Ebû Ubeyde bin Cerrah (Radiyallahu anhu)- 3
Girnavas (Cintepesi) tan bir görünüş Nusaybin
Ebû Ubeyde bin Cerrah (Radiyallahu anhu)- 3
Hz. Ebû Ubeyde, Uhud, Hendek, Hâyber gazalarında görülmemiş şekilde cenk etti. Mekke’nin fethinde de Peygamber efendimizin yanlarında bulundu. 9 (m. 630) senesinde Peygamberimizin huzuruna Necran’dan bir Hıristiyan heyeti geldi. Uzun konuşmalardan sonra Resûlullah’ın (s.a.v.) Peygamber olduğunu kabul ettiler… Ve “Yâ Muhammed (s.a.v.)! Senden razıyız ne istersen sana verelim. Eshâbından bir em!n. kimseyi bizimle beraber gönder, vergilerimizi ona verelim!” dediler. Peygamberimiz de yemin edip, “Gayet emin bir kimseyi sizinle gönderirim” buyurdu. Eshâb-ı kirâm (ra) emin olarak kimin şerefleneceğini merak ediyorlardı. Resûlullah (s.a.v.) “Kalk yâ Ebâ Ubeyde!” buyurdu, “Ümmetimin emini budur” diyerek beraber gönderdi. Hz. Ebû Ubeyde bu müjdeye kavuşunca sevincinden ağladı.
Sevgili Peygamberimiz, Bahreyn ile sulh yaptığında, Onlardan Cizye’yi almak üzere Ebû Übeyde’yi (r.a.) vazifelendirdiler. Vazifesini çok güzel yapmış dönüşünde hazineyi altınla doldurmuştu. Hicrî 11. (m. 632) yılında Resûlullah (s.a.v.) Rebi’ul-evvel ayının 12’sinde Pazartesi günü öğleden evvel vefât ettiler. Eshâb-ı kirâm, pek çok üzülüp gözyaşı döktüler. Çoğunun dili tutulup, bir müddet konuşamadılar. Hz. Ebû Ubeyde gözyaşlarını tutamıyordu. Bütün Eshâb-ı kirâm kan ağlıyor ve devasız derdi çekiyordu. İçerde Cenaze hazırlıklarını yaparlarken kapı vuruldu: “Ebû Bekir ve Ömer burada mı?” diye sorulunca “Evet buradayız” dediler. “Medineliler, Benî Saide Konağında toplandılar, kimin halife olacağını konuşuyorlar. Belli bir kimseyi daha seçemediler. Herkes kendi kabilesinin reisini seçmeyi istiyor. Bir karışıklık çıkabilir. Acele gelip bu işi hallediniz” dedi. Müslümanlar arasında büyük bir ayrılık baş göstermek üzere idi. İşte böyle dar ve tehlikeli bir anda, Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer ve Hz. Ebû Ubeyde, oraya Hızır gibi yetiştiler. O anda, ensardan biri kalkıp, bizler, Resûlullah’a yardım ettik. Muhacirler bize sığındı. Halife bizden olmalıdır diyordu. Halbuki Resûlullah (s.a.v.) her yerde, sağ yanına Hz. Ebû Bekir’i, sol yanına Hz. Ömer’i alır, Ebû Ubeyde (r.a.) için de “Bu ümmetin eminidir” buyururdu.
Devam edecek…
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allah-u Teâlâ hazretleri (c.c.) Bizleri ve sizleri Ebû Ubeyde bin Cerrah (Radiyallah-u anhu) nun şefaatına nail eylesin. O’nun yüzü suyu hürmetine günahlarımızı afv eylesin. Amin
Fuad Yusufoğlu
Etiketler: Aşere-i Mübeşşere, Eshab-i kiram, Hayat-üs Sahabe
