Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u Anhu)- 9

22 Nisan 2009 Çarşamba

Girnavas mevki-i (Nusaybin)

Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u Anhu)- 9

Mekke’li müşrikler Mekke’yi harpsiz teslim ettiler. Mekke’nin fethinden sonra Huneyn vadisinde Hevazin müşrikleriyle savaşıldı. Bu savaşta Hevazin kabilesi mağlup olarak geriye çekilmeye başladı. Kabilenin ileri gelenlerinden Mâlik bin Avf gitti ve iki dağ arasında yüksek bir mevzide arkadaşlarına: “Durunuz ki zayıflarınız yürüsün ve geride kalanlar bize yetişsinler” dedi. Hezimete uğrayanlar gelip onlara kavuşuncaya kadar orada durdular. Mâlik, gelenlere sordu: “Geriye bakın neler görüyorsunuz” Onlar da: “Uylukları uzunca bir süvari görüyoruz mızrağını omuzu üzerine koymuş ve başına bir kırmızı sarık bağlamıştır.” Bunun üzerine Mâlik bin Avf şöyle dedi:

“İşte o, Zübeyr bin Avvam’dır (r.a.). Putlara yemin ederim ki elbette o size ulaşır. Onun için yerinizde sıkı durunuz ayrılmayınız.” Hz.übeyr bin Avvâm, o iki dağ arasındaki tepelik yerin dibine vardı, Hevazinliler onu gördüler. Yetişip, onlara saldırdı, oradan çıkartıp uzaklaştırıncaya kadar onlarla cenk etti.

Zübeyr bin Avvâm (r.a.), Taif Muhasarasına, Tebûk seferine ve Veda Haccı’na iştirak etmiştir.

Mısır’ın kalbi olan Fustat şehrini zaptetmek için Amr İbn’il-Âs (r.a.) Hz. Ömer’den dörtbin kişilik kuvvet istediğinde Hz. Ömer Ona dört kişi göndermiştir ki, bunlar: Hz. Zübeyr bin Avvâm, Hz. Mikdâd bin Esved, Hz. Ubâde bin Sâmit ve Hz. Mesleme bin Muhalled’dir. Zübeyr bin Avvâm, yedi aylık muhasaradan sonra Fustat şehrini zabtetmeye muvaffak olmuştur. Sonra İskenderiyye üzerine yürüyerek burasının da alınmasında büyük rol oynamıştır.

Hz. Zübeyr bin Avvâm, 36. (m. 656) tarihinde yapılan Deve vak’asında Hz. Ali tarafında olmayıp, Hz. Âişe’nin ordusunda çarpıştı. Hz. Talha da Hz. Ali’nin karşı tarafında bulundu. Sonra harbden çekilen Hz. Zübeyr, namaz kılarken İbn-i Cermuz tarafından şehîd edildi. Şehid olduğunda 67 yaşında bulunuyordu. Hz. Âli, Hz. Zübeyr’in vefâtına çok üzülmüş olup, cenaze namazını bizzat kendisi kıldırdı.

Hz. Zübeyr bin Avvâm, uzun boylu, beyaz tenli, zarif (kibar) bir kimse idi. Emânete son derece riâyet eder, hassasiyet gösterirdi. Hz. Zübeyr bin Avvâm kendisine emânet edilen şeyleri saklamak için ne yapacağını şaşırırdı. Nitekim, bir çok sahabe, mallarından başka, çocuklarını da Zübeyr bin Avvâm’a (r.a.) emânet ederlerdi. Ticâret ve ziraat ile meşgul olurdu. Medine’nin en zenginlerinden sayılırdı. Medine etrafındaki arsalardan başka Basra, Kûfe ve Mısır’da da bir hayli emlâkı vardı.

Etrafındaki fakirlerin hepsinin maişetini temin etmek hususunda büyük gayretler sarf etmiştir. Borç para isteyene borç para verir, cihâd’a gitmek isteyenleri Allah rızası için techiz ederdi (donatırdı). Zekâtını zamanında ve muntazaman verirdi. Bütün servetine ve zenginliğine rağmen, O, son derece sade yaşardı; Sade giyinir, sade yemek yer ve zinet eşyasına iltifat etmezdi. Ancak, silâhına hassasiyet gösterirdi. Bu itibarla kılıcının kabzasını gümüşten yaptırmıştı.

 

Devam edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

“Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u Anhu)- 9” için 1 Yorum

  1. Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u Anhu)- 8 « بسم الله الرحمن الرحيم diyor ki:

    [...] 6.Zünnun-i Mısrı (Radiyallah-u anh)- 12 « Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u Anhu)- 7 Zübeyr bin Avvâm (Radiyallah-u Anhu)- 9 [...]

Yorum Yapın