‘Hasan el Basri (r.a.)’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kibir ve tevazu

13 Temmuz 2008

dsc00990-fuadyusufoglu-sinne-dize-mevki-i.JPG

Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)

Muhammed İbn Vasi (r.a.) bir kere oğlunu böbürlenerek yürürken gördü:

Seslenip:

-“Sen kim olduğunu biliyormusun ? Annen yirmi altına satın aldığım bir cariyedir. Baban ise, müslümanlar arasında öyledir ki, onun gibi ne kadar az bulunursa, o kadar iyi olur.” Buyurdu.

Mitrab ibn Muhammed (r.a.) Muhalleb’ i böbürlenerek yürürken gördü:

-“Ey Allah (c.c.) kulu, Allah-u Teala (c.c.) böyle yürümeyi sevmez.”dedi.

Muhalleb’i:

-“Ya beni tanıyormusun? Dedi.

Mitrat ibn Muhammed (r.a.):

-“Tanıyorum. Başlangıcın pis kokulu bir su, sonun ise işe yaramayan bir leş. İkisi arası, yükü murdar bir hammallık.”dedi.

Resulüllah (Aleyhis selatu ve sellam) buyurdu:

-“Kişinin çoluk çocuğunun ihtiyacını kendisi temin edip taşımasını ve bu suretle gurur ve kibrini ezmesini severim.”

Resulüllah (Sallallahu aleyhive sellem) Ashabi kiram (Aleyhimürrıdvan) a buyurdu:

-“Nedendir ki, İbadetin tatlılığını sizde göremiyorum?”

Eshabi Kiram (Aleyhimmürrıdvan):

-“İbadetin tatlılığı nedir? Ya Resulullah (a.s.v.)” dediler.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu:

-“Tevazudur.”Buyurdu.

Aişe (r.a.) Anamız buyuruyor:

-“Siz ibadetlerin en faziletlisini biliyormusunuz. O tevazudur.”

Fudeyl İbn İyyad (r.a.) buyurdu:

-“Tevazu, kimden olursa olsun Hakkı (doğruyu) kabul etmektir. İsterse çocuk ve cahil kimseler olsun.”

İbni Semmak (r.a.) Halife Harun Reşide:

-“Ey Emirilmü’minin, Allah-u Teala (c.c.)
-“Kime mal,
-“Cemal
-“Ve haşmet verirse;
-“Malda: insanlara yardım,
-“Haşmet’te: Tevazu etsin.
-“Ve cemal da: ZAHİD olsun.
-“Allah-u Teala (c.c.) böyle olanların ismi HALİSLER DEFTERİNE yazılır buyuruyor.” Dedi.

Halife Harun Reşid kağıd kalem isteyip bu sözleri yazdı.

Süleyman (Alayhis selam) kendi ülkesinde zenginleri sabahlayın sorar, sonra fakirlerle oturur ve:

-“Miskinler miskinler le oturur.”Buyururdu.

Büyüklerden tevazu hakkında söz söyleyenler çoktur.

Hasan-i Basri (r.a.) buyurdu:

-“Tevazu evden çıkınca, gördüğün herkesi kendinden üstün bilmektir.”

Malik ibn Dinar (r.a.) buyurdu:

-“Eğer bir kimse mescidin kapısında seslense ve içinizde en kötünüz dışarı çıksın dese, zorla olmadan hiç kimse, benden önce dışarı çıkamaz.”

Abdullah Bin Mubarek (r.a.) bunu duydu ve buyurdu ki;

-“Malik Bin Dinar (r.a.) ın büyüklüğü bu sebeptendir.”

Kimya-yı Saadet (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teala Hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Kibrin şerrinden muhafeza eylesin. AMİN…….

Fuad Yusufoğlu

dsc07053-fuadyusufoglu-baraj.JPG

Çağ-çağ Barajı (Nusaybin)

Süfyân-i Sevrî(r.a.) yı rüyada görüp;

-“Allahü Teâlâ (cc.) sana ne yaptı?” dediler

Süfyân-i Sevrî (r.a.):

-“Rahmet eyledi.”

-“Abdullah ibn Mubarek (r.a.) hali nasıldır?” dediler.

Süfyânî Servî (r.a.):

-“Allah-u Teâlâ (c.c.) yı görmesi için ona günde iki defa yol açarlar,” dedi.

Mâlik İbn Enes (r.a.) i rüyada görüp,

-“Allah-ü Teâlâ (c.c.) sana ne yaptı?” dediler.

Mâlik İbn Enes (r.a.);

-“Osman ibn Affan (r.a.) dan öğrendiğim bir sözle bana rahmet eyledi. Cenaza gördüğü zaman; “Sübhâne’l- hayyillezî lâ yemût.” Derdi.” Dedi.

Hasan-i Basri (r.a.) vefat ettiği gece, rüyada, göklerin kapılarının açıldığını ve

-“Hasan, Allah-û Teâlâ (c.c.) yı gördü, ondan razı oldu.” diye bir ses duyulduğunu gördüler.

Cüneyd-i Bağdadi (r.a.) iblis (Aleyhilla’net) i rüyada çıplak gördü.

Cünayd-i Bağdadi (r.a.):

-“Adamlardan utanmıyormusun? “dedi.

Şeytan (Alayhila’net):

-“Bunlar adam değil. Adam Şevniziyye mescidinde olanlardır. Beni inletiyorlar, perişan ediyorlar.”Dedi.

Cünayd-i Bağdadi (r.a.) diyor ki;

-“Sabahlayın şevniziyye mescidine gittim. Kapıdan içeri girince, içerdekileri gördüm. Başlarını dizlerine koymuş tefekkür ediyorlardı. Hepsi birden:

-“O Mel’unun sözüne bakma.” Dediler.

Ebu Eyyub Sicistani (r.a.) fesad çi bir kimsenin cenazısını gördü. Namaz kılmamak için bir tepeye çıktı. O ölüyü rüyada gördüler:

-“Allah-û Teâlâ sana ne yaptı? Dediler.

-“Rahmet eyledi. Ve “Ebü Eyyub sicistane söyle, eğer Allâh-u Teâlânın rahmet hazineleri senin elinde olsa, bahillik eder, kimseye bir şey vermezdin.” Buyurdu. Dedi.

Rebi İbn Süleyman (r.a.) der ki;

İmam-i Şafi-i (r.a.) yı rüyada görüp;

-“Allah-u Teâlâ (c.c.) sana ne yaptı? Dedi

İmam-i Şafi-i (r.a.):

-“Beni bir kürsüye oturtup, üzerime altın ve inci serptiler.” Dedi.

Utbetil Ğulam (r.a.) ı rüyada görüp,

-“Allah-u Teâlâ(c.c.) sana ne yaptı? Dedim.

Utbetil Ğulam(r.a.):

-“Senin evinin duvarında yazılı olan duâ sebebiyle beni afv etti.Dedi.

Uyanınca evimin duvarında Utbetil Ğulam(r.a.) ın yazısı ile yazılmış şu duâyı gördüm:

“Ey delâlette kalmışlara hidayet veren,
“Ey günâhkârlara merhamet eden,
“Ey günâhkârların günâhlarını bağışlayan!
“Büyük tehlikede olan kuluna ve bütün Müslümanlara rahmet eyle!
“Bizi rızkına kavuşan yaşayanlardan eyle.
“Peygamberlerden,
“Sıddîklardan,
“Şehidlerden
“Ve temiz Müslümanlardan,
“Nimet verdiklerinden eyle.
“Âmin! Yâ Rabbe’l- âlemin!

Kimya-yı Saadet (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teâla hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Utbetil Ğulam (r.a.) ın yazdığı bu dua hürmetine Günahlarımızı afv eylesin. AMİN…

Fuad Yusufoğlu

dsc07174geneaa1-fuadyusufoglu.jpg

Çağ-Çağ Barajı (Nusaybin)

Hz. Ömer (r.a.) der ki;

-“Bu ümmet için korktuğum şeylerin en kötüsü münafık âlimdir.”

Derler ki;

-“Âlim nasıl münafık olur?”

Hz. Ömer (r.a.) der ki;

-“Dil âlimdir. Kalb ve amel cahildir. (İlmi ile amel etmez.)

Hasan el Basri (r.a.) der ki;

-“Âlimlerin ilmini ve feylesofların nazariyelerini toplayan ve sonra amelde sefihlerin yolundan gidenlerden olma

İbrahim bin Üyeyneye (r.a.) denir ki;

-“İnsanların hangisi daha çok pişmanlık duyar?”

İbrahim bin Üyeyneye (r.a.) Cevab verir;

-“Dünya hayatında, kendisine teşekkür etmeyene iyilik edenler. Ölüm anında ise ilmi ile âmil olmıyan âlim

Halil İbni Ahmed (r.a.) der ki;

-“İnsanlar dört kısımdır;

1- Kişi, bilir. Bildiğini de bilir İşte bu âlimdir. Ona uyunuz.
2- Kişi, bilir. Fakat bildiğini bilmez. İşte o uykudadır. Onu uyandırınız.
3- Kişi bilmez. Fakat bilmediğini bilir. Bu ise irşad ister. Onu irşad ediniz.”
4- Kişi amelle ilmi çağırır. Eğer icabet ederse, ne alâ. Yok icabet etmezse, Onu terk edip gider. (Yanı bir şeyler yapmakla kendini âlim gösterir. Cahildir. Fakat cahil olduğunu bilmez.)”

İbni Mubarek (r.a.) der ki;

-“Kişi ilim taleb ettikçe âlimdir. Ben âlim oldum sandığı an câhildir.”

Fudayl bin İyad (r.a.) şöyle der:

-“Ben üç kişiye acırım;

-“1- Kavmin efendisi olup da sonra zelil olana,
-“2- Kavmin en zengini olup, sonra fakir düşene,
-“3- Kendisiyle dünyanın oynadığı âlime,”

Hasan el Basri (r.a.) der ki;

-“Âlimlerin azabı kalbin ölmesidir. Kalbin ölmesi ahiret ameli ile dünyayı taleb etmektir.”

İsa (Aleyhis selam) der ki;

-“Kötü âlim, nehir ağzına düşen ve onu kapatan büyük taş gibidir. Ne kendisi su içer, ne de mahsulatın sulanması için suyu terk eder.

Kalblerin Keşfi (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teala (c.c.) bizleri ve sizleri kötü âlim şerrinden muhafeze eylesin. Amin…

Fuad Yusufoğlu