Kuran-ı Kerîm Hatimlerimize katılan kardeşlerimin dikkatine:
Her perşembe gece saat 22:00'de Hatim Duası vardır. Katılan katılmayan kardeşlerimin cümlesinden Allah razı olsun.

-Hatim tablosunun tamamını görmek için buraya tıklayın-

Fuad yusufoğlu

Oruç…8…

ORUÇ BOZDUKTAN SONRA LAZIM GELEN ŞEYLER:

Ramazan ayında orucu bozana kazâ, kefaret ve imsak lazımdır, fakat her birinin yeri ayrıdır.

Orucunu özürle veya özürsüz olarak bozanın, yahut hasta olmak, yolculuğa çıkmak, hayız görmek, yahut hamile olmak sebebiyle orucunu bozanın kaza etmesi farzdır. Mürted olanın da earzdır. Deli ve çocuğa farz değildir.

Kefaret yalnız cima’ etmekle, yahut bile bile meni çıkarmakla olur. Bunun kefareti, bir köle azad etmektir. Kölesi yoksa iki ay devamlı oruç tutmaktır. Eğer, hasta veya zayıf ise altmış miskina birer müd yemek yedirmelidir. Her müd bir menden üçte bir men noksandır.

İmsak, özürsüz oruç açana farzdır. Hayız görene imsak (akşama kadar yememek) farz değildir. İstrse gündüz ortasında temizlenmiş olsun.

Misafir, mukim olsa da farz değildir.Hasta iyi olsa da imsak farz değildir. Şübheli gün (Yani şabanın 29’üncü gününden sonraki gün) bir kimse ayı gördüğünü söylese, yemek yemiş olanların, duydukları andan akşama kadar yememeleri lazımdır.

Öğleyin sefere, yolculuğa çıkanın orucunu açması doğru değildir. Orucunu açmış olarak, öğle vakti şehre gelirse, tekrar yemesi doğru değildir. Eğer mümkünse yolcunun oruç tutması daha iyidir.

Fidye, miskine verilen bir müd yiyecektir. Çocuk korkusundan orucunu açan hmileye ve süt emzirene kaza ile beraber fidye de vermek farzdır.

Hasta daha fena olmak korkusuyla açarsa fidye vermez. Çok ihtiyar olup, oruç tutamayacak olan bir ihtiyara, kaza orucunun bedelini vermesi farz olur.

Bir Ramazanın kazâsını diğer ramazana kadar geciktirine kazâya kalmış her gün için bir müd yiyecek vermesi lazımdır.

Devam edecek

Kimya-yi Saadet (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teâla hazretleri Bizleri ve sizleri gelmekte olan Ramazan-i şerif ayı hürmetine AFV eylesin. Amin…
Fuad Yusufoğlu

ORUÇ… 7…

Tem yolundan Suriye hududu (mayın tarlası)

2-Dilini lüzumsuz şeylerden ve ihtiyaç olmayan şeylerden korumaktır;

Ya susmalı, ya Kur’an-ı kerim okumakla meşgül olmalıdır. Münazara ve mugalâta, zararlı lüzümsüz sözlere girer. Fakat, giybet etmek ve yalan söylemek, âlimlerden bâzılarıın mezhebine göre, avamın orucunu da bozar.

İki kadın oruçlu idiler. Susuzlıktan ölecek gibi oldular. Peygamber Efendimizden (Sallallahu aleyhi ve selem) oruçlarını açmak için izin istediler. Onlara bir çanak gönderdi ve buna kussunlar buyurdu. Her ikisinin de boğazından siyah kan parçası geldi. Orada bulunanlar şaşırdılar.

Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selam) buyurdu;

-“Bu iki kadın, Allah-u Teâla’nın helal kıldığı şeylerden oruç tuttular, sakındılar, haram ettiği ile oruçlarını açtılar. Giybetle uğraştılar. Boğazlarından gelen de, yedikleri insan etleridir.”

3-Kulağını korumalıdır;

Çünkü söylemesi zararlı olan şey’i dinlemek de zararlıdır. Dinleyen; günahta, yalanda, giybette ve diğer şeylerde söyleyene ortak olur.

4-Elini, ayağını ve uzuvlarını günahlardan korumalıdır;

Oruç tutup da, kötülüklerden kaçınmayan, oruç tutmaktan kaçınıp zehir içen hasta gibidir.

Çünkü;

Günah zehirdir. Yemek gıdadır ama, çok yenirse zararlı olur. Fakat aslında zararlı değildir.

Bunun için Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki;

-“Bir çok oruç tutanlar vardır ki, oruçtan nasibleri açlık ve susuzluktan başka bir şey değildir.”

5-İftar vaktinde haram ve şüpheli şeyleri yememelidir;

Hâlis helaldan bile çok yememelidir. Gündüzün kaçırdığını gece tedarik edenin mksadı nasıl hasıl olur? Çünkü oruçtan maksad; şehvetleri, arzuları zayıflatmaktır. İki vakitlik yemeği bir vakitte şehveti artırır, isteği çoğaltır.Hele çeşit çeşit yemek yapıyorlar. Mide boş olmayınca, kalb nasıl sâf ve berrak olur?

Sünnet olan gündüzün fazla uyumamak ve açlığın te’sirini kendinde bulmaktır. Gece çok yerse, hemen uykuya dalar. Ve gece namazını kılamaz.

Bunun için Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu;

-“Dolu olan kaplardan, Allah-u Teâla’nın mideden daha çok düşman olduğu dolu bir kap yoktur.”

6- İftardan sonra kalbi, korku ve ümid (Havf ve reca) arasında olmalıdır;

Çünkü orucunun kabul edilip edilemiyeceğini bilemez.

Hasan-i Basri (Rahmetullah) bayram günü gülüp oynayan bir kısım insanlara rastladı.

Buyurdu ki;

-“Allah-u Teâla, ramazan ayını kullarının kendisine ibadette daha çok ve daha ilerisini arayacakları bir meydan yaptı. Bir kısmı ileri gitti, bir kısmı geri kaldı. Gülenlere ve hâllerinin, işlerinin hakikatini bilmeyenlere çok şaşılır!”

-“Allah-u Teâla’ya yemni ederim ki, eğer Allah-u Tâla yaptıkları işlerin önünden perdeyi kaldırsa, hakikati gösterse, makbûller kendi neş’esiyle meşgül olur, redolunanlar yas tutarlar ve hiç kimse oyun ve eğlence ile meşgül olmaz.”

O halde, bu anlattıklarımızdan anlaşılmış oluyor ki, yemek yemeyip, su içmeyip oruç tutmakla iktifa edenin orucu ruhsuz bir sûret olur.

Orucun hakikati ise kendini meleklere benzetmektir. Çünkü meleklerde hiç şehvet yoktur. Hayvanlarda ise şehvet galiptir. Bunun için meleklerden uzak oldular. Şehveti galib olan kimse hayvanlar seviyesindedir.
Şehveti azalınca meleklere benzer. Bu sebeple meleklere yakın olur. Yakınlık sıfat bakımındandır, yer bakımından değil. Melekler ise Allah-u Teâla’ya yakındır.

O halde insan da, Allah-u Teâla’ya yakın olur. Akşam hazırlığına koyulur ve bütün istediklerini hazırlarsa, şehveti kuvvetlenir, azalmaz ve orucun ruhu ele geçmez.

Devam edecek

Kimya-yi Saadet (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teâla hazretleri Bizleri ve sizleri gelmekte olan Ramazan-i şerif ayı hürmetine AFV eylesin. Amin…
Fuad Yusufoğlu

Oruç…6…

ORUCUN HAKİKATİ VE RUHU;
Oruç üç derecedir;

Avam orucu;

Havas Orucu (seçilmişlerin orucu);

Ve seçilmişlerin seçilmişlerin Orucu;

Avamın orucu anlattığımızdır. Bundan maksat da yememek, içmemek ve Cimâ’ etmemektir. Bu da en aşağı derecedir

Seçilmişlerin seçilmişlerine mahsus olan oruç, en yüksek derecedir. Bu derecedeki oruç, Kalbini Allah-u Teâla’dan başka her şeyi düşünmekten korumak ve bütün varlığını Allah-u Teâla’ya vermektir.

Ondan gayri olan her şeyden, zahirde ve bâtında, oruçlu olmaktır. Allah-u Teâla’nın birliğinden ve bununla alâkalı şeylerden başka her ne düşünürse, orucu bozulur.

Dünya için düşündüğü bir şey mubah da, olsa orucu bozulur. Ancak din işinde yardımcı olan dünya işi, dünyadan sayılmadığı için bozulmaz.

Hatta demişlrdir ki;

Eğer gündüzün, akşama orucu ne ile açacağını düşünse, ona bir güah yazılır. Çünkü bu haraketi, Allah-u Teâla’nın, kendisine vereceğine söz verdiği rızık hakkında tam itminân sahibi olmadığını geöterir. Bu evliyanın ve sıdıkların derecesidir. Herkes bunun zirvesine ulaşamaz.

Havassın (seçilmişlrin) orucu ise; âzalarını, kötü ve günah olan şeylerden korumaktır.Yalnız yememek, içmemek ve cima etmemek ile yetinmez. Bu orucun tamamı altı şeyle olur:

1-Gözü korumak;

Kendini, Allah-u tâla’yı düşünmekten alıkoyacak her şeyden korumalıdır. Bilhassa şehveti tahrik eden şeylerden.

Çünkü Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem) buyuruyor;

-“Gözün bakışı, zehirle su verilmiş şeytanın oklarından bir oktur. Allah korkusundan bundan sakınana iman mükâfatı verilir. Kalbinde iman tatlılığı bulur.”

Enes (Radiyallah-u anhu) bildiriyor; Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve selem buyurdu ki;

-“Beş şey orucu bozar; yalan, gıybet, söz taşımak, yalan yere yemin ve şehvetle bakmak.”

2-Dilini lüzumsuz şeylerden ve ihtiyaç olmayan şeylerden korumaktır.

Devam edecek…

Kimya-yi Saadet (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teâla hazretleri bizleri ve sizleri eline, diline, beline hakim olan kullarında eylesin. Amin…
Fuad Yusufoğlu

Oruç…5…


Çağ-Çağ barajı (Nusaybin)

3-Bile bile vucudun içine hiçbir şey sokmamaktır;

Kan aldırmanın, sürme kullanmanın, kulağın içine bir şey sokmanın, zekerin ucuna pamuk koymanın zararı yoktur

Çünkü;

İç dediğimizde bir şeyler olmalıdır. Beyin, karın, mide ve mesâne gibi. İstemiyerek vucuduna bir şey girse, mesele üçan bir sinek, veya yoldaki toz, yahut boğazına kadar ulaştırdığı abdest suyunu yutsa, orucu bozulmaz.

Ama sabah olmamıştır veya akşam olmuştur zanederek yese, sonra sabahtan sonra veya akşamdan önce yemiş olduğunu anlasa orucunu kazâ etmesi lâzımdır.

4-Hanımıyla cima’ etmemektir;

Eğer hanımıyla guslü icabettirecek kadar oynarsa, oruç bozulur. Fakat oruçlu olduğunu unutmuşsa bozulmaz. Gece cima’ etse sabahtan sonra yıkansa caizdir.

5-Hiçbir şekilde kendisinden meni çıkmasını istememektir;

Cima’ etmeden hanımıyla oynasa, genç olsa ve menî gelme korkusu bulunsa, menî gelse orucu bozulur.

ORUCUN SÜNNETLERİ DE ALTIDIR;

Sahuru geciktirmek,
İftarı acele ve hurma veya su ile etmek,
Öğleden sonra misvak kullanmamak,
Sadaka vermek,
Yemek vermek,
Çok Kur’an-i kerim okumak, Bilhassa Kadir gecenin içinde bulunduğu Ramazanın son on günü itikâfta olmak,

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi vesellem) bu on günde yatağını dürer, ibadet elbisesini giyerdi. Ehl-i Beytinden ibadetten baş kaldıran olmzdı.

Kadir Gecesi;

Ramazanın ya yirmi birinci, ya yirmi üçüncü, ya yirmi beşinci, veya yirmi yedinci gecesidir. YİRMİ YEDİNCİ GECE olması daha kuvvetlidir.

En iyisi bu on gündeki itikâfi devamlı yapmaktır. Eğer devanlı itikâf yapacağım diye adak yaptıysa, Kazâ-yı hâcetten başka bir sebeple dışarı çıkmaması ve abdest alma zamanından fazla orada kalmaması lazımdır.

Cenaza namazı, hasta ziyareti, şehidlik yahut abdestini yenilemek için dışarı çıksa i,tikâf kesilmiş olur. Mescidde elini yıkamak, yemek yemek ve yatmakta bir sakınca yoktur. Kazâ-yı hâcetten dönünce niyetini yenilemelidir.

ORUCUN HAKİKATİ VE RUHU;

Devam edecek…

Kimya-yi Saadet (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teâla hazretleri bizleri ve sizleri Ramazan orucunun farzlarına dikkat eden kullarından eylesin. Amin…
Fuad Yusufoğlu…

Oruç…4…

Girnavas tepesinden bir görünüş (Cin tepesi)

Oruçta iki hususiyet vardır ve bu hususiyetler sebebiyle bu nisbete uygundur.

Biri;

Orucun hakikâti, yememektir. Bu ise bâtına ait bir şeydir. İnsanlar bunu görmez. Böylece riya da buna yanaşmaz.

Diğeri;

Allah-u Teâla’nın düşmanı şeytandır. Şeytanın askeri, arzu ve isteklerdir. Oruc onun askerini kırar. Çünkü orucun hakikati ARZULARI TERKTİR.

Bunun için Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu ki;

-“Şeytan insan vucudunda, kan gibi dolaşır. O’nun geçiş yolu açlıkla tıkayınız.”H. İtikâf

Hazreti Aişe’ye (radiyallahü anhâ) buyurdu ki;

-“Cennetin kapısını çalmaya devam et.”

Hazreti Aişe (radiyallahü anhâ);

-“Ne ile?” sordu.

Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem);

-“Acıkmakla.” Buyurdu.

Ve yine Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu;

-“Oruç kalkandır.” H.Savm.

Ve yine Resulüllah (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu;

-“İbadetin kapısı oruçtur.”

Bu da bütün ibadetlere şehvetin mani olmasındandır. Şehvet yani arzulara yardım TOKLUKTUR.
Açlık ise ARZULARI KIRAR.

ORUCUN FARZLARI;

1-Ramazan ayının ilk gününü aramaktır;

Yirmi dokuz veya otuz gün olduğunu ancak bununla anlayabilir. Adil bir şahidin sözüne güvenilir.
Bayram için ise İKİ ŞÂHİD’DEN az olmaz. Doğru sözlü olduğunu bildiği bir kimseden hilâli gördüğünü duyunca, oruca başlaması FARZ olur. İsterse Kadi o kimsenin sözüyle hükmetmiş olmsın.

On altı fersahlık (yaklaşık olarak 100 km.) uzakteki bir başka şehirde yeni ay görmüşlerse, burada olanlara, yani ayı görmeyenlere oruç farz olmaz. Mesafe bu kadardan az olursa oruca başlamaları farz olur.

2-Niyettir;

Her gece niyet etmek lazimdır. Hatırına, bunun ramazan orucu olduğunu, farz olduğunu ve farz edâ ettiğini getirmelidir.

Bunları hatırlayan Müslümanın kalbi niyetsiz olmaz. Şübheli gecede (Şaban ayının otuzuncu yahut Ramazanın birinci gecesi iyi bilinmezse); “Ramazan ayı gelmiş ise niyet ettim oruç tutmaya” dese, bu niyet doğru olmaz.

Şübhesini, sözüne güvendiği bir kimsenin sözü ile giderinceye kadar bu niyet olmaz. Son gece ise caizdir. Evet bu da şübhelidir ama, esas olan Ramazanın henüz geçmemiş olmasıdır.

Bir kimseyi karanlık bir yerde bıraksalar, düşünce ve gayretiyle vakti bulmaya çalışırsa ve buna göre oruç tutarsa doğru olur. Geceden niyet etse ve niyetten sonra imsaktan önce bir şey yese niyeti bozulmaz. Hattâ hayzının kesileceğini anlayan kadın, niyet etse ve sonra hayızı kesilse, orucu sahih olur.

3-Bile bile vucudun içine hiçbir şey sokmamaktır;

Devam edecek

Kimya-yi Saadet (İmam-i Ğazali)

Allah-u Teâla hazretleri Bizleri ve sizleri gelmekte olan Ramazan-i şerif ayı hürmetine AFV eylesin. Amin…
Fuad Yusufoğlu