Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 7
Bore Beşire Mecido (Girnavas mevki-i)
Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 7
Ebû Zer (r.a.) dünyâya hiç değer vermezdi. Son derece kanaatkâr, fakir ve yalnız yaşardı. Peygamber efendimiz (s.a.v.) bu sebeble ona “Mesîh-ül-islâm” lâkabını vermişti. Peygamberimize (s.a.v.) tam bağlanıp, O’nun sevip, beğendiğini seven, Onun sevmediğini ve beğenmediğini sevmeyen Ebû Zer (r.a.); Resûlullahın vefâtında da yanında bulunmuştur. Peygamberimizin (s.a.v.) vefâtından sonra bir köşeye çekilip, son derece mahzun ve yalnız yaşadı. Hz. Ebû Bekir’in halifeliği devrinde de böyle yaşayıp, O’nun vefâtından sonra Şam’a gitti. Oraya yerleşti.
Hz. Osman’ın halifeliğine kadar orada kaldı. Sonra Medine-i Münevvereye geldi. Şam halkına din bilgilerini öğretmekle meşgul oldu. Şüphelilerden ve harâmlardan son derece sakınırdı. Evinde bir günlük nafakasından fazlasını bulundurmaz, hep fakirlere dağıtırdı. Hatta Şam’da bulundukları sırada bir gün Şam valisi tecrübe etmek için onbin dirhem altın göndermişti. Ebû Zer hazretleri altınları hemen fakirlere dağıttı. Yanında tek altın bile saklamadı. Ertesi gün valinin hizmetçisi gelip, (Aman efendim, dün sana getirdiğim altınlar meğerse başkasına gidecekmiş. Yanlışlıkla sana getirmişim), deyince, Ebû Zer (r.a.), “Oğlum, onları fakirlere dağıttım. Sen validen iki-üç gün mühlet iste, ben bu parayı hazırlarım, iade ederiz” dedi. Valinin adamı durumu valiye anlattı. Vali Ebû Zer’in (r.a.) doğru sözlü olduğunu anladı. Fakat oranın zenginleri Ebû Zer’în (r.a.) bu durumunu beğenmediler. Oradan gitmesi için Hz. Osman’a mektûb ile bildirdiler. Böylece Medine-i Münevvere’ye davet edildi. Hz. Osman, Şam halkının kendisinden şikâyet sebebini sordu. Ebû Zer de hâdiseyi olduğu gibi anlattı. Bunun üzerine Hz. Osman (Yâ Ebâ Zer, halkı zühd yoluna zorla sokmak imkânsızdır. Benim vazifem, onlar arasında Hak teâlâ hazretlerinin emriyle hükmetmek ve onları çalışma, iktisat tarafına teşvik eylemektir.) buyurdu. Sonra Ebû Zer (r.a.) Resûlullah bana “Binalar Seldağı’na ulaştığı zaman, sen Medine’den ayıl.” diye emretmişlerdi, izin verirseniz, ben Medine’den gideyim dedi. Hz. Osman müsâde buyurdular ve bir deve sürüsü ile, iki köle verdiler. Yetecek miktarda yiyecek ve hediyeler ile Medine-i Münevvere yakınlarındaki (Rebeze) adındaki köye gitmesini söylediler. Ailesi de Şam’dan buraya gönderildi. Ebû Zer Gıfârî (r.a.) buraya bir mescit yaptırdı. Vefat edinceye kadar, gelenlere İslâm dinini öğretti. Hadîs-i şerîfler rivâyet eyledi. Kalan ömrünü burada geçirdi ve orada da vefât etti. Vefâtı pek garip oldu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Etiketler: Eshab-i kiram, Hayat-üs Sahabe, Menkıbeler

08 Ocak 2014, 07:40 tarihinde.
[...] Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 51 « Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 5 Ebû Zer Ğıfâri (Radiyallah-u anh)- 7 [...]