Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 19

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Mescid-i Kaba (Çok eski resim)

 

Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 19

Bunları söyledikten sonra namaza durdu. Namazını bitirip de yanıma geldiğinde, kendilerine dedim ki:

 - Ey iki cihanın güneşi olan Efendim! Annem, babam, canım sana fedâ olsun; Bana dört şeyi yapmamı emrediyorsun. Ben bunları bu kısa müddet içinde nasıl yapabilirim?

 Tebessüm ederek buyurdular ki: “Yâ Âişe! Ondan kolay ne var? Üç İhlâs-ı şerîfi ve bir Fatiha sûresini okursan, Kur’ân-ı kerîmi hatmetmiş; bana ve diğer peygamberlere salevât getirirsen, şefaatımıza kavuşmuş; önce mü’minlerin ve sonra da kendi affını dilersen, mü’minleri kendinden hoşnud etmiş; (Sübhânallahi velhamdülillahi ve lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerike leh. Lehül mülkü velehülhamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir) tesbihini okursan hac etmiş sayılırsın!” Tabiînden gençler Hz. Âişe’ye geldiler ve Resûlullahın (s.a.v.) ahlâkını sordular. Buyurdu ki: “O’nun ahlâkı Kur’ân idi. Kur’ân-ı kerîmin hoş gördüğünü kabul edip râzı olurdu, hoş görmediğini kendisi de hoş görmez ve kaçınırdı.”

 “Resûlullah (s.a.v.) iki şey arasında muhayyer kılındığı zaman, o iki işin en kolayını alırdı -günâh olmadıkça- günah olduğu zaman, ondan herkesten çok uzaklaşırdı. Hiç bir zaman Allah’ın Resûlü (s.a.v.) kendi nefsi için intikam almaya kalkışmamıştır. Yalnız Allah’ın emri çiğnendiği zaman müstesna.”

 “Resûlullahın (s.a.v.) yatağı, içi hurma lifi dolu deri idi”

 “Peygamberin (s.a.v.) karnı (hiçbir zaman) yemek ile doymamıştır. Bu hususta hiç kimseye yakınmamıştır. İhtiyaç, onun için zenginlikten daha iyi idi. Bütün gece açlıktan kıvransa bile, O’nun bu durumu, gündüz orucundan alıkoymazdı. İsteseydi Rabbinden yeryüzünün bütün hazinelerini, meyvelerini ve refah hayatını isterdi. And olsun ki, O’nun o halini gördüğüm zaman acırdım ve ağlardım. Elimle karnını sıvazlardım ve derdim ki:

 “Canım sana fedâ olsun! Sana güç verecek şu dünyâdan bazı menfâatler (yiyecek ve içecekler) temin etsen olmaz mı?”

 “- Ey Âişe, dünyâ benim neyime! Ulû’l azm’den olan peygamber kardeşlerim, bundan daha çetin olanına karşı tahammül gösterdiler. Fakat o halleri ile yaşayışlarına devam ettiler, Rablerine kavuştular, bu sebeple Rableri onların kendisine dönüşlerini çok güzel bir şekilde yaptı, sevablarını arttırdı. Ben refah bir hayat yaşamaktan haya ediyorum. Çünkü böyle bir hayat beni onlardan geri bırakır. Benim için en güzel ve sevimli şey, kardeşlerime, dostlarıma kavuşmak ve onlara katılmaktır” buyurdu.

 Âişe (r.anha) dedi ki: Bu sözlerinden bir ay sonra (fazla) kalmadı vefât etti (s.a.v.).

 “Resûlullah (s.a.v.) bütün gece tek bir âyetle namaz kıldı.”

 Allahü teâlânın, insanların en üstünü olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’e Peygamberlikle birlikte şehîdlik derecesini de vermiş olduğu, Hz. Âişe-i Sıddîka’nın haber vermiş olduğu şu hadîs-i şerîften anlaşılmaktadır. “Hayberde yidiğim zehirli etin acısını duymaktayım. O zehrin te’siri ile ebher (aort) damarım şimdi çalışmıyacak hâle geldi.”

Devam edecek…

İslâm âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Hazret-i Âişe-i Sıdık radiyallahu anha’nın yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

“Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 19” için 1 Yorum

  1. Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 18 « بسم الله الرحمن الرحيم diyor ki:

    [...] (Radiayallah-u anh)- 4TASAVVUF- 6 « Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 17 Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 19 [...]

Yorum Yapın