‘Cömertlik’ olarak etiketlenmiş yazılar
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu);
29 Nisan 2009Bore Beşire Mecido Girnavas mevki-i Nuasaybin
Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u Anhu);
Eshab-i Kiramın büyüklerinden Amr bin Âs (r.a.) ın oğlu babasından önce iman etmekle şereflendi.
Adı Abdullah bin Amr bin Âs bin Vail bin Haşim bin Said bin Sehm bin Amr bin Haris bin Ka’b bin Lüey eı-Kureyşidir.
Müslüman olmadan önce adı Âs idi. Peygamberimiz (s.a.v.) Abdullah olarak değiştirdi. Künyesi, Ebû Muhammed vey Ebû Abdurrahman’dır.
Annesi, Râite binti Münebbih bin Haccac bin Âmir bin Huzeyfe bin Sa’d bin Zehm’dir. Hanımı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in amcası oğlu, Abdullah bin Abbas (r.a.) kızı Umre (r.anha) idi. O Salih hanımdan oğlu Muhammed dünyaya geldi.
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) babası Amr bin Âs (r.a.) dan 12 (oniki) yaş küçüktü. Yaklaşık 100 yaşında iken 65 (M. 684) yılında Şam’da vefat etmiştir.
Vefat tarihi ve yeri hakkında değişik rivayetler bulunup, Mekke, Tâif, Filistin ve Mısır’da da denilmiştir.
Eshab-i Kiram (r.anhüm) arasında büyük âlim, ibadet ve zühdü çok olan bir zatdı. Kur’an-i Kerim’in tamamını ezberleyen hafızlardandı.
Resulullah Efendimiz (s.a.v.) den çok hadis-i rivayet etmiştir. Ömrünün tamamını ibadet yapmakla geçitmiştir.
Gece sabahlara kadar namaz kılar, gündüzleri de oruç tutardı. Kur’an-i Kerim’i, çok okurdu. Hatta o kadar ki, geceleri lambayı söndürür, daima ağlardı. Ağlamaktan gözleri hastalanmış, ömrünün sonuna doğru görmez olmuştu.
Annesi, Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.) için göz ilacı ve sürme yapar, o’na verirdi.
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.), Bedir ve Uhud harbinden başka bütün harplerde Hazret-i Peygamberimiz (s.a.v.) in yanında bulunmuştur.
İlk iki harbe, yaşının küçük olması sebebiyle katılmadı. Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında bir çok gazâlara ve seriyyelere süvari olarak katıldı.
Son derece cömert olduğundan eline geçen her şeyi, hemen dağıtır ve herkesi memnun ederdi.
Katıldığı harplar hakkında, açıklayıcı geniş bilgi bulunmamakla beraber, bir çok Hadis-i Şerif’te, onun harbe katılacak askerleri ta’lim ile harbe hazırlamak gibi mühim vazifeleri ifâ ettiği anlaşılmaktadır.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdullah bin Amr bin Âs (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u Anhu)- 9
27 Mayıs 2009Girnavas şelalesi Başka bir açıdan görünüşü
Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u Anhu)- 9
Hazret-i Ömer (r.a.), fetihlerden elde edilen ganimetlerden, Hazret-i Abbas (r.a.) a hisse ayırırdı.. Hazret-i Ömer (r.a.), Mescid-i nebevi’nin genişletilmesini istedi. Mescidin hemen yanında Hazret-i Abbas (r.a.) ın evi vardı. Hazret-i Ömer (r.a.) bu evi satın almak istedi. Hazret-i Abbas (r.a.) ise evini hediye olarak verdi.
Çok zengin olan Hazret-i Abbas (r.a.), medine’ye yerleştikten sonra yapılan bütün muharebelerde ve hususen Bizans’a karşı gerçekleştirilen seferde, İslâm ordusunun techizi için çok yardım etti. Çok cömert idi. İkram ve ihsanları çok idi.
Köleleri satın alıp, azâd eder ve böyle yapmayı çok severdi. Yetmiş köle âzâd ettiği meşhurdur. Yakın akrabayı ziyaret etmeği, onların haklarını yerine getirmeğe çok dikkat eder, muhtac olanlara yardım ederdi. Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) onu çok severdi.
Abbas bin Abdulmuttalıb (r.a.) ömrünün sonunda göremez oldu. Hazreti Osman (r.a.) nın şehid edilmesinden iki sene evvel 32 (M. 652) de Medine-i Münevvere’de vefat etti. Cenaza namazını Hazret-i Osman (r.a.) kıldırdı. Baki kabristanına defnedildi.
Hazret-i Abbas (r.a.) Uzun boylu, beyaz benizli güzel bir zat idi. Kızlarından başka on erkek evladı vardı.
Oğulları; Fadl, Abdullah, Ubeydullah, Kusem, Abdurrahman, Ma’bed, Haris, Kesir, Avn ve Temâm (r.anhüm) dır. Bunların içinde Hazret-i Abbas (r.a.), ilimde çok yüksek idi.
Hazret-i Abbas (r.a.) ın kız çocukları içinde Hazret-i Ümmü Gülsüm binti Abbas bazı hadis-i şerifler rivayet etmiştir. Hazret-i Abbas (r.a.) ın Fatma binti Cüneyd bin Amr ve Ümmül Fadl Lübâbet’ül Kübra (r.anha) isimlerinde iki hanımı bilinmektedir.
Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır;
-“Rab olarak Allah, Din olarak İslâm, Peygamer olarak da Muhammed (s.a.v.) i kabul eden kimse imanın tadını tatmıştır.”
-“Nisvak kullanın, çünkü misvak, ağzın temiz kalmasına ve Rabbimizin razı olmasına sebebtir.”
-“Allah korkusundan mü’min’in kalbi ürperdiği vakit, ağacın yaprakları düşer gibi günahları dökülür.”
-“Abbas oğullarında melikler olacak, ümmetimin başına geçecekler, Allah-u Teâlâ dini onlarla aziz ve hâkim kılacak.”
-“Bu Abdulmuttalib oğlu Abbas’dır. Kureyş’de en cömert ve akrabalık bağlarına en saygılı olandır.”
-“Abbas bendendir, Ben de Abbas’danım.”
-“Abbas benim vasim ve varisimdir.”
-“Abbas, amcamdır. Beni korumuştur Ona ezâ eden bana ezâ etmiş olur.”
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 5
30 Mayıs 2009Kutbe köyü
Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 5
Abdullah bin Mes’ud (r.a.) buyurdu ki;
-“Muaz bin Cebel (r.a.), Allah’a ve Resulüne itaat eden, doğru yolda bulunan bir cemaat gibiydi. Biz O’nu İbrahim Aleyhis selam’a benzettirdik. Çünkü O, inanlara hayrı, iyiliği öğretir. Allah’a ve Resulüne da itaat ederdi.”
Eizullah bin Abdullah (r.a.) şöyle anlatıyor;
-“Bir gün Humus’ta mescide girmiştim. Baktım ki, orada, Resulullah’ın 30 kadar Sahabisi vardı. Hadis-i şerifleri mütâlea ediyorlardı. Aralarında genç ve yakışıklı olan birisi vardı ve çok az konuşuyordu. Fakat diğerlerinin, bir hadi-i şerif üzerinde şüphe ve tereddütleri olduğu zaman, hemen ona sorarlardı. O’da, bunlara cevap verirdi. O’NUN CEVABI ÜZERİNDE HEPSİ KANAAT GETİRİR VE ONDA İTTİFAK EDERLERDİ. Hiç birisi O’na itirazda bulunmazdı. Ben de çok merak ettim.”
Ve;
-“Sen kimsin, ey Allah’ın kulu?” Diye sual ettim.
Bana buyurdu ki;
-“-“Ben Muaz bin Cebel’im!”
Ebû Müslim-i Hülvanı (r.a.) ve Ya’kub bin Zeyd Ceriyye (r.a.) de bu haberi nakletmektedir.
Abdurrezak, Abdülmelik bin Cüreyre (r.a.) den haber veriyor ki, Muaz bin Cebel (r.a.) in bir hurma ağacı vardı. Hurmalarını toplayıp hepsini sadaka verdi. Kendine bir şey kalmadı.
Muhammed bin Ka’b (r.a.) da;
-“Ben Muaz bin Cebel (r.a.) i gördüm. Genç ve etine dolgun yakışıklı bir kimseydi. Kerem sahibi olup, çok cömertti. Bir kimse, ondan bir şey isteyip de, yok dediği olmazdı. Elinden geldiği kadar temin edip, ona verirdi. O malının tamamını fakirlere sadaka olarak dağıtır, kendisi borçlu olarak yaşardı. Hatta bir keresinde böyle yaptığını Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) haber almıştı. Muaz bin Cebel (r.a.) in alacaklılarını çağırıp, ona kolaylık göstermelerini ve borçlarının bir kısmını kendisine hediye etmelerini söyledi, hemen hepsi yahudiolan alacaklıları, bu müsamahayı göstermediler. Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi ve selem) Muaz bin Cebel (r.a.) i huzuruna çağırıp durumu ona bildirdi. Bunun üzerine Muaz bin Cebel (r.a.), gidip elindeki bütün gayrimenkulları sattı. Paralarını alıp, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem) ın huzuruna geldi. Alacaklılar da oradaydı. Borçlarının hepsini ödedi. ONDAN SONRA ELİNDE HİÇBİR MALI VE MÜLKÜ KALMADI.
Muaz bin Cebel (r.a.) Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) den pek çok Hadis-i şerif rivayet etmiştir.
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Ebüdderdâ (Radiyallah-u Anh)- 7
25 Haziran 2009Mescid-il Kıbleyetn (Medine-i Münevvere)
Ebüdderdâ (Radiyallah-u Anh)- 7
Ebüdderdâ (r.a.) nın rivayet etiği Hadis-i şerifler’den bir kısmı da şunlardır.
-”Çömertlik, İman (yakın olmasından) sağlamlığından gelir, imanı sağlam olan Cehenneme girmez. Cimrilik de şek ve şüpheden gelir. Şüphe içinde olan Cennette giremez.”
İbn-i Maceh (r.a.) nin bildirdiği hadis-i şerif’de;
-“Cuma günleri bana çok salavat geirin! OKUNAN SALAVAT BANA HEMEN BİLDİRİLİR.” Buyuruldu.
Bunu işitenlerden Ebüdderdâ hazretleri
-“(Öldükten sonra da bildirilir mi?)” dedik de;
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem);
-“Evet. Ben öldükten sonra da bildirilir. Çünkü, TOPRAĞIN PEYGAMBERLERİ ÇÜRÜTMESİ HARAM KILINDI. Onlar öldükten sonra diridirler, rızıklandırılırlar.” Buyuruldu.
-“Din Kardeşinin arzu ettiği yemeği ona yediren kimsenin günahları bağışlanır. Din kardeşini sevindiren Allah’ı sevindirmiş olur.”
-“Sizler kıyamet günü kendinizin ve babanızın adları ile çağırılacaksınız. ÖYLE İSE (Çocuklarınıza) güzel isimler veriniz.”
-“Mizan’a konacak amellerden en ağır geleni, GÜZEL AHLAKTIR.”
-“Bir kimse kardeşine arkasından dua ettiği zaman, bir Melek”Allah sana da o dua ettiğin gibi versin.” Der.
-“Zamanımızda şikayetinize sebep olan şeyler, amellerinizin bozukluğundandır.”
-“Her kim Kehf Suresinin başından on ayet-i kerime ezberlerse, Deccalın ve aldatıcıların şerrinden korunmuş olur.”
-“Her hastalığın başı çok yemektir.”
-“Dertli mü’minin duasını GANİMET BİLİN.”
-“Subhanallahi Velhamdülillahi velâ ilahe İlllallahü Vallah-ü ekber-Vela havle vela kuvvete illa billah” ÇOK SÖYLEYİNİZ. Zira onlar Salih amellerdendir. Ağaçların yaprakları döktükleri gibi bunlar da hataları dökerler. Bunlar Cennet hazinelerindendir.”
-“Kul bir şeye lân’et ettiğinde, o lâ’net göğe çıkar. Gök kapıları kapanır. Giremez yere döner, yerin kapıları kapanır giremez, sağa sola gider, kalacağı yere giden bir yer bulamayınca lâ’net edilene gider Layıksa onda kalır, layık değilse lâ’net edene döner.”
Devam Edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebüdderdâ (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 5
31 Temmuz 2009Biat-ür-Rıdvan’ın yapıldığı Yer (Hudeybiye)
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 5
Hazret-i Suheyb’i Rumi (r.a.), nişan almakta ve ok atmakta çok mahir idi. Başta, Bedir, Uhud ve Hendek olmak üzere bütün gazâlarda bulundu. Çok büyük gayret ve kahramanlık gösterdi.
Buyurdu ki;
-“Her zaman, Resulullah (s.a.v.) ın yanında bulundum. Bütün biat’lerde, bütün gazâlarda ve seriyyerlerde hep etraflarında idim. Hiçbir zaman Resullah (s.a.v.) ile benim aramda bir düşman bulunmamıştır. O’NA BİR ZARAR GELMEMESİ İÇİN KENDİ VÜCUDUMU SİPER ETTİM. Bu durum, O AHİRETE İRTİHAL EDİNCEYE KADAR DEVAM ETTİ.”
Bir defasında, Hazret-i Ömer (r.a.) Hazret-i Suheyb (r.a.) e sordu;
-“Ey Suheyb Sizde ayıblıyacağım bir şey yoktur. Sizi ayıplamak için söylemiyiyorum. Ama sizde gördüğüm üç haslet var. Bunları sormak istiyorum.”
-“1-Arab olduğunuzu söyliyorsunuz. Fakat konuşmanız, aslen Arab olanların konuşmalarına benzemiyor.”
-“2-Oğulunuzun ismi Hamza olduğu halde, bir peygamberin isni ile (Ebû Yahya) kümyeleniyorsunuz.”
-“3-Malınızı çokça harciyorsunuz.”
Hazret-i Suheyb (r.a.) cevaben buyurdular ki;
-“Ben aslinda Arab’ım, lâkin küçükken beni Rumlar esir almışlar. Ben onların elinde yetiştiğim için onların dilini öğrendim. Ebû Yahya künyesini bana Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) verdiler. Çok harcamama gelince çok harciyorum ama, hep Allah yolunda sarf ediyorum.”
Hazret-i Ömer (r.a.) bu cevabdan çok memnun oldu. Hazret-i Ömer (r.a.) Hazret-i Suheyb (r.a.) i çok severdi.
Hazret-i Ömer (r.a.), Ebû Lü’lü kafiri tarafından yaralanınca, yerine geçecek halifeyi seçmek için şûra ehlini tayin edip, yeni Halife seçilinceye kadar Hazret-i Suheyb (r.a.) in kendisinin yerine vekil olması için ve Cenaza namazını kıldırması için vesiyyet eti.
Hazret-i Suheyb (r.a.), üç gün müddetle cemaate namaz kıldırdı. Bu mukaddes vazifeyi büyük bir ihtimam ve hasisiyetle yerine getirdi.
Hazret-i Ömer (r.a.) in cenaze namazını da kıldırdı. Bu esnada gösterdiği dikkat ve itine ile herkesin takdir ve tasvibini kazandı.
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Suheyb-i Rumi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 6
31 Temmuz 2009Mescid-i Şemis (Hudeybiye)
Suheyb-i Rum-i (Radiyallah-u Anhu)- 6
Hazret-i Suheyb (r.a.) herkese iyilik eder, çok yemek yedirirdi. Bir defasında Hazret-i Ömer (r.a.) kendisine;
-“Ya Suheyb sen çok fazla yemek yediriyorsun. Bu israf olmuyor mu? Dedi.
Suheyb (r.a.) buyurdu ki;
-“Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyuruyorlardı ki;”
-“Sizin en iyiniz fakirleri doyuran ve Selamı alıp cevap verendir.” Diye cevap verdi.
İkram ve ihsanları çok idi.
70 (M. 658) de Medine-i Münevvere’de vefat etti. BAKİ’ KABRİSTANINA defnolundu.
Suheyb-i Rumi (r.a.); Orta boylu, buğday tenli, kırmızı benizli, saçları sık ve siyah yakışıklı bir zât idi.
Çocukları;
Habib, Hamza, Sa’d, Salih, Seyfi, Ubbad, Osman ve Muhammed (r.anhüm) dir. Bu çocukların hepsi, torunu Ziyad bin Vasfi, Eshab-i Kiram 8r.anhüm) den Hazret-i Cabir (r.a.) ve Tabiinden bazı zatlar, Hazret-i Suheyb (r.a.) den hadis-i şerif rivayet etmişlerdir.
Hazret-i Suheyb-i Rumi (r.a.) nin rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir;
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem);
-“İman edip güzel amel işleyenlere Cennet ve bir de Allah-u Teâlâ’nın CEMALINI GÖRMEK VAR. Onların yüzlerine ne bir leke bulaşır ne de bir zillet… İşte bunlar Cennetliktirler, kendileri orada EBEDİ OLARAK kalıcıdırlar.” Yunus suresi 26. ayetini okuduktan sonra,”
Buyurdular ki;
-“Cennet ehli Cennete girdikleri zaman, onlara şöyle nida edilecektir. –“Ey Cennet ehli, size Rabbınızın bir va’di, sözü vardır.”
-“Cennet ehli de;”
-“Bu ni’met, bu va’d nedir? Halbuki Allah-u Teâlâ bizim yüzümüzü ek ettirmedi mi? Bizi Cennete sokmadı mı?” diyeceklerdir.”
-“Bu karşılıklı nida üç defa tekrarlanacak, sonra Allah-u Teâlâ onlara Tecelli edecek ve Cennet ehli Rablarını mekansız ve cihetsiz olarak göreceklerdir. Bu nimet onların kavuştukları nimetlerin EN BÜYÜĞÜDÜR.”
Devam edecek….
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Suheyb-i Rumi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Mus’ab bin Umeyr (r.a.)- 4
04 Ağustos 2009Cebelür-Rahme (Arafat meydanı)
Mus’ab bin Umeyr (r.a.)- 4
Medine-i Münevverede’de İLK KILINAN CUMA NAMAZI budur. Bu Cuma’dan sonra Mus’ab bin Umeyr (r.a.), Evs ve Hazreç kabileinden hacılarla İKİNCİ AKABE BİAT’INI yapmak üzere yola çıktı.
Bu kafilede Es’ad bin Zürâre (r.a.) de vardı. Mus’ab bin Umeyr (r.a.), Mekke’ye varır varmaz, kendi evine uğramadan önce hemen
Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) e Medine’lilerin grup grup İSLAMİYET’E GİRDİKLERİNİ ANLATTI. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu haberden çok memnun oldu.
Bu sırada Mus’ab bin Umeyr (r.a.) in mekke’ye geldiğini işiten annesi,
O’na;
-“Ey annesine isyan eden vefasız oğul! Bulunduğum şehre gelip nasıl olur da önce yanıma uğrayıp beni ziyaret etmezsin.” Diye haber gönderdi.
Mua’ab bin Umeyr (r.a.);
-“Ben, Resulullah (s.a.v.) tan önce kimseyi ziyaret etmem.” Dedi.
Ve sonra annesinin yanına gitti.
Annesi;
-“Galiba, halâ girdiğin o yeni dinden dönmedin.”Dedi.
Mus’ab bin Umeyr (r.a.);
-“Ben, Allah Resulü (s.a.v.) nün tebliğ ettiği ve Allah’ın razı olduğu hak din üzereyim. Bu din, Allah’ın kendisi ve Resulü (s.a.v.) için seçtiği bir dindir.” Dedi.
Annesi tekrar;
-“İlk olarak Habeşistan’da ve ikinci defa da Yesrib’de (Medine) olduğun zamanlarda senin için çektiğim acılara karşılık bana teşekkür bile etmedin.” Dedi.
Mus’ab bin Umeyr (r.a.);
-“B e n i d i n i m d e n a y ı r a c a ğ ı n ı z d a n korkuyordum.”dedi.
Bu sözleri üzerine annesi O’nu hapsetmek isteyince,
Mus’ab bin Umeyr (r.a.);
-“Yemin ediyorm ki, eğer beni haps edecek olursanız, ölünceye kadar mücadele ederim..” dedi.
Bunun üzerine annesi;
-“Haydi git işine.” Diyerek ağladı.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Mus’ab bin Umeyr (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu






