‘Resulullah (s.a.v.) yaralanması’ olarak etiketlenmiş yazılar
Ebû Dücâne (Radiyallahu anhu)- 9
28 Haziran 2009Şib mevki-i Resulullah (s.a.v.) kaldığı mağara (Uhud dağı)
Ebû Dücâne (Radiyallahu anhu)- 9
Savaştan dönüşte Peygamberimiz (s.a.v.) Eshâb-ı kirâma dayanarak Şi’b mevkiinde kayalığa doğru ilerliyorlardı. Burada Peygamberimiz (s.a.v.) Eshâb-ı kirâmla ayakta kılmaya mecal bulamadıklarından oturarak öğle namazını eda ettiler. Daha sonra Uhud yolu üzerindeki kayalığa doğru giderlerken, orada toplanan müslümanlar, kendilerine doğru gelen ve yanlarında Peygamberimizin (s.a.v.) bulunduğu topluluğu, müşriklerden bir cemaat zan ettiler. Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Ebû Bekir’e onlara işaret vermesini emir buyurdu. Bu sırada Ebû Bürde bin Niyâr yayına ok yerleştirip Peygamberimizle (s.a.v.) yanındaki sahâbîlere atmak istemişti. İşte bu sırada Ebû Dücâne hazretleri başındaki kırmızı sarığını çıkarıp, onlara doğru sallayarak işaret verdi ve seslendi. Onlar da durdular ve gelenlerin Peygamberimiz (s.a.v.) ve yanındaki sahâbîler olduğunu anladılar ve onlara katıldılar.
Hz. Ebû Dücâne Uhud’da çok kahramanlık gösterdi. Resûlullah (s.a.v.) Uhud gazâsından salimen dönünce, Ebû Dücâne hazretlerine vermiş olduğu kılıçlarını almıştı. Kılıcın üzerindeki müşrik kanlarını silmek üzere mübârek kerîmeleri Hz. Fâtıma’ya uzattığı zaman, Hz. Ali de kendi kılıcını uzatarak “Şunu al, bu gazâda çok iyi işime yaradı” deyince, Peygamberimiz (s.a.v.) “Sen muharebede sadakat gösterdin; (başarılı oldun) Sehl bin Hâris ve Ebû Dücâne de (r.a.) başarılı olmuşlardır” buyurarak Ebû Dücâne ve Sehl hazretlerinin yapmış olduğu üstün hizmeti beyan buyurmuşlardır. Hz. Peygamber (s.a.v.) Uhud gazâsından sonra müslümanlara ihanet eden ve Resûlullaha (s.a.v.) verdikleri sözde durmayan ve Resûlullahı öldürmeye teşebbüs eden Beni Nâdir yahudilerinin üzerine yürüdü. Yahudiler yenildiler. Yahudilere hiç bir mal götürmemek şartıyla eman verildi. Resûlullah (s.a.v.) Benî Nâdir yahudilerinin terk ettiği malların hepsine el koydu. Bu ganimet mallarının hepsini muhacirlere dağıtmak için istişare etti. Böylece muhacirler, ensârın evlerinde oturmakdan kurtulacaklardı. Ensârdan Sa’d bin Ubâde ile Sa’d bin Muaz: “Yâ Resûlallah! Sen Benî Nâdir’in mallarını muhacirlere dağıt. Onlar şimdiye kadar olduğu gibi yine evlerimizde oturmaya devam etsinler” buyurdular. Resûlullah (s.a.v.) ensârdan Sehl bin Huneyf ile Ebû Dücâne hazretlerine fakir oldukları için bu ganimetlerden onlara da pay verdi.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Dücâne (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
