban (ayı) girdiği vakit, nefislerinizi temizleyiniz. Şa’ban ayında niyetlerinizi güzelleştiriniz.”
Hz. Aişe (r.a.) den rivayet edilmiştir ki;
-“Resulullah (s.a.v.) oruç tutuğunda biz iftar etmez derdik. İftar ettiğinde de (oruç tutmadığında) biz onu oruç tutmuyor derdik”
Denilir ki;
-“Yer yüzünde Müslümanların iki bayramı olduğu gibi meleklerin de iki bayramı vardır. Meleklerin birinci bayramı BERAT GECESİ’DIR, O da şaban’ın onbeşinci gecesidir. İkinci bayramları ise, KADİR GECESİDİR. Müslümanların bayramları ise Ramazan bayramı ile kurban bayramıdır. Bunun için Şa’ban’ın on beşinci gecesine meleklerin bayramı denir.”
Şibli (r.a.) tefsirinde der ki;
-“Şa’banın on beşinci gecesi (beraat gecesi) bir senenin günahlarına kefarettir.
Cuma gecesi, haftanın günahlarına,
Kadır gecesi de bütün ömür boyunca yapılan günahlara kefarettir.
Yani, bu gecelerin ihyası günahların bağışlanmasına sebebtir. Bunun için Şa’banın on beşinci gecesine ‘Kefaret gecesi’ de denilir.”
Münziri (r.a.) rivayet eder:
-“Bayram gecesi ile Şa’banın on beşinci gecesini ihya eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.”
Bunun için bu geceye “İHYA GECESİ” de denir.
Bu geceye “ŞEFAAT GECESİ” dahi denilir.
Çünkü;
Resülullah (Sallallahu aleyhi ve selem) Şa’banın on üçüncü gecesi Ümmeti için Allah(c.c.) tan şefaat istedi. Allah (c.c.) ona üçte birini verdi.
Şa’banın on dördüncü gecesi istedi. Allah (c.c.) ona üçte ikisini verdi.
Şa’banın on beşinci gecesi istedi. Ma’siyete ısrarla Allah (c.c.) kaçan ve uzaklaşanlar hariç bütün ümmetine şefaat etmesini verdi.
Bu geceye “MAĞFİRET GECESİ” de denir.
Zira İmam Ahmed (r.a.) rivayet ediyor,
Resulullah (salllallahu aleyhi ve selem) buyuruyor ki;
-“Şa’banın on beşinci gecesi Allah (c.c.) kullarına nazar kılar ve yeryüzündeki insanların hepsini yarlığar. Allah (c.c.) şirk koşan ve düşmanlık yapan hariç. Bu geceye “AZAD GECESİ” dahi denir.”
Enes (r.a.) rivayet edilmiştir:
Der ki;
-“Resulullah (sallalahu aleyhi ve selem) beni bir iş için Aişe (r.a.) nin evine göndermişti. Ben, Aişe (r.a.) ye ‘Çabuk ol, Çünkü ben Resulullah (a.s.v.) ı Şa’ban’ın on beşinci gecesini anlatırken bıraktım’ dedim.
Bunun üzerine Aişe (r.a.) bana şöyle dedi:
-“Ey enes (r.a.),otur, ben sana Şa’banın on beşinci gecesinde vaki olan hadiseyi anlatayım.
-“O gece Resulullah (a.s.v.) ın sırası bende idi. Resulullah (a.s.v.) geldi. Benimle beraber yatağıma girdi. Gece uyandığımda onu yanımda bulamadım. Kendi kendime, belki diğer ailesinin yanına gitti dedim. Bunun üzerine evden çıkıp mescide uğradım. Onu (a.s.v.) mescide secdede şöyle dua ederken gördüm:
-“Ey Allahım, sana bütün azalarım ve hayalım secde etti. Kalbim senden emin oldu. İşte şu elimdir. Onunla ben kendime bir kötülük yapmadım. Ey Yüce olan Allah, her büyük olan için ümit edilir. Büyük günahı affet. Yüzüm kendisini yaratan ve suretlendiren, kendisine görme ve işitme organları yaratana secde etti.”
Sonra Resulullah (a.s.v.) başını kaldırarak şöyle niyazda bulundu:
-“Ey Allah’ım, bana şirkten arınmış bir kalb ver, kafir ve şaki olmasın, her türlü kötülükten beri olsun.”
Sonra tekrar secde etti. Resûlullah’ın (s.a.v.) secdeye şöyle dediğini işittim:
-“Senin öfkenden, rızana, azabından afvına, senden sana sığınırım. Sen kendine sena ettiğin gibi ben sana sena edip, senin senalarını sayamam. Ben kardeşim Davud’un “yüzünü toprağa ulu Allahım için koydum. Ulu Allah’ım beni bağışlaması yaraşır.” Dediği gibi derim.
Sonra başını kaldırdı. Bu sırada kendisine şöyle dedim:
-“Anam, babam sana feda olsun. Sen bir vadidesin, ben bir vadideyim.” Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular:
-“Ey kırmızı kadın, sen bu gecenin Şa’banın onbeşinci gecesi olduğunu bilmiyormusun? Allah Azze ve Cellenin bu gecede Benî kalb kabilesinin koyunlarının kılları adedince cehennemden azabları vardır. Bu azablardan, altı zümre istisna edilmiştir:
Devamlı içki içenler.
Ana babasına âsi olanlar.
Zîna yapanlar.
Bir Müslüman bir şey satın alırken üzerine varıp fiat arttıranlar.
Suret yapanlar.
Koğuculuk yapanlar.”
Bu geceye “takdir ve taksim gecesi” de denilir.
Çünkü Ata’ bin Yesar (r.a.) rivâyet eder:
-“Şa’banın onbeşinci gecesi olduğu zaman, bu Şa’ban ayından gelecek Şa’ban ayına kadar her ölecek olanın isim listelerini ihtiva eden dosya Azrail (a.s.)’a verilir. Kulun ne ekip biçeceği, kimin evleneceği ve ne işler yapacağı bu gece takdir olunur.
Kalblerin keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri; diğer bir adı ‘İhya gecesi’ de olan Berat gecesi hürmetine Günahlarımızı afv eylesin. AMİN…….
Fuad Yusufoğlu