‘İslamın şartları’ olarak etiketlenmiş yazılar
-Riyazus-Salihin: Hadis- 60
23 Ekim 2008Girnavas tepesinden bir görünüş (Navala bünüsre)
BABUL MURAKKABA: 5-
MURAKKABA’YA DAİR AYET VE HADİSLER
قَالَ اللَّه تعالى : { الذي يراك حين تقوم وتقلبك في الساجدين } .
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
-“Öyle Allah ki, (namaza) durduğunda ve secde edenler içinde halden hâle geçtiğinde seni görüyor.” Şuarâ suresi ayet-218, 219
وقَالَ تعالى : { وهو معكم أينما كنتم }
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
-“Her nerede bulunursanız bulununuz, O sizinledir.” Hadid suresi ayet: 4
وقَالَ تعالى : { إن اللَّه لا يخفى عليه شيء في الأرض ولا في السماء } .
Allah-u Teâlâ buyuruyor:
-“Muhakkak ki, yerde ve gökte olan hiçbir şey Allah’a gizli değildir.” Âli İmran suresi Ayet:5
وقَالَ تعالى : { إن ربك لبالمرصاد } .
Allah-u Teâlâ buyuruyor:
-“Doğrusu, Rabb’ın hep gözetlemektedir.”Fecr suresi Ayet- 14
وقَالَ تعالى : { يعلم خائنة الأعين وما تخفي الصدور } .
Allah-u Teâlâ buyuruyor:
-“Allah-u Teâlâ, gözlerin hiyanetini ve kalblerin gizlediği şeyleri bilir.” Mü’min Suresi ayet- 19
والآيات في الباب كثيرة معلوم
60- وأَمَّا الأحاديثُ ، فالأَوَّلُ : عَنْ عُمرَ بنِ الخطابِ ، رضيَ اللَّهُ عنه ، قال: «بَيْنما نَحْنُ جُلُوسٌ عِنْد رسولِ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم، ذَات يَوْمٍ إِذْ طَلع عَلَيْنَا رجُلٌ شَديدُ بياضِ الثِّيابِ ، شديدُ سوادِ الشَّعْر ، لا يُرَى عليْهِ أَثَر السَّفَرِ ، ولا يَعْرِفُهُ منَّا أَحدٌ ، حتَّى جَلَسَ إِلَى النَّبِيِّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم ، فَأَسْنَدَ رَكْبَتَيْهِ إِلَى رُكبَتيْهِ ، وَوَضع كفَّيْه عَلَى فخِذيهِ وقال : يا محمَّدُ أَخبِرْنِي عن الإسلام فقالَ رسولُ اللَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : الإِسلامُ أَنْ تَشْهَدَ أَنْ لا إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ، وأَنَّ مُحَمَّداً رسولُ اللَّهِ وَتُقِيمَ الصَّلاَةَ ، وَتُؤتِيَ الزَّكاةَ ، وتصُومَ رَمضَانَ ، وتحُجَّ الْبيْتَ إِنِ استَطَعتَ إِلَيْهِ سَبيلاً.
قال : صدَقتَ . فَعجِبْنا لَهُ يسْأَلُهُ ويصدِّقُهُ ، قَالَ : فَأَخْبِرْنِي عن الإِيمانِ . قَالَ: أَنْ تُؤْمِن بِاللَّهِ وملائِكَتِهِ ، وكُتُبِهِ ورُسُلِهِ ، والْيومِ الآخِرِ ، وتُؤمِنَ بالْقَدَرِ خَيْرِهِ وشَرِّهِ . قال: صدقْتَ قال : فأَخْبِرْنِي عن الإِحْسانِ . قال : أَنْ تَعْبُدَ اللَّه كَأَنَّكَ تَراهُ . فإِنْ لَمْ تَكُنْ تَراهُ فإِنَّهُ يَراكَ قَالَ :
ومعْنَى : « تلِدُ الأَمةُ ربَّتَهَا» أَيْ : سيِّدتَهَا ، ومعناهُ أَنْ تكْثُرَ السَّرارِي حتَّى تَلد الأمةُ السرِّيةُ بِنتاً لِسيدهَا ، وبْنتُ السَّيِّدِ في معنَى السَّيِّدِ ، وقِيل غيرُ ذَلِكَ و « الْعالَةُ » : الْفُقراءُ . وقولُهُ « مَلِيًّا » أَيْ زمناً طويلاً ، وكانَ ذلك ثَلاثاً فَأَخْبِرْنِي عن السَّاعةِ . قَالَ : مَا المسْؤُولُ عَنْهَا بأَعْلَمَ مِن السَّائِلِ . قَالَ : فَأَخْبرْنِي عَنْ أَمَاراتِهَا . قَالَ أَنْ تلدَ الأَمَةُ ربَّتَها ، وَأَنْ تَرى الحُفَاةَ الْعُراةَ الْعالَةَ رِعاءَ الشَّاءِ يتَطاولُون في الْبُنيانِ ثُمَّ انْطلَقَ ، فلبثْتُ ملِيًّا ، ثُمَّ قَالَ : يا عُمرُ ، أَتَدرِي منِ السَّائِلُ قلتُ : اللَّهُ ورسُولُهُ أَعْلمُ قَالَ : فَإِنَّهُ جِبْرِيلُ أَتَاكُمْ يُعلِّمُكم دِينِكُمْ » رواه مسلمٌ. .
Hadis: 60-
Ömer İbn-i Hattab radiyallah-u anh’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Günün birinde Peygamber Aleyhis-Selam’ın katında oturduğumuz sırada birdenbire yanımıza bir adam çıkageldi, elbisesi bembeyaz, saçları simsiyahtı; üzerinde yolculuk eseri görülmüyordu. (Uzak yoldan gelmişe benzemiyordu). Hiç birimiz onu tanımıyorduk.
Nihayet Peygamber Aleyhis-Selam’ın önünde oturdu ve dizlerini peygamber Aleyhis-Selam’ın dizlerine dayadı, ellerini uyluklarına koyup:
-“Ya Muhammed, İslamın neden ibaret olduğunu bana söyle!” dedi.
Peygamber Aleyhis-Selam:
-“İslam: Allah’tan başka ilah yok, Muhammed de Allah’ın resûlüdür, diye şehâdet etmen, namazını kılman, zekatı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna gücün yeterse Hacc etmendir.” Buyurdu.
O adam:
-“Doğru söyliyorsun.” Dedi
Hem sorduğu, hem gerçeklediği için buna taacüb ettik. Ondan sonra:
-“İman nedir? Bana haber ver.” diye sordu.
Peygamber Aleyhis-Selam da:
-“İman, Allah’a ve meleklerine, kitablarına, peygamberlerine ve kıyamet gününe, kaderin hayır ve şerrine inanmandır.” diye cevab verdi.
Yine O adam:
-“Doğru söyliyorsun.” Dedi
Ve:
-“İhsan nedir?” diye sordu.
Peygamber Efendimiz Aleyhis-Selam de:
-“İhsan, Allah’ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Eğer sen O’nu görmüyorsan, O seni görüyor.” Buyurdu.
O yine:
-“Doğru söyliyorsun.” Dedi.
Sonra:
-“Kıyâmetin vaktınden bana haber ver.” Dedi.
Peygamber Aleyhis-Selam:
-“Bu hususta kendisinden sorulan kimse, sorandan daha âlim değildir.” Dedi.
Adam:
-“O halde, alâmetlerinden haber ver.” Deyince;
Resûl-i Ekrem aleyhis-Selam:
-“(Kıyamet alameti) câriyenin kendi hanımını doğurması, yalın ayak, çıplak, yoksul koyun çobanlarının binâları yükseltmekle birbirleriyle yarışmalarıdır.” Dedi
Sonra; O yabancı kimse gitti.
Ben bir müddet kaldım, sonra Peygamber Aleyhis-Selam:
-“Ey Ömer, soran kişiyi bilir misin?” dedi
-“Allah ve Resûlü bilir” dedim
Resûlullah Aleyhis-Selam da:
-“O, Cibrîl’dir, size dininizi öğretmek için gelmiştir.” Buyurdu.
(Hadisi, Müslim rivayet etmiştir.)
Oruc.3
23 Ağustos 2008Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)
Oruc, İslamın şartlarından biridir.
Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
-“Allah-u Teâla buyuruyor ki, her iyiliğe on misli karşılık verilir. Fakat oruc bana mahsustur, onun karşılığını ben veririm.” H. Savm.
Allah-u Teâla buyuryor;
-“Kendi arzu ve isteklerine sabredenler (canları istedikleri halde yapmayanlar) hesaba çekilmezler; ecirleri, sevabları hesabsızdır.” M. Siyam.
Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu;
-“Sabır imanın yarısıdır. Oruc da sabrın yarısıdır.”
Ve yine Sallallahu aleyhi ve selem yine buyurdu:
-“Oruc tutanın ağzının kokusu Allah-u teâlanın indinde MİSK kokusundan daha güzeldir.” H. Savm.
Allah-u teâla buyuruyor;
-“Benim kulum yemekten ve içmekten yalnız benim için el çekti; onun mükâfatını ancak ben veririm.” H.Savm.
Peygambr efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;
-“Oruc uykusu ibadettir.”
Ve yine Sllallahu aleyhi ve selem buyurdu ki;
-“Ramazan ayı gelince, CENNET KAPILARINI açarlar, CEHENNEM KAPILARINI kapatırlar ve şeytanları bağlarlar ve bir ses der ki; “EY İYİLİK ETMEK İSTEYEN KİMSE, senin vaktindir, gel. EY KÖTÜLÜK YAPMAK İSTEYEN sana burada yer yoktur.” M. Siyam.
Faziletinin büyüklüğündendir ki, Allah-u teâla bu ibadeti, hassetsen kendine nisbet ediyor ve ;
-“Oruc benim içindir, karşılığını ben veririm.” Buyuruyor. H. Savm.
Her ne kadar bütün ibadetler onun için ise de bu, bütün alem onun mülkü olduğu halde, Kâ’beye” BENİM EVİM.” Buyurmasına benziyor…
Devam edecek…
Kimya-yi Saadet (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teâla (c.c.) henüz gelmekte olan Ramazan oruc’unu bi hakken tutanlardan eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu
Namaz ve Zekâtın Ciddi Önemi - 1
19 Temmuz 2008
Bazne Taka (Nusaybin)
Şunu iyi bilmiş ol ki;
Allah (c.c.) zekatı İslami esaslardan biri kılmış ve nemaz la beraber zikretmiştir.
Cenab-ı Hâk (c.c.):
-“Namaz kılın, zekat verin.” Buyurmuştur. El Bakara suresi ayet: 2/43.
Peygamber (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki;
-“İslam beş temel üzrine kurulmuştur.
-“Şehadet getirmek,”
-“Namaz kılmak,”
-“Oruç tutmak,”
-“Zekat vermek,”
-“Hac etmek.”
Namaz hususunda ihmalkâr davrananlar hakkında tehdid son derece ağırdır.
Cenabı Hâk (c.c.);
-“Vay o namaz kılanların halına ki, onlar namazlarından gafildirler.” Buyurmuştur. El mâûn suresi. Ayet : 107/4-5.
Zekat vermeyenler hakkında ise;
-“Altın ve gümüşü yığıp (biriktirip) de onları Allah yolunda infak etmeyenler (var ya) işte onları can yakan bir azabla müjdele.” Buyurmuştur.
Zekat veren kimsenin, dindar fakirleri seçmesi müstahaptir. Çünkü onlara verilecek zekat malın artmasını sağlar.
Peygamber (Sllallahu aleyhi ve selem):
-“Takvaya ermiş kimsenin yemeğini ye, senin yemeğini de ancak takvaya eren kimse yesin.” Buyurmuştur.
Çünkü dindar fakir, kendisine verilen parayı iyi yerlerde harcar, sen de ona para vermekle sevablı işlerinde ortak olmuş olursun.
Alimlerin biri, sofi olan fakirleri tercih ederek yalnız onlara ihsanda bulununca,
Kendisine;
-“Bütün fakirlere verseydin daha iyi olmaz mıydı?” diye sorulunca
Kendisi:
-“Hayır! Çünkü bunlar öyle bir taifedir ki bütün gayeleri Allah (c.c.) tır. Ben tutar da başkalarına da ihsan edersem, bu defa onların himmet ve gayeleri bölünüverir. Bir kimseye yalnız Allah (c.c.) ı düşünmek gayesini sağlayabilmem, benim için dünyadan başka gayesi olmayan kişiyle, bin lira vermekten daha iyidir.”
Onun bu sözü, Cüneyd el Bağdadı (r.a.) ye anlatılınca, tasvib etti ve şöyle buyurdu:
-“İşte bu Allah (c.c.) velilerinden bir velidir….
Devam edecek…
Kimya-yı Saadet (İmam-i Ğazali)
Allah-u Teala Hazretleri (c.c.) bizleri ve sizleri Daima namazı dosdoğru kılan ve zekatını hakkiyla veren kullarından eylesin. Amin…
Fuad Yusufoğlu
