Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 3

29 Mayıs 2009 Cuma

Kutbe köyü mağaraları

Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 3

Hz. Muaz bin Cebel’in fazileti, üstünlüğü çoktur. Onu Resûlullah (s.a.v.) birçok hadîs-i şerîflerinde medhetmiş, övmüştür. “Muaz bin Cebel (r.a.), ümmetimin âlimlerindendir ve çok yüksektir.”

 “İnsanlar arasında, Allahü teâlânın helâl ve harâm ettiklerini en iyi bilen Muaz bin Cebel’dir.”

 “Kur’ân-ı kerîmi şu dört kimseden alınız (öğreniniz): Muaz bin Cebel (r.a.), Ubey bin Kâ’b, Abdullah bin Mes’ûd ve Sâlim Mevlâ Huzeyfe.”

 “Muaz kıyâmette ümmetimin âlimlerinin bir adım önlerinde mahşer yerine gelecektir.”

 Eshâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik (r.a.) diyor ki: “Kur’ân-ı kerîmi şu dört kimse toplamıştır. Ubey bin Kâ’b, Muaz bin Cebel (r.a.), Zeyd bin Sâbit ve Ebû Zeyd. Bunların dördü de Ensârdandır.

 Hz. Ömer’e: “Bize kimi halife bırakıyorsun?” denildiğinde buyurdu ki: “Şayet Muaz bin Cebel sağ olsaydı, onu halife bırakırdım ve Rabbime kavuştuğumda, Rabbim bana: “Muhammed aleyhisselâmın ümmetine kimi halife bıraktın?” deyince: “Senin kulun ve Resûlün olan Muhammed aleyhisselâmın “Muaz, kıyâmet günü, âlimlerin önünde, tek başına bir cemaattır” buyurduğu kimseyi bıraktım, derdim.”

 Abdullah bin Mes’ûd (r.a.) buyurdu ki: “Muaz bin Cebel, Allah’a ve Resûlüne itaat eden, doğru yolda bulunan bir cemaat gibiydi. Biz O’nu İbrâhim aleyhisselâma benzetirdik. Çünkü O, insanlara hayrı, iyiliği öğretir. Allah’a ve Resûlüne de itaat ederdi.”

 Eîzullah bin Abdullah (r.a.) şöyle anlatıyor. “Bir gün Humus’ta mescide girmiştim. Baktım ki, orada, Resûlullah’ın 30 kadar Sahâbîsi vardı. Hadîs-i şerîfleri mütâlea ediyorlardı. Aralarında genç ve yakışıklı olan birisi vardı ve çok az konuşuyordu. Fakat diğerlerinin, bir hadîs-i şerîf üzerinde şüphe ve tereddütleri olduğu zaman, hemen ona sorarlardı. O da, bunlara cevap verirdi. Onun cevabı üzerinde hepsi kanaat getirir ve onda ittifak ederlerdi. Hiç birisi Ona itirazda bulunmazdı. Ben de çok merak ettim ve (Sen kimsin, ey Allah’ın kulu?) diye suâl ettim. Bana buyurdu ki: (Ben Muâz bin Cebel’im!). Ebû Müslim-i Hülvânî ve Ya’kub bin Zeyd bin Ceriyyede, bu haberi nakletmektedirler.

 Abdürrezzâk, Abdülmelik bin Güreye’den haber veriyor ki, Muâz bin Cebel’in (r.a.) bir hurma ağacı vardı. Hurmalarını toplayıp hepsini sadaka verdi. Kendine bir şey kalmadı.

Devam Edecek…

İslam âlimleri ansiklopedisi

Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin

Fuad Yusufoğlu

“Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 3” için 1 Yorum

  1. Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 2 « بسم الله الرحمن الرحيم diyor ki:

    [...] (ESKİ YAZI)Ammar bin Yâser (Radiyallah-u anh)- 4 « Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu); Muaz bin Cebel (Radiyallah-u anhu)- 3 [...]

Yorum Yapın