Hazret-i Sevde binti Zem’a (Radiyallah-u anha) -2
Peygamber (s.a.v.) ın zevcelerinin bulunduğu Baki’ mezarlığı (Medine-i Münevvere)
Hazret-i Sevde binti Zem’a (Radiyallah-u anha) -2
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Bütün zevcelerimle evliliklerim ve kızlarımı evlendirmem, hepsi Cebrâil (a.a)’ın Allahü teâlâ’dan getirdiği izinle olmuştur.”
Sevde (r.anha) îmân edip müslüman olduğu zaman, babası Zem’a ile kardeşi Abdullah henüz İslâm Dîni’ni kabul etmemişlerdi. O’nun İslâmiyetten aldığı güzel ahlâkı, edebi ve terbiyesi; çevresi üzerinde çok büyük tesir yapmıştı. Onlara devamlı hareket ve sözleriyle İslâmiyetin üstünlük ve büyüklüğünü anlatırdı. Hz. Sevde’nin, Peygamberimiz (s.a.v.) ile evlenmesini duyan kardeşi Abdullah bin Zem’a çok üzüldü. Saçını başını yolmaya başladı. Eline yüzüne üzüntüsünden toprak serpmişti. Daha sonra bu yaptıklarından pişman olduğunu şöyle anlatmıştır: “Zem’a’nın kızı Sevde’nin Resûlullah’a nikâhlandığını duyunca, saçımı yolduğum, başım ve yüzüme topraklar serptiğim zamanki kadar, gülünç ve aşağı duruma düştüğümü hiç hatırlamıyorum” demiştir.
Hz. Sevde’nin îmân bütünlüğü, çevresinde bulunan kardeşleri ve yeğenlerine çok tesir etmişti. Onların müslüman olmasına sebep olarak İslâmiyeti ilk kabul edenler safına sokmuştu. Yakınlarının hepsi Peygamberimizin (s.a.v.) Medine’ye hicretinden önce îmân ederek müslüman olmuşlardı.
Hz. Sevde, Peygamberimize (s.a.v.) karşı çok itaatkâr idi. O’na karşı edeb ve terbiyesinde hiç kusur etmez, emirlerini titizlikle yerine getirirdi. Her yerde O’nunla beraber olmayı ve O’na hizmetle şereflenmeyi canla başla isterdi. Çok şakacı ve latifeyi severdi. Birçok kerre Peygamberimizi (s.a.v.) şakalarıyla sevindirmiş ve duasını almıştır.
Hz. Sevde de, Peygamberimiz (s.a.v.) ile birlikte diğer hanımları gibi sırası geldiğinde savaşlara iştirak ederdi. Uhud Savaşına katılarak, oradaki birçok müslümanın yarasını sarmış, onlara su taşıyarak çok büyük hizmetler etmişti. Peygamberimizle (s.a.v.) son veda bacanda bulunmuş, O’nun vefâtından sonra bir daha hac ve umreye gitmemiştir.
Sevde (r.anha), alçak gönüllülüğü, eli açıklığı, bol sadaka dağıtmasıyla tanınırdı. Kendisine gelen bütün hediyeleri fakirlere verir, onların sevinmesinden çok zevk duyardı. Bir gün Peygamber efendimizin hanımları huzura toplanarak Ona sordular. “Yâ Resûlallah, bizim içimizden hangimiz size en önce kavuşacak dersiniz?” Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) de; “Vefatımdan sonra bana ilk kavuşacak olan kolu uzun olanınızdır” buyurduğunu Sevde (r.anha) rivâyet etmiştir. Peygamberimizin (s.a.v.) vefâtından sonra hanımlarının içinde en çok sadaka dağıtan ve cömert olan Hz. Zeyneb binti Cahş vefât etti. Peygamberimizin (s.a.v.) diğer hanımları ise yukarıdaki hadîs-i şerîfin mânâsını ancak o zaman anlayabilmişlerdi.
Peygamberimizden (s.a.v.) bizzat işiterek rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler dört-beş taneyi geçmemektedir. Sevde’nin (r.anha) Hz. Ömer’in halifeliğinin son zamanlarında vefât etmesi de, az hadîs rivâyetinde bulunduğunu doğrulamaktadır.
KAYNAKLAR
1) El-A’lâm cild-3, sh-145
2) Tabakât-ı İbni Sa’d cild-8, sh-52
3) Müsned-i Ahmed bin Hanbel cild-6 sh-429
Cild; 1
Sh; 162-163
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Hazret-i Sevde (radiyallah-u anha) nın yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin.
Fuad Yusufoğlu

24 Aralık 2012, 08:33 tarihinde.
[...] (Sallallahu aleyhi ve sellem)- 13 « Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 20 Hazret-i Sevde binti Zem’a (Radiyallah-u anha) -1 [...]