‘Meleklerin savaşa katılmaları’ olarak etiketlenmiş yazılar


Uhud Şehidliği Hamza (r.a.) nın mezarı

Hamza bin Abdülmuttalib (Radiyallah-u anhu)- 6

Hz. Hamza, Hz. Ali, Hz. Ubeyde miğferlerini giydiler. Meydana yürüdüler. Müşrikler: “Sizler kimlersiniz? Eğer bizim dengimiz iseniz sizinle çarpışırız.” dediler. Eshâb-ı kirâm da (r.a.); “Ben Hamza’yım! Ben Ali’yim! Ben Ubeyde’yim!” dediler. Müşrikler “Sizler de bizim gibi şerefli kimselersiniz. Sizinle çarpışmayı kabul ettik” dediler. Eshâb-ı kirâm (r.a.), müşrikleri, önce imâna davet ettiler. Onlar kabul etmediler. Eshâb-ı kirâm, müşriklerin üzerine saldırdılar. Hz. Hamza ve Hz. Ali, Utbe ve Velid kâfirlerinin vücutlarını anında, ikiye böldüler. Hz. Ubeyde, Şeybe’yi yaraladı. Şeybe de Hz. Ubeyde’yi yaraladı. Hz. Hamza ve Hz. Ali Şeybe’yi orada öldürüp, Hz. Ubeyde’yi kucaklayıp Resûlullah’ın (s.a.v.) huzuruna getirdiler.

 Ebû Cehil, müşrikleri savaşa teşvik etmeğe başladı. Her iki taraf bütün güçleriyle saldırıya geçtiler. Bu savaş her iki tarafın ilk büyük savaşıydı. Eshâb-ı kirâm, “Allah Allah” diyerek, tekbir getirerek hücum ediyordu. Hz. Hamza, Hz. Ali, Hz. Ebû Dücâne, Hz. Saad bin Ebî Vakkas, Hz. Zübeyr bin Avvam, Hz. Abdullah bin Cahş geçilmez birer kale gibiydiler. Hz. Hamza her iki elinde birer kılıç ile çarpışıyordu. Peygamber efendimiz “Yâ Hayyu! Yâ Kayyûm!” buyurarak Allahü teâlâ’ya yalvarıyor, düşmana saldırıyordu. Hz. Ali: “Bedir’de hepimizin en cesaretlisi, en kahramanı Peygamber efendimizdi. Müşrik saflarına en yakın olan da yine O idi.” demiştir.

 Müşrikler, reisleri olan Ebû Cehil’i ortalarına aldılar, içlerinden birini Ebû Cehil gibi giydirip Ona benzettiler. Bu nasipsizin adı Abdullah bin Münzir’di. Hz. Ali, Abdullah’ın üzerine saldırdı. Ebû Cehil’in gözleri önünde Abdullah’ın kafasını kesti Ebû Kays’ı giydirdiler. Onu da Hz. Hamza vurup öldürdü.

 Hz. Ali, bir müşrikle çarpışıyordu. Müşrik, kılıcını Hz. Ali’ye sallamış, kılıç kalkana saplanıp kalmıştı. Hz. Âli, müşrikin zırhlı vücuduna zülfîkârını sallayınca, omuzundan göğsüne doğru zırhıyla birlikte biçtiği sırada, başı üzerinden bir kılıcın parladığını görünce, Hz. Ali başını eğdi kılıcı parlatanın: “Al bu da Hamza bin Abdülmuttalib’den” derken müşrikin kellesi miğferiyle beraber yere düştü. Hz. Ali dönüp baktığında amcası Hz. Hamza’yı iki kılıçla çarpışıyor gördü. Peygamberimiz, Eshâbını, böyle yiğitçe çarpışıyor gördükçe “Onlar, Allahü teâlâ’nın yeryüzündeki arslanlarıdır” buyurarak onları takdir ediyordu.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Hamza Bin Abdülmuttalib (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu