Abdurrahman Bin Avf (Radiyallah-u Anhu)- 3
Girnavas şelalesi (Nusaybin)
Abdurrahman Bin Avf (Radiyallah-u Anhu)- 3
Hz. Abdurrahman bin Avf, Resûlullahın sağlığında Allah yolunda çok mal harcadı. Üç kere malının yarısını verdi, birinci defa 4000 dirhem, ikincide 40.000 dirhem ve üçüncüde de 40.000 altın sadaka olarak Allah yolunda dağıttı. Uhud savaşı esirlerinden 30 tanesini azad ettirdi ve her birine 1000 altın dağıttı. Tebük seferi için 500 at ve 500 yüklü deve verdi. Birgün buğday, un ve çeşitli zahire yüklü yediyüz devesi ile Medine’ye girdiğinde Hz. Âişe (r.anha), Resûlullah efendimizin, “Abdurrahman bin Avf, Cennete diz üstü girer.” buyurduğunu bildirince, develerin hepsini yükleriyle birlikte Allah yolunda dağıtacağını söz verip onu şahit tutmuştur. Bedir harbinde bulunup da sağ kalanların her birine, kendi malından 400 dirhem (2 kg. civarında) altın para verilmesini vasiyet etti. Vasiyeti hemen yerine getirildi.
Tebük harbinden dönüştü Peygamber efendimiz bir yere gitmişlerdi. O sıra Eshâb-ı kirâm, sabah namazı geçiyor diye Abdurrahman bin Avf’ı imamete geçirdiler. Peygamber efendimiz döndüğü zaman ikinci rekâtte ona uydular ve namazın sonunda “Bir peygamber sâlih bir kimenin arkasında namaz kılmadıkça ruhu kabz olmaz” buyurarak Abdurrahman bin Avf’ın kıymetini ifâde ettiler.
Hz. Abdurrahman, Dûmet-ül-Cendel’e giden orduya Resûlullah’ın emriyle kumandanlık yaptı: Birinci Halife Hz. Ebû Bekir devrinde Hz. Abdarrahman, O’nun en samimi müşavirlerinden idi. Hz. Ebû Bekir O’na son derece hürmet eder ve her işte onunla istişare ederdi (danışırdı). Hz. Ömer’in halîfeliği zamanında bir ticâret kervanı gelip, gece Medine’nin dışında kondu. Yorgunluktan hemen uyudular. Halife Ömer, şehri dolaşırken bunları gördü. Abdurrahman bin Avf’ın (r.a.) evine gelip, “Bu gece bir kervan gelmiş. Hepsi kâfirdir. Fakat bize sığınmışlar. Eşyaları çoktur ve kıymetlidir. Yabancıların, yolcuların, bunları soymasından korkuyorum. Gel, bunları koruyalım” dedi. Sabaha kadar bekleyip sabah namazında mescide gittiler. İçlerinden bir genç uyumamıştı. Arkalarından gitti. Soruşturup, kendilerine bekçilik eden şahsın halife Ömer olduğunu öğrendi. Gelip arkadaşlarına anlattı. Roma ve İran ordularını perişan eden, binlerce şehir almış olan, adaleti ile meşhûr, yüce halifenin, bu merhamet ve şefkatini görerek İslamiyetin hak din olduğunu anladılar. Hepsi seve seve müslüman oldu. Hz. Ömer vefat ederken halifeliğe aday olarak gösterdiği 6 kişiden biri de Abdunahman bin Avf’dır. Fakat O, kendi hakkından feragat ederek hakem oldu. Hz. Osman halife seçildi ve önce kendisi bîat etti.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Abdurrahman bin Avf (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Etiketler: Aşere-i Mübeşşere, Eshab-i kiram, Hayat-üs Sahabe, Menkıbeler

02 Ocak 2012, 09:19 tarihinde.
[...] (c.c.) ın rahmeti « Abdurrahman Bin Avf (Radiyallah-u Anh); Abdurrahman Bin Avf (Radiyallah-u Anhu)- 3 [...]