Önsöz

بسم الله الرحمن الرحيم

Hamd tüm alemi sevgi üzerinde var eden, dünyayı kendisini çok seven ve O’nun tarafından çok sevilen dostları ile şereflendiren, böylece insanlar üzerindeki rahmetini gösteren Yüce Allah-u Teala’ya, salat ve selam sevginin en yüce öğretmeni, tüm aşıklarının serveri, alemin gözbebeği, en çok sevilen kul olan yüce resul Hz. Muhammed Mustafa’ya (sallallahu aleyhi  veselem) ve onun aşkıyla yanıp tutuşan ariflerin, kendilerine silsilelerini bağladıkları ashabı güzinine ve pak ehl-i beytine olsun.

Değerli okuyucu:
Tasavvuf Ehli âlimlerin diğer adları da Allah (c.c.) evliyaları olan İslam büyüklerinin kitaplarından, menkıbelerinden alıntılar alarak siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum.
İslam terbiyecisi, gönüller tabibi kalbler kâşifi, eşsiz mücahid ve büyük âlim olan İmam-ı Gazali hazretlerinin (r.a.) eserlerini kaleme almanın sevinci içindeyim.

İslam Âleminde yüzyıllardan beri “Hüccetül İslam” tabiriyle yad olunmuş tasavvuf alimlerinin üstadlarının üstadı olan Muhammed bin Muhammed Ebu Hamid lakabıyla tanınan İmam-i Gazali hazretleri (radiyallah-u anhu) nin kitaplarından alıntılar almak ve siz değerli okuyucularla paylaşmak istedim.

Murşidim olan Muhammed el Haznevi hazretleri (k.s.) der ki; İmam-i Hanefi (r.a.) şöyle buyuruyor:

-“Eğer İmam-i Cafer-i Sadık (r.a.) ile geçirdiğim iki sene olmasaydı Numan helak olmuştu.”
İmam-ı Hanefi (r.a.) böyle buyurarak tasavvuf’un ehemmiyetini belirtmiştir.

Gene Muhammed El Haznevi (k.s.) der ki; İmam-ı Şafii (r.a.) şöyle buyurmuştur:

-“Hem alim ol, hem de mutasavvıf, eğer sadece alim olur da tasavvuf ehli olmazsan, kalbin katı olur. Eğer tasavvuf ehli olur da ilim sahibi olmazsan, sen zaten yolu kaybetmişsin, bu halinle başkalarına nasıl yol göstereceksin?”

Fuad Yusufoğlu