Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu);

20 Mart 2009 Cuma

DSC00050  Fuad Yusufoğlu Hazret-i Osman (Radiyallah-u anhu) nın mübarek kabirleri Baki' kabristanlığı

Osman (r.a.) nın mübarek kabri şerifleri (Baki’ mezarlığı)

Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu);

Eshâb-ı kirâm’ın en büyüklerinden ve Peygamberimizin (s.a.v.) damadı, üçüncü halifesi. 577 senesinde Mekke’de doğdu. Babası Affan olup, Kureyş kabilesinin Benî Ümeyye kulundandı. Hz. Osman’ın soyu, Abd-i Menafta Peygamberimizin (s.a.v.) temiz nesebi ile birleşir. Dünyada iken Cennetle müjdelenen on kişiden biridir. Hz. Rukıyye’den Abdullah isminde bir oğlu olmuş ve bu sebeble Ebû Abdullah künyesi ile de tanınmıştır.

Hz. Osman, ilk müslüman olanların beşincisidir. Müslüman olmadan önce ticâret ile uğraşırdı. Zengin bir tüccar olup, mükemmel ve zarif bir cemiyet insanı idi. Kabilesi arasında geniş bir çevresi ve büyük itibarı vardı. İslâmiyet gelmeden önce Hz. Ebû Bekir ile yakın arkadaş ve dost idi. Ona karşı içten bir sevgi duyar, iş hususunda da görüşüp konuşurlardı. O da Hz. Ebû Bekir gibi cahiliyet devrinin kötülüklerinden uzak durmuştur. Hz. Ebû Bekir müslüman olduktan sonra, Hz. Osman da onun teşviki ile müslüman oldu. Müslüman oluşunu kendisi şöyle anlatır.

“Benim kâhin bir teyzem vardı. Bir gün onun evine varmıştım. Bana dedi ki: “Sana bir hatun nasib olacak ki, ne sen ondan önce bir hatun görmüş olursun, ne de o, senden önce bir erkek görmüş olur. Güzel yüzlü

ve zahide bir hatun olup, bir büyük Peygamber kızı olsa gerektir.” Ben teyzemin bu sözüne hayret ettim. Yine bana dedi ki: “Bir peygamber geldi. O’na gökten vahy nazil oldu.” Ben dedim ki: “Ey teyzem, böyle bir sır, şehirde hiç duyulmadı. O halde bu sözü açık söyle.” O zaman teyzem dedi ki: “Muhammed bin Abdullah’a peygamberlik geldi. Halkı dine davet eder. Çok zaman geçmez ki, O’nun dîni ile âlem nurlanır. O’na karşı gelenin başı kesilir.”

Teyzemin bu sözleri, bana çok tesir etti. Endişeye düştüm. Ebû Bekir (r.a.) ile, aramızda büyük bir dostluk vardı. Birbirimizden hiç ayrılmazdık. Bu meseleyi görüşmek üzere, iki gün sonra hemen Ebû Bekir (r.a.) in yanına gittim, teyzemin söylediklerini O’na söyledim. Ebû Bekir (r.a.) bana dedi ki: “Ya Osman! Sen akıllı bir kimsesin. Hiç görmez ve işitmez ve bir şeye fayda ve zarar vermez olan bir kaç taş ilâhlığa nasıl lâyık olur?” Ben, “Doğru söylüyorsun, teyzemin sözü gerçektir” dedim.

Hz. Ebû Bekir, Osman’a (r.a.) İslâmiyeti anlattıktan sonra O’nu Resûlullah’ın (s.a.v.) huzuruna götürdü. Peygamberimiz, Hz. Osman’a şöyle buyurdu:

“Yâ Osman. Hak teâlâ seni Cennete misafirliğe davet eder. Sen de icâbet eyle! (Kabul et) Ben bütün insanlara hidaye rehberi olarak gönderildim” Hz. Osman Resûlullah’ın yüksek halleri ve güler yüzle söylediği sözler karşısında kendinden geçip, büyük bir şevk ve teslimiyetle “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh” deyip müslüman oldu. Sonra da daha önce Şam’a gittiği sırada gördüğü bir rüyayı şöyle anlattı: “Yâ Resûlallah. Biz Muan ile Zerka denilen yer arasında idik, bir ara orda uyumuşduk. O sırada “Ey uyuyanlar. Uyanın. Ahmed (s.a.v.) Mekke’de zuhur etti.” diye nida eden bir ses işittik. Mekke’ye gelince de sizin Peygamber olarak gönderildiğinizi öğrendik.”

Teyzem, müslüman olduğumu duyunca çok sevinip aşağıdaki şiiri okuyarak yanıma geldi.

Sözlerim sebebiyle, Hak teâlâ Osman’a

Doğru yolu gösterdi, hidâyet verdi ona.

Kendi fikrini bırak, uy Resûlün fikrine,

Her sözü doğru olan, Allahın Resûlüne.

Hak dîni ile gönderilen, ilti kızını nikâhladı ona,

Ufukda mecz olan ayla güneş gibi oldu.

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Osman-ı Zınnureyn (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

“Osman-i Zınnureyn (Radiyallah-u anhu);” için 1 Yorum

  1. Aşere-i Mübeşşere (Cennetle müjdelenen Sahabeler) | Hayat-üs Sahabe diyor ki:

    [...] Hazreti Ebû Bekr-i Sıddık (Radiayallah-u anh) -“2- Hazreti Ömerül Faruk (Radiyallah-u anh) -“3- Hazreti Osman-ı Zinureyn (Radiyallah-u anh) -“4- Hazreti Aliyy-ül Mürteza (Radiyallah-u anh) -“5- Hazreti Abdurrahman bin Avf [...]

Yorum Yapın