‘takva’ Kategorisi için Arşiv
-Riyazus- Salihin; Hadis- 73
18 Kasım 2008Dara Mirada (SİLİTKİN) Nusaybin
Hadis; 73
73- الْخَامِسُ : عنْ أبي أُمَامَةَ صُدَيَّ بْنِ عَجْلانَ الْباهِلِيِّ رضي اللَّهُ عنه قال: سَمِعْتُ رسول اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يَخْطُبُ في حَجَّةِ الْودَاع فَقَالَ : « اتَّقُوا اللَّه ، وصَلُّوا خَمْسكُمْ ، وصُومُوا شَهْرَكمْ ، وأَدُّوا زكَاةَ أَمْوَالِكُمْ ، وَأَطِيعُوا أُمَرَاءَكُمْ ، تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّكُمْ » رواه التِّرْمذيُّ ، في آخر كتابِ الصلاةِ وقال : حديثٌ حسنٌ صحيح .
Hadis- 73
Ebû Ümame Suddey b. Aclân el- Bâhili radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, şöyle diyor;
Veda Haccı hutbesinde Resulullah (a.s.v.) ın şöyle dediğini işittim;
-“Allah’dan korkunuz, beş vakit namazınızı kılınız, bir ay orucunuzu tutunuz, mallarınızın zekatını veriniz ve âmirlerinizin sözünü dinleyiniz! Rabbınızın Cennet’ine girersiniz
(Hadisi, Tirmizi Kitabus-Salatın sonunda zikretmiş ve ; “Hadis hasendir, sahihdır” demiştir.)
-Riyazus-Salihin; Hadis- 72
18 Kasım 2008Bor-e Veysike Şeş Ça’vi deresi başı (NUSAYBİN)
72- الرَّابعُ : عَنْ أبي طَريفٍ عدِيِّ بْنِ حاتمٍ الطائِيِّ رضي اللَّه عنه قال : سمعت رسولَ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقُولُ : « مَنْ حَلَفَ عَلَى يمِين ثُمَّ رَأَى أتقَى للَّهِ مِنْها فَلْيَأْتِ التَّقْوَى » رواه مسلم .
Hadis- 72
Ebû Tarif Adiyy b. Hâtim et-Tâi radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre,
Peygamber Aleyhis-Selam’ın şöyle buyurduğunu işittim, diyor;
-“Bir kimse bir şey’i yapmak veya bırakmak için yemin eder, sonra onun tersini yapmayı takvâya daha uygun görürse, onu yapsın.”
(Hadisi, Müslim rivayet etmiştir.)
-Riyazus-Salihin; Hadis- 71
18 Kasım 2008Şeş Ça’vi deresi başı (Bor-e Veysike) NUSAYBİN
71- الثالثُ : عَنْ ابْنِ مَسْعُودٍ رضي اللَّه عنه أَنَّ النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم كَانَ يَقُولُ : «اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعفافَ والْغِنَى » رواه مسلم .
Hadis- 71
İbn-i Mes’ud Radiyallah-u anh anlatıyor;
Peygamber Alayhis-Selam;
-“Allah’ım, senen hidayet, takva, iffet ve gınâ isterim.” Buyurdu.
(Hadisi, Müslim rivayet etmiştir.)
-Riyazus- Salihin; Hadis- 70
18 Kasım 2008Şeş Ça’vi deresi başı (Bor-e Gündük) NUSYABİN
Hadis- 70
70- الثَّانِي : عَنْ أبي سَعيدٍ الْخُدْرِيِّ رضي اللَّه عنه عن النبيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال : « إنَّ الدُّنْيا حُلْوَةٌ خضِرَةٌ ، وإنَّ اللَّهَ مُسْتَخْلِفُكُمْ فِيهَا . فينْظُر كَيْفَ تَعْمَلُونَ . فَاتَّقوا الدُّنْيَا واتَّقُوا النِّسَاءِ. فَإِنَّ أَوَّلَ فِتْنةِ بَنِي إسْرَائيلَ كَانَتْ في النسَاء » رواه مسلم.
Hadis; 70
Ebu Said el- Hudri Radiayallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber Aleyhis-Selam şöyle buyurmuştur;
-“Dünya tatlıdır, yeşildir, yani cazibdir; Allah onu başkalarından alıp size verecek ve nasıl amel edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan ve kadınlardan sakınınız. Zirâ Beni İsrail’de ilk fitne kadın yüzünden çıkmıştır.
(Hadisi; Müslim rivayet etmiştir.)
Bor-e Gündük (Nusaybin)
Takva’ya Dair Ayetler ve Hadisler
باب التقوى
قال اللَّه تعالى : { يا أيها الذين آمنوا اتقوا اللَّه حق تقاته }
Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor;
Ey İman edenler! Allah’dan, gereği gibi korkun, kötülük
Yapmaktan sakının.” Al-i İmran Suresi ayet 102
وقال تعالى (التغابن 16): { فاتقوا اللَّه ما استطعتم } .
وهذه الآية مبينة للمراد من الأولى.
Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor;
-“Allah’dan, gücünüz yettiği kadar korkun, kötülük yapmaktan sakının.” Teğabun suresi Ayet 16
وقال اللَّه تعالى (الأحزاب 70): { يا أيها الذين آمنوا اتقوا اللَّه، وقولوا قولا سديدا } .
والآيات في الأمر بالتقوى كثيرة معروفة.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor;
-“Ey İman edenler! Allah’dan korkun, kötülük yapmaktan sakının; doğru söyleyiniz.” Ahzab suresi ayet 70
وقال تعالى (الطلاق 2، 3): { ومن يتق اللَّه يجعل له مخرجا، ويرزقه من حيث لا يحتسب } .
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor;
-“Allah’dan korkana, kötülüklerden korunana, O, kurtuluş yolu açar, hiç ummadığı yerden onu rızıklandırır.” Talak suresi; Ayet 2, 3.
وقال تعالى (الأنفال 29): { إن تتقوا اللَّه يجعل لكم فرقانا، ويكفر عنكم سيئاتكم. ويغفر لكم، والله ذو الفضل العظيم } .
Allah-u teâlâ şöyle buyuruyor;
-“Eğer siz Allah’dan korkar, kötülüklerden korunursanız, O, size iyiyi kötüden ayırt edecek kabiliyet verir,
günahlarınızı siler ve kötülüklerinizi afv eder. Hiç şübhe yok, Allah sonsuz fazilet sahibidir. Enfal suresi Ayet; 29
Hadis; 69
والآيات في الباب كثيرة معلومة.
وأَمَّا الأَحَاديثُ
69- فَالأَوَّلُ : عَنْ أبي هُرَيْرَةَ رضي اللَّهُ عنه قال : قِيلَ : يا رسولَ اللَّهِ مَن أَكْرَمُ النَّاسِ ؟ قال : « أَتْقَاهُمْ » فقَالُوا : لَيْسَ عَنْ هَذا نَسْأَلُكَ ، قَالَ : « فيُوسُفُ نَبِيُّ اللَّهِ ابن نَبِيِّ اللَّهِ ابن نَبيِّ اللَّهِ ابنِ خَلِيلِ اللَّهِ » . قَالُوا : لَيْسَ عن هَذَا نَسْأَلُكَ ، قال : فعَنْ مَعَادِنِ الْعَرَب تسْأَلُونِي ؟ خِيَارُهُمْ في الْجاهِليَّةِ خِيَارُهُمْ في الإِسلامِ إذَا فَقُهُوا » متفقٌ عليه .
و « فَقُهُوا » بِضَمِّ الْقَافِ عَلَى الْمَشْهورِ ، وحُكِي كسْرُهَا . أَي : عَلِمُوا أَحْكَامَ الشَّرْعِ .
Hadis- 69;
Ebu Hüreyre Radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir;
-“Ya Resulallah, insanların en hayırlı ve değerlisi kimdir?” dediler.
Peygamber Aleyhis Selam;
-“En ziyade Allah’dan korkanlardır.” Buyurdu.
Ya Resulallah, senden bunu sormiyoruz.” Dediler.
-“O Halde, nâsın erkemi Yusuf Peygamber’dir ki, İbn-i Nebiyyu’llah, İbn-i Nebiyyu’llah, İbn-i Halilu’llah’dır.” Dedi.
-“Ya Resulallah, senden bunu da sormiyoruz.”
-“O halde benden Arab kabilelrini soruyorsunuz. Cahiliyete hayırlı olanlar, şayed şeriat hükümlerini bellerlerse, İslamiyet de hayırlıdırlar.” Buyurdu.
(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir.)
Şeytan (aleyhil’lanet) nın hilesi
10 Temmuz 2008Çağ-Çağ barajı (Mesire yeri)
Adamın biri Hasan Basri (r.a.) ye şöyle der:
-“Şeytan (aleyhill’net ) uyurmu?.”
Hasan Basri (r.a.) gülümsedi ve şöyle cevap verdi.
-“Eğer o (şeytan) uyusaydı, biz rahat ederdik.”
Adam:
-“Öyle ise Mü’min için Şeytan (aleyhill’anet) dan kurtuluş yoktur.”
Hasan Basri (r.a.):
-“Evet .” dedi. Mü’min için yalnız onu defetmek ve kuvvet Te’sirini zayıflatmak vardır.”
Resulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki;
-“Sizden biriniz, yolculuğunda devesini ittiği gibi şeytan (aleyhill’anet) ı da iter.”
İbni Mes’ud (r.a.) der ki;
-“Mü’minin şeytan (aleyhill’net) ı defedilmiştir.”
Kays bin Haccac (r.a.) şöyle der:
-“Şeytanım bana :”Sana bir azgın deve gibi girdim. Şimdi ise ben bir serçe kuşu gibiyim” dedi.
Ben :
-“Niçin?”dedim.
Dedi ki;
-“Allah-u Teala (c.c.) zikriyle, beni erittin.”dedi.
Ehli Takva, Şeytan (aleyhill’net) nın kapılarını (vesveseyi) kapamak bekçilik yapmak üzere o kapıları muhafeze ederler.
Bunlardan maksadımız zahiri isnatlara vesile olan açık seçik yolları ve kapıları kasdediyorum. Çünkü; EHL-İ TAKVA Şeytan (aleyhill’anet) in görünmeyen yollarına muttali olurlar. Fakat ona ulaşamazlar. Bunun için bekçilik ederler.
Çünkü Şeytan (aleyhill’anet) ın kalbe açık olan kapıları pek çoktur. Meleklerin kapısı ise bir kapıdır. Bu bir kapı, diğer çok olan kapılara karışıp ayırt edilemez.
Kul gece karanlığında çıkış yerleri bilinmeyen çok yollu çölde kalan bir yolcu gibidir. Yolu ancak gören bir göz ve aydınlatıcı bir güneşin doğmasiyle bilir. Burada, gören gözden maksat TAKVA İLE TEMİZLENMİŞ KALBDİR.
Aydınlatıcı güneşten murad ise, Allah (c.c.)ın kitabı (kur’an) ve Resulüllah (a.s.v.) ın sünnetinden elde edilen ve onunla kapalı yollara ulaşılan İLİMDİR. Yoksa onun yolları pek çoktur ve kapalıdır.
Abdullah bin Mes’ud (r.a.) der ki;
-“Resulüllah (a.s.v.) bir gün bize bir cizgi cizdiler. Ve ”Bu Allah (c.c.)yoludur.” Buyurdular. Sonra O çızginin sağından, solundan bir çok çizgiler …
Devam edecek…..
Kalblerin keşfi (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Şeytan (aleyhill’anet) ın şerrinden muhafeze eylesin. AMİN…
Fuad Yusufoğlu
Dinde kırk esas “Zekât” - 3
06 Temmuz 2008Duruca köyü - Kertven- (Nusaybin)
Bunun ilaci,
Esas, fakirin, Allah (c.c.)ın hakkını senden kabul etmesiyle onun sana iyilik yaptığını, sana ihsanda bulunduğunu bilmendir. Çünkü zekatın sırlarından biri de kalbin, cimrilik kibrinden temizlenip pam pak olmasıdır. Bunun içindir ki, zekat temizleyicidir. Zira onunla temizlik hasıl olur. Guya o, necaseti temizleyen bir yıkayıcıdır.
Bunun içindir ki, Resulullah (Sallalahu aleyhi ve selem) ve EHLİ BEYTİ zekat almaktan men olundular.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdular ki;
-“Zekat ancak insanların mallarının kirleridir.” Fakat senden seni temizleyen şeyi aldığı vakit, o, sana iyilik yapmış ve senden üstün olmuş olur.
Vucudun için tehlike arz eden kanı doktor vucudundan parasız, ücretsiz alsa ve seni korktuğun tehlikeden kurtarsa, sen mi ona iyilik yapmış olursun yoksa o mu sana iyilik yapmış olur ne dersin? Ve gene senin mi ona teşekkür etmen lazım, yoksa onun mu sana teşekkür etmesi lazımdır?
İşte bunun gibi cimrilik rezaletini ve onun ahiret hayatındeki zararını içinden söküp çıkaran kimse senden üstün görünmeğe layıktır.
Üçüncü esas:
Zekatı, malın en iyisinden ve güzelinden vermendir. Yüca Allah (c.c.) buyurmuştur ki;
-“Onlar Allah (c.c.) a kendilerinin bile hoşlanmamakta oldukları şeyleri inad ederler.” Nahl suresi: Ayet – 62
Allah (c.c.) şöyle buyurmuştur:
-“Ey iman edenler, Allah yolunda harcamayı kazandıklarınızın en güzellerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan yapın. Kendinizin göz yummandan alıcısı olmadığınız pek adi, bayağı şeyleri vermeye yeltenmeyin. Bilin ki, şüphesiz Allah her şeyden müstağnidir. Asıl hem de layık olan odur.” Bakara suresi : ayet -267.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurmuştur:
-“Şübhesiz Allah (c.c.) temizdir. Ancak temiz olanı (helal olanı) kabul eder.
Zira bundan maksad SEVGİ derecesini meydana çıkarmaktır. İnsan sevdiği şey uğruna en kötüsünü değil en iyisini vermeği tercih eder.
Dödüncü esas:
Zekatı, sadakayı, iyi ve güler yüzle vermendir. Verdiğin zekat ve sadakadan dolayı sevinç içinde olursun.
Resulullah (sallallahu aleyhi ve selem):
-“Bir dirhemlik sadaka yüz bin dirhemlik sadakayı geçti. (Yani bir kuruşluk sadakanın sevabı yüz bin kuruşluk sadakanın sevabını geçti.)” buyruyor.
Hadisi şerifte işaret edilen husus şudur ki; Güzel yüzle ve iyi davranışla, malının en iyisinden verdiği bir kuruşluk sadakanın sevabı yüzünü ekşiterek, malının kötüsünden verdiği yüz bin kuruşluk sadakanın sevabından daha fazladır.
Beşinci esas:
Zekat ve sadakayı verecek olduğun yeri seçmektir. Zekat ve sadakanın verilmesi iyi olan yerler şunlardır:
a- Allah (c.c.) yolunda çalışan, takva sahibi olan muhtaç alim.
b- Çoluk ve çocuğu çok olan Salih kişi.
c- Akraba.
Bu üç sıfatın tümü bir arada bulunmazsa, bunlardan biri bulunana sadaka ve zekatını verirsin. Zekat ve sadaka iyi ve Salih kişilere verilmesine riayet edilmesi esas, başta gelendir.
Dünya ancak kulların yaşadıkları yerdir. Ahiret için de kulların azık tedarik etme yeridir. Öyle ise zekat ve sadaka ahrete gidenlere ve ahrete giden yoldaki konaklardan bir konak edinene sarf edilsin.
Resulullah (sallallahu aleyhi ve selem):
-“Sen ancak TAKVA sahibi olanın yemeğini ye. Senin yemeğini de TAKVA sahibi olan kişi yesin.” Buyurmuştur.
Devam edecek……
Dinde kırk esas (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri zekatını, sadakasını verirken başa kakmayan kullarından eylesin. AMİN…
Faud Yusufoğlu




