‘Hazreti Ömer (r.a.)’ olarak etiketlenmiş yazılar
Hazreti Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu);
04 Mart 2009Peygamber Efendimiz (a.s.v.) evinin sokağı
Hazreti Ömer-ül-Faruk (Radiyallahu anh-u);
Hazreti Ebû Bekir (r.a.) den sonra Eshab-i Kiram’ın en büyüğü ve Peygamberimiz (a.s.v.) in İkinci halifesi. Hulefa-i Raşidin’den ve Aşere-i Mübeşşere’den yani Cennetle müjdelenen on kişiden biridir.
Hicretten kırk sene önce Mekke’de doğdu. Dokuzuncu dedesi olan Ka’b’da soyu Peygamberimiz (a.s.v.) in soyu ile birleşir. Babası Hattab Kureyş kabilesinin ileri gelenlerinden, annesi Hanteme bint-i Hişam Ebû Cehil’in kızkardeşi idi. Künyesi Ebû Hafs’dır.
İslam’dan önceki Mekke toplumunda doğup büyüyen Hazreti Ömer (r.a.) nesep ilmini (soy kütüğü) iyi bilirdi. Gençliğinde ata biner ve güreş yapardı. Babasının koyunlarını güderdi.
Daha sonra ticaretle meşgül olmuş ve çeşitli memleketlere gitmiştir. Ayni zamanda Kureyş’in ‘sefiri’ yani ‘elçisi’ idi.
Hicaz bölgesinin o zaman en meşhur ve en büyük panayırı olan ‘Ukaz’ panayırında defalerce güreşte birinci oldu. Ayrica hitabetinin üstünlüğü ve ata binmekteki mahareti ile meşhur olmuştur.
Eğer’e dokunmadan ata binerdi. Sol elini sağ eli gibi iyi kullanırdı. Çok heybetli, cesur ve çok kuvvetli idi. Edebinden, hayasından Resulullah (a.s.v.) in huzurunda o kadar yavaş konuşurdu ki;
Peygamberimiz (s.a.v.);
-“Yüksek söyle ya Ömer işitemiyorum.” Buyururdu.
Peygamberimiz (a.s.v.) bir gün gördü ki, Hazreti Ömer ile Ebû Cehil bir yerde oturmuşlar, gizli gizli bir şeyler konuşuyorlardı.
O gece Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Ya Rabbi bu, İslâm Dinini Ömer ile yahut Eb’u Cehil ile kuvvetlendir.” Diyerek dua etti.
Peygamberimiz (a.s.v.) duası üzerine Hazreti Ömer (r.a.) Müslüman olmakla şereflendi.
Hazreti Ömer (r.a.) in Müslüman olması;
Bi’setin yani Resulullah (a.s.v.) a peygamber olduğunun bildirildiği günün altıncı yılında, Resulullah (a.s.v.) ın amcası Hazreti Hamza (r.a.) imana gelmiş, Müslümanlar çok kuvvetlendi. Çok sevindiler. Bu iş Kureyş kafirlerine güç geldi.
İleri gelenler toplandılar;
-“(Muhammed (s.a.v.) in adamları çoğalıyor. Bunu önlemeğe çare bulalım.”) dediler. Ve her biri bir şey söyledi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Hazreti Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu)- 3
05 Mart 2009Eshab-i Kehf mağarası girişi (Tarsus)
Hazreti Ömer-ül Faruk (radiyallah-u anhu)- 3
Kardeşini merak edip, hemen evlerine gitti. O anlarda (Taha) suresi yeni gelmiş, Sa’id (r.a.) ile Fatima (r.anha), bunu yazdırıp, Habib bin Eret (r.a.) adındaki sahabiyi evlerine getirmiş, okuyorlardı.
Ömer bin Hattâb (r.a.), bunların sesini duydu.
Kapıyı çok sert çaldı. O’nu kılınç belinde, kızgın görünce, yazıyı sakladılar. Habbâb (r.a.) ı gizlediler. Sonra kapıyı açtılar.
Ömer (r.a.) içeri girince;
-“(Ne okuyordunuz?)” dedi.
Onlar;
-“Bir şey yok.” Dediler.
Hazreti Ömer (r.a.) kızgınlığı artarak;
-“(İşittiğim doğru imiş, siz de O’nun sihrine aldanmışsınız.)” dedi.
Sa’id (r.a.) i yakasından tutup, yere attı. Fatima (r.anha) kocasını kurtarmaya çalışırken, onun yüzüne de öfkeli bir tokat indirdi. Yüzünden kan akmaya başladığını görünce, kardeşine acıdı. Fatima (r.anha) nın canı yandı. Kana boyandı ise de, iman kuvveti, kendisini harakete getirip,
Allah-u Teâlâ’ya sığınarak;
-“Ya Ömer! Niçin bize böyle yapıyorsun? Allah’dan utanmaz mısın? Ayetler ve mu’cizeler ile gönderdiği Peygamber (a.s.v.) e inanmaz mısın? İşte ben ve zevcim, Müslüman olmakla şereflendik. Başımızı kessen, bundan dönmeyiz.” Dedi.
Ve kelime-i Şehadeti okudu. Hazreti Ömer (r.a.) yere oturdu.
Yumuşak sesle,
-“(Hele şu okuduğunuz kitabı çıkarınız.)” dedi.
Fatima (r.anha);
-“Sen abdest veya gusül abdesti almadıkça onu sana vermem.” Dedi.
Hazreti Ömer (r.a.) abdest aldı. Ondan sonra kur’an sahifesini Fatima (r.anha) getirdi. Ona verdi.
Hazreti Ömer (r.a.), güzel okuma bilirdi. Taha suresini okumağa başladı. Kur’an-i Kerim’in fesahatı, belağatı, manalar ve üstünlükleri kalbini çok yumuşattı.
-“Göklerde ve yer yüzünde ve bunların arasında ve toprağın altındaki şeyler hep O’nundur.” Ayetini okuyunca,
Derin derin düşünmeye daldı.
-“(Ya Fatima! Bu bitmez tükenmez varlıklar, hep sizin tapdığınız Allah’ın mıdır?)” dedi.
Kardeşi Fatima (r.a.);
-“Evet, öyle ya! Şüphe mi var?.” Dedi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Hazreti Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu)- 4
05 Mart 2009Eshab-i Kehf mağarası girişi (Tarsus)
Hazreti Ömer-ül Faruk (radiyallah-u anhu)- 4
Ömer (r.a.);
-“(Ya Fatima! Bizim binbeşyüz kadar altundan, gümüşten, tunçtan, taşdan oymalı, süslü heykellerimiz var. Hiçbirinin, yeryüzünde bir şeyi yok!”) diyerek, şaşkınlığı arttı.
Biraz daha okudu.
-“O’ndan başkasına tapılmaz, bel bağlanmaz. Her şey, ancak O’ndan beklenir. En güzel isimler O’nundur.” Ayetini düşündü.
Hazreti Ömer (r.a.);
-“(Hakikatten, ne kadar doğru.)” dedi. Habbâb (r.a.) bu sözü işitince yerinden fırladı.
Tekbir getirdikten sonra,
-“Müjde ya Ömer! Resulullah (a.s.v.) Allah-u teâlâ’ya dua ederek.”
-“Ya rabbi! Bu dini, Eb’u Cehil ile Yahud Ömer ile kuvvetlendir.” Buyurdu.
-“İşte bu devlet, bu seadet sana nasıp oldu.”
Bu ayet-i Kerime ve bu duâ, Ömer (r.a.) in kalbindeki düşmanlığı sildi, süpürdü.
Hemen;
-“Resulullah (a.s.v.) nerede)” dedi.
Kalbi, Resulullah (a.s.v.) in sevgisi ile yanmağa başladı. O gün, Resul-i Ekrem (a.s.v.) Safâ tepesi yanında, Erkam (r.a.) ın evinde Eshabına nasihat veriyordu.
Eshab-i Kiram (r.anhum) toplanmış, onun nurlu cemalini görmekle, tatlı tesirli sözlerini işitmekle kalblerini cilalıyor, ruhlarını ferahlatıyorlardı.
Sonsuz lezzet, zevk ve neşe içinde halden hale dönüyorlardı. Hazreti Ömer (r.a.) i buraya getirdiler. O’nun kılınçla geldiği görüldü. Heybetli kuvvetli olduğundan, Eshab-i Kiram (r.anhum), Resulullah (a.s.v.) in etrafını sardı.
Hazreti Hamza (r.a.);
-“Ömer’den çekinecek ne var, iyilik ile geldi ise, hoş geldi. Yoksa o kılıncını çekmeden ben onun başını yere düşürürüm.” Derken
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Yol verin, içeri gelsin!” buyurdu.
Biri sağında, biri solunda, ötekiler tetikte olarak içeri girdi. Cebrail aleyhis selam daha önce Hazreti Ömer (r.a) in İman ettiğini, yolda olduğunu haber vermişti.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Hazreti Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu)- 5
05 Mart 2009Eshab-i kehf mağarası (Tarsus)
Hazreti Ömer-ül Faruk (Radiyallah-u anhu)- 5
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve selem), Hazreti Ömer (r.a.) i tebessüm buyurarak karşıladı ve;
-“Bırakınız, yanından ayrılınız.” Buyurdu.
Bıraktılar Hazreti Ömer (r.a.) Resulullah (a.s.v.) önünde diz çökdü.
Resulullah (a.s.v.) Hazreti ömer (r.a.) i kolundan tutup;
-“İmana gel Ya Ömer!” buyurdu.
Hazreti Ömer (r.a.) da, temiz kalb ile Kelime-i şehadeti söyledi. Eshab-i Kiram (r.anhun), sevinçlerinden yüksek sesle tekbir getirdi.
O zaman kadar gizli imana gelirlerdi. Hazreti Hamza (r.a.) nın ve üç gün sonra Hazreti Ömer (r.a.) in Müslüman olması ile, Müslümanlar kuvvetlendi.
Hazreti Ömer (r.a.);
-“Kardeşlerimiz ne kadardır?” dedi.
Cevab verildi;
-“Seninle k ı r k olduk.” Dediler.
Hazreti Ömer (r.a.);
-“Öyle ise, ne duruyoruz? Haydi çıkalım!” dedi.
Resulullah (s.a.v.) kabul buyurdu.
Önde Hazreti Ömer (r.a.), sonra Hazreti Ali (r.a.), ondan sonra Resulullah (s.a.v.), sağında Hazreti Ebû Bekir, solunda Hazreti Hamza (r.a.), arkasında öteki sahabiler (r.anhum) yürüyerek Harem-i Şerife gittiler.
Kureyşin ileri gelenleri, orada hazreti Ömer (r.a.) den müjde bekliyorlardı
-“(Ömer Muhammedileri toplamış getiriyor.)” dediler. Sevindiler.
Ebû Cehil, zeki, cin fikirli olduğundan bu gelişi beğenmedi.
İleri varıp;
-“(Ya Ömer! Bu ne)” dedi.
Hazreti Ömer (r.a.) hiç aldırış etmeden;
-“Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resulullah.” Dedi.
Ebû cehil, ne diyeceğini şaşırdı. Dona kaldı.
Hazreti Ömer (r.a.) bunlara dönerek;
-“Beni bilen bilir, bilmeyen bilsin ki, Hattab oğlu Ömer’im. Karısını dul, çocuklarını yetim bırakmak isteyen, yeriden kıpırdasın.” dedi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ömer-ül-Faruk (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu



