Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u Anhu);

22 Mayıs 2009 Cuma

Abbas bin abdulmuttalib (r.a.) nın kabirleri (Osmanlılar zamanındaki Cennet-ül Baki’ mezarlığı)

Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u Anhu);

Peygamber efendimizin (s.a.v.), en çok sevdiği amcalarından. Abdulmuttalibin en küçük oğludur. Peygamber efendimizden üç yaş büyüktür. Bedir gazasında düşman askeri arasında idi. Müslümanların eline esir düştü. Kendisi için ve kardeşlerinin oğulları Ukayl ve Nevfel bin Hâris için para verip kurtuldular. O yıl îmân etti. En son hicret eden budur. Mekke ve Huneyn gazalarında Resûlullahın yanında bulundu. 32 (m. 652) de 88 yaşında vefât etti. Bakî’de medfundur. Uzun boylu, beyaz ve güzel idi. Abbasî halifeleri Hz. Abbas’ın soyundandır.

 Peygamber efendimiz, annesinin vefâtından sonra dedesinin yanına yerleştiğinde, Hz. Abbâs ile çocukluktan itibaren beraber büyümüşlerdir. Böyle olmakla beraber Peygamber efendimiz, Hz. Abbâs’a atası gibi davrandı ve onu babasının yarısı olarak kabul etti. Çocukluğunda bir defa kaybolmuştu. Bunun, üzerine, bulunması halinde, Allahü teâlâya şükür olarak, annesi Kâ’be-i Muazzama örtüsünü değiştirmeyi nezretmişti. Bulununca da adağını annesinin yerine getirdiği çocukluğuna ait bilinen tek vak’adır.

 Hz. Abbâs, gençlik devresinde, ticâretle uğraştı ve çok zengin oldu. Kardeşlerinin içinde en zengini oydu. Ticâret icabı yaptığı seyahatlerin birisinde, Yemen’e giderken beraberinde Peygamber efendimizi götürdüğü rivâyet edilmiştir. Kureyşin ileri gelenlerinden ve reislerinden idi. Mescid-i Haram’ın tamiratı ve gelen hacılara su dağıtmak (Sıkaye) vazifesini yürütürdü. Müslüman olduktan sonra da bu vazifeyi devam ettirdi. Hz. Abbâs ve kardeşleri hac mevsiminde zemzem kuyusu önünde dururlar, isteyenlere kuyudan su çekip verirlerdi. Peygamber efendimiz İslâmiyyeti anlatmaya başlayınca Hz. Abbâs muhalefet etmeyip, akrabalık şefkatinden dolayı Peygamber efendimize yardımda bulundu ve destek oldu. Medine’den müslüman olmak için gelenler Akabe’de Peygamberimizle buluştular. Hz. Abbâs Akabe bîatinde müslüman olmadığı halde, Peygamber efendimizin yanında bulunup, orada bulunanların müslüman olmalarını teşvik edici, tesirli konuşmalar yaptı. Hz. Abbâs, bîat etmek, için gelen bu topluluğa şöyle hitâb etti. “Ey Medineliler! Bu kardeşimin oğludur, insanların içinde en çok sevdiğim O’dur. Eğer, O’nu tasdik edip, Allah’tan getirdiklerine inanıyor ve beraberinizde alıp götürmek istiyorsanız, beni tatmin edecek sağlam bir söz vermeniz lâzımdır. Bildiğiniz gibi, Muhammed (s.a.v.) bizdendir. Biz, O’nu O’na inanmıyan kimselerden koruduk. O bizim aramızda izzet ve şerefiyle korunmuş olarak yaşamaktadır. O bütün bunlara rağmen, herkesten, yüz çevirmiş, size katılıp, sizinle beraber gitmeğe karar vermiş bulunmaktadır. Eğer siz, bütün Arab kabilelerinin birleşip üzerinize hücum ettiğinde, onlara karşı koyacak kadar savaş gücüne sahipseniz bu işe karar veriniz. Bu hususu aranızda iyice görüşüp konuşunuz sonradan ayrılığa düşmeyiniz. Siz, verdiğiniz sözde durup, Onu düşmanlarından koruyabilecek misiniz? Bunu lâyıkıyla yapabilirseniz ne âlâ. Yok, Mekke’den çıktıktan sonra O’nu yalnız bırakacaksanız, şimdiden bu işten vazgeçiniz ki, yurdunda şerefiyle korunmuş halde yaşasın” dedi. Medineliler ise: “Biz, Resûlullahı (s.a.v.) malımız ve canımız pahasına koruyacağız. Biz, bu sözümüzde sadıbz” dediler ve Resûlullah efendimize (s.a.v.) bîat ettiler. Sonra Hz. Abbâs: “Allahım! Sen onların, yeğenim hakkında verdikleri sözü yerine getirip onu korumak için ettikleri yemini işiten ve görensin. Kardeşimin oğlunu sana emanet ediyorum yâ Rabbi” diyerek duâ etti.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abbas bin Abdulmuttalib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Yorum Yapın