Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 7
Âişe (r.anha) nın yaptırdığı mescdin bahçesinden bir başka açıdan görünüş
Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 7
Resûlullah (s.a.v.), Hz. Ali ile Üsâmeyi (r.a.) çağırıp, “Bu işin sonu neye varacak?” dedi. Üsâme, (Yâ Resûlallah! Biz senin zevcenin yalnız iyi olduğunu biliriz) dedi. Hazret-i Ali de, (Yeryüzünde kadın çok. Allahü teâlâ sana yeryüzünü dar eylemedi. Aişe’yi, cariyesi olan Büreyde’den sor!) dedi. Ona soruldu. “Allaha yemin ederim ki, onda bir ayb görmedim. Arada bir uyurdu. Koyun gelince, un ile hamur yapıp yerdi. Çok zaman onun yanında bulundum. Onda hiçbir ayb görmedim. Ağızlarda dolaşanlar doğru olsaydı, Allahü teâlâ, onu sana bildirirdi” dedi. Resûlullah (s.a.v.) bir gün evinde üzüntülü oturuyordu. Ömer-ül-Fârûk hazretleri geldi. Resûlullah, onun ne düşündüğünü sordu. “Yâ Resûlallah! İyi biliyorum ki münafıklar yalan söylüyorlar. Allahü teâlâ, senin üzerine sinek kondurmuyor. Bir murdar yere konup da, sonra senin üstünü kirletmesin diye muhafaza ediyor. Seni az bir pislikden saklıyan Allah, pisliklerin en kötüsünden elbet saklar” dedi. Hazret-i Ömer’in bu sözü Resûlullahın hoşuna gitti. Mübârek yüzü güldü. Sonra, Hazret-i Osman’ı çağırdı. Ona da sordu. (Bu sözü münafıkların yaydığından ve yalan olduğundan şübhem yoktur. Hepsi iftiradır. Allahü teâlâ, senin gölgeni yere düşürmüyor. Mübârek gölgenin bile pis bir yere düşmesini, yâhud habîs bir kişinin, o gölgeye basmasını önlüyor. Mübârek evine pislik sokmasını hoş görür mü?” dedi. Bu sözden de, mübârek kalbi ferahladı. Sonra Hz. Ali’yi çağırıp sordu. O da, “Bu sözler yalandır, iftiradır. Münafıkların uydurmasıdır. Sizinle nemâz kılıyorduk. Siz nemâz içinde iken mübârek na’lınızı çıkardınız. Size uyarak biz de çıkardık. “Na’lınlarınızı niçin çıkardınız” dediniz. Size uymak için dedik. Siz de, “Cebrâil aleyhisselâm geldi. Na’lında necaset bulaşığı olduğunu bana haber verdi. Onun için çıkardım” buyurmuşdunuz. Namaz içinde bile vahy ederek seni pislikden koruyan Allahü teâlâ, mübârek zevcelerinize böyle pislik yapılmasına izin verir mi? Böyle birşey olsaydı, bunu da hemen haber verirdi. Mübârek kalbin üzülmesin. Allahü teâlâ, vahy edip, mübârek zevcenizin pak olduğunu elbette size bildirir” dedi. Bu söz de, Resûlullâhı sevindirdi. Hemen Hz. Ebû Bekr-i Sıddîk’în evine teşrif buyurdu.
İslam âlimleri ansiklopedisi
Allahu Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri Hazret-i Aişe-i Sıdık radiyallah-u anha’nın yüzü suyu hürmetine günahlarımızı aff eylesin… Amin…
Fuad Yusufoğlu
Etiketler: Aişe-i Sıddıka, Eshab-i kiram, Kadın Sahabeler, Menkıbeler, Rasulullahın Zevceleri

23 Aralık 2012, 06:51 tarihinde.
[...] Bin Avf (Radiyallah-u Anh); « Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 5 Hazret-i Aişe-i Sıddıka (Radiyallah-u anha) – 7 [...]