‘Salâvat’ Kategorisi için Arşiv
Salavat-i şerifin fazileti- 3
Çağ-Çağ Baraji (Nusaybin)
Küfe’de bir kimse var idi.
Halkın yazılarını yazar, ekseriye yazı ile meşgül olurdu. Ne zaman Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın ism-i şerifi gelse, hemen Salavat-işerife de yazar idi
Bu kimse vefat etti. Bir müddet sonra ru’yada gördüler:
Ve:
-“Halin nasıldır? “dediler
O kimse:
-“Hak Teala (c.c.) beni afv eyledi.” Dedi.
-“Ne sebeple ?” deyince
O kimse:
-“O Hazret-i Resulüllah (a.s.v.) ın [...]
Salavat-i şerifin fazileti- 2
Geliye Şami civari (Nusaybin)
Naklolunur ki;
Zahidlerden bir kimsenin beşyüz dirhem borç paraya ihtiyacı oldu. O gece; Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ı Ru’yasında gördü, kendisine buyurdular ki;
-“Ebul Hasan Kisai’ye git. Benim selammımı söyle, O Nişabür’da meşhür bir kimsedir. Her sene onbin fakiri giydirir. Sana beşyüz dirhem versin. Eğer ru’yana inanmaz ise ona de ki; (‘Her [...]
Salavat-i şerif’in fazileti
Beyaz su başı (Nusaybin)
Taccul Müzekkirinde;
Ubey Bin Kaab (r.a.) dan rivayet edilir:
Bir kimse Resulullah (aleyhis selam) a sordu:
-“Ya Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) Ben her gün çok dualar okurum, zikr ederim. Şimdi Salavat okumanın faziletini de işittim. Bundan sonra okuduklarımın üçte birinde hazretinize salavat okuyup geri kalan zamanda diğer dualarımı yapacağım.”
Resulullah (a.s.v.):
-“Salavatı fazla yaparsan daha [...]
Resulullah’a Salavat Getirmenin Fazileti ve Namazda Huşu
Kasyane (Nusaybin)
Rivayet edilir ki;
Bir gün Cebrail (aleyhisselam) Peygamber (Sallallah-ü aleyhi ve selem) e gelerek dedi ki;
-“Ey Allah (c.c.) ın resulü, ben bir melek görmüştüm ki, gökte bir taht üzerinde oturuyor, etrafında yetmiş bin melek saf saf olmuş ona hizmet ediyorlardı. O meleğin alıp vermiş olduğu her nefesten, Allah (c.c.) bir melek yaratıyordu. Şimdi ise, o [...]
Emanet
Divane…(Ayrica bir öyküsü vardır)
Amr ibni Dinar ve safer’den (radiyallah-u anhuma) rivayet edilmiştir:
Resulullah (a.s.v.) buyurmuştur ki;
-“Bana salat-ü selam göndermeği unutan kimse, cennetin yolunu şaşırmıştır.”
Bil ki, ey okuyucu,
Emanet kelimesi ”emn” kökünden alınmıştır. Çünkü emanetin bulunduğu yerde hakkın yenmesinden endişe edilmez. Bunun zıddı ise hiyanettir. Hiyanet de “havn” aslından alınmıştır. Havn noksanlık demektir. Çünkü sen, birine, bir hususta [...]
Salavat
Çağ-Çağ Nehri (Nusaybin)
Bir gün Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve selem) dışarı çıktı, halinde bir neşe alameti vardı.
Buyurdu ki;
-“Cebrail (Aleyhisselam ) geldi ve dedi ki: Allah-uTeala (c.c.) buyuruyor: Ümmetinden birisi sana salavat okuyunca benim ona on rahmet vermemi, sana selam verince, ona on defa selam (selamet) vermemi beğenmez misin?”
Yine buyurdu:
-“Çok olsun, az olsun bana salavat getiren [...]
Yetimi gözetmek
Sinne dize Mevki-i (Nusaybin)
Kocası ölüp birkaç yetimi kalan bir kadın varmış. Çok yoksul bir duruma düşmüşlerdi. Onun - bunun azarlamasından korktukları için memleketlerinden göçerek başka bir yere gittiler.
Gittikleri yerde terk edilen bir mescide konakladılar. Bu kadın, kızlarını mescitte bırakarak onlara yiyecek bir şey bulmak için dışarı çıktı. Kasabanın ileri gelenlerinden birine uğradı, ona durumunu anlattı.
Adam [...]
Vera
Girnavas –Cin tepesi- Şlalesi- (Nusaybin)
Bir gün Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve selem) dışarı çıktı. Halinde bir neşe alameti vardı.
Buyurdu ki:
-“Cebrail (Aleyhisselam) geldi dedi ki: Allah-u Teala (c.c.) buyuruyor: Ümmetinden birisi sana salâvat okuyunca benim ona on rahmet vermemi, sana selam verince, ona on defa selam (selamet) vermemi beğenmez misin?”
Yine (a.s.v.) buyurdu:
-“Çok olsun, [...]