‘Fitne’ olarak etiketlenmiş yazılar

Revda-i Muttahhara (Bab’ül Baki’ kapısından görünüşü)

Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 9

“Bir kimse, İslâm’da sünnet-i hasene yaparsa, bunun sevabına ve bunu yapanların sevablarına kavuşur. Bir kimse İslâm’da bir bid’at, (kötü) çığır açarsa, bunun günahı ve bunu yapanların günahları kendisine verilir.”

 “İki arkadaşın, Allah katında en sevimlisi, arkadaşına karşı daha müşfik (şefkatli) davranandır.” “Şehvet nazarı ile bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim Allah korkusu ile, onu terk eder, yâni şehvet gözü ile bakmazsa, Alltthü teâlâ ona öyle bir îmân nasib eder ki, zevkini kalbinde duyar.”

 “İçinizdeki fenaları yola getirmeğe çalışmazsanız. Yani Emr-i Ma’ruf ve nehyi ani’l münker yapmazsa? nız Cenâb-ı Hak, başınıza öyle belâlar verir ki, bu belâlardan kurtulabilmek için artık iyilerinizin Allah’a yalvarması da fayda vermez.”

 Huzeyfet’übnü Yemân (r.a.) buyurdu ki:

 “Resûlullah’a (s.a.v.) ileride hasıl olacak fitnelerden sordum, çünkü bunların şerrine yakalanmaktan korkuyordum. “Yâ Resûlallah, biz, müslüman olmadan önce kötü kimselerdik Allahü teâlâ, senin şerefli vücudun ile İslâm nimetini, iyiliklerini bizlere ihsan etti. Bu seadet günlerinden sonra yine kötü zaman gelecek mi” dedim. “Evet gelecek” buyurdu. Bu serden sonra hayırlı günler yine gelir mi dedim. Yine “Evet gelir. Fakat o zaman bulanık olur” buyurdu. Bulanıklık ne demektir dedim. “Benim sünnetime uymıyan ve benim yolumu tutmayan kimselerdir, ibâdet de yaparlar. Günah da işlerler” buyurdu. Bu hayırlı zamandan sonra, yine şer olur mu dedim. “Evet Cehennemin kapılarına çağıranlar olacaktır. Onları dinleyenleri Cehenneme atacaklardır” buyurdu. Yâ Resûlallah! Onlar nasıl kimselerdir dedim. “Onlar da bizim gibi insanlardır. Bizim gibi konuşurlar” buyurdu. Onların zamanlarına yetişirsem ne yapmamı emr edersiniz dedim. “Müslümanların cemaatine ve hükümetine tâbi ol” buyurdu. Müslüman hükümeti yoksa ne yapalım dedim. “Bir kenara çekil. Aralarına hiç karışma ölünceye kadar yalnız yaşa” buyurdu.

 »

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

Revda-i Muttahhara (Bab’ül Baki’ kapısı)

Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u Anh)- 10

Huzeyfe (r.a.) şöyle anlatmıştır: “Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile namaz kılıyordum. “Bekara” süresinden okumaya başlamıştı. Rahmet âyeti geldiği vakit Allah’dan rahmet diler, azâb âyeti geldiği zaman Allahü teâlâ’ya sığınırdı. Tenzih âyeti geldiği vakit, Allahü teâlâ’yı tesbih ve takdis ederdi. Kur’ân-ı kerîmi bitirdiği zaman Resûlullah (s.a.v.) şöyle duâ okurdu: “Allahım! Kur’ân-ı kerîm hürmetine bana rahmet eyle, Kur’ânı bana imân, nur, hidâyet ve rahmet kıl, Allahım Kur’ân-ı kerîmden unuttuğum oldu ise bana hatırlat, anlamadığım olduğu ise bana anlat, gece ve gündüzde Kur’ân okumayı bana nasib et, Kur’ân-ı kerîmi lehimde hüccet kıl. Ey âlemlerin Rabbi.”

 “Her ümmetin taptığı bir buzağı, putu var. Benim ümmetimin putu ve tapdığı da altın ve gümüştür.”

 “Dünyayı âhıret üzerine tercih eden kimseyi Allahü teâlâ üç şeye mübtela tular. Kalbinden hiç çıkmayan sıkıntı. Hiç kurtulamadığı fakirlik ve doymak bilmeyen hırs.”

 Huzeyfet’übnü Yemân (r.a.) buyurdu ki: “Öyle bir zamanda bulunuyorsunuz ki, sizden biriniz bildiğinin onda dokuzu ile amel edip birini terk ederse helaka gider, öyle bir zaman gelecek ki o zaman bildiğinin yalnız onda biriyle amel eden kurtulacaklar. Çünkü o zaman, amel edenler çok azalacaktır.”

 »

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Huzeyfet’übnü Yeman (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu