‘Riyazus- Salihin. Sabır’ Kategorisi için Arşiv

Çağ-Çağ Barajı (Nusaybin)

Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)

Hadis: 53

53- وَعنْ أبي إِبْراهيمَ عَبْدِ اللَّه بْنِ أبي أَوْفي رضي اللَّهُ عنهمَا أَنَّ رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم في بعْضِ أَيَّامِهِ التي لَقِيَ فِيهَا الْعَدُوَّ ، انْتَظرَ حَتَّى إِذَا مَالَتِ الشَّمْسُ قَامَ فِيهمْ فَقَالَ: « يَا أَيُّهَا النَّاسُ لا تَتَمنَّوا لِقَاءَ الْعدُوِّ ، وَاسْأَلُوا اللَّه العَافِيَةَ ، فَإِذَا لقيتُموهم فاصْبرُوا ، وَاعْلَمُوا أَنَّ الْجَنَّة تَحْتَ ظِلاَلِ السُّيُوفِ » ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « اللَّهُمَّ مُنْزِلَ الْكِتَابِ وَمُجْرِيَ السَّحَابِ ، وَهَازِمَ الأَحْزابِ ، اهْزِمْهُمْ وَانْصُرْنا عَلَيْهِمْ » . متفقٌ عليه وباللَّه التَّوْفيقُ .

Hadis: 53-

Ebû İbrahim Abdullah b. Ebi Evfâ radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Aleyhis-Selam, düşmanla karşılaştığı gazâ günlerinden birinde, güneş meyledinceye kadar bekledi. Güneş zeval vaktine gelince, Ashab’a hutbe irad etti.

-“Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı arzu etmeyiniz, Allah’tan afiyet (huzur ve asayış) dileyiniz. Lakin düşmanla karşılaşınca da sabrediniz, dayanınız ve biliniz ki, cennet kılıç gölgeleri altındadır.” Dedi.

Sonra:

-“Ey kitab’i indiren, bulutları gezdiren, Resulullah’a karşı toplanan küffarı dağıtan Allah! Düşmanı mağlub ve onlara karşı bize yardım et!” buyurdu.

(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)

Navale Kasyan (Nusaybin)

Kasyane (Navale-Nusaybin)

Hadis: 52

52- وَعن أبي يحْيَى أُسَيْدِ بْنِ حُضَيْرٍ رضي اللَّهُ عنهُ أَنَّ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ قال : يا رسولَ اللَّهِ أَلا تَسْتَعْمِلُني كَمَا اسْتْعْملتَ فُلاناً وفلاناً فَقَالَ : « إِنَّكُمْ سَتَلْقَوْنَ بَعْدي أَثَرَةً فاصْبِرُوا حَتَّى تلقَوْنِي علَى الْحوْضِ » متفقٌ عليه .
« وأُسَيْدٌ » بِضَمِّ الْهمْزةِ . « وحُضَيْرٌ » بِحاءٍ مُهْمَلَةٍ مضمُومَةٍ وضادٍ مُعْجَمَةٍ مفْتُوحةٍ ، واللَّهُ أَعْلَمُ .

Hadis: 52

Ebu Yahya Üseyd b. Hudayr radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, Ensar’dan bir adam:

-“Ya Resûla’llah, filan kimseyi âmil tayin ettiğin gibi beni de âmil nasbetmezmisiniz?” dedi.

Peygamber Aleyhis-Selam:

-”Siz benden sonra haksızlığa uğrıyacaksınız, binâenaleyh havuz başında bana kavuşuncaya kadar sabrediniz.” Buyurdu.

(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)

Kasyane navale (Nusaybin)

Kasyane (Navale-Nusaybin)

Hadis: 51

51- وعَن ابْنِ مسْعُودٍ رضي اللَّه عنه أنَّ رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « إِنَّهَا سَتكُونُ بَعْدِى أَثَرَةٌ وَأُمُورٌ تُنْكِرونَها ، قَالُوا : يا رسُولَ اللَّهِ فَما تَأمرُنا ؟ قالَ : تُؤَدُّونَ الْحقَّ الَّذي عَلَيْكُمْ وتَسْألونَ اللَّه الذي لكُمْ » متفقٌ عليه . « والأَثَرَةُ » : الانفرادُ بالشيْءِ عمَّنْ لَهُ فيهِ حقٌّ .

Hadis: 51
İbn-i Mes’ûd radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Aleyhis-Selam:

-“Muhakkak ki, benden sonra insan kayırmalar ve yadırgadığınız bir takım işler olacaktır,” buyurdu.

-“Ya Resûla’llah, o zaman ne yapmamzı emredersiniz?” dediler.

Resûl-i Ekrem Sallallahu aleyhis ve selem:

-“Üzerine borç olan hakları edâ eder, kendi hakkınızı Allah’tan dilersiniz.” Dedi.

(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)

Girnavas mevki-i (Nusaybin)

Hadis: 50-

50- وَعَنْ ابْن عَبَاسٍ رضي اللَّه عنهما قال : قَدِمَ عُيَيْنَة بْنُ حِصْنٍ فَنَزلَ عَلَى ابْنِ أَخيِهِ الْحُر بْنِ قَيْسٍ ، وَكَانَ مِن النَّفَرِ الَّذِين يُدْنِيهِمْ عُمرُ رضِيَ اللَّهُ عنهُ ، وَكَانَ الْقُرَّاءُ أَصْحابَ مَجْلِسِ عُمَرَ رضي اللَّهُ عنه وَمُشاوَرَتِهِ كُهولاً كَانُوا أَوْ شُبَّاناً ، فَقَالَ عُييْنَةُ لابْنِ أَخيِهِ : يَا ابْنَ أَخِى لَكَ وَجْهٌ عِنْدَ هَذَا الأمِيرِ فَاسْتَأْذِنْ لى عَلَيْهِ ، فاستَأذنَ فَأَذِنَ لَهُ عُمرُ . فَلَمَّا دخَلَ قَالَ : هِيْ يا ابْنَ الْخَطَّاب ، فَوَاللَّه مَا تُعْطِينَا الْجَزْلَ وَلا تَحْكُمُ فِينَا بالْعَدْل ، فَغَضِبَ عُمَرُ رضيَ اللَّه عنه حتَّى هَمَّ أَنْ يُوقِعَ بِهِ فَقَالَ لَهُ الْحُرُّ : يا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ إِنَّ اللَّه تعَالى قَال لِنبِيِّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : { خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بالْعُرْفِ وَأَعْرِضْ عَنِ الجاهلينَ } [ سورة الأعراف: 198 ] وإنَّ هَذَا مِنَ الجاهلينَ ، وَاللَّه ما جاوَزَها عُمَرُ حِينَ تلاها ، وكَانَ وَقَّافاً عِنْد كِتَابِ اللَّهِ تعالى رواه البخارى .

Hadis: 50-

İbn-i Abbas radiyallah-u Anh’den rivayet edildiğine göre, şöyle diyor:

-“Uyeyne b. Hısn (Medine’ye geldi) ve birader-zâdesi Hürr b. Kays’ın evine indi. Hürr, Hazret-i Ömer (r.a.) in meclisinde ona yakın oturanlardandı. Kura, genç olsun, ihtiyar olsun, Hazret-i Ömer (r.a.) ın meclis ve müşâvere arkadaşı idiler. Bundan dolayı Uyeyne, birâder-zadesine şöyle dedi:

-“Ey kardeşimin oğlu, bu emîr nezdinde i’tibarın var. Binâenaleyh benim (huzuruna çıkmaklığım) için ondan izin iste, “ dedi.

Vuku’ bulan isti’zân üzerine Hazret-i Ömer (radiyallah-u anhu) de izin verdi. Uyeyne, Ömer (r.a.) ın yanına girince;

-“Ey Hattâb oğlu! Gözünü aç Allah’a yemin ederim ki, bize çok bir şey vermiyorsun. Aramızda adâletle hükmetmiyorsun.” Dedi.

Ömer Radiyallah-u anhu bu söze kızdı, hattâ ceza vermek istedi.

Bunun üzerine Hürr (r.a.):

-“Ya Emire’l Mü’minin, Allah-u Teâlâ, Peygamberine: “Afv yolunu tut, mârûfu emret, cahillerden yüz çevir.” . (A’râf suresi ayet; 199) Buyurdu. Bu da cahillerdendir.” Dedi

Allah’a kasem ederim ki, Hürr bu ayeti okuyunca Ömer (r.a.) ileri gitmedi; âyetin hükmünü tecâvüz etmeyip durdu.

(Hadisi, Buhari rivayet etmiştir.)

Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)

Hadis: 49-

49- وَعَنْ أبي هُرَيْرةَ رَضِيَ اللَّهُ عنه قال : قال رسولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « مَا يَزَال الْبَلاءُ بِالْمُؤْمِنِ وَالْمؤمِنَةِ في نَفْسِهِ وَولَدِهِ ومَالِهِ حَتَّى يَلْقَى اللَّه تعالى وَمَا عَلَيْهِ خَطِيئَةٌ» رواه التِّرْمِذيُّ وقال : حديثٌ حسنٌ صحِيحٌ .

Hadis: 49-

Ebu Hüreyre Radiyallah-u Anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Aleyhis-Selam:

-“Erkek olsun, kadın olsun, bir mü’min Allah’ına, günahsız, tertemiz kavuşuncaya kadar, başından, çoluk çocuğundan, malından belâ eksik olmaz.” Buyurmuştur.

(Hadisi, Tirmizi rivayet etmiştir. Hadis hasandır, sahihtir demişlerdir.)

Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)

Hadis: 48-

48- وعنْ أَبِي هُريْرَةَ رَضيَ اللَّهُ عنهُ أَنَّ رَجُلاً قَالَ للنَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : أوْصِني ، قَالَ : « لا تَغضَبْ » فَردَّدَ مِراراً قَالَ ، « لا تَغْضَبْ » رواه البخاريُّ.

Hadis: 48-

Ebu Hüreyre radiyallah-u Anh’den rivayet edildiğine göre, bir adam Peygamber Aleyhis-Selam’a:

-“Bana öğüt ver.” Dedi.

Peygamber Aleyhis-Selam ona:

-“Hiddetlenme.” Buyurdu.

Adam isteğini birkaç def’a tekrarladı.

Peygamber Aleyhis-Selam da:

-“Kızma.” Buyurdu.

(Hadisi, Buhari rivayet etmiştir.)

Kelehke Şeh Atman (Nusaybin)

Hadis: 47-

47- وعنْ مُعاذ بْنِ أَنَسٍ رضي اللَّه عنه أَنَّ النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قَالَ : « مَنْ كظَمَ غيظاً ، وهُو قَادِرٌ عَلَى أَنْ يُنْفِذَهُ ، دَعَاهُ اللَّهُ سُبْحانَهُ وتَعالَى عَلَى رُؤُوسِ الْخلائقِ يَوْمَ الْقِيامَةِ حَتَّى يُخَيِّرَهُ مِنَ الْحُورِ الْعِينِ مَا شَاءَ » رواه أَبُو داوُدَ ، والتِّرْمِذيُّ وقال : حديثٌ حسنٌ .

Hadis: 47-

Muaz b. Enes radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Alayhis-Selam:

-“Bir kimse, öfkesinin ‘ıcabını yapmağa kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah-u Teâlâ Kıyamet Günü’nde halkın gözüönünde onu çağırır, huriler içinde istediğini seçmekte muhtar kılar.” Buyurmuştur.

(Hadisi, Ebu Dâvûd ve Tirmizi rivayet etmişler ve Tirmizi:”Hadis hasendir” demiştir.)

Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)

Hadis:46-

46- وعنْ سُلَيْمانَ بْنِ صُرَدٍ رضي اللَّه عنهُ قال : كُنْتُ جالِساً مع النَّبِي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم، ورجُلان يستَبَّانِ وأَحدُهُمَا قَدِ احْمَرَّ وَجْهُهُ . وانْتفَخَتْ أودَاجهُ . فقال رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « إِنِّي لأعلَمُ كَلِمةً لَوْ قَالَهَا لَذَهَبَ عنْهُ ما يجِدُ ، لوْ قَالَ : أَعْوذُ بِاللّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ ذَهَبَ عنْهُ ما يجدُ . فقَالُوا لَهُ : إِنَّ النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قَالَ : «تعوَّذْ بِاللِّهِ مِن الشَّيَطان الرَّجِيمِ ». متفقٌ عليه .

Hadis: 46-

Süleyman b. Sured radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, şöyle diyor:

Günün birinde Peygamber aleyhis-Selam’la oturuyorduk. İki adam söğüşüyorlardı. Birisinin yüzü kıpkırmızı olmuş ve şah damarları şişmişti.

Bunun üzerine Peygamber Aleyhis-Selam şöyle buyurdu:

-“Ben bir kelâm biliyorum ki, eğer, “Eûzü bi’llâhi mine’ş şeytâni’r-racim=” Tard edilmiş şeytandan Allah’a sığınırım, derse üzrindeki hal ondan sıyrılır.” Dedi.

Bunun üzerine bu adama, Peygamber Alayhis-Selam’in, Tard edilmiş şeytandan Allah’a sığın’ dediğini söylemişlerdir.

(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)