‘Herakliüs’ olarak etiketlenmiş yazılar

Sevr Mağarası (Mekke)

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 4

İmparatorun adamları kendisine;

-“Kayser’in huzuruna çıktığın zaman başını eğip yürüyeceksin ve yaklaşınca da yere kapanıp secde edeceksin. Secdeden kalkmana izin vermedikçe de asla başını yereden kaldırmayacaksın.” Dediler.

Bu sözleri Dihye (r.a.) ye ağır geldi ve onlara şunları söyledi;

-“Biz Müslümanlar! Allah-u Teâlâ’dan BAŞKA HİÇBİR KİMSEYE SECDE ETMEYİZ. Hem insanın insana secde etmesinin yaratılışına terstir.” Buyurdu.

Bunun üzereine Kayser’ın adamları;

-“O halde Kayser, getirdiğin mektubu hiçbir zaman kabul etmez ve seni huzurundan kovar.” Dediler.

Dihye (r.a.);

-“Bizim Peygamberimiz Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başkasının kendisine değil secde etmesine; önünde hafif eğilmesine bile musâde etmez. Kendisiyle görüşmek isteyen, köle bile olsa; ona ilgi gösterir. Huzuruna alır, derdini dinler, sıkıntısını giderir, gönlünü alır. Bunun için O’na tabi olanların hepsi hürdür, şereflidir.” Buyurdu.

Bu sözleri dinleyenlerden biri;

-“Maden ki Kayser’e Secde etmeyeceksin, o halde üzerine aldığın vazifeyi yerine getirbilmen için sana başka bir yol göstereyim. Kayser’ın sarayının önünde dinlendiği bir yer var. Her gün öğleden sonra bu avluya çıkar oraları dolaşır. Orada bir minber vardır, Onun üzerinde herhangi bir şikayet veya yazı varsa önce onu alır okur, sonra istirihat eder, Sen de şimdi git hemen mektubu o minber’e koy ve dışarıda bakle. Mektubu görünce seni çağırtır. O ZAMAN VAZİFENİ YERİNE GETİRİRSİN.” Dedi.

Bunun üzerine Dihye (r.a.) mektubu söylenilen yere bıraktı. Herakliüs mektubu aldı; Arapça bilen bir de tercüman çağırttı.

Tercüman Resulullah Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın mektubunu okumaya başladı.

-“Bismillahirrahmanırrahim (Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlarım) Allah’ın Resulü Muhammed’den Rumların büyüğü Herakl’e” diye

Başlandığını görünce Herakliüs’ün kardeşinin oğlu Yennak, çok kızdı ve tercümanın göğsüne şiddetli bir yumruk vurdu ve adamı yere oturttu.

Bu sırada Resulullah (s.a.v.) ın mektubu da tercümanın elinden düştü.

Herakliüs ona ne yaptığını sorduğu zaman;

-“Mektubu görmüyor musun? Mektuba hem senin isminden önce kendi ismi ile başlamış, hemde senin hükümdar olduğunu söylemeyip (Rumların büyüğü Herakl’e) demiş. Niçin (Rumların hükümdarı) diye yazmamış ve senin isminle başlamamış. Onunun mektubu bugün okunmaz.” Dedi.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Hudeybiye (Bi’at-ür-Rıdvan)

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 6

Heraklius;

-“Ben senin dediğin şeyi çok iyi bilmiyorum. Fakat O’na tabi olup, Müslüman olmağa gücüm yetmez. Çünkü hem Hükümdarlığım gider hem de beni öldürürler.” Dedi.

Bunun üzerine Dıhye (r.a.) yi ve Adiy bin Hatem (r.a.) i çağırttı.

Adiy (r.a.);

-“Ey Hükümdar, davar ve develer sahibi Araplardan olan şu yanımdaki zat, Memleketinde vuku’ bulan şaşılacak bir Hadise’den bahsediyor.” Dedi.

Dihye (r.a.);

-“Aramızda bir zât zuhur etti. Peygamber olduğunu beyan etti. Halkın bir kısmı O’na tabi olmaktadır. Bir kısmı da karşı koymaktadır. Aralarında çarpışmalar vuku’ bulmuştur. “ dedi.

Bundan sonra Heraklius, Hazreti Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) hakkında araştırmaya başladı. Şam valisine emir verip Hazret-i Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) soyundan bir kişiyi muhakkak bulmalarını emretti.

Bu arada kendisinin dostu olan ve İbranice bilen Roma’daki bir âlime de mektup yazıp bu meseleyi sordu. Roma’daki dostundan bahsettiği zatın ahir zaman peygamberi olduğunu bildiren bir mektup geldi.

Bu arada Şam Valisi, ticaret için Şam’a giden bir Kureyş kervanını buldu. Bunların içinde Ebû Süfyan da vardı.

Ebû Süfyan diyor ki;

-“Biz Gazze’de bulunduğumuz sırada Heraklius’un Şam Valisi üzerimize saldırır gibi geldi.”

Ve;

-“Siz şu Hicaz’daki zât’ın kavminden misiniz?” diye sordu.

Biz;

-“Evet.” Dedik.

Vali;

-“Haydı bizimle beraber İmparatorun yanına gideceksiniz.” Dedi.

Ebû Süfyan’la yanındakileri Şam’a götürdü.

Şam Valisi Ebû Süfyan’ı ve yanındakileri Herakliüs’un yanına çıkardı. Bu sırada Herakliüs Kudus’te bir kilise’de idi.

Vezirleriyle beraber oturmuş ve başına tacını giymişti. Herakliüs Ebû Süfyan ve yanındaki otuz kadar Mekke’liyi burada kabul etti.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Hudeybiye kuyusu (Bia’t-ür-Rıdvan)

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 8

Ebû Süfyan;

-“Hayır, O’na tabi olanlar fakirler ve zaiflerdir. Gençler ve kadınlardır. Kavminin yaşlılarından ve eşrafından tabi olan pek yoktur.” Dedi.

Kayser;

-“O’na tabi olanlar artıyor mu yoksa azalıyor mu?”

Ebû Süfyan;

-“Evet artıyorlar.”

Kayser;

-“O’nun dinine girdikten sonra beğenmiyerek veya kızarak dininden dönen kimse var mı?”

Ebû Süfyan;

-“Yoktur.”

Kayser;

-“Peygamber olduğunu söylemeden, O’NU HİÇ YALANLA SUÇLADIĞINIZ OLDU MU?”

Ebû Süfyan;

-“Hayır.” Dedi.

Kayser;

-“O PEYGAMBERİN HİÇ AHDİNİ BOZDUĞU SÖZÜNDE DURMADIĞI OLDU MU?”

Ebû Süfyan;

-“Hayır olmadı. Ancak biz şimdi onunla bir müddet için çarpışmayı bırakarak anlaşma yapmış bulunuyoruz. Bu müddet içinde kendisinin ne yapacağını bilemiyoruz.” Dedi.

Kayser;

-“Sizin O’nunla, O’nun sizinle yaptığınız harbler nasıl neticelendi?”

Ebû Süfyan;

-“Yenme aramızda sıra ile oldu. Bir kere O bizi, bir kere de biz O’nu yendik.” Dedi.

Kayser;

-“O SİZE NEYİ EMREDİYOR?” Diye sorunca

Ebû Süfyan;

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Hudeybiye Kuyusu Bia’t-ür-Rıdvan

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 9

Ebû Süfyan;

-“Yalnız bir Allah’a ibadet etmeyi, O’na hiçbir şeyi ortak koşmamayı emr ediyor, atalarımızın taptığı şeylere (putlara) tapmaktan bizi men ediyor. Namaz kılmayı, doğru olamyı, fakirlere yardım etmeyi, haramlardan sakınmayı, ahde vefayı, emanete hiyanet etmemeyi, akrabaya ziyaret etmeyi emr ediyor.” Dedi.

Kilise de bu konuşmalar olmuş.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın mübarek mektubu okunmuştu.

Rumlar arasında gürültüler çoğaldı.

Kayser Ebû Süfyan ve yanındaki Kureyş’lileri dışarı çıkarılmasını emretti.

Daha Müslüman olmayan Ebû Süfyan burada yeminle Peygamberimiz (s.a.v.) in davasının başarıyla sonuçlanacağına inandığını söylemiştir.

Dihye (r.a.) o mübarek güzel yüzü ile HERAKLİÜS’ÜN KARŞISINA GEÇİP TATLI SESİ İLE;

-“Ey Kayser beni sana Humus’dan bir kimse (Haris) gönderdi ki; O SENDEN HAYIRLIDIR. Allah-u Teâlâ’ya yemin ederim ki, beni O’na gönderen zât (Resulullah) ise hem ondan hem de senden dha hayırlıdır. Sen benim sözlerimi alçak gönülülükle dinleyip verilen nasihatları kabul et. Çünkü sen alçak gönülülük edersen nasihatları anlarsın. Nasihatları kabul etmezsen insaflı olamazsın.” Dedi.

Herakliüs;

-“Devam et.” Dedi.

Dihye (r.a.);

-“Öyle ise ben seni, Mesih (a.s.) in kendisine namaz kılmış olduğu Allah’a da’vet ediyorum. Ben seni Mesih (a.s.) in annesinin karnında iken gökleri ve yeri yaratan ve onlara hakim olan Allah’a da’vet ediyorum.”

(Dihye (r.a.); bu sözüyle Hiristiyanlara göre üç Allah’dan (haşa) ikincisi diye söyledikleri ve inandıkları Hazret-i İsa (a.s.) nın bir ilah olmadığını ve O dünyaya gelmeden âlemleri yaratan, biri olan Allah-u Teâlâ’ya iman’a davet ediyordu.)

-“Ben seni ÖNCEDEN MUSA (a.s.) NIN ONDAN SONRA DA İSA (a.s.) NIN GELECEĞİNİ MÜJDELEYİP HABER VERDİĞİ ŞU ÜMMİ PEYGAMBER (s.a.v.) e İMAN’A DA’VET EDİYORUM. Eğer bu hususta sen bir şey biliyorsan ve eğer kendin için dünya ve ahiret seadetini kazanmak istiyorsan onları gözlerinin önüne getir. Yoksa ahiret seadetin elinden gider. Dünyada küfür ve şirk içinde kalırsın. Şunu da bil ki, senin RABBİN OLAN Allah Cebbarları helak edici ve ni’metleri değiştiricidir.” Dedi.

Herakliüs, Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) in mektubunu okuyunca öpüp gözlerine sürdü va başına koydu.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Abdullah bin Cahş ile dayısı Hazret-i Hamza (Radiyallah-u anhüm) Kabri (Şehidlik)

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 11

Buharı (r.a.) nin Sahihi’nde zikr ettiği ve Zühri (r.a.) nin rivayet ettiği haber şöyledir;

-“Herakliüs Humus’daki köşkünde Rumların büyüklerini çağırıp kapıların kapatılmasını emreti.”

Sonra yüksek bir yere çıktı;

-“Ey Rum cemâatı sizler seâdete, huzura kavuşmayı ve hakimiyetinizin temelli kalmasını, Hazret-i İsa (Aleyhis selam) nin söylediğine uymayı ister misiniz?” dedi.

Rumlar;

-“Ey bizim hükümdarımız, bunları elde etmek için ne yapalım” diye sordular.

Herakliüs;

-“Ey Rum cemâatı, ben sizleri hayırlı bir iş için topladım; Bana Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) in mektubu geldi. Beni dine davet ediyor. Vallahi O, gelmesini bekleyip durduğumuz, kitablarımızda kendisini yazılı bulduğumuz ve alâmetlerini bildiğimiz peygamberdir. Geliniz O’na tabi olalım da dünyada ve ahrette selamet bulalım.” Dedi.

Bunun üzerine herkes kötü sözler söyleyip homurdanarak dışarı kaçmak için kapılara koştular. Fakat kapılar kapalı olduğu için bir yere gidemediler.

Herakliüs Rumların bu haraketlerini görüp, İslâmiyet’ten böyle kaçındıklarını anlayınca, öldürülmesinden korktu,

Ve;

-“Ey Rum cemâatı benim biraz önce söylediğim sözler, sizlerin, dininize olan bağlılığınız ve beni sevindiren davranışınızı gözlerimle gördüm.” Dedi.

Bunun üzerine Rumlar Herakliüs’e secde ettiler, köşkün kapıları açıldı çıkıp gittiler.

Herakliüs, Dıhye (r.a.) yi çağırdı olanları anlattı. Bahşişler, hediyeler ve elbiseler verdi.

Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e bir mektup yazdı. Mektubunu, hazırlattığı hediyeleri Dıhye (r.a.) ile Peygamber Efendimiz (s.a.v.) e gönderdi.

Herakliüs Müslüman olmak istemiş, fakat makam ve ölüm korkusundan iman etmedi.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Okçular (Ayneyn) Tepesi

Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu)- 12

Peygamberimiz Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) e yazdığı mektupta şöyle diyordu.

-“Hazret-i İsa (a.s.) nın müjdelediği Allah’ın Resulü Muhammed (s.a.v.) e Rum Hükümdarı Kayser’den; Elçin mektubunla birlikte bana geldi. Ben şehadet ederim ki sen Allah’ın hak Resulüsün. Zaten biz seni incil’de bulduk ve Hazret-i İsa (a.s.) seni bize müjdelmiş idi. Rumları sana İman etmeğe davet ettim. Fakat iman etmeğe yanaşmadılar. ONLAR BENİ DİNLESELERDİ MUHAKKAK Kİ BU ONLAR İÇİN HAYIRLI OLURDU. BEN SENİN YANINDA BULUNUP SANA HİZMET ETMEYİ VE AYAKLARINI YIKAMAYI ÇOK ARZU EDİYORUM.”

Dıhye (r.a.) Herakliüs’den ayrılıp Hisma’ya geldi. YOLDA Cüzam vadilerinden Şener vadisinde Huneyd bin Us oğlu ve adamları Dıhye (r.a.) yi soydular.

Eski elbiselerinden başka her şeyini aldılar. Bu mevkide Dübeyb bin Rifâe bin Zeyd ve kavmi, İslamiyeti kabul etmişlerdi.

Dıhye (r.a.) bunlara geldi. Bunlar Hüneyd bin Us ve kabilesinin üzerine yürüyüp Dıhye (r.a.) den aldıkları şeylerin hepsini kurtardılar.

Daha sonra Resulullah (s.a.v.) Zeyd bin Haris (r.a.) i Hüneyd bin Us ve adamlarının üzerine gönderdi. Bu mesele böylece kapandı. O BELDE DE OLANLARIN HEPSİ İMAN ETTİ.

Dihye (r.a.) Medine’ ye gelince evine uğramadan hemen doğruca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın kapısına gitti.

Kapıyı çaldı

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“Kim o?” diye sordu.

Dıhye (r.a.);

-“Dıhyet-ül Kelbi.” Dedi.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem);

-“İçeri gir.” Buyurdu.

Dıhye (r.a.) içeri girdi ve bütün olanları anlattı.

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) herakliüs’ün mektubunu okudu;

-“Onun için bir müddet daha (saltanatta) kalmak vardır. Mektubum yanlarında bulundukça, onların saltanatı devam edecektir.” Buyurdu.

Herakliüs daha sonra da Peygamberimiz (s.a.v.) e iman ettiğini bildiren mektup yazmış ise de,

Resulullah (Sallalahu aleyhi ve sellem);

-“Yalan söyliyor. Nasranı dininden dönmemiştir.” Buyurdu.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Dıhye-i Kelbi (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu