‘Halid bin Velid’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kelehe (Kalecik köyü) Nusaybin

Halid bin Velid (Radiyallah-u Anhu)- 11

Bu İslam ordusu Ecnadeyn de yapılan savaşta da galip geldikten sonra, Şam civarına geldiler. Şehir üç taraftan muhasara edildi. Üç ay süren muhasarada netice alınamadı.

Şehirde, bir gün, patriklerden birinin bir oğlu dünyaya geldi. Halk her şeyi unutup bayram yapmaya başladılar.

Hazret-i Halid bin velid (r.a.) geceleri uyumuyayıp vaziyeti araştırdı. Askeri dehası ve halkın bu zafından istifade edip, ordusuna hucüm emrini verdi, ve ordu şehre girdi.

Fahl mevkiinde Rumlarla yapılan savaşta, Rum orduları perişan ederek zafer kazanıldı. Şam’da yapılan ikinci karşılaşmada, Rumların bütün orduları yok edilinceye kadar savaş devam etti.

Ard arda yenilen Rumlar, Anadolu’da papazlar vasitasiyle köy köy dolaşarak asker topladılar. Büyük bir haçlı seferi düzenlediler.

240 bin Rum askeri Yermük’te toplandı. Buna karşılık, 46 bin kişilik Müslüman ordusu vardı. Başkumandan Hazret-i Halid bin Velid (r.a.) ordusunu BİNER KİŞİLİK BÖLÜKLERE AYIRDI. Her bölüğe kumandanlar tayın etti.

Askerin maneviyatını kuvvetlendiren nutuklar irad ettikten sonra, düşmana hucüm emr verdi.

Bu savaş tarihde eşine ender rastlanan kahramanlıklara sahne oldu. Rum Kumandanlarından Yorgi, Hazret-i Halid bin Velid (r.a.) e gelip Müslüman oldu. O da kafirlere karşı çarpışmaya başladı ve şehid oldu.

Harbin şiddetinden öğle ve ikindi namazlarını İMÂ İLE KILDILAR. Bu harpta İslâm kadınları bile fevkâlâde cenk ettiler.

Allah’ın kılıcı Hazret-i Halid bin Velid (r.a.), bütün gücü ile HAÇLI ORDUSUNUN merkezine yüklendi. Merkezdeki kuvvetlerini dağıtınca Rum ordusu kaçmaya başladı.

Bu savaşta kan gövdeyi götürdü. 100 binden ziyade Haçlı öldürüldü. Buna karşı 3000 Müslüman şehid oldu.

Bu savaşta da ZAFER, İSLÂMIN OLDU. İran, Irak, Şam, Suriye, Filistin Hazret-i Halid bin Velid (r.a.) in kumandanlığı ve fevkâlâde güzel idaresi ile fethedildi. Her gittiği yerde İslâmı tanıttı.

Hazret-i Ebû Bekir (r.a.), tarafından Suriye bölgesi valiliğine tayın olundu. Hazret-i Ömer (r.a.) devrinde Medine’ye çağırıldı. BÜTÜN HESABLARINI MUNTAZAM OLARAK VERDİĞİ İÇİN, halife Ömer (r.a.) den çok ihsan ve ikram gördü. Kısa bir süre sonra Harran taraflarına vâli olarak tayin edildi.

Bu vazifede bir sene kaldı.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Halid bin Velid (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Navala Bünüsre (Nusaybin)

Halid bin Velid (Radiyallah-u Anhu)- 12

Hazret-i Halid bin Velid (r.a.) kısa bir süre sonra HARRAN taraflarına Vâli olarak tayin edildi. Bu vazifede bir sene kaldı.

Hazret-i Halid bin Velid (r.a.), 21 (M. 642) yılında Humus’ta hastalandı. Yanında silah arkadaşları vardı.

Vefat edeceği sırada kılıcını istedi. Kabzesini tutarak şefkatla okşadı,

Sonra;

-“Nice kılıçlar elimde parçalandı. İşte bu benim ölümümü görecek olan son kılıcımdır. Beni en çok üzen, hayatı hep savaş meydanlarından geçip, yatak yüzü görmemiş olan bu yatakta ölmesidir.”

Biraz durduktan sonra;

-“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) hiçbir Eshab-i, rahat yatağında ölmedi. Ya Savaş meydanlarında veya uzak beldelerde Din-i İslâm’ı yayarken garib olarak şehid oldu. Ah… Halid!…Şehid olamıyan Halid!…Harb, benim etimi çiğneyemedi. Şehidlik mertebesi hariç elde etmediğim makam kalmadı.”

Ağlamaklı bir sesle;

-“Vücudumda bir karış yer yoktur ki, ya kılıç yarası, ya bir ok yarası veya mızrak yarası olmasın. Ömrü, Din-i İslâmı yaymak için savaşlarda at koşturan kimsenin sonu, böyle yatak üzerinde mi olacak? Ölmümü, harb meydanında, atımın üzerinde, düşmana Allah için kılıç sallarken şehid olarak beklerdim.” Dedi.

Sonra YERMÜK SAVAŞINI hatırlayarak;

-“Ah…Yermük günü… İnsan kanlarının vadide sel gibi aktığı Yermük!… Şiddetli bir kırağının olduğu gece, gökten boşanan yağmura karşı kalkanımın altında gecelediğimi unutamıyorum. O gece Muhacirlerden kurulu akıncı birliğimle baskın yapmak için sabahı zor etmiştik. AH… YERMÜK HARBİ… “

Biraz daha durakladıktan sonra;

-“Ah…Yermüh harbi… Üç bin yiğitle, YÜZBİN KÜFFARA KARŞI ZAFER KAZANDIĞIMIZ Mute’yi bile unutturdun!… Ey yakınlarım! Cihada sarılın. BU TOPRAKLAR ANCAK CİHAD ETMEKLE KORUNABİLİR. Yermük Rumlarla yaptığımız ilk büyük muharebedir. Bundan sonra, daha nice savaşlar birbirini takip edecektir. SAKIN GAFLETE DÜŞMEYİN!… Şimdi kendimi at kişnemeleri arasında, Allah Allah nidalarıyla insanlara dar gelen Yermük vadisi’nde hisediyorum. Vallahi Rabbimden beni her gazâda diriltmesini ve o savaşın hakkını vermeyi isterim…” dedi.

Sonra;

-”Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın…” deyince

Ayağa kaldırdılar.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Halid bin Velid (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu


Suriye sınırındaki (Mayın tarlası) Kamışlı kazası

Halid bin Velid (Radiyallah-u Anhu)- 13

Sonra;

-“Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın…” deyince

Ayağa kaldırdılar.

-“Beni bırakınız, şimdiye kadar hep taşıdığım kılıcım artık beni taşısın.” Diyerek kılıcına dayandı

-“ÖLÜMÜ SAVAŞTAYMIŞIM GİBİ AYAKTA KARŞILAYACAĞIM. Öldüğüm zaman atımı muharebede tehlikelere dalabilen bir yiğide veriniz. Atım ve kılıcımdan başka bir şeye sahip olmadan öleceğim. Mezarımı, bu kılıcımla kazınız. Kahramanlar kılıç şakırtısından zevk alır.” Dedi.

Ve yatağına düşüp Klime-i Şehadet getirerek vefat etti.

Bütün Eshab-i Kiram (r.anhüm) gibi, Hazret-i Halid bin Velid (r.a.) de, ömrünü İslâmiyet’in yayılması için harcamışır. Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e olan hürmeti muhabbeti ve bağlılığı son derece idi.

Pygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem), Veda Haccı’nda mübarek saçlarını traş ettiriyordu. Bütün Eshab-i Kiram (r.anhüm) etrafında toplanmış saçları yere düşürmemek için havada yakalıyorlardı.

Mübarek alınlarındaki saçlarına sıra gelince Hazret-i Halid bin Velid (r.a.);

-“Annam, babam, canım sana feda olsun Yâ Resulullah, ne olur, mübarek alnınızdaki saçları bana verir misiniz” diyerek o kadar yalvardı ki, Hazret-i Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) onu kıramadı.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm buyurdular. Mübarek saçları alan Hazret-i Halid (r.a.), öptü kokladı, yüzüne gözüne sürdü ve sarığının içine yerleştirdi.

Bütün savaşlarda muzaffer olmasının sebebini sorduklarında, sarığını çıkarıp içindeki mübarek saçlar sayesinde olduğunu söylerdi.

Yanında Peygamber efendimiz (s.a.v.) in ism-i şerifinin, Sallatü selam ilâve edilmeden yalnız olarak söylenmesine müsaade etmezdi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) tan kendisine bir şey gelirse bundan, büyük şeref ve seadet duyar, iftihar ederdi.

Bütün Eshab-i Kiram (r.anhüm) gibi, o da Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in rızasını ve hoşnutluğunu kazanabilmek için çırpınırdı. Bunun için her şeylerini feda eder, hiçbir şeyden çekinmezdi.

Cesaret ve Şecaatini ve askerlikteki tecrübelerini İslamiyet’in her tarafta yayılması için harcamış ve bunun için Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından methedilmişti.

Bir gün, Peyganber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) kendisi için;

-“Allah’ın iyi kullarından biridir.” Diye söylemişlerdi. Hazret-i Halid bin Velid (r.a.) hitabet ve FARESAHATTA DA ÇOK MAHİR İDİ.

Hazret-i Halid bin velid (r.a.) ın çocukları hakkında teferuatlı malûmat olmamakla beraber, Muhacir ve Abdurrahman isimli iki oğlundan bahsedilmektedir ki, bunlar da kendisi gibi şecaat ve cesaret sahibi idiler.

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Halid bin Velid (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu