Ebû Eyyûb-i Ensari (Radiyallah-u anhu)- 7
Bore Beşire Mecido (Girnavas mevki-i)
Ebû Eyyûb-i Ensari (Radiyallah-u anhu)- 7
Onun Mısır seyahatinin asıl sebebi bir hadîs-i şerîfi, validen tahkik etmekti. Resûl-i Ekrem’den (s.a.v.) rivâyet edilen hadîsi bizzat Peygamberden (s.a.v.) duyan Hz. Ukbe’den başkası hayatta kalmamıştı. Ebû Eyyûb-i Ensârî, durumu Ukbe’ye bildirip, kendisini dinlemek istediğini söyledi. Ukbe mezkûr hadîs-i şerifi şu şekilde anlattı: Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurdu ki: “Her kim bu dünyâda bir mü’minin kusurunu örterse, Cenâb-ı Hak da kıyâmet gününde onun kusurunu örter.” Hz. Ebû Eyyûb böylece bir hadîsi tahkik etmenin gönül huzuru ile Medine’ye dönmüştür. Onun için, Allah yolunda cihâd için cepheye gitmek ne ise, bir hadîs için de uzun yolları katetmek aynı derecede mukaddes bir vazifeydi
Hz. Ebû Eyyûb, dört halife devrini de idrak ederek nihayet Hz. Muaviye’nin İstanbul fethi için teşkil ettiği orduya da yetişmiştir. Resûlullahın (s.a.v.) İstanbul fethi için verdiği müjdeyi kalbinin derinliğinde bir sır gibi saklıyordu. Yaşı ilerlemesine rağmen bu müjdeye kavuşma şerefi ve heyecanıyla dolu idi. Hicretin ellinci (m. 670) senesinde Mısır’a gelerek bizzat katıldığı bu ordu ile İstanbul önlerine kadar gelen Hz. Ebû Eyyûb-i Ensârî, çarpışmalar sırasında hastalandı ve yatağa düştü. Hasta yatağından harbin seyrini takip ediyor ve bir an önce iyileşip, savaşmayı arzuluyordu. Ordu kumandanı Yezîd bin Muaviye kendisini bizzat gelip ziyâret etti. İyi olması temennisinde bulundu. Yezîd’in ziyâretinden memnun olan Ebû Eyyûb-i Ensârî ecelinin yaklaştığını hissederek, Peygamber efendimizin şu hadîs-i şerîfini rivâyet ederek “Kostantiniyye’de kalenin yanında bir recul-i sâlih defn olunacaktır” vasiyette bulundu: “Şayet burada vefât edersem, cenazemi hemen defn etmeyin. Ordunun gidebileceği yerin en ileri noktasına kadar götürün ve beni oraya defn edin.” Mihmandâr-ı Nebevî, demek ki, manevî olarak defn edileceği yeri görmüş ve müslümanların hayâli olan İstanbul fethine bir adım daha yakınlaşmak istemişti. Gerçekten bir müddet sonra Hz. Ebû Eyyûb-i Ensârî ruhunu Rahman’a teslim eyledi. Vasiyeti üzerine askerler nâşını elleri üzerinde ordunun vardığı en üç noktaya taşıdılar. Tekbir ve dualarla defn ettiler.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Eyyûb-i Ensari (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu

18 Mayıs 2009, 21:56 tarihinde.
hayırlı akşamlar hocam inşallah iyisinizdir
Hocam Allah sizden razı olsun öyle harika yazılar bizimle paylaşıyorsunuz ki tam da ihtiyacımızın olduğu yazılar.
Tüm sıkıntılarımızı unutturuyor yazdıklarınız çünkü bizler güzel dinimiz olan İSLAM dinini yaymak uğruna katlandıkları sıkıntıları okudukça geriye bir tek şey kalıyor dönüp kendimizi kontrol etmek.
Sizin sitenizde gerçekten huzur buluyorum, hayatımızın her anında hiç tereddüt etmeden kendilerini örnek alabilecegimiz yıldızların ışığıyla aydınlatıyorsunuz bizi Allah Azze ve Celle sizden ebeden daimen razı olsun.
Rabbi Rahimimiz bizlere kurtuluş sebebimiz olarak İman, Hakiki salah, Hak ve Sebatın dördünüde şahsımızda birleştirmemizi ve bu sebeple ebedi hüsrandan kurtulup ebedi salah ve saadede erişme bahtiyarlığı ihsan etsin. Amin.
Selam ve dua ile
19 Mayıs 2009, 12:40 tarihinde.
Ve aleyykümesselam ve rahmatullahi ve berekatühü Öncelikle o güzel dualarına Amin diyorum..
Sevgili canım yeğenim…
Kurban sen nasılsın daha evvel de sana yazdım benim eski meseneme virus girmiş yeni mesene açyım oradan yazarsanız artık
Evet.
Allah senden ve ailenden ebeden razı olsun. Amin.
Benim duaya ihtiyacım çok var lütfen bana dua edin.
Ailene de selamlarımı iltein.
Sevgilerimle…
06 Kasım 2013, 20:51 tarihinde.
[...] Hatib bin Ebi Beltea (Radiyallah-u anhu)- 8 « Ebû Eyyûb-i Ensari (Radiyallah-u anhu)- 5 Ebû Eyyûb-i Ensari (Radiyallah-u anhu)- 7 [...]